SOSYAL MEDYA : Ahmet Türk’ün torunu Heja Türk, Türk askerine ‘köpek’ dedi !!!!


Ahmet Türk’ün torunu Heja Türk, Türk askerine ‘köpek’ dedi !!!!

Fırat’ın doğusu ve Münbiç’ten PKK’lı teröristleri temizlemeyi amaçlayan Barış Pınarı Harekâtı’nda geri sayım başladı.

Operasyona tepki gösteren Ahmet Türk‘ün torunu Heja Türk ise Türk askerine ve Türk milletine ağır hakaretler etti!

Savaş uçakları önceki gece Irak’ın Suriye’ye açılan kapısı Semelka ile Malikiye’de örgüt hedeflerini bombalarken, kara birlikleri, ilk etapta Tel Abyad ile Rasulayn arasındaki 120 kilometrelik cephede başlayacak operasyon için eller tetikte bekliyor.

Hazırlıkları titizlikle yürütülen operasyonun Türkiye ve uluslararası arenadaki yankıları da devam ediyor.

PKK’LILAR KAÇACAK DELİK ARIYOR, PKK SEMPATİZANLARI SAHNEDE

Diğer yandan, Türkiye’nin güvenli bölge haline getirmeyi planladığı Suriye’nin kuzey bölgesinde bulunan Münbiç sınırında, teröristler tarafından iş makineleriyle açılan hendek ve mevziler boş kaldı.

YPG/PKK’lı teröristler kısa süre öncesine kadar bölgede cirit atarken, Amerikan askerlerinin Suriye’nin kuzeyinden çekilmeye başlamasının ardından teröristlerin mevzileri boşaltması dikkat çekti.

AHMET TÜRK’ÜN TORUNU HEJA TÜRK’TEN TÜRK MİLLETİNE HAKARET!

Operasyon nedeniyle PKK’lı teröristlerde büyük panik hakim olurken, PKK sempatizanları ise medya yoluyla algı operasyonu ve manipülasyonlara başladı.

Fırat’ın doğusuna yönelik operasyonun başlayacağı yönünde sinyallerin gelmesi üzerine PKK’ya yakın isimler sosyal medyada Türk ordusu ve Türk milletine yönelik hakaret içerikli çirkin mesajlar paylaştı.

Bu isimlerden birisi de, terör örgütü üyelerini belediyede önemli pozisyonlara getirdiği iddiası ile görevden alınan Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk’ün torunu Heja Türk oldu!

Anneler, çocuklarının dağa kaçırılmasından sorumlu tuttukları HDP binası önünde günlerdir oturma eylemi yaparken, Avrupa’da gününü gün eden ve lüks içinde yaşayan Ahmet Türk’ün torunu Heja Türk’ün Türk milletini aşağılayan mesajlar paylaşması büyük tepki topladı.

AHMET TÜRK’ÜN TORUNU TÜRK MİLLETİNE ‘KÖPEK’ DEDİ

Şirin Payzın’ın sunduğu bir programa katılan devlet düşmanı "gazeteci" Fehim Taştekin’in "Türkiye etnik temizlik yapacak" iftirasını sosyal medyada paylaşan Heja Türk, paylaşımına, "İçimde tarifsiz bir öfke var. Kürdistan’ı bu köpeklere yem ediyorlar. Lanet olsun. Lanet" diye yazdı.

Heja Türk ayrıca, "Kahrolsun Türk emperyalizmi!" şeklinde bir paylaşımı da paylaşarak, "Her kelimesinin altına imzamı atarım" ifadelerini kullandı.

BOMBA DAVASINDA HAPİS CEZASI ALDI

Öte yandan, Heja Türk, Türkiye kamuoyunun yabancı olduğu bir isim değil. Türk, 2016 yılında, Boğaziçi Üniversitesi Kampüsü’nün otoparkında ele geçirilen bomba düzeneğine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul’da gözaltına alınarak tutuklanmıştı.

Heja Türk yargılama sonucu “silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek” suçlamasıyla 4 yıl 2 ay hapisle cezalandırıldı.

ANNELER NÖBETTE, O AVRUPA’DA

Boğaziçi Üniversitesi Batı Dilleri ve Edebiyatı mezunu olan ve Columbia Üniversitesi’nde yüksek lisansa kabul edilen Türk, bir süre sonra yurt dışına çıkarak Avrupa’da yaşamaya başladı.

Son günlerde sosyal medyada paylaştığı Kürtçe türkü performansları ile adından söz ettiren Heja Kürt, PKK’ya yakın bazı medya organlarında boy gösterdi. Heja Türk örgüt televizyonlarında siyasi gelişmeleri değerlendirdi.

MK ULTRA & TELEGRAM /// MK ULTRA PROJECT : Rwandan Genocide – Allegations of Electronic Manipulation


Thank you for your email i was implanted you can use this documented information if so needed

Lova and light Spiritually

https://lee-n-lee.tumblr.com/page/12
https://spiritualbonyogamasters.tumblr.com/

On Sun, Sep 29, 2019 at 3:48 AM Digi Security (Isnet) <Digi.Security> wrote:

DOCUMENT IS HERE.

HAARP DOSYASI /// Dr. M. Kaan ÖZTÜRK /// Komploların vazgeçilmezi : HAARP tesisi


Dr. M. Kaan ÖZTÜRK /// Komploların vazgeçilmezi : HAARP tesisi

26 Eylül’de Marmara bölgesinde yaşadığımız depremin ardından “deprem silahı HAARP” diye anılan komplo teorisi hortladı. Bu teoriye göre Alaska’dan (bazılarına göre de Marmara’ya demirlemiş bir gemiden) yayınlanan elektromanyetik ışınlar, fay hattını tetikleyip deprem oluşturmuş. Ama nedeni nasılı belli değil; kafalar karışık.

Elektromanyetik ışımayla deprem oluşturmak mümkün değil elbette. Yerin kilometrelerce altında, müthiş bir basınçla sıkışmış tektonik plakaları en güçlü ışıma bile kıpırdatamaz. HAARP’ın da zaten depremlerle uzaktan yakından bir ilgisi yok. Bir bilimsel araştırma tesisinden ibaret. Basit bir web aramasıyla uydu görüntülerine ve web sayfasına ulaşmak çocuk oyuncağı.

İyonosfer incelemesi için kuruldu

HAARP 1990’ların başında, Dünya atmosferinin en üst kısmı olan iyonosferi incelemek için Alaska’da kuruldu. İyonosfer, yeryüzünden 60-80 km yükseklikte başlayıp, 500 km yüksekliğe kadar uzanabilir. Bu yüksekliklerde Güneş’in morötesi ve X ışınları yoğundur; bu ışınlar atomların elektronlarını koparır (iyonlaştırır). Elektrik iletkeni olan iyonosfer, atmosfer ile manyetosfer arasında bağlantı sağladığı için ve radyo iletişimini etkilediği için yoğun şekilde incelenmekte.

HAARP bugün sivil bir kurum olan Alaska Üniversitesi tarafından yönetiliyor, ama ilk kurulduğunda ABD ordusunun uhdesinde idi. Bu alışılmadık değil, çünkü askeri kurumlar önemli bulduğu alanlarda temel araştırmalara yatırım yapar. Kuruluş amaçlarını tamamen bilmek mümkün olmasa da, bildiğimiz kadarıyla Deniz Kuvvetleri denizaltılara mesaj iletmek için, Hava Kuvvetleri ise haberleşme uydularını tehdit eden yüksek enerjili elektronları temizlemek için iyonosferi manipüle etmeyi amaçlıyordu. 2010’larda ordu HAARP’ın bütçesini kıstı ve 2014’de tesisi Alaska Üniversitesi’ne devretti. Muhtemelen iyonosferin oynak ve değişken yapısı sebebiyle bu amaçlara ulaşılamamış, HAARP ordu için ölü bir yatırıma dönüşmüştü.

Hava olaylarına da yol açmıyor

Askerlere yaramasa da, HAARP tesisi temel bilim için çok önemli bir rol oynuyor. HAARP’ın kalbi, 130 dönüm alan kaplayan bir radyo verici dizisidir. Bu vericilerle göğe radyo dalgaları gönderiliyor ve iyonosferde denk geldikleri dar bölge ısıtılıyor. Bu ısıtmanın sonucunda ortaya çıkan plazma akışları, üretilen ELF dalgaları, manyetik alanda oluşan titreşimler hassas cihazlarla tespit ediliyor; bu verilerin analiz edilmesiyle de iyonosferin fiziğinin ayrıntıları ortaya çıkarılıyor. HAARP’ın aktif deney yapma imkânı vermesi, onu manyetosfer ve iyonosfer araştırmaları için çok değerli bir araç haline getiriyor. Web of Science ve Google Scholar gibi bilimsel yayın veritabanlarında HAARP kaynaklı binlerce çalışma bulunuyor. Rusya, Norveç ve Porto Riko’da da aynı amaçla kurulmuş benzer tesisler mevcut.

HAARP’ın ısıtma etkisi iyonosfere atılan bir fiskeden ibaret. İyonosferin sürekli karışan, dinamik ortamında kısa zamanda dağılıp ortadan kalkıyor. Ancak komplo teorisyenleri HAARP’ın atmosferi manipüle ettiği, kasırgalara sebep olduğu, yağmur bulutlarını dağıttığı gibi bir sürü çılgın fikir üretti. Oysa radyo dalgaları troposferle etkileşmiyor, sadece elektrik iletkeni olan iyonosferde emiliyor; hava durumunu etkilemesi mümkün değil. Üstelik tesisin azami gücü olan 3,6 MW, aynı alana (130 dönüm) düşen Güneş ışımasının 100 MW’lık gücünün yanında çok önemsiz.

Depreme sebep olması ise hepten imkânsız. HAARP’ın bütün gücünü odaklasanız, bir kum tanesini bile yerinden oynatamazsınız. Zihin kontrolü için kullanıldığı gibi deli saçması iddialara hiç girmiyorum bile.

HAARP dünyanın en gözde komplo teorilerinden biri. Ona kafayı takanlara bakarsanız her türlü garip şekilli anten ve ilginç biçimli bulut bu komplonun bir parçası. Ama bu iddialar hem mesnetsiz, hem de temel bilimsel bilgilere aykırı. Bazen bir araştırma tesisi, sadece bir araştırma tesisidir.

MK ULTRA PROJECT : Magnus Olsson : Nano-Brain-Implant Technologies (Full Lecture)


Magnus Olsson : Nano-Brain-Implant Technologies and Artificial Intelligence

Magnus Olsson is blowing our mind away in the speech he held in Stockholm, Sweden, in September 2012. Seven years ago, Magnus became a victim of non-consensual experimentation after having visited a hospital. He was sedated and when he woke up; he couldn’t recognize himself. His personality had changed.

On his own homepage (mindcontrol.se) he explains some years ago:

“For me, there was a day in life when everything changed. I went from a life as a citizen in a demo map indicative country into a world where violence and torture was the norm. It was not a journey across continents, but in life circumstances. It also included a science fiction drama that completely shattered my life. My name is Magnus Olsson; I am 38 years old, studied economics at the Cesar Ritz in Switzerland, American University of Paris and Harvard, Boston, USA, during the years 1988-1991. 1994 I started the company Jon Sandman who became a well-known brand in the bedding industry.

I managed with my life and had also met a wonderful woman whom I had two children with. They are now 13 to 16 years old. But all this harmony and success came to a sudden end. It happened five and a half years ago. After that, life has been about a constant struggle for survival. In order to cope with but also to be able to tell what has happened to me and get out of the nightmare.”

LİNK :

LİNK :

LİNK :

LİNK :

Magnus Olsson used to be a very successful businessman. Not only is Magnus highly educated, but he also had a very successful career: as an entrepreneur, stockbroker and businessman.

A visit in the hospital was all it was necessary to gradually take everything away; almost overnight.

Magnus begins his speech telling the audience “Welcome to the Future” and it’s a very good way to start what he’s going to say next. He also chooses to quote Gerald McGuire and Ellen McGee that several times published scientific papers requiring some type of regulation of implantable devices. Even though they’re been developed since the 1940s-1960s, and even though they’re such a huge area of research right now, as we speak, if you ever mention them in health care, the staff will claim that they don’t even exist. No physical examination is usually made, and there is no explanation to why victims are in so much pain in very specific areas of their bodies.

Magnus Olsson also took part in the scanning process conducted by icaact.org and he had the strongest emissions ever encountered among victims, around he’s whole head. When asked what he thought about his emissions, he stated:

“I hope that we can use these measurements to prove our cases” and sadly he also mentioned how terrible it was. He also stated right after the scanning process that actually experiencing the scanning for RF-emissions and getting so strong emissions over his whole head, also made him extremely sad. Imagine having someone do that to you; to your children; to a loved one.

Magnus has researched all aspects of the supercomputer systems based on transmissions from implants in the human body. He elaborates on the Artificial Intelligence research done today and what it’ll mean for humanity in the future. He understands that this technology can be used in good ways but unfortunately, if unregulated, it can lead to the real Orwellian “thought police” state.

He explores the possibility of using different avatars or agents, to assist people in their daily life and the developments of virtual worlds where people can enter as a third type of reality, apart from awaken state and the dream state. He talks about the NSAs supercomputer called “Mr. Computer” that has the ability to make its own decisions and the development of the new quantum computer, which is supposed to “marry” the old-fashioned Mr. Computer.

As interesting and fascinated his speech is, it’s easy to get lost in the new emerging world view that Magnus creates for a while. It’s tempered by the experiences he has, the immense 24/7 torture, the lack of privacy, the lost freedom of the mind and the necessity to cope with something that no human being should have to cope with: the most grotesques aspects of life.