DUYURU : MK ULTRA MAĞDURLARI İÇİN HAZIRLADIĞIMIZ WEB SİTESİNDEN TÜM GELİŞMELERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ TAKİP EDEBİLİRSİNİZ !


WEB SİTE LİNKİ : http://www.ozelburoistihbarat.com

MK ULTRA MAĞDURLARI İÇİN HAZIRLADIĞIMIZ WEB SİTESİNDEN TÜM GELİŞMELERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ TAKİP EDEBİLİRSİNİZ !

Değerli Arkadaşlar,

Aşağıdaki belirtiler sizde de mevcutsa lütfen gecikmeden bize başvurun, sorununuzun çözümü için neler yapılacağı konusunda size detaylı bilgi verelim.

Unutmayın !!

ÇÖZÜMSÜZSENİZ ÇÖZÜM SİZSİNİZ !!!

Size kendinizden başka kimse gerektiği şekilde yardım edemez, hatta aileniz bile !!!

Bize başvurursanız size nasıl mücadele edebileceğinizi, tarafınıza yönelik yapılan kontrolün nasıl tespit edileceğini, kimlere yada nereye müracaat etmeniz gerektiğini, ve çözüm önerilerimizi anlatacağız ve mücadelenizde yanınızda duracağız.

ARTIK YALNIZ DEĞİLSİNİZ !!

Ama öncelikle tavsiyemiz, durumunuzun PSİKOLOJİK OLUP OLMADIĞININ TESPİTİ VE 3. KİŞİLERE DE KANITLANMASI İÇİN mutlaka tam teşekküllü bir Psikiyatri Hastanesinden AKIL SAĞLIĞINIZIN YERİNDE OLDUĞUNA dair bir RAPOR almanızdır.

Çünkü mücadele sürecinde yeri geldiğinde Resmi Mercilerden de yardım alınması gerekecektir. Bu nedenle Resmi Mercilere sunacağınız bu rapor, başvurunuzun ciddiyetini artırıcı bir etken olacaktır. Eğer bu konuda yardım isterseniz sizi tam teşekküllü bir Psikiyatri Servisi’ne yönlendirebiliriz. Psikiyatrik Kontrol’den geçmeniz sizin hasta olduğunuz anlamına gelmez !!! Bunu aklınızdan hiçbir zaman çıkarmayın !!! Tam tersine akıl sağlığınızın yerinde olduğunu ispat etmemiz için güçlü bir resmi delil olacaktır. Ancak, burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus, psikiyatrik kontrole girdiğinizde görevli Psikiyatrist’e tüm yaşadıklarınızı olduğu gibi aktarmaktır. Hiçbir detayı atlamadan gerek zihninizdeki sesleri, gerekse vücudunuzdaki anormallikleri ve diğer aklınıza gelen belirtileri tüm objektifliğiyle doktora anlatmanız, hakkınızdaki teşhisi daha da kolaylaştıracaktır.

Rapor elinizde olduktan sonra durumunuzun Resmi Güvenlik Kurumları bakımından tespiti için yani hakkınızda yürütülen bir TEKNİK TAKİP olup olmadığının anlaşılması için CUMHURİYET SAVCILIKLARI’na başvuru yapabilirsiniz. Başvuru esnasında elinizde PSİKİYATRİK RAPORUNUZ olursa SAVCILIK MAKAMI şikayetinizi daha ciddiye alır ve gerekli prosedürleri hemen başlatır.

Değerli Arkadaşlar,

Resmi başvuru için mutlaka profesyonel olarak hazırlanmış bir DİLEKÇE’niz olması gerekiyor. Arkadaşınıza özlem mektubu gibi özensiz yazılan dilekçeler Savcılık Makamı tarafından ciddiye alınmaz ve hazırlığınız boşa gider. Bu nedenle bizim tavsiyemiz mutlaka bir Hukuk Bürosundan yada tanıdığınız MK ULTRA konusunu bilen bir Avukat’tan profesyonel yardım almanızdır. Böyle bir yardımın size maliyeti 1,500-2,000 TL civarındadır. Eğer Avukatınız tanıdıksa bu tutar 1,000 TL’ye de inebilir.

Ancak, tanıdığınız bir Avukat yoksa bu konuda size uygun bir Avukat temin ederek Dilekçenizi sadece 1000 TL’lik bir ücret ile hazırlanmasını sağlayabiliriz.

Dilekçeniz hazırlandıktan sonra size 2 adet DVD ile birlikte kargo aracılığı ile adresinize gönderilmektedir. Siz DVD içerisinde yer alan ŞİKAYET DİLEKÇE’nizin yazıcıdan çıktısını alarak imzalamanız gereken yeri imzaladıktan sonra ister bulunduğunuz bölgede ki Nöbetçi Cumhuriyet Savcılığı’na isterseniz başka bir il’de ki Savcılığa giderek dilekçenizi teslim edip prosedürü başlatabilirsiniz. Dilekçeniz teslim edildikten sonra dosyanız açılarak Savcılık kanalı ile Resmi Güvenlik Kurumlarına (EMNİYET İSTİHBARAT DAİRESİ, JANDARMA İSTİHBARAT BAŞKANLIĞI VE MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI) hakkınızda bir teknik takip kararı olup olmadığı resmi olarak sorulacak ve gelen cevap tarafınıza bildirilecektir.

Eğer taciz takibini yurt dışında yaşadıysanız yine aynı şekilde Savcılık kanalı ile başvurunuzu ilgili ülkenin İstihbarat Servisleri dikkatine sordurabilirsiniz. Bu konuda yapacağınız başvuru Dış İşleri Bakanlığı aracılığı ile ilgili ülkenin Savunma Bakanlığı’na sorulacak ve verilen cevap aynı şekilde başvuru sahibine iletilecektir.

Bizim tavsiyemize göre tüm mağdur olanlar yada olduğunu iddia edenlerin mutlaka RESMİ ŞİKAYET BAŞVURUSUNU yapmalarıdır. En azından tarafınıza yönelik bir elektro manyetik taciz takibi varsa bu şekilde hayati güvenliğinizi resmi olarak kayıt altına almış olacaksınız. Tabi ki karar sizlerindir.

TELEGRAM saldırısı neticesinde “hedef kişi”de meydana gelen etkilerin bazılarını –literatüre geçtiği hâliyle- şu şekilde sıralamak mümkündür:

1. Bir sebebi olmadığı hâlde, kulaklarda sürekli çınlama.

2. Fizikî ve ruhî bir sebeb yok iken, elektrik çarpmasına benzer bir duyguyla âniden uykudan uyanma.

3. Uyarıcı bir madde kullanılmadığı hâlde, gece yatarken uzun süre güçlü bir uyanıklık hâli hissetme.

4. Vücutta, özellikle kol ve bacaklarda iğne batmasına benzer acı ve yanmalar.

5. Vücutta, özellikle kol, bacak ve parmaklarda âni kramplar ve sık sık kas atmasına benzer titremelerin olması.

6. Vücutta, özellikle yüz ve kasıklarda şiddetli kaşıntılar.

7. Dinlenme hâlinde olunduğu hâlde, âni kalb çarpıntısı ve stres duygusu.

8. Bilinir bir sebeb yokken vücut sıcaklığında âni yükselme ve âni terleme hâli.

9. Yorgun olunmadığı hâlde, vücuda âni bir yorgunluk ve hâlsizliğin çökmesi.

10. Baş ve vücudun çeşitli bölgelerinde âniden başlayan ve âniden biten ağrılar.

11. Kafada tansiyon yüksekliğine benzeyen bir şişkinlik ve saç derisinde yanma hissi.

12. Aşırı unutkanlık; düşünülen bir şeyin zihinden âniden silindiği veya düşüncelerin aktığı hissi.

13. Cinsî organda titremeler ve sebebsiz ereksiyon veya orgazm.

14. Sebebsiz olarak, aşırı heyecanlanma, sinirlenme, üzüntü, ümitsizlik gibi duygular, sıradan olaylara aşırı tepkiler verme.

15. Gözler kapatıldığında, hattâ açıkken, gözün önünde üç buudlu resimler canlanması.

16. Şuursuz olarak sürekli zihinde birşeyleri tekrarlama.

17. Kafa içinde nereden geldiği belli olmayan ses veya gürültüler duyma.

18. Görülen ve duyulan herşeyin sanki birileri tarafından izlendiği ve zihnin okunduğu duygusuna kapılma.

19. Bulunulan herhangi bir yerde, sık sık, cisimlerin ısı değişimlerinde çıkardığı seslere benzeyen çıtlama sesleri duyma.

20. Kol saati ve benzeri şahsî cihazlarda bulunan pillerin, normal ömürlerinden daha kısa bir sürede bitmesi.

21. Hafıza kaybı ve davranış bozuklukları.

22. Duyulan sesin yönü, şiddeti ve muhtevâsının değişmesi.

23. Göz kapaklarının denetlenerek, konuşmanın bozulması.

24. Zahmetli işler sırasında omuzlar ve kollar zorlanarak kazalara sebeb olma. Bir şey yaparken dirseklerin dürtüklenmesi ve işe engel olma. Bacaklarda ağrı ve gereksiz hareketlenme, sağ ve sola sallanma ve aşırı sertleşme.

25. Ayağın zor ulaşılan yerlerinde kaşınma ve kızarmalar.

26. Sırttaki büyük kaslarda kasılmalar.

27. El hareketlerinin kontrol edilmesi.

28. Düşüncelerin okunması yahud dışarıdan düşünce nakledilmesi.

29. Rüyaların kontrol ve manipüle edilmesi.

30. Hareket eden hayalî görüntüler görülmesi.

31. Göz kapaklarının sürekli açık tutturulması.

32. Sürekli kulak çınlaması.

33. Çene ve dişlerin sebeb yokken titremesi.

34. Sindirim sistemi ile alâkalı olarak, bağırsak hareketlerinin kontrol altına alınması.

DUYURU : MK ULTRA MAĞDURLARI İÇİN HAZIRLADIĞIMIZ WEB SİTESİNDEN TÜM GELİŞMELERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ TAKİP EDEBİLİRSİNİZ !


WEB SİTE LİNKİ : http://www.ozelburoistihbarat.com

MK ULTRA MAĞDURLARI İÇİN HAZIRLADIĞIMIZ WEB SİTESİNDEN TÜM GELİŞMELERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ TAKİP EDEBİLİRSİNİZ !

Değerli Arkadaşlar,

Aşağıdaki belirtiler sizde de mevcutsa lütfen gecikmeden bize başvurun, sorununuzun çözümü için neler yapılacağı konusunda size detaylı bilgi verelim.

Unutmayın !!

ÇÖZÜMSÜZSENİZ ÇÖZÜM SİZSİNİZ !!!

Size kendinizden başka kimse gerektiği şekilde yardım edemez, hatta aileniz bile !!!

Bize başvurursanız size nasıl mücadele edebileceğinizi, tarafınıza yönelik yapılan kontrolün nasıl tespit edileceğini, kimlere yada nereye müracaat etmeniz gerektiğini, ve çözüm önerilerimizi anlatacağız ve mücadelenizde yanınızda duracağız.

ARTIK YALNIZ DEĞİLSİNİZ !!

Ama öncelikle tavsiyemiz, durumunuzun PSİKOLOJİK OLUP OLMADIĞININ TESPİTİ VE 3. KİŞİLERE DE KANITLANMASI İÇİN mutlaka tam teşekküllü bir Psikiyatri Hastanesinden AKIL SAĞLIĞINIZIN YERİNDE OLDUĞUNA dair bir RAPOR almanızdır.

Çünkü mücadele sürecinde yeri geldiğinde Resmi Mercilerden de yardım alınması gerekecektir. Bu nedenle Resmi Mercilere sunacağınız bu rapor, başvurunuzun ciddiyetini artırıcı bir etken olacaktır. Eğer bu konuda yardım isterseniz sizi tam teşekküllü bir Psikiyatri Servisi’ne yönlendirebiliriz. Psikiyatrik Kontrol’den geçmeniz sizin hasta olduğunuz anlamına gelmez !!! Bunu aklınızdan hiçbir zaman çıkarmayın !!! Tam tersine akıl sağlığınızın yerinde olduğunu ispat etmemiz için güçlü bir resmi delil olacaktır. Ancak, burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus, psikiyatrik kontrole girdiğinizde görevli Psikiyatrist’e tüm yaşadıklarınızı olduğu gibi aktarmaktır. Hiçbir detayı atlamadan gerek zihninizdeki sesleri, gerekse vücudunuzdaki anormallikleri ve diğer aklınıza gelen belirtileri tüm objektifliğiyle doktora anlatmanız, hakkınızdaki teşhisi daha da kolaylaştıracaktır.

Rapor elinizde olduktan sonra durumunuzun Resmi Güvenlik Kurumları bakımından tespiti için yani hakkınızda yürütülen bir TEKNİK TAKİP olup olmadığının anlaşılması için CUMHURİYET SAVCILIKLARI’na başvuru yapabilirsiniz. Başvuru esnasında elinizde PSİKİYATRİK RAPORUNUZ olursa SAVCILIK MAKAMI şikayetinizi daha ciddiye alır ve gerekli prosedürleri hemen başlatır.

Değerli Arkadaşlar,

Resmi başvuru için mutlaka profesyonel olarak hazırlanmış bir DİLEKÇE’niz olması gerekiyor. Arkadaşınıza özlem mektubu gibi özensiz yazılan dilekçeler Savcılık Makamı tarafından ciddiye alınmaz ve hazırlığınız boşa gider. Bu nedenle bizim tavsiyemiz mutlaka bir Hukuk Bürosundan yada tanıdığınız MK ULTRA konusunu bilen bir Avukat’tan profesyonel yardım almanızdır. Böyle bir yardımın size maliyeti 1,500-2,000 TL civarındadır. Eğer Avukatınız tanıdıksa bu tutar 1,000 TL’ye de inebilir.

Ancak, tanıdığınız bir Avukat yoksa bu konuda size uygun bir Avukat temin ederek Dilekçenizi sadece 1000 TL’lik bir ücret ile hazırlanmasını sağlayabiliriz.

Dilekçeniz hazırlandıktan sonra size 2 adet DVD ile birlikte kargo aracılığı ile adresinize gönderilmektedir. Siz DVD içerisinde yer alan ŞİKAYET DİLEKÇE’nizin yazıcıdan çıktısını alarak imzalamanız gereken yeri imzaladıktan sonra ister bulunduğunuz bölgede ki Nöbetçi Cumhuriyet Savcılığı’na isterseniz başka bir il’de ki Savcılığa giderek dilekçenizi teslim edip prosedürü başlatabilirsiniz. Dilekçeniz teslim edildikten sonra dosyanız açılarak Savcılık kanalı ile Resmi Güvenlik Kurumlarına (EMNİYET İSTİHBARAT DAİRESİ, JANDARMA İSTİHBARAT BAŞKANLIĞI VE MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI) hakkınızda bir teknik takip kararı olup olmadığı resmi olarak sorulacak ve gelen cevap tarafınıza bildirilecektir.

Eğer taciz takibini yurt dışında yaşadıysanız yine aynı şekilde Savcılık kanalı ile başvurunuzu ilgili ülkenin İstihbarat Servisleri dikkatine sordurabilirsiniz. Bu konuda yapacağınız başvuru Dış İşleri Bakanlığı aracılığı ile ilgili ülkenin Savunma Bakanlığı’na sorulacak ve verilen cevap aynı şekilde başvuru sahibine iletilecektir.

Bizim tavsiyemize göre tüm mağdur olanlar yada olduğunu iddia edenlerin mutlaka RESMİ ŞİKAYET BAŞVURUSUNU yapmalarıdır. En azından tarafınıza yönelik bir elektro manyetik taciz takibi varsa bu şekilde hayati güvenliğinizi resmi olarak kayıt altına almış olacaksınız. Tabi ki karar sizlerindir.

TELEGRAM saldırısı neticesinde “hedef kişi”de meydana gelen etkilerin bazılarını –literatüre geçtiği hâliyle- şu şekilde sıralamak mümkündür:

1. Bir sebebi olmadığı hâlde, kulaklarda sürekli çınlama.

2. Fizikî ve ruhî bir sebeb yok iken, elektrik çarpmasına benzer bir duyguyla âniden uykudan uyanma.

3. Uyarıcı bir madde kullanılmadığı hâlde, gece yatarken uzun süre güçlü bir uyanıklık hâli hissetme.

4. Vücutta, özellikle kol ve bacaklarda iğne batmasına benzer acı ve yanmalar.

5. Vücutta, özellikle kol, bacak ve parmaklarda âni kramplar ve sık sık kas atmasına benzer titremelerin olması.

6. Vücutta, özellikle yüz ve kasıklarda şiddetli kaşıntılar.

7. Dinlenme hâlinde olunduğu hâlde, âni kalb çarpıntısı ve stres duygusu.

8. Bilinir bir sebeb yokken vücut sıcaklığında âni yükselme ve âni terleme hâli.

9. Yorgun olunmadığı hâlde, vücuda âni bir yorgunluk ve hâlsizliğin çökmesi.

10. Baş ve vücudun çeşitli bölgelerinde âniden başlayan ve âniden biten ağrılar.

11. Kafada tansiyon yüksekliğine benzeyen bir şişkinlik ve saç derisinde yanma hissi.

12. Aşırı unutkanlık; düşünülen bir şeyin zihinden âniden silindiği veya düşüncelerin aktığı hissi.

13. Cinsî organda titremeler ve sebebsiz ereksiyon veya orgazm.

14. Sebebsiz olarak, aşırı heyecanlanma, sinirlenme, üzüntü, ümitsizlik gibi duygular, sıradan olaylara aşırı tepkiler verme.

15. Gözler kapatıldığında, hattâ açıkken, gözün önünde üç buudlu resimler canlanması.

16. Şuursuz olarak sürekli zihinde birşeyleri tekrarlama.

17. Kafa içinde nereden geldiği belli olmayan ses veya gürültüler duyma.

18. Görülen ve duyulan herşeyin sanki birileri tarafından izlendiği ve zihnin okunduğu duygusuna kapılma.

19. Bulunulan herhangi bir yerde, sık sık, cisimlerin ısı değişimlerinde çıkardığı seslere benzeyen çıtlama sesleri duyma.

20. Kol saati ve benzeri şahsî cihazlarda bulunan pillerin, normal ömürlerinden daha kısa bir sürede bitmesi.

21. Hafıza kaybı ve davranış bozuklukları.

22. Duyulan sesin yönü, şiddeti ve muhtevâsının değişmesi.

23. Göz kapaklarının denetlenerek, konuşmanın bozulması.

24. Zahmetli işler sırasında omuzlar ve kollar zorlanarak kazalara sebeb olma. Bir şey yaparken dirseklerin dürtüklenmesi ve işe engel olma. Bacaklarda ağrı ve gereksiz hareketlenme, sağ ve sola sallanma ve aşırı sertleşme.

25. Ayağın zor ulaşılan yerlerinde kaşınma ve kızarmalar.

26. Sırttaki büyük kaslarda kasılmalar.

27. El hareketlerinin kontrol edilmesi.

28. Düşüncelerin okunması yahud dışarıdan düşünce nakledilmesi.

29. Rüyaların kontrol ve manipüle edilmesi.

30. Hareket eden hayalî görüntüler görülmesi.

31. Göz kapaklarının sürekli açık tutturulması.

32. Sürekli kulak çınlaması.

33. Çene ve dişlerin sebeb yokken titremesi.

34. Sindirim sistemi ile alâkalı olarak, bağırsak hareketlerinin kontrol altına alınması.

HACKER DÜNYASI /// Hacker Psikolojisi : Kim Sizi Neden Hacklemeye Çalışır ????


Hacker Psikolojisi : Kim Sizi Neden Hacklemeye Çalışır ????

Radore’nin CEO’su ve sektörün duayenlerinden Barbaros Özdemir’le LinkedIn’de siber saldırganların motivasyonları hakkında kısa bir yazışmamız oldu. Konu birkaç satıra sığdırılamayacak kadar çetrefilli olduğu için ayrıca bir yazı yazmakta fayda gördüm.

Saldırgan motivasyonunu anlamak siber güvenlik duruşumuzu doğrudan etkileyecektir. Daha doğrusu etkilemelidir… Saldırganı düşünmeden savunmayla ilgili bir karar alıyorsak büyük ihtimalle yanlış karardır. Kendilerini yapılan her saldırının doğrudan hedefi olarak görenden “bize kim niye saldırsın?” diyene kadar geniş bir yelpazede kuruluşla çalışma fırsatım oldu. Siber güvenlik yatırımı planlarken saldırgandan yola çıkarak bir planlama yapmak karşılaşmanız muhtemel siber saldırıları doğru öngörmenizi sağlayacağı için yatırım getirisi (frenklerin Return on Investment – ROI dedikleri) en yüksek kararları vermenize imkân sağlıyor.

Bu noktada önerdiğimiz hizmetler tehdit modellemesi, sızma testi ve MITRE ATT&CK saldırı simülasyonları oluyor.

Siber saldırganların motivasyonlarına bakacak olursak, Varonis tarafından yayımlanan bir araştırma sonucuna göre saldırıların %90’ı maddi kazanç ve casusluk amacıyla yapılıyor. Şirket olarak son 12 ayda olay müdahalesi desteği verdiğimiz kuruluşların tamamında saldırılar maddi kazanç elde etmeyi amaçlıyordu. Online alışveriş siteniz olmasa veya kredi kartı bilgisi tutmasanız bile Business E-mail Compromise veya fidye yazılım saldırıların hedefi olabilirsiniz. Bu durumda saldırgan yine parasını kazanmış olur.

Sektörde yaygın olarak kabul edilen saldırgan motivasyonlarına bakacak olursak karşımıza aşağıdakiler çıkacaktır;

A. Maddi kazanç: Saldırgan para kazanmayı amaçlar

B. Siyasi/ideolojik: Saldırgan belli bir ideolojiyi yaymak/duyurmak için veya bu ideolojinin çıkarlarına hizmet etmek için eylem düzenler.

C. Duygusal/Kişisel: Saldırgan kişisel sebeplerden veya kişisel tatmin amacıyla hareket eder.

D. Tanıtım/Reklam: Kişisel reklamını veya bağlantısı/sempatisi olan bir grubun adını duyurmak amacıyla hareket eder.

Saldırgan profilini çıkartmak zor bir iştir ancak bunu basitçe (bkz. sonucun doğruluğundan bir miktar ödün vermeyi gerektiriyor) yapmanın bir yolu olabilir.

Öncelikle maddi kazanç amacıyla düzenlenen saldırılara hedef olacağımızı kabul etmemiz gerekiyor. Modeli sadeleştirip her saldırgan grubuna 10 puan verebiliriz (gerçekte modeli daha gerçekçi kurguluyoruz elbette). Bir miktar marka değerimiz varsa, örneğin televizyona reklam veriyorsak veya finans, savunma sanayi, Telekom gibi kritik bir sektörde faaliyet gösteriyorsanız b grubundaki saldırganlar için de hedef olabileceğinizi düşünmeniz gerekir. İlaveten yakın zamanda işten çıkartmalar olduysa veya kuruluşunuz toplumda hassas bir konuda bir duruş sergilediyse (örn. LGBT hakları) C grubunun da ilgisini çekmiş olursunuz. Bu durumda toplam 30 puan ile geniş tabanlı ve motivasyonu yüksek saldırgan gruplarıyla mücadele etmeniz gerektiği ortadadır.

Buna karşılık küçük çaplı, suya sabuna dokunmayan, adını duyurmayan bir kuruluşsanız sadece maddi kazanç peşinde olan siber saldırganları düşünerek bazı kararlar almak mümkündür.

Hizmet dışı bırakma saldırılarının (DoS/DDoS – Denial of Service/Distributed Denial of Service) da maddi kazanç elde etmeye imkan verdiğini görebiliyoruz. 2019 yılının ekim ayında dalga halinde ve dünyanın birçok ülkesinde kuruluşlardan DDoS saldırısı tehdidiyle para istendiğine şahit olmuştuk. DDoS saldırılarının düşük maliyetlerle kiralanabilir olması (DDoS as a Service) nedeniyle de eski çalışanlardan rakiplere kadar değişik saldırganlar tarafından intikam veya iş bozma amacıyla kullanıldığını da görüyoruz.

Science Publishing Group tarafından psikoloji ve davranış bilimi başlığı altında 2016 yılında yayımlanan bir makalede hackerları 5 temel kişilik özelliğine göre değerlendirilmiş. Çalışmada beyaz şapkalı, siyah şapkalı ve gri şapkalı hackerlar aşağıdaki 5 kişilik özelliğine göre sınıflandırılmış;

  • Dışa dönüklük
  • Karşısındaki tarafından olumlu algılanma
  • Deneyimlere açıklık
  • Görev bilinci
  • Duygusal istikrar

Kuruluşun siber güvenlik risk seviyesini etkileyen faktörler düşünüldüğünde; saldırganın psikolojik durumundan çok motivasyonunun (başarılı olana kadar hangi miktarda efor harcamaya hazır olduğu) ve teknik beceri düzeyinin değerlendirilmesinde fayda vardır.

Maddi çıkar amaçlı saldıran grubun heterojen yapısı gereği hem teknik olarak becerikli hem de daha temel düzeyde saldırganların bu grupta yer aldığını söyleyebiliriz. Buna karşılık siyasi/ideolojik amaçlarla hareket eden grupların önemli bir kısmının devlet destekli olması nedeniyle bu grubun teknik becerisi genel olarak daha yüksektir.

Saldırgan motivasyonu ve teknik beceri düzeyine de ayrıca bir puan verilmesi gerekiyor.

Son olarak kuruluşunuz bünyesinde bulunan zafiyetler ve bunların istismar edilme kolaylığı risk seviyesinin belirlenmesini sağlayacaktır. Bu aşamada biz bütün çalışmayı MITRE ATT&CK çatısına yerleştirerek kuruluşun siber güvenlik duruşunda iyileştirilmesi gereken noktaları ortaya çıkartıyoruz.

Kuruluşunuzda benzer bir çalışma yürüterek hangi noktaların zayıf kaldığı ve daha önemlisi hangi saldırgan profiline karşı daha savunmasız olduğunuzu belirleyebilirsiniz.

DUYURU : MK ULTRA MAĞDURLARI İÇİN HAZIRLADIĞIMIZ WEB SİTESİNDEN TÜM GELİŞMELERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ TAKİP EDEBİLİRSİNİZ !


WEB SİTE LİNKİ : http://www.ozelburoistihbarat.com

MK ULTRA MAĞDURLARI İÇİN HAZIRLADIĞIMIZ WEB SİTESİNDEN TÜM GELİŞMELERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ TAKİP EDEBİLİRSİNİZ !

Değerli Arkadaşlar,

Aşağıdaki belirtiler sizde de mevcutsa lütfen gecikmeden bize başvurun, sorununuzun çözümü için neler yapılacağı konusunda size detaylı bilgi verelim.

Unutmayın !!

ÇÖZÜMSÜZSENİZ ÇÖZÜM SİZSİNİZ !!!

Size kendinizden başka kimse gerektiği şekilde yardım edemez, hatta aileniz bile !!!

Bize başvurursanız size nasıl mücadele edebileceğinizi, tarafınıza yönelik yapılan kontrolün nasıl tespit edileceğini, kimlere yada nereye müracaat etmeniz gerektiğini, ve çözüm önerilerimizi anlatacağız ve mücadelenizde yanınızda duracağız.

ARTIK YALNIZ DEĞİLSİNİZ !!

Ama öncelikle tavsiyemiz, durumunuzun PSİKOLOJİK OLUP OLMADIĞININ TESPİTİ VE 3. KİŞİLERE DE KANITLANMASI İÇİN mutlaka tam teşekküllü bir Psikiyatri Hastanesinden AKIL SAĞLIĞINIZIN YERİNDE OLDUĞUNA dair bir RAPOR almanızdır.

Çünkü mücadele sürecinde yeri geldiğinde Resmi Mercilerden de yardım alınması gerekecektir. Bu nedenle Resmi Mercilere sunacağınız bu rapor, başvurunuzun ciddiyetini artırıcı bir etken olacaktır. Eğer bu konuda yardım isterseniz sizi tam teşekküllü bir Psikiyatri Servisi’ne yönlendirebiliriz. Psikiyatrik Kontrol’den geçmeniz sizin hasta olduğunuz anlamına gelmez !!! Bunu aklınızdan hiçbir zaman çıkarmayın !!! Tam tersine akıl sağlığınızın yerinde olduğunu ispat etmemiz için güçlü bir resmi delil olacaktır. Ancak, burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus, psikiyatrik kontrole girdiğinizde görevli Psikiyatrist’e tüm yaşadıklarınızı olduğu gibi aktarmaktır. Hiçbir detayı atlamadan gerek zihninizdeki sesleri, gerekse vücudunuzdaki anormallikleri ve diğer aklınıza gelen belirtileri tüm objektifliğiyle doktora anlatmanız, hakkınızdaki teşhisi daha da kolaylaştıracaktır.

Rapor elinizde olduktan sonra durumunuzun Resmi Güvenlik Kurumları bakımından tespiti için yani hakkınızda yürütülen bir TEKNİK TAKİP olup olmadığının anlaşılması için CUMHURİYET SAVCILIKLARI’na başvuru yapabilirsiniz. Başvuru esnasında elinizde PSİKİYATRİK RAPORUNUZ olursa SAVCILIK MAKAMI şikayetinizi daha ciddiye alır ve gerekli prosedürleri hemen başlatır.

Değerli Arkadaşlar,

Resmi başvuru için mutlaka profesyonel olarak hazırlanmış bir DİLEKÇE’niz olması gerekiyor. Arkadaşınıza özlem mektubu gibi özensiz yazılan dilekçeler Savcılık Makamı tarafından ciddiye alınmaz ve hazırlığınız boşa gider. Bu nedenle bizim tavsiyemiz mutlaka bir Hukuk Bürosundan yada tanıdığınız MK ULTRA konusunu bilen bir Avukat’tan profesyonel yardım almanızdır. Böyle bir yardımın size maliyeti 1,500-2,000 TL civarındadır. Eğer Avukatınız tanıdıksa bu tutar 1,000 TL’ye de inebilir.

Ancak, tanıdığınız bir Avukat yoksa bu konuda size uygun bir Avukat temin ederek Dilekçenizi sadece 1000 TL’lik bir ücret ile hazırlanmasını sağlayabiliriz.

Dilekçeniz hazırlandıktan sonra size 2 adet DVD ile birlikte kargo aracılığı ile adresinize gönderilmektedir. Siz DVD içerisinde yer alan ŞİKAYET DİLEKÇE’nizin yazıcıdan çıktısını alarak imzalamanız gereken yeri imzaladıktan sonra ister bulunduğunuz bölgede ki Nöbetçi Cumhuriyet Savcılığı’na isterseniz başka bir il’de ki Savcılığa giderek dilekçenizi teslim edip prosedürü başlatabilirsiniz. Dilekçeniz teslim edildikten sonra dosyanız açılarak Savcılık kanalı ile Resmi Güvenlik Kurumlarına (EMNİYET İSTİHBARAT DAİRESİ, JANDARMA İSTİHBARAT BAŞKANLIĞI VE MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI) hakkınızda bir teknik takip kararı olup olmadığı resmi olarak sorulacak ve gelen cevap tarafınıza bildirilecektir.

Eğer taciz takibini yurt dışında yaşadıysanız yine aynı şekilde Savcılık kanalı ile başvurunuzu ilgili ülkenin İstihbarat Servisleri dikkatine sordurabilirsiniz. Bu konuda yapacağınız başvuru Dış İşleri Bakanlığı aracılığı ile ilgili ülkenin Savunma Bakanlığı’na sorulacak ve verilen cevap aynı şekilde başvuru sahibine iletilecektir.

Bizim tavsiyemize göre tüm mağdur olanlar yada olduğunu iddia edenlerin mutlaka RESMİ ŞİKAYET BAŞVURUSUNU yapmalarıdır. En azından tarafınıza yönelik bir elektro manyetik taciz takibi varsa bu şekilde hayati güvenliğinizi resmi olarak kayıt altına almış olacaksınız. Tabi ki karar sizlerindir.

TELEGRAM saldırısı neticesinde “hedef kişi”de meydana gelen etkilerin bazılarını –literatüre geçtiği hâliyle- şu şekilde sıralamak mümkündür:

1. Bir sebebi olmadığı hâlde, kulaklarda sürekli çınlama.

2. Fizikî ve ruhî bir sebeb yok iken, elektrik çarpmasına benzer bir duyguyla âniden uykudan uyanma.

3. Uyarıcı bir madde kullanılmadığı hâlde, gece yatarken uzun süre güçlü bir uyanıklık hâli hissetme.

4. Vücutta, özellikle kol ve bacaklarda iğne batmasına benzer acı ve yanmalar.

5. Vücutta, özellikle kol, bacak ve parmaklarda âni kramplar ve sık sık kas atmasına benzer titremelerin olması.

6. Vücutta, özellikle yüz ve kasıklarda şiddetli kaşıntılar.

7. Dinlenme hâlinde olunduğu hâlde, âni kalb çarpıntısı ve stres duygusu.

8. Bilinir bir sebeb yokken vücut sıcaklığında âni yükselme ve âni terleme hâli.

9. Yorgun olunmadığı hâlde, vücuda âni bir yorgunluk ve hâlsizliğin çökmesi.

10. Baş ve vücudun çeşitli bölgelerinde âniden başlayan ve âniden biten ağrılar.

11. Kafada tansiyon yüksekliğine benzeyen bir şişkinlik ve saç derisinde yanma hissi.

12. Aşırı unutkanlık; düşünülen bir şeyin zihinden âniden silindiği veya düşüncelerin aktığı hissi.

13. Cinsî organda titremeler ve sebebsiz ereksiyon veya orgazm.

14. Sebebsiz olarak, aşırı heyecanlanma, sinirlenme, üzüntü, ümitsizlik gibi duygular, sıradan olaylara aşırı tepkiler verme.

15. Gözler kapatıldığında, hattâ açıkken, gözün önünde üç buudlu resimler canlanması.

16. Şuursuz olarak sürekli zihinde birşeyleri tekrarlama.

17. Kafa içinde nereden geldiği belli olmayan ses veya gürültüler duyma.

18. Görülen ve duyulan herşeyin sanki birileri tarafından izlendiği ve zihnin okunduğu duygusuna kapılma.

19. Bulunulan herhangi bir yerde, sık sık, cisimlerin ısı değişimlerinde çıkardığı seslere benzeyen çıtlama sesleri duyma.

20. Kol saati ve benzeri şahsî cihazlarda bulunan pillerin, normal ömürlerinden daha kısa bir sürede bitmesi.

21. Hafıza kaybı ve davranış bozuklukları.

22. Duyulan sesin yönü, şiddeti ve muhtevâsının değişmesi.

23. Göz kapaklarının denetlenerek, konuşmanın bozulması.

24. Zahmetli işler sırasında omuzlar ve kollar zorlanarak kazalara sebeb olma. Bir şey yaparken dirseklerin dürtüklenmesi ve işe engel olma. Bacaklarda ağrı ve gereksiz hareketlenme, sağ ve sola sallanma ve aşırı sertleşme.

25. Ayağın zor ulaşılan yerlerinde kaşınma ve kızarmalar.

26. Sırttaki büyük kaslarda kasılmalar.

27. El hareketlerinin kontrol edilmesi.

28. Düşüncelerin okunması yahud dışarıdan düşünce nakledilmesi.

29. Rüyaların kontrol ve manipüle edilmesi.

30. Hareket eden hayalî görüntüler görülmesi.

31. Göz kapaklarının sürekli açık tutturulması.

32. Sürekli kulak çınlaması.

33. Çene ve dişlerin sebeb yokken titremesi.

34. Sindirim sistemi ile alâkalı olarak, bağırsak hareketlerinin kontrol altına alınması.

DUYURU : MK ULTRA MAĞDURLARI İÇİN HAZIRLADIĞIMIZ WEB SİTESİNDEN TÜM GELİŞMELERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ TAKİP EDEBİLİRSİNİZ !


WEB SİTE LİNKİ : http://www.ozelburoistihbarat.com

MK ULTRA MAĞDURLARI İÇİN HAZIRLADIĞIMIZ WEB SİTESİNDEN TÜM GELİŞMELERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ TAKİP EDEBİLİRSİNİZ !

Değerli Arkadaşlar,

Aşağıdaki belirtiler sizde de mevcutsa lütfen gecikmeden bize başvurun, sorununuzun çözümü için neler yapılacağı konusunda size detaylı bilgi verelim.

Unutmayın !!

ÇÖZÜMSÜZSENİZ ÇÖZÜM SİZSİNİZ !!!

Size kendinizden başka kimse gerektiği şekilde yardım edemez, hatta aileniz bile !!!

Bize başvurursanız size nasıl mücadele edebileceğinizi, tarafınıza yönelik yapılan kontrolün nasıl tespit edileceğini, kimlere yada nereye müracaat etmeniz gerektiğini, ve çözüm önerilerimizi anlatacağız ve mücadelenizde yanınızda duracağız.

ARTIK YALNIZ DEĞİLSİNİZ !!

Ama öncelikle tavsiyemiz, durumunuzun PSİKOLOJİK OLUP OLMADIĞININ TESPİTİ VE 3. KİŞİLERE DE KANITLANMASI İÇİN mutlaka tam teşekküllü bir Psikiyatri Hastanesinden AKIL SAĞLIĞINIZIN YERİNDE OLDUĞUNA dair bir RAPOR almanızdır.

Çünkü mücadele sürecinde yeri geldiğinde Resmi Mercilerden de yardım alınması gerekecektir. Bu nedenle Resmi Mercilere sunacağınız bu rapor, başvurunuzun ciddiyetini artırıcı bir etken olacaktır. Eğer bu konuda yardım isterseniz sizi tam teşekküllü bir Psikiyatri Servisi’ne yönlendirebiliriz. Psikiyatrik Kontrol’den geçmeniz sizin hasta olduğunuz anlamına gelmez !!! Bunu aklınızdan hiçbir zaman çıkarmayın !!! Tam tersine akıl sağlığınızın yerinde olduğunu ispat etmemiz için güçlü bir resmi delil olacaktır. Ancak, burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus, psikiyatrik kontrole girdiğinizde görevli Psikiyatrist’e tüm yaşadıklarınızı olduğu gibi aktarmaktır. Hiçbir detayı atlamadan gerek zihninizdeki sesleri, gerekse vücudunuzdaki anormallikleri ve diğer aklınıza gelen belirtileri tüm objektifliğiyle doktora anlatmanız, hakkınızdaki teşhisi daha da kolaylaştıracaktır.

Rapor elinizde olduktan sonra durumunuzun Resmi Güvenlik Kurumları bakımından tespiti için yani hakkınızda yürütülen bir TEKNİK TAKİP olup olmadığının anlaşılması için CUMHURİYET SAVCILIKLARI’na başvuru yapabilirsiniz. Başvuru esnasında elinizde PSİKİYATRİK RAPORUNUZ olursa SAVCILIK MAKAMI şikayetinizi daha ciddiye alır ve gerekli prosedürleri hemen başlatır.

Değerli Arkadaşlar,

Resmi başvuru için mutlaka profesyonel olarak hazırlanmış bir DİLEKÇE’niz olması gerekiyor. Arkadaşınıza özlem mektubu gibi özensiz yazılan dilekçeler Savcılık Makamı tarafından ciddiye alınmaz ve hazırlığınız boşa gider. Bu nedenle bizim tavsiyemiz mutlaka bir Hukuk Bürosundan yada tanıdığınız MK ULTRA konusunu bilen bir Avukat’tan profesyonel yardım almanızdır. Böyle bir yardımın size maliyeti 1,500-2,000 TL civarındadır. Eğer Avukatınız tanıdıksa bu tutar 1,000 TL’ye de inebilir.

Ancak, tanıdığınız bir Avukat yoksa bu konuda size uygun bir Avukat temin ederek Dilekçenizi sadece 1000 TL’lik bir ücret ile hazırlanmasını sağlayabiliriz.

Dilekçeniz hazırlandıktan sonra size 2 adet DVD ile birlikte kargo aracılığı ile adresinize gönderilmektedir. Siz DVD içerisinde yer alan ŞİKAYET DİLEKÇE’nizin yazıcıdan çıktısını alarak imzalamanız gereken yeri imzaladıktan sonra ister bulunduğunuz bölgede ki Nöbetçi Cumhuriyet Savcılığı’na isterseniz başka bir il’de ki Savcılığa giderek dilekçenizi teslim edip prosedürü başlatabilirsiniz. Dilekçeniz teslim edildikten sonra dosyanız açılarak Savcılık kanalı ile Resmi Güvenlik Kurumlarına (EMNİYET İSTİHBARAT DAİRESİ, JANDARMA İSTİHBARAT BAŞKANLIĞI VE MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI) hakkınızda bir teknik takip kararı olup olmadığı resmi olarak sorulacak ve gelen cevap tarafınıza bildirilecektir.

Eğer taciz takibini yurt dışında yaşadıysanız yine aynı şekilde Savcılık kanalı ile başvurunuzu ilgili ülkenin İstihbarat Servisleri dikkatine sordurabilirsiniz. Bu konuda yapacağınız başvuru Dış İşleri Bakanlığı aracılığı ile ilgili ülkenin Savunma Bakanlığı’na sorulacak ve verilen cevap aynı şekilde başvuru sahibine iletilecektir.

Bizim tavsiyemize göre tüm mağdur olanlar yada olduğunu iddia edenlerin mutlaka RESMİ ŞİKAYET BAŞVURUSUNU yapmalarıdır. En azından tarafınıza yönelik bir elektro manyetik taciz takibi varsa bu şekilde hayati güvenliğinizi resmi olarak kayıt altına almış olacaksınız. Tabi ki karar sizlerindir.

TELEGRAM saldırısı neticesinde “hedef kişi”de meydana gelen etkilerin bazılarını –literatüre geçtiği hâliyle- şu şekilde sıralamak mümkündür:

1. Bir sebebi olmadığı hâlde, kulaklarda sürekli çınlama.

2. Fizikî ve ruhî bir sebeb yok iken, elektrik çarpmasına benzer bir duyguyla âniden uykudan uyanma.

3. Uyarıcı bir madde kullanılmadığı hâlde, gece yatarken uzun süre güçlü bir uyanıklık hâli hissetme.

4. Vücutta, özellikle kol ve bacaklarda iğne batmasına benzer acı ve yanmalar.

5. Vücutta, özellikle kol, bacak ve parmaklarda âni kramplar ve sık sık kas atmasına benzer titremelerin olması.

6. Vücutta, özellikle yüz ve kasıklarda şiddetli kaşıntılar.

7. Dinlenme hâlinde olunduğu hâlde, âni kalb çarpıntısı ve stres duygusu.

8. Bilinir bir sebeb yokken vücut sıcaklığında âni yükselme ve âni terleme hâli.

9. Yorgun olunmadığı hâlde, vücuda âni bir yorgunluk ve hâlsizliğin çökmesi.

10. Baş ve vücudun çeşitli bölgelerinde âniden başlayan ve âniden biten ağrılar.

11. Kafada tansiyon yüksekliğine benzeyen bir şişkinlik ve saç derisinde yanma hissi.

12. Aşırı unutkanlık; düşünülen bir şeyin zihinden âniden silindiği veya düşüncelerin aktığı hissi.

13. Cinsî organda titremeler ve sebebsiz ereksiyon veya orgazm.

14. Sebebsiz olarak, aşırı heyecanlanma, sinirlenme, üzüntü, ümitsizlik gibi duygular, sıradan olaylara aşırı tepkiler verme.

15. Gözler kapatıldığında, hattâ açıkken, gözün önünde üç buudlu resimler canlanması.

16. Şuursuz olarak sürekli zihinde birşeyleri tekrarlama.

17. Kafa içinde nereden geldiği belli olmayan ses veya gürültüler duyma.

18. Görülen ve duyulan herşeyin sanki birileri tarafından izlendiği ve zihnin okunduğu duygusuna kapılma.

19. Bulunulan herhangi bir yerde, sık sık, cisimlerin ısı değişimlerinde çıkardığı seslere benzeyen çıtlama sesleri duyma.

20. Kol saati ve benzeri şahsî cihazlarda bulunan pillerin, normal ömürlerinden daha kısa bir sürede bitmesi.

21. Hafıza kaybı ve davranış bozuklukları.

22. Duyulan sesin yönü, şiddeti ve muhtevâsının değişmesi.

23. Göz kapaklarının denetlenerek, konuşmanın bozulması.

24. Zahmetli işler sırasında omuzlar ve kollar zorlanarak kazalara sebeb olma. Bir şey yaparken dirseklerin dürtüklenmesi ve işe engel olma. Bacaklarda ağrı ve gereksiz hareketlenme, sağ ve sola sallanma ve aşırı sertleşme.

25. Ayağın zor ulaşılan yerlerinde kaşınma ve kızarmalar.

26. Sırttaki büyük kaslarda kasılmalar.

27. El hareketlerinin kontrol edilmesi.

28. Düşüncelerin okunması yahud dışarıdan düşünce nakledilmesi.

29. Rüyaların kontrol ve manipüle edilmesi.

30. Hareket eden hayalî görüntüler görülmesi.

31. Göz kapaklarının sürekli açık tutturulması.

32. Sürekli kulak çınlaması.

33. Çene ve dişlerin sebeb yokken titremesi.

34. Sindirim sistemi ile alâkalı olarak, bağırsak hareketlerinin kontrol altına alınması.

SİBER SAVAŞ DOSYASI /// Burak İĞLİKÇİ : Siber Savaşlar


Burak İĞLİKÇİ : Siber Savaşlar

E-posta: burakiglikci

16 Haziran 2020

Teknoloji insanoğlunun ilerlemesinde önemli bir itici güç olduğu bilinmektedir.

Teknolojideki bu gelişmeler ekonomi, sağlık, spor gibi birbirinden farklı alanların yanında, devletlerin mücadeleleri sonucu ortaya çıkan savaşlarda da kullanılmıştır.

Teknoloji ya yeni bir savaş yöntemini doğurmuş veya var olan savaş algısında bir değişikliğe sebep olmuştur.

Savaşlar da teknolojik ilerlemenin ivmelenmesine sebep olmuş, her iki alan birbirini beslemiştir. Teknolojik gelişmeler sonucunda savaşların etki alanı kinetikten analog’a ve analog’tan sayısala dönüşmektedir.

Sayısala dönüşen savaşlar yepyeni bir alanda yapılmaya başlanmıştır. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun Siber güvenlik danışmanı Isaac Ben-Israel Siber savaşlar konvansiyonel savaşlardaki gibi etki verebilecek güçtedir.

Bir ülkeyi vurmak istiyorsanız o ülkenin enerji ve su kaynaklarına karşı siber ataklar düzenlemek gerekmektedir.

Siber teknoloji bunu tek kurşun kullanmadan yapabilme yeteneğine sahiptir,demektedir. Üstelik neredeyse bütün ülkelerin enerji, su kaynakları, medikal ve finansal yapıları özel şirketler tarafından işletilmektedir.

Dolayısıyla tek bir elden bu yapıların güvenliğini sağlamak mümkün olmamaktadır. Konvansiyonel Savaş, iki veya daha fazla devletin veya koalisyonun, açık bir çatışmada, geleneksel silah sistemlerini ve savaş taktiklerini uygulayarak icra ettikleri savaş şeklidir.

Siber ortam kara, deniz, hava ve uzaydan sonra 5.nci savaş alanı olarak belirlenmiştir. Yeni milenyum ile internet hayatımızın çok önemli bir parçası olmuştur.

E-ticaret, e-posta, e-devlet gibi "E-"(elektronik) önekine sahip kavramlar ile İnternet ile beraber hayatımıza bir anda giren kavramlardır. İnterneti etkin olarak kullandığımız on, onbeş sene gibi bir süre zarfında içerisinde "Siber" kelimesi geçen birçok yeni kavram daha ortaya çıkmıştır.

Siber uzay, siber silah, siber güvenlik, siber casusluk siber savaş gibi. Siber uzayı ve içindeki varlıkları korumak için yürütülen harekatların geneline verilen isimdir.

Siber saldırı girişimlerine düşman olarak belirlenen hedefe saldırıda bulunmak, karşı savunma yapmak, hedefteki siber uzay’da istihbarat verileri toplamak siber savaş faaliyetlerini oluşturmaktadır.

Siber savaşların ana hedefi ülkelerin güvenlik, sağlık, enerji, ulaşım, haberleşme, su, bankacılık, kamu hizmetleri gibi kritik sektörlerinin bilgi sistem altyapılarıdır.

Örnek vermek gerekir ise siber casusluğa wikileaks belgeleri sosyal medyada hızla yayılmıştı.

2000 yılı itibariyle girilen çağa uzay çağı denildi. Bu çağ aslında uzay çağı değil bir elektronik çağıydı.

Ve bunun yanında Bilgi casusluğu savaşları da gelmişti. Dünya genelinde bazı veya bir çok ülkede zaman, zaman elektronik destekli siber saldırılar yapılmaya başlandı.

Askeri teknolojiyle önce insansız hava araçları ürettiler. Ve ardından da karşıt hava aracı olarak Android Droneler yapıldı. Siber saldırıyı dünya genelinde ilk önce ABD ve Rusya uygulamaya koydu. Ardından Çin, Mısır ve İngiltere geldi.

Siber tekniğin yanında HAARP teknolojisini kullandılar. İlk önce elektronik, HAARP ile doğaya müdahale ettiler. Ve ediliyor da orası ayrı yazı konusu ona da değineceğim. ABD, Rusya’ya karşı, Rusya’da ABD ye karşı kıyasıya bir siber savaş başladı.

Kasırga,fırtına, tsunami ve mevsiminde olmayan tuhaf doğa olayları. Bu saldırılar,Türkiye’ye de uzandı.

Gölcük ve Van depremleri sonucunda yüzlerce ölü ve yaralı ki, bu depremler olmadan bir kaç yıl önce bunların yapılacağına dair Hollywood yapımı filmlerde ülkeler belirtilerek tüyolar verilmişti.

Türkiye, siber saldırılarda adete bir deneme tahtası olmuş,hükümetler ve politikacılar hiçbir önlem almamış ve uyarıda bulunan bilgi verenleri hayalperestlikle suçlayıp alay etmişlerdi.

Zaman, zaman Türkiye de yüksek çapta,elektrik kesintisi,trafik, demiryolu ,havayolu sinyalizasyonlarının kesilmesi,bağlantılarının kopması,cep telefonu ve internet ağlarının çökmesi gibi onlarca vaka meydana gelmekte.

Siber savaş her alanda aktif ceplerimizde ki akıllı telefonlarımız dahi hackerler tarafından sızılarak, telefon bilgilerimizi ve kredi kartı banka bilgilerimizi elde edebilirler.

Güvenmediğiniz linkleri tıklamayın. Siz teknolojiyi sevmeye devam edin, çünkü sevdiğiniz teknoloji sizi bir denek olarak kullanmayı çok seviyor.

Siz yeryüzü insanları her yönden kullanılmayı çok seviyorsunuz. Bunu siz istediniz biz sadece teklif ettik sistem her koşulda ve şartta insanları sömürüp kullanıyor.

Küresel şeytanlar her alanda aktifler. Bizlerde gelişmeleri yakından takipteyiz.

Kaynak: Siber Savaşlar – Burak İĞLİKÇİ