KISA ÖYKÜLER : İSTANBUL’UN GÖBEĞİNDE ÇAKMA YATIR NASIL OLUŞTU ???


İSTANBUL’UN GÖBEĞİNDE ÇAKMA YATIR NASIL OLUŞTU ???

YIL1955 .

İstanbul’da bir sokak umuma açık tuvalet gibiydi..Bahçe duvarları nedeniyle her taraftan görülmeyen sokakta gelen geçen küçük tuvaletini duvarlara yapıyordu..

3 numaralı evde oturan emekli İhsan Ergün beyin eşi Makbule hanım, gelen misafirlerine dert yanıyordu..

“Yoldan geçenler küçük abdestini bahçe duvarına yapıyor. Belediyeye başvurduk.. Buraya işemeyiniz diye levha astırdık ama hiç faydası olmadı.. Bu bizi çok rahatsız ediyor.”

Misafirlerin arasında bulunan İhsan beyin yeğeni mühendis Namık bey ayağa kalktı, “Ben bu işi hallederim” dedi ve aşağıya indi..

Hemen kazma kürekle işe soyundu..

Yere mezara benzer bir tümsek yaptı..

Duvardan taşlar alarak tümseğin çevresini çevirdi..

Etrafındaki ağaçlara bezler bağladı..

Yukarı çıktı “Tamam bu iş oldu” dedi..

Gerçekten de ogünden sonra kimse sokağa işemiyordu..

Hatta gelen geçen mezar görünümlü tümseğin başında dua ediyordu..

Mahalledeki kadınlar da ağaçlara bez bağlıyordu..

Aradan yıllar geçti..

Birgün yan komşu Zafer hanım panik halinde Makbule Hanımı ziyaret etti..

Nefes nefese rüyasını anlattı..

“Ak sakallı bir dede gördüm.. Ben İhsan beyin bahçesindeki mezarda yatan Ahmet Dede’yim, mezarın üzerine ismim yazılı bir taş dikin dedi.”

Makbule hanım renk vermedi..

Rüyayı duyan mahalleli hemen bir taş yaptırdı..

Üzerine şunu yazdılar..

“Ahmet Dede Ruhuna El Fatiha.”

Gel zaman, git zaman belediye bu olaya el attı..

Sözde mezarın etrafını çevirdi..

Mermer taş koydu..

Üzerine yazdı..

“Ahmet Dede ruhuna el fatiha.”

Orası artık bir yatır olmuştu..

*. *. *

Ahmet Dede yatırı bugün İstanbul’un Kartal semtindeki en işlek sokağında..

Ekim Sokağı hergün onlarca ziyaretçi çekiyor..

Dualar okunuyor, dilekler tutuluyor..

Ahmet Dede hürmetle anılıyor..

Kısacası işenmemesi için yapılan bir sahte mezar bugün kutsal bir yatıra dönmüş durumda..

*. *. *

Bu olayın canlı şahidi emekli kıdemli albay Hasip Uras’tı..

Ufuk Uras’ın babası..

1955 yılında İhsan Ergün beyin evindeki o misafirlerden biriydi..

Sahte yatırın yapılışını gözleriyle görmüştü..

Emekli olduktan sonra hacca giden Hasip Uras, bu olayı kitap haline getirmeyi planlamıştı..

Ama ömrü yetmedi..

2008 yılında vefat etti..

KISA ÖYKÜLER : İRLANDA BUGÜN BİLE TÜRK VATANDAŞLARINA BÜYÜK ÖNEM VE DEĞER VERİYOR !!!! ACABA NEDEN ???


İrlanda’da patateslere mantar bulaşır. Büyük bir kıtlık ve dolayısıyla hastalıklardan 1 milyona yakın insan ölür.

Eşsiz lider Mustafa Kemal Atatürk para yardımı yapmak ister; ancak İngiltere kabul etmez. Atatürk’te çuvallar dolusu patates tohumu gönderir…

Bugün İrlanda’nın Meclis binasının girişinde "Atatürk’e Minnet" maksatlı ATATÜRK HEYKELİ dikilmiştir.

Meclis binasına giriş 55€, olup pasaportumu gösterdim ve o anda kapıda Meclis Binasının önünde çok insan birikmişti. Polis bana: "Geçebilirsiniz içeri!.." dedi.

Bende parası çıkışta ödenecek herhalde diye düşündüm.

Gezdim, fotoğraflar çektim ve çıkışta: Polise: "Borcum nedir?" diye sordum.

Polis elini uzattı ve:

“Türkiye pasaportuna sahip dostlarımızın borcu yok!..

Atatürk borcunuzu çok önceden ödedi!” dedi…

Apışıp kaldım! Çok şaşırdım. Bizde bazı kıymet bilmezler olsa da Atatürk büyük adamdı…

Nasıl bir dış politika yürütmüşse 100 yıla yaklaşan ölümünde bile hâlâ onun sayesinde rahat ediyor ve dış ülkelerde itibar görüyoruz…

Huzur içinde uyu Ulu Önder!

Bu millet seninle gurur duymaktan asla vazgeçmeyecek….!!

KISA ÖYKÜLER : 40 PARALIK ADAMLAR


40 PARALIK ADAMLAR

Toplumumuzda çok kullanılan bir sözdür.

"Kaç paralık adam ki"

Sanki adamlığın ölçü birimi paraymış gibi.

Parası olana beyefendi denir.

Parası olmayan adam bile değildir.

Yaşlılar daha iyi bilir.

Eskiden öğrenciler de parayla değerlendirildi.

"40 paralık adamlar" denilirdi.

Eylem yapan hakkını arayan öğrencinin genel adıydı bu.

"40 paralık adamlar"

Peki neden 10 20 30 değil de 40 paralık adamdı öğrenciler?.

Tarih; Teşrinisani 1924’tü.

Yani 1924 yılının Kasım ayı.

Bundan tam 95 yıl önce.

İstanbul’da tramvay şehir ulaşımı Konstantinopol isimli bir Belçika şirketine aitti.

Cumhuriyet kurulduktan sonra yabancı şirketlerle masaya oturulmuş ve sözleşmeye bazı şartlar konmuştu.

Bu şartlardan birine göre öğrenciler kimliklerini göstermek şartıyla yarı fiyatına tramvaya binecekti.

Belçika şirketi Türkiye Cumhuriyeti devletinin tüm şartlarını kabul etti. .

Tramvayda tam bilet 80 para öğrenci 40 paraydı.

Ancak Osmanlı döneminde her istediği yapılan Belçika şirketi sorun çıkarıyordu.

Öğrencilerden de tam bilet parası yani 80 para istiyordu.

15 Kasım 1924’te Tıp Fakültesi öğrencileri örgütlendi.

İstanbul’un tüm duraklarında tramvaya binecekler ve 40 para ödeyeceklerdi.

Harbiye durağından binen bir grup öğrenci 40 para verince biletci kabul etmedi ve tramvayda olaylar çıktı.

Kavganın büyümesi üzerine vatman tramvayı durdurdu.

Olay yerine yetişen şirket işçileri ile öğrenciler arasında arbade yaşandı.

Yoldan geçen bazı vatandaşlar da hakkını arayan öğrencilere tepki gösteriyordu.

"Ne olacak bunlar 40 paralık adamlar"

Bir anda iki el silah sesi duyuldu ve iki öğrenci vurularak yaralandı.

Silahı ateşleyen polis Harbiye karakolunua sığınarak linçten zor kurtuldu.

Ertesi gün İstanbul’daki tüm üniversite öğrencileri ayaklanmıştı.

Belçika şirketinin Beyoğlu’ndaki Metrohan’da bulunan merkezini basıp herşeyi talan ettiler.

Şirket yetkilileri canlarını zor kurtarıp Sirkeci’de bulunan Sansaryanhan’daki İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne sığındı.

Polisin ve şirket yetkililerinin tüm girişimlerine ve sözlerine rağmen olaylar 3-4 gün yatışmadı.

Sonunda 21 Kasım 1924’te yani 95 yıl önce bugün Konstantinopol şirketi pes etti.

Artık öğrenciler her yerde tramvaya 40 paraya binecekti.

Bu Cumhuriyetin ilk toplu öğrenci eylemiydi ve başarıyla sonuçlanmıştı.

İki öğrenciyi yaralayan polis memuru Hüseyin Efendi ise "Silahım kendiliğinden ateş aldı" deyince hapisten kurtuldu ama meslekten el çektirildi.

Bugün öğrenciler toplu ulaşım araçlarına yarım biletle biniyorsa bu 1924 yılındaki o "40 Paralık adamlar"ın sayesindedir. .

Eskilerin öğrencilere "40 paralık adamlar" demesinin nedeni de budur….