TALEBİMİZDİR : FENOMEN TEKNOLOJİ “MK ULTRA & TELEGRAM” TÜRK VATANDAŞLARINA KARŞI KULLANILIYOR MU ? SORUMUZA CEVABINIZI BEKLERİZ.


DAĞITIM :

  1. EGM İSTİHBARAT DAİRESİ BAŞKANLIĞI
  2. MİT BAŞKANLIĞI

MK-Ultra Projesi Türk Vatandaşlarına mı uygulanıyor ??

Sayın Başkanım;

Öncelikle mektubumuza zaman ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederiz.

TÜRKİYE’de 2000’li yıllardan bu yana belirli yerel ve yabancı istihbarat servisleri tarafından PSİKOTRONİK – ELEKTRO MANYETİK takip cihazları ile vatandaşlara yönelik yasadışı teknik takip yapılmaktadır. Yani daha doğrusu ülkemizde sayıları binleri bulan, yurt dışında ise mağdur olduğunu iddia eden on binlerce yerli ve yabancı vatandaşın iddiası bu yöndedir.

Bu konunun mağduru binlerce kişi var ama ne yazık ki konunun kamuoyunca yeterince bilinmemesi yada komplo teorisi olarak görünmesi nedeniyle şikayetlerini resmi merciler dışında saklama gereği duyuyorlar. Şu anda mağdurlar dernek kurma aşamasına geldiler ve seslerini kamuoyuna duyurmaya çalışıyorlar. Yurt dışında ise on binlerce mağdur var ve bir çok sivil toplum örgütü adı altında haklarını arıyorlar.

Bunlardan birisi de ICAACT ORGANISATION. Web sitesi : http://icaact.org

MK ULTRA konusu bizce çok önemli ve dikkat edilmesi gereken bir konudur. Çünkü sadece ülkemizde bu projenin binlerce mağduru bulunuyor ve maalesef haklarını gerektiği gibi arayamıyorlar. Halbuki başta ABD olmak üzere tüm Batı dünyası bu konuya çok önem veriyor, bu konuda filmler, kitaplar, şarkılar ve klipler yayınlıyorlar.

Örneğin yakın zamanda çevrilen ve meşhur ABD’li aktör DENZEL WASHINGTON’ın oynadığı MANCHURIAN CANDIDATE (Mançurya Kobayı) ve Bruce Willis’in ve Julia Roberts’ın oynadığı CONSPIRACY THEORY (Komplo Teorisi) bunlara verilecek en iyi örneklerdir. Yine 2009 yılında çevrilen GAMER (OYUNCU) filmi örneklerden biridir.

Bu konu artık komplo teorisi olmaktan öteye gitmiştir Batı dünyası ülkeleri için. Çünkü ABD başta olmak üzere tüm dünyada ZİHİN KONTROLÜ yada orijinal adıyla MK ULTRA bir realite halini almıştır.

Örneğin OKLAHOMA BOMBACISI TIMOTHY MCVEIGH’in bir MK ULTRA MAĞDURU olabileceğini düşünür müydünüz ? Bu konuyu ABD BASINI sık sık dile getiriyor.

Yine aynı şekilde geçtiğimiz sene KONGRE ve BEYAZ SARAY’a saldıran Aaron Alexis’in bir MK ULTRA MAĞDURU olabileceğini düşünür müydünüz ?

Bu konuyu da ABD BASINI sık sık dile getiriyor.

Ancak halen maalesef ülkemizde bu projenin mağdurları ile yeterince ilgilenilmiyor. Ne resmi mercilerden yeteri kadar destek görüyorlar, ne kamuoyundan, ne basından, ne de diğer devlet bürokrasisinden. Adeta görünmez bir el mağdurların haklı mücadele sürecinde sürekli engel üzerine engel çıkarmakta. Mağdurlar ve perişan aileleri bu mücadelede yalnız bırakılmışlardır.

Biz YURTSEVER bir grup olarak mağdurlara elimizden geldiği kadar destek vermeye çalışıyoruz. Onların bu anlamda seslerini kamuoyuna duyurmaları için sözcülüğünü yapmaya ve ulaşabildiğimiz tüm üst merci ve makam yetkililerine mağduriyetlerini anlatmaya çalışıyoruz ancak ERGENEKON ve BALYOZ DAVA’larının finansörü ve planlayıcısı olan Amerikan Gizli Servisleri’nin (CIA, NSA, PENTAGON) sürekli engellemeleri ile karşılaşıyoruz. Sosyal Medyada bu konuda yapmış olduğumuz tüm duyurular bu servislerin baskısı sonucunda sosyal medya (Twitter, Facebook, WordPress Bloglarımız) hesaplarımızın kapatılması ile engellendi.

Bildiğiniz gibi eski NSA çalışanı ve şu anda zorunlu olarak Rusya’da geçici olarak ikamet eden Edward Snowden’ın İngiliz Guardian Gazetesi’ne sızdırdığı belgelerde de Amerikan Gizli Servislerinin tüm dünyada global teknik takip faaliyetleri yürüttüğünü net olarak ortaya koymuştu. Google’da Edward Snowden yazdığınızda bu konudaki haberlere erişebilirsiniz Sayın Başkanım;.

Sayın Başkanım;

Biz grup olarak mağdurların şikayetlerini hem Cumhurbaşkanlığı’na hem İç İşleri Bakanlığı’na hem de TBMM’ye ilettik ve çözüm getirmelerini talep ettik. Ancak, halen ne mağdurları dinlediler ne de şikayetleri değerlendirdiler. TBMM’ye göndermiş olduğumuz dilekçe ise görevsizlik söylemi ile red edildi. Bu konu yurtsever bir grup olarak ulusal güvenliğimizi de tehdit eden bir durum yarattığından araştırma skalamız içine dahil ettik ve Web sitemizde bu konuda açık kaynaklardan derlediğimiz bilgileri okuyucularımıza sunuyoruz. İddialara göre bu konu yabancı servislerin kullandığı gizli bir istihbarat teknolojisi deniyor. İddiaları açık kaynaklarda araştırıyoruz.

Sırası gelmişken sizin için kısaca MK ULTRA’yı anlatalım. Bu konuda bir malumatınız olmadığını tahmin ederim.

MK ULTRA NEDİR ? TARİHSEL BAKIŞ AÇISI İLE İNCELEYELİM

1950-1960 arasında Amerikan Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA) altında görev alan Bilimsel İstihbarat Birimi (SID), "zihin kontrolü" ve insanların davranışsal mühendisliği üzerine birçok deney yapmıştır. Bunların hepsi önemli veriler elde edilmesini sağlasa da, tamamı başarısızlıkla sonuçlanmıştır; hatta bazıları, denekler üzerinde ciddi psikolojik sorunlar yaratmıştır. MK-Ultra Projesi, bu deneylerin genel adı olarak bilinmektedir. Proje kapsamında sayısız yasadışı deney yapmışmış ve suç işlenmiştir. 1953’te yasal olarak tanınmamaya başlanan programın 1964’te alanı daraltılmış, 1967’de iyice yavaşlatılmış ve 1973’te tamamen durdurulmuştur. Deneyler süresince denekler özellikle Liserjik Asit Dietilamid (LSD) gibi halüsinojenlerin aşırı dozda kullanılmak haricinde hipnoz, duyusal yetersizlikler, izolasyon, sözel ve cinsel istismar ve hatta işkence gibi yöntemlere maruz kalmıştır.

44’ü üniversite olmak üzere toplamda 80 enstitünün ortak olarak yürüttüğü bu projede, CIA’in toplam bütçesinin %6’sı kullanılmıştır. Uzun bir süre gizli tutulmaya çalışılan bu proje, 1977 senesinde Bilgilendirilme Özgürlüğü Yasası’nın çıkarılmasıyla toplamda 20.000 belgenin açığa çıkarılması sayesinde öğrenilmiştir. Temmuz 2001’de ise deneylerle ilgili gizli kalmış tüm bilgiler halka arz edilmiştir.

Deneyler süresince sayısız alanda araştırma yapılmış, insan ve diğer hayvan denekler üzerinde yasadışı, bilimdışı ve akıldışı sayısız uygulamada bulunulmuştur. Örneğin sorgulamaların kolaylaştırılması için geliştirilmeye çalışılan dürüstlük hapı sırasında birçok hayvan ve insana sayısız halüsinojen madde ve diğer kimyasallar verilmiştir.

1955’te yazılmış bir belgede, deneylerin amaçları şu şekilde sıralanmaktadır:

  1. Halkın gözünden düşülmesine neden olacak kadar mantıksız düşünmeyi ve düşüncesizliği tetikleyen maddelerin geliştirilmesi.
  2. Mantıklama ve algılama süreçlerini yavaşlatan maddelerin geliştirilmesi.
  3. Kullanıcının daha hızlı veya yavaş yaşlanmasına neden olacak maddelerin geliştirilmesi.
  4. Alkolün etkilerini tamamen silecek bir ilacın geliştirilmesi.
  5. Kamuflaj ve taktik amaçlı, bilinen hastalıkların tüm belirtilerini yaratan; ancak istendiği zaman durdurulup bu etkilerin geri dönebilmesine neden olan ilaçların geliştirilmesi.
  6. Geçici veya kalıcı beyin hasarı ve hafıza kaybı sağlayan ilaçların geliştirilmesi.
  7. Baskı, işkence ve hayati ihtiyaçlara olan direnci arttırıcı ilaçların geliştirilmesi.
  8. Kullananın o anda ve öncesinde olan olayları kalıcı ya da geçici olarak unutmasına neden olacak maddelerin geliştirilmesi.
  9. Şok ve kafa karışıklığını geçici ya da kalıcı, kısa ya da uzun vadede yaratabilecek maddelerin ve fiziksel yöntemlerin geliştirilmesi.
  10. Bacakların felç olması veya akut kan yetmezliği gibi fiziksel yetersizlikleri anlık olarak yaratabilecek ilaçların geliştirilmesi.
  11. Vücutta su kabarcıkları yaratabilecek kimyasalların geliştirilmesi.
  12. Bireyin davranışlarını, arzu edilen bir diğer bireye bağımlı kılacak şekilde değiştirecek ilaçların geliştirilmesi.
  13. Sorgulama mekanizmalarını iptal edecek, mantıksal düşünmeyi engelleyecek ilaçların geliştirilmesi.
  14. Hırsı azaltacak ve genel çalışma verimliliğini düşürecek ilaçların geliştirilmesi.
  15. Görüş, duyma, vb. duyusal becerileri köreltecek ilaçların geliştirilmesi.
  16. Sonrasında kalıcı hafıza kaybı yaratan, ani bayıltma işlemini yapabilecek ve yiyeceklere, içeceklere, havaya karıştırılabilecek bir ilaç geliştirilmesi.
  17. Belirli bir fiziksel aktivitenin yapılmasını tamamen engelleyecek bir ilacın geliştirilmesi.

Tüm bunları test etmek ve geliştirebilmek için CIA deneylerinde yüksek dozda LSD, barbiturat IV, amfetamin IV, temazepam, eroin, morfin, MDMA, meskalin, psilocybin, scopolamin, marijuana, alkol, sodyum pentotal ve ergin gibi sayısız bağımlılık yapıcı, halüsinojen ve uyuşturucu madde kullanmıştır. Denek olaraksa zihinsel hastalıklı olan insanlar, mahkumlar, ilaç bağımlıları ve fahişeler kullanılmış, bunlar durumları veya mesleklerinden ötürü tehdit edilerek karşı koymaları engellenmiştir. Deneyde görev alan bir memur, şu sözleri sarf etmektedir:

"Deneylerde, bize karşı koyamayacak herkesi kullandık."

Amerika’da patlak veren Watergate skandalı sırasında MK-Ultra’ya ait tüm belgelerin yok edilmesi emredilmiş ve 20.000 belge haricinde kalan hepsi yok edilmiştir. Bu yüzden MK-Ultra’nın tüm detaylarını bilmek imkansızdır. Ancak var olan belgelerden bile, deneyler sırasında onlarca deneğin öldüğü, birçoğunun suikaste kurban edildiği, bazılarının ise eskiden var olmayan zihinsel sorunlar geliştirdiği bilinmektedir ve belgelenmiştir. Milyonlarca dolarlık projenin sadece bir ayağı olan Pont-Saint-Espirit ayağında meydana gelen deneysel hatalardan ötürü 32 denek akıl hastanesine kaldırılmış ve en az 7 denek ölmüştür.

Deneyler, tamamen gerçek olmakla birlikte, belgelerin eksik olmasından ötürü günümüzün bilimdışı komplo teorisyenlerinin en sevdiği alanlardan biri olmaktadır. Bu gibi şahıslar, bu deneylerin bir deneği olan Sirhan Sirhan isimli katilin, John F. Kennedy’i bu deneylerin etkisi altında öldürdüğünü iddia etmektedirler. Sirhan’ın, bu deneylerdeki metotlarca kontrol edildiğini ileri sürmektedirler. Bunun gibi sayısız ispatsız argümanı bulmak mümkündür. İBDA-C ÖRGÜTÜ lideri Salih Mirzabeyoğlu’nun durumu buna en iyi örnektir.

Sayın Başkanım;

Aşağıda, MİT MÜSTEŞARLIĞI’nın 09.03.2009 tarihinde Ergenekon Mahkemesine (13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ) gönderdiği TUNCAY GÜNEY’in KONTROL ALTINA alındığına ilişkin resmi yazısı bulunuyor. Bu belge tarafımızda mevcut. Sayı ve isim kısmı herhangi bir taklit olasılığına karşı tarafımızdan kapatılmıştır.

Belgede, araba hırsızı, çakma Haham ve aynı zamanda bir dolandırıcı olan TUNCAY GÜNEY adlı şahsın 1993 yılında İran Konsolosluğundaki İstihbaratçı ile şüpheli temasları çerçevesinde kontrol altına alındığı ifade ediliyor ancak bu kontrolün nasıl olduğu konusunda ise belirgin bir açıklama yapılmamış. Kaldı ki bir dönem bu şahsın MİT tarafından kullanıldığı yönünde de çok sayıda haber gazete ve televizyonlarda yayınlandı.

MK ULTRA projesinin tüm dünyada binlerce mağduru bulunuyor. Elbette ki her devlet gerek kendi sınırları içinde gerekse belirli şartlar altında sınırları dışında istihbari dinleme yapabilir ve fiziki takip önlemleri alabilir. Kaldı ki bunu hemen hemen tüm devletler etkin olarak yapıyor. Ama burada bahsedilen teknoloji uygulamada bir teknik takip teknolojisi olmaktan öte insanları rahatsız eden, psikolojilerini hedef alan bir tarzda yapıldığı için bizde CIA’nin güçlü bir müttefiki olan Milli İstihbarat Teşkilatının bu teknolojiyi kendi vatandaşlarına uyguluyor mu diye bir analiz yapalım istedik. Tabi uygulamaya bakıldığında Anayasal sınırları ihlal eden bir durum meydana geldiği için aynı CIA gibi MİT’te bu teknolojiyi kendi resmi kimlikli elemanlarına değil profesyonel bir ekibe yaptırıyor deniliyor. İddialar bu şekilde. MİT Müsteşarı sayın Hakan Fidan’ın basın önünde bu iddialara cevap vermesini bekliyoruz. En azından mağdur olan yüzlerce insan (Hepsinin bizde isimleri ve iletişim numaraları kayıtlı) bu cevabı hak ediyor diye düşünüyoruz.

Ayrıca kendisini MK ULTRA & TELEGRAM MAĞDURU diye adlandıran 150 civarı kişi ile yapılmış telefon görüşme kayıtları da elimizde bulunuyor. İleride bu konuda adli bir soruşturma açılırsa düşüncesi ile bu kayıtları resmi makamlara tevdi etmek maksadıyla muhafaza ediyoruz. Savcılık yetkilileri ve sizlerin arzu etmesi halinde toplam 6 GB’ı bulan bu görüşme kayıtlarını da ayrıca DVD olarak arz edebiliriz. Bunu da sırası gelmişken belirtelim.

Ve Umarız istihbarat dehlizlerinin tozlu raflarında bir gün demokratik bir temizlik yapılırsa biz de bu konudaki gerçekleri ilk elden öğrenebileceğiz. Ama şunu biliyoruz ki istihbarat servislerinin ayağına dolanan nice başka istihbarat servisi personelleri, bilim adamları, akademisyenler, gazeteciler ve diğer kurbanlar henüz açıklığa kavuşmamış trafik kazaları, ani kalp krizi vakaları ve diğer yöntemlerle susturuldu. Tüm istihbarat servisleri kendi devletinin bekaası ve güvenliği için çalışır, bu da doğaldır. Ama her ne gerekçe ile olursa olsun sivillere, masum insanlara yönelik TAKİP TEKNOLOJİLERİ, ŞİDDET gibi yöntemler affedilmemeli ve sorumlular devlet korumasından çıkarılarak yargıda hesap verdirilmelidir. Genelkurmay Başkanı, Emniyet Genel Müdürü yada MİT MÜSTEŞARI da olsa hiç kimse dokunulmaz değildir. Herkes görevini yaparken İNSAN HAKLARINA VE KANUNLARA tabi olduğunu hiçbir zaman unutmamalı, unutanlara da sürekli hatırlatmalıyız. Biz bunu bugün gerçekleştiremez isek devletimiz bir POLİS DEVLETİNE dönüşür ki o zaman çok geç kalırız.

Sayın Başkanım;

Kimi zaman "abartılı" gelebilecek politik ve bilimsel deneyler zaman zaman gerçekten de uygulanabilmektedir. Önemli olan, bu deneylerin gerçek yapısını anlayabilmek ve insanların merak duygusundan prim yapan komplo teorisyenlerinin saçmalıklarına izin vermemektir.

Eğer bu konuda devlet yetkilileri bir an önce kamuoyuna tüm çıplaklığı ile tatminkar bir açıklama yapmaz ise Savcılık makamlarının önü “BANA DEVLET (MİT) ZİHİN KONTROLÜ UYGULUYOR” diyenlerle dolmaya devam edecektir. Sadece 2015-2019 arası tarafımıza başvurma cesareti gösteren 500 mağdur (Olduğunu iddia eden) kişi bulunuyor ve bu sayıya her gün yenileri ekleniyor. Devlet suskun kaldıkça devlet üzerine komplo teorilerinde artış olması kaçınılmazdır. Bu sebeple bu konuda ivedi bir kamuoyu açıklaması beklediğimizi bir kez daha yineleyelim.

İstemeniz halinde söylediklerimizi destekleyici 6 adet DVD’yi de ayrıca makamınıza sunabiliriz. Her DVD’de 4,5 GB, toplamda ise 27 GB hacminde belge ve bilgi bulunuyor.

Bu DVD’ler muhteviyatında yabancı kamuoyunda Targeted Individuals, Organized Gang Stalking olarak bilinen Türkiye’de ise MK ULTRA & TELEGRAM olarak bahsedilen ve gizli askeri teknoloji olduğu iddia edilen fenomen hakkında çok sayıda Word ve PDF dökümanı, çok sayıda yerli ve yabancı video bulunuyor. İnceleyecek yetkililerin özellikle yabancı dildeki videoları izlemesini tavsiye ediyorum. Eğer bana ulaşmak isterseniz şahsi numaramı arz edebilirim. Aramanız yada davet etmeniz halinde soruşturmanız için gerekli her türlü dökümasyonu temin edebilir yada ayrıntılı olarak ifade verebilirim.

Sayın Başkanım;

Bizim grup olarak sizlerden bir beklentimiz yok. Bu konuya olan ilgimiz de iddiaların doğru olması halinde konunun ULUSAL GÜVENLİĞİ ilgilendiriyor olmasından dolayıdır. Biz sadece mağdurlara MİT MÜSTEŞARLIĞI tarafından bir açıklama yapılmasını ve bu fenomen teknoloji ile bir ilgisi yok ise bu takdirde mağdurların şikayetlerinin soruşturulmasını ve konunun aydınlatılmasını talep ediyoruz. Çünkü gerekli soruşturma yapılmaz ve konu aydınlatılmaz ise bugün binler ile ifade edilen mağdur sayısı yarın on binleri bulacaktır ve Savcılık makamlarının önü “MİT BİZE ZİHİN KONTROLÜ UYGULUYOR” diyenler ile dolacaktır. Böyle bir tablonun oluşmasını istemeyiz, sizlerin de isteyeceğini düşünmüyoruz. Çünkü herhangi bir istihbari değeri olmayan sıradan mesleklere sahip, sıradan bir yaşam süren vatandaşlarımız bile çeşitli psikiyatrik rahatsızlıklara yakalandıklarında kendilerine zihin kontrolü yapılıyor zannediyor. Yada geçmişte uyuşturucu madde kullanan şahıslar dahi kendilerinin rahatsız olduğuna inanmayarak suçu MİT MÜSTEŞARLIĞI’na yada yabancı gizli servislere atarak zihin kontrolü yaptıklarını iddia ediyor. Bu durum da tam bir karmaşa ve kaos yaratıyor. Çareyi başka yerlerde aradıklarından dolayı da gerekli psikiyatrik tedavilerini yaptırmadıkları için yaşamları hem kendileri hem de aileleri için çekilmez bir hal alıyor.

Sayın Başkanım;

Devlet her yönü ile vatandaşının beden ve fizik güvenliğini korumakla mükelleftir. Eğer devlet yetkilileri gerekli açıklamayı yapmaz ise ya da bu konuda kapsamlı bir soruşturma başlatmaz ise mağdurların iddia ettiği DEVLETİN SIRADAN KİŞİLERE KARŞI İSTİHBARİ TAKİP ve TACİZ TEKNOLOJİSİ kullandığı yönündeki tezler gerçeklik kazanacaktır. Bu da devlete karşı çok ciddi tazminat davalarının açılması anlamına geliyor.

Burada devlet ve yöneticileri bir sınav veriyor. FAŞİST POLİS DEVLETİ MİYİZ ? YOKSA DEMOKRATİK HUKUK DEVLETİ Mİ ? BUNU BU KONUDAKİ TAVRINIZ BELİRLEYECEKTİR.

TALEP :

Buraya kadar yaptığımız açıklamalar çerçevesinde ve tarafımızdan yardım talep eden yüzü aşkın mağdurun da ifadelerinden yola çıkarak MİT MÜSTEŞARLIĞI’nın yada Türkiye’de gizli faaliyet gösteren YABANCI bir İSTİHBARAT SERVİSİ’nin sivil vatandaşlar üzerinde gizli istihbarat teknolojisi kullanıp kullanmadığının ilgili kurumlar kanalı ile soruşturularak tespit edilmesini, eğer kullanılmışsa hangi gerekçe ve saiklerle kullanıldığının mağdurlara resmi yazı ile bildirilmesini talep ediyoruz.

Teşekkürler.

ÖZEL BÜRO GRUBU

DUYURU : Tüm üyelerimiz ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU LOGOLU ÜYE KARTI, Anahtarlık ve Rozetlerimiz hizmetinize sunuldu /// Talepler alınmaya devam ediyor !!!!


Değerli Yurtseverler,

Grubumuzu özverili şekilde takip edebilen tüm üyelerimize tekraren teşekkür ederiz. Bizi takip edip destek verdiğiniz müddetçe bilginin en kapsamlısını, en ilgincini, en doğrusunu ve en önemlisini sizlere iletmeye devam edeceğiz. Bundan sonraki süreç için de desteğinize şimdiden müteşekkiriz. Yıllardır basın yayın sektörü içinde olarak şu ana kadar paylaşımlarımızla gündemi yakından takip ettik ve size ulaştırdık. Hatamız olduysa affola.

ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU Türkiye’nin en büyük, en kapsamlı yayını yapan İstihbarat ve Güvenlik Grubu’dur. Ve sizler de resmi üye olarak bu haklı gururu yaşayın ve bundan sonra da bizi takibe devam edin.

İstiyoruz ki bizlerin bu çabası ve sizlerin gösterdiğiniz ilgi ve alaka kalıcı olsun ve hep hatırlansın. Bu sebeple sizlerin bizi ileride de hatırlaması için ÜYELİK KİMLİK KARTI projemizi başlattık. Şu anda devam ediyor. Bu kimlik kartı ile sayıları yüzbinlere varan ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU’nun resmi ve asli bir üyesi olacaksınız ve ÖZEL BÜRO GRUBU’nun tüm avantajlarından istifade edeceksiniz. Resmi üye olabilmeniz için resmi bir üyelik kartınızın olması gerekiyor.

Resmi üye olmak isteyenler sadece 100 TL bedel ile ÜYELİK KİMLİK KARTI’nı temin edebilirler.

ÜYELİK KİMLİK KARTI İLE İLGİLİ ÖNEMLİ BİLGİLER

  1. ÜYELİK KİMLİK KARTI resmi bir kimlik değildir. Resmi işlemlerde kullanılamaz. Sadece ÖZEL BÜRO GRUBU faaliyetlerinde geçerlidir ve herhangi bir resmi kuruma bildirim yapmanıza da gerek yoktur.
  2. ÜYELİK KİMLİK KARTI para ile satılamaz.
  3. Her bir üyemiz sadece 1 adet üyelik kimlik kartı edinebilir.
  4. Anahtarlık ve Rozetlerimizde sınır yoktur.
  5. Üyelik Kimlik Kartı’nı sadece sahibi kullanabilir, başkasına devredilemez.
  6. Üyelik Kimlik Kartı 5 yıl süre ile geçerlidir. Her 5 yılda bir yenilenmesi gerekir.
  7. Kimlik kartı için verdiğiniz bilgilerin geçersiz olması durumunda kimlik kartı iptal edilir ve üyenin üyeliğine son verilir.
  8. Üyelik Kimlik Kartının kaybedilmesi halinde 5 yıl süre ile yeni kimlik kartı verilmez.
  9. Üyelik Kimlik Kartının arka yüzünde ÖZEL BÜRO GRUBU web siteleri, Sosyal Medya hesap bilgileri yer alır.
  10. Kimlik kartı için verdiğiniz tüm bilgiler gizlilik içinde saklanır, 3. Kişi ve kurumlarla paylaşılmaz.
  11. ÜYELİK KİMLİK KARTI, Anahtarlık ve Rozetlerimizde tasarımı önceden bilgi verilmeksizin Yönetim tarafından tasarımı değiştirilebilir.
  12. Üyelik Kimlik Kartı sahipleri ÖZEL BÜRO GRUBU web sitesinde, bloglarında, sosyal medya hesaplarında RESMİ YAZAR olarak yazılarını ücretsiz olarak paylaşabilir.
  13. Üyelik Kimlik Kartı sahipleri ÖZEL BÜRO GRUBU Resmi ekibi içerisine öncelikle katılabilir.

ÜYELİK KİMLİK KARTI talep edenler lütfen 1 adet yüzü açık gösteren tıraşlı (beyler için tercihen) – makyajlı (hanımlar için tercihen) VESİKALIK FOTOĞRAF, İSİM SOYAD, DOĞUM TARİHİ, E-POSTA, UYRUK, CEP TEL NO ve AÇIK ADRES bilgilerini ozel-buro adresimize iletsinler. Yeterli talebin oluşması halinde ÜYELİK KİMLİK KARTLARI’nı ivedi olarak imal edip ileteceğiz. Vesikalık Fotoğraf gönderilmemesi halinde kimlik kartı fotoğrafsız olarak bastırılacaktır.

Değerli Yurtseverler, biz tüm gerçek yurtsever kardeşlerimize güveniyoruz ancak grubumuzun kalabalık bir takipçi portföyü var ve bu kadar kalabalık içinde % 1 bile olsa mutlaka art niyetli kişiler olabilir. İşte bu olasılık % 1 bile olsa bu konuda gerekli tedbiri almamız gerekir ve bizde aldık. ÜYE KARTLARI’nın üzerine gerekli ifadeleri koyduk.

Şimdi yeni projemiz olan ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU LOGO’lu anahtarlık ve ROZET’e sıra geldi..

Anahtarlığınızı hususi otonuzda, rozetlerinizi ise şık bir takım elbiseniz üzerinde yada gündelik kıyafetinizle kullanabilirsiniz.

Talepleri almaya başladık. Her ikisi için baskı bedeli sadece 50 TL’dir.

Önemli Not :

  1. Üye kimlik kartları ve anahtarlık-rozetlerimiz 5 yıl boyunca yenilenmeyeceği için kayıp, yıpranma gibi durumlar için 2’şer adet basılacaktır. Bu durumda baskı bedeli 100 TL olacaktır.
  1. Üyelik Kimlik Kartının, anahtarlık ve rozetlerin tasarımı üzerinde ekibimiz halen çalışmayı bitirdi ve son tasarım yukarıdaki gibidir.
  2. Kargo bedeli alıcıya aittir.
  3. Anahtarlık, Rozet ve Kimlik kartı bedelini aşağıdaki hesabımıza EFT olarak İBAN NO üzerinden gönderebilirsiniz. EFT işleminden sonra lütfen tarafımıza bilgi veriniz.
  4. ÖZEL BÜRO GRUBU ÜYE KİMLİK KARTLARI, Anahtarlık ve Rozetlerimiz üyelerle ekip arasında sıcak bir iletişimin kurulması ve ileride tebessümle hatırlanacak bir hatıra olması için düşünülmüş ve tasarlanmıştır. Yukarıda da belirtildiği üzere ÜYE KİMLİK KARTLARI’mızın RESMİ BİR GEÇERLİLİĞİ YOKTUR. Amacı dışında kullanılacağını sanmıyoruz ama ola ki böyle bir durumda sorumluları tespit edip Cumhuriyet Savcılığına bildireceğimizden kimsenin kuşkusu olmasın. Bu nedenle ÜYE KİMLİK KARTLARI’nı lütfen amacı dışında kullanmayınız.

HESAP VE İBAN NO :

ZİRAAT BANKASI AKÇAKOCA DÜZCE ŞUBESİ HESAP NO : 0318-62940443-5001 /// İBAN NO :TR130001000318629404435001 /// (Erkut Ersoy adına)

Bilginize sunulur.

DUYURU : TERÖR ÖRGÜTLERİNİN ÇÖKERTİLMESİ İÇİN ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU’NA YARDIMCI OLUN /// LÜTFEN PAYLAŞIN !!!


Değerli Yurtseverler Merhaba,

Hergün milyarlarca internet abonesi internette ve sosyal medyada surf yapıyor. Bunların içinde 20 milyon küsür vatandaşımız da bulunuyor. İnternet, çağımızın bilgi deposu olduğu kadar TERÖR ÖRGÜTLERİ’nin de propaganda arenası. İnterneti kullanarak eylemlerinin reklamını yapıyor, gençlerin beynini yıkayıp militan devşiriyor, bankacılık işlemleri ile kirli paralarını aklıyor, eylemler öncesinde operasyon planlarını düzenliyor ve daha bir çok avantajından yararlanıyorlar.

Bu konuda elbette güvenlik kurumları üzerine düşeni yapıyor ama takdir edersiniz ki, milyarlarca web sitesi barındıran bu gayya kuyusunda herşeyi denetlemek ve herşeyden önceden haber almak maalesef kabil değil.

Bu nedenle tüm yurtseverlerin sorumluluk içerisinde hareket ederek, gerek sosyal medyada, gerekse diğer platformlarda,

  1. İRTİCAİ, RADİKAL DİNCİ, (IŞİD, EL KAİDE, BOKO HARAM, HİZBULLAH, İBDA-C, TALİBAN vb….)
  2. ETNİK BÖLÜCÜ, (PKK, YPG, PYD, PJAK, vb…)
  3. SOL TANDANSLI YIKICI, (DHKP-C, TİKKO, MLKP, DEVRİMCİ KARARGAH vb…)
  4. YURT DIŞI DESTEKLİ YIKICI VE BÖLÜCÜ, (FETÖ ÖRGÜTÜ vb…)

TOPLU LİSTE

1. PKK & YPG & PYD & PJAK & KCK & YSTAR & HAT

2. DEAŞ / IŞİD / EL KAİDE / Taliban

3. DHKP-C / TİKKO/ MLKP / DEVRİMCİ SOL / TKP

4. HALKIN MÜCAHİTLERİ

5. TÜRK HİZBULLAHI

6. İBDA-C

7. BOKO HARAM

8. ASALA

9. 17 KASIM

10. EOKA

11. ETA
12. AUM SHİNRİKYO
13. EBU SAYYAF Grubu (ASG)
14. Özbekistan İslami Hareketi
15. Ceyş-i Muhammed-Muhammed’in Ordusu
16. Laskar-ı Tayyiba-Kutsal Asker Örgütü
17. Haraket-Ül Ansar-Mücahidin
18. Hizb-Ül Mücahidin
19. Mısır Cemaat-i İslamiye (İslami Cemaat Grubu)
20. Mısır Al-Cihad (Cihat Tala El Fetih)
21. Silahlı İslami Grup (GIA)
22. Selefi Çağrı ve Mücadele Grubu/Cezayir
23. Lübnan Hizbullahı
24. HAMAS-İslami Direniş Hareketi
25. Filistin İslami Cihat Hareketi-Örgütü (FİCH)
26. Beyyiat-El İmam (İmamlar Birliği) Örgütü
27. Ogadin İttihad-ı İslam Hareketi
28. Moro İslami Özgürlük Cephesi
29. Abu Sayyaf Grubu-Örgütü.
30. 17 KASIM ÖRGÜTÜ
31. IRA (RIRA) (32 İlin Egemenlik Komitesi)
32. CEYŞ-İ MUHAMMED (Muhammed’in Ordusu) (Tehrik ul-Furqaah, Khuddam-ul-İslam)
33. CEMAA İSLAMIYA (JI)
34. FAS İSLAMİ MÜCADELE GRUBU
35. HARAKAT UL-MÜCAHİDİN (HUM) (Kutsal Savaşçılar Hareketi)
36. KOLOMBİYA DEVRİMCİ SİLAHLI KUVVETLERİ

37. DİĞER GLOBAL VE ULUSAL TERÖR ÖRGÜTLERİ

Gibi yukarıda bazı örneklerini verdiğimiz terör örgütlerinin,

  1. Sosyal Medya Hesapları, (TWITTER, FACEBOOK, İNSTAGRAM, PİNTEREST, TUMBLR, WORDPRESS, BLOGSPOT vb…)
  2. Web Siteleri yada Blogları, (WORDPRESS, BLOGSPOT vb…)
  3. E-posta, Skype, Whatsapp ve Telegram linkleri, Varsa cep telefonu yada sabit adres gibi iletişim bilgileri,

Gibi yukarıda saydığımız ÖZEL bilgilere sahip olunulması durumunda lütfen;

ÖZEL BÜRO WHATSAPP İHBAR HATTI LİSTEMİZE : yada,

https://chat.whatsapp.com/E99mtmm8cLaJEOvP22pJix

ÖZEL BÜRO TELEGRAM İHBAR HATTIMIZA BİLDİRİNİZ !!!

https://t.me/ozelburosohbet

Ya da site iletişim bölümünü kullanmak için buraya tıklayın.

Unutma !!! Bugün sorumluluk almaz isen yarın sığınabileceğin bir vatanın kalmayabilir !!!

DUYURU : SÖZDE SOYKIRIM KONUSUNDA YURTDIŞINA BİLGİLENDİRME YAPMAK İÇİN BİZE DESTEK OLUN /// DAĞITIM KOMİTELERİ


DEĞERLİ ÜYELERİMİZ VE MODERATÖRLERİMİZ,

BİLDİĞİNİZ GİBİ HAZİRAN 2007’DE SÖZDE SOYKIRIM İLE İLGİLİ OLARAK MİLLİ TEZLERİMİZİ ANLATMAK AMACIYLA MAIL GRUBUMUZUN İÇERİSİNDE, TAMAMEN GÖNÜLLÜLERDEN OLUŞAN “DAĞITIM KOMİTELERİ“ ADINI VERDİĞİMİZ BİR ALT ÇALIŞMA GRUBU KURDUK.

BU ÇALIŞMA GRUBU, İNTERNETTEN SÖZDE ERMENİ SOYKIRIMI KONUSUNDA DERLEDİĞİMİZ MİLLİ TEZLERİMİZİ ANLATAN ÇEŞİTLİ YAZILARI VE DÖKÜMANLARI, 6 YABANCI DİLE TERCÜME EDEREK YURTDIŞINDAKİ YABANCI BÜYÜKELÇİLİKLERE, İÇ VE DIŞ İŞLERİ BAKANLIKLARINA, YABANCI MİSYON TEMSİLCİLERİNE, YABANCI PARLAMENTO VE MECLİS ÜYELERİNE, YABANCI GAZETECİ VE BASIN & YAYIN ORGANLARI GİBİ ÇEŞİTLİ MAKAMLARA, MAIL YADA FAX YOLU İLE GÖNDEREREK SÖZDE SOYKIRIM KONUSUNDA, BİZE YAPILAN HAKSIZLIKLARI DİLE GETİRDİ.

BU KAPSAMDA, MİLLİ TEZLERİMİZİ VE HAKLILIĞIMIZI ANLATMAYA ÇALIŞTI.

BU ÇALIŞMA GRUBU, HEM SÖZDE ERMENİ SOYKIRIMI, HEMDE ÜLKEMİZDE VE DÜNYADA Kİ TERÖR ÖRGÜTLERİ KONUSUNDA, İNTERNETTEN TOPLADIĞIMIZ BİLGİLERİ YABANCI MAKAMLARA, MAIL VE FAX ÜZERİNDEN GÖNDERMEK SURETİYLE BİR BİLGİLENDİRME KAMPANYASI YAPTILAR.

SÖZDE ERMENİ SOYKIRIMI KONUSUNDA, GAZETE, DERGİ, WEB SİTELERİ, KİTAP VE BENZERİ AÇIK KAYNAKLARDAN MİLLİ TEZLERİMİZİ İÇEREN ÇOK SAYIDA ARAŞTIRMA VE AKADEMİK YAZI DERLEDİK.

BU DERLENEN YAZI VE DÖKÜMALARDA, HAKLILIĞIMIZI ANLATAN TARİHİ BİLGİLER YER ALIYORDU.

BU TARİHİ BELGELER,PLANLI BİR SOYKIRIMIN OLMADIĞINI, ANCAK 1.DÜNYA SAVAŞI ESNASINDA, ERMENİ KÖKENLİ VATANDAŞLARIN, ZORUNLULUKTAN KAYNAKLANAN BİR TEHCİRE MARUZ KALDIĞINI VE BU TEHCİR SIRASINDA BİR ÇOK ERMENİ KÖKENLİ VATANDAŞIN HAYATINI KAYBETTİĞİNİ ANLATIYORDU.

BU TARİHİ BELGELER, 1.DÜNYA SAVAŞI ESNASINDA, BİR ÇOK ERMENİ ÇETE GRUBUNUN TÜRK KÖYLERİNE SALDIRARAK, EVLERİ TALAN ETTİĞİNİ, ÇOCUK-YAŞLI DEMEDEN KÖYLÜLERİ KATLETTİĞİNİ, BÖLGEDEKİ KUVAYI MİLLİYE ORDUSUNA KARŞI GERİLLA SAVAŞI YÜRÜTTÜĞÜNÜ ANLATIYORDU.

BU TARİHİ BELGELERİ,, 6 DİLE ÇEVİRDİK VE AZ ÖNCE BAHSETTİĞİM YABANCI MAKAMLARA, GÖNDERDİK. BİLGİ SAHİBİ OLMALARI İÇİN TARİHİ GERÇEKLERİ KENDİ DİLLERİNDE ANLATTIK.

Örneğin, geçtiğimiz hafta içinde (09-15 Nisan 2020 haftası) “NO GENOCIDE /// TARGET : GREAT ARMENIAN” adlı belgeyi az önce zikrettiğimiz yurt dışındaki makamlara TOPLAM DA 187,000 adet e-posta/kopya ile gönderdik.

Bu amaçla yurt dışında profesyonel bir sunucu (server) kiraladık ve bu sunucunun kirasını da değerli moderatörlerimizin ve üyelerimizin ARŞİV ve VİDEO DVD’lerine ödemiş olduğu ücretten gelen parayla ödedik.

Aslına bakarsanız gönül isterdi ki ARŞİV ÇALIŞMALARIMIZI tüm üyelerimize bedelsiz olarak verelim. Ama ne yazık ki şu anki şartlarda bu mümkün değil, çünkü 2001-2008 arası devletten aldığımız ödenek Ergenekon Operasyonu sonucu kesildi. Dolayısıyla şu anda devletten herhangi bir destek görmüyoruz. Tüm masraflarımızı araştırma ekibinin ve moderasyonun katkıları ve ARŞİV DVD’lerimizin satışından gelen cüz’i para ile karşılamaya çalışıyoruz.

Bu nedenle bir kez daha böylesine kutsal bir görevi yapabilmemiz için bizlere maddi ve manevi destek veren tüm moderatörlerimize ve ARŞİV DVD’mizi satın alarak bütçemize katkı sağlayan üyelerimize sonsuz şükranlarımı sunarım.

Değerli Üyelerimiz;

SÖZDE SOYKIRIM konusu ülkemiz için önemli bir konudur. Tarafımıza kurulmak istenen asırlık komploya maalesef tüm dünya ülkeleri nezdinde oldukça fazla destek var. Haklı olduğumuz bir konuda baskı ve tezgahlarla bir ülkenin bileği bükülmek isteniyor. İleride toprak ve tazminat isteme noktasına kadar ulaşabilecek büyük bir komplo bu.

Eğer bizler bugün çalışmaz isek ve bu konuyu sadece AK PARTİ hükümetine ve onun cılız politikasına bırakırsak gelecekte ödeyemeyeceğimiz bir fatura ile karşı karşıya kalabiliriz ki AKP’nin bu konudaki KABUL ET GİTSİN yaklaşımını da belirtmeden geçmeyelim.

Biz ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU olarak 2000 yılından bu yana, önceleri dar kapsamda 1500-2000 mail adresini kapsayacak şekilde başlattığımız yurt dışı bilgilendirme çalışmasını yurt dışında server (sunucu) kiraladıktan sonra yıllık 150,000 – 200,000 adrese çıkarmış bulunuyoruz. Her sene 4 periyod olarak 3 ayda bir olmak üzere yerli ve yabancı e-posta adreslerine, mektup adreslerine ve fax’lara DAĞITIM KOMİTELERİ ÇALIŞMA GRUBU aracılığı ile milli tezlerimizi aktarıyoruz.

Eğer sizler de bu çabamıza iştirak etmek isterseniz ozel-buro adresimize İSİM VE SOYAD, E-POSTA ADRESİNİZ, CEP TELEFON NUMARANIZ ve varsa WEB SİTE ADRESİNİZİ yollayın sizi de bu çalışmaya dahil edelim.

Ek’te sizler için hazırladığımız DAĞITIM KOMİTELERİ ÇALIŞMA GRUBU tanıtım yazımızı ve e-posta gönderimlerini nasıl yapacağınızı tarif eden bir doküman bulunuyor. Lütfen inceleyiniz.

İLGİLİ TANIM VE AÇIKLAMALARI BURADAN İNDİREBİLİRSİNİZ.

Aramıza katılacak olan yurtseverlere şimdiden hoş geldin der, ortak çabamızın başarılı olmasını temenni ederiz.

ERKUT ERSOY

İstihbarat Uzmanı

ÖZEL BÜRO GRUBU KURUCU ÜYESİ

DUYURU : SÖZDE ERMENİ SOYKIRIMI KONUSUNDA MİLLİ TEZLERİMİZİ TÜM DÜNYAYA YAYAN DAĞITIM KO MİTELERİ GRUBUMUZUN YENİ PROJESİ BAŞLATILDI !!!!!


******************************************************************************

NOT : Bu e-posta mesajı bilgilendirme amaçlı ve bir kereye mahsus olmak üzere tarafınıza gönderilmiştir. Bundan sonra tarafımızdan mesaj almayacaksınız !!! Verdiğimiz geçici rahatsızlıktan ötürü özür dileriz. Mail dağıtım ağımıza katılmayı arzu ederseniz www.ozelburoistihbarat.com adresimizden 1 adet GMAIL adresiniz ile üye olabilirsiniz.

******************************************************************************

Sayın Hanımefendi ve Beyefendi,

Bir aşırı geçkin bir süredir hepinizin bildiği üzere SÖZDE SOYKIRIM ile ilgili saçma sapan bir iftira ile uğraşıyoruz. Bu konuda daha önce tüm dünyaya bu konunun siyasi olmadığını tarihi bir konu olduğunu söyledik ve tüm arşivlerimizin tüm dünyadaki araştırmacı ve tarihçilere açık olduğunu ilan ettik. Buna rağmen her yıl Nisan ayı geldiğinde aynı saçmalık yine önümüze konarak elimizi ayağımızı bağlamak istiyorlar. Devlet vargücü ile bu iftira ile savaşsada başka başka iftira ve düşmanlıkların icat edilerek önümüze konulmasından dolayı devlet kurumları enerjisini bölmek zorunda kalıyor. Buradaki açığı da üniversitelerimiz, yurtsever gruplar ve TÜRK TARİH KURUMU kapatmaya çalışıyor ve devletin işini üstleniyor.

Yine bir Nisan ayı yaklaşıyor ve ÖZEL BÜRO GRUBU ve Üniversitelerimiz yine bu iftiraya karşı anti tezler hazırladı ve bunları özellikle Fransa ve Arap ülkeleri olmak üzere dünyadaki tüm ülke parlamento üyelerine kendi dillerinde gönderecek. Gönderilecek metinleri görmek isteyenler www.ozelburoistihbarat.com sitesine girerek DOSYALAR ve ARŞİV menüsünde bulunan SÖZDE ERMENİ SOYKIRIMI adlı bölümü inceleyebilirler. Burada bulunan metinler şu ana kadar yüzlerce ülke parlamentosuna gönderilmiş durumda ve halen gönderimler Fransızca ve Arapça devam etmektedir.

Ancak maalesef eksiklerimiz bulunuyor. Özellikle bazı metinlerin – ki şu anda elimizde 32 sayfalık Türkçe bir metni göndermenin hazırlığını yapıyoruz – ivedi olarak Fransızca ve Arapça’ya tercüme edilmesi gerekiyor. Bu hepimiz için milli bir görevdir ve Fransızca ve Arapça bilen yurtseverlerin bu konuda yardımına ihtiyacımız bulunuyor. Şu anda bu projenin başında Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Emekli Kurmay Albay Ömer Lütfi Taşcıoğlu Komutanımız ve ÖZEL BÜRO ekibi bulunmaktadır.

SÖZDE ERMENİ SOYKIRIMI NEDİR?

Ermeni Kırımı veya Ermeni Soykırım Osmanlı İmparatorluğu’nun I. Dünya Savaşı esnasındaki İttihat ve Terakki iktidarı döneminde Ermeni tebaasına karşı uyguladığı tehcir esnasında meydana gelen, 22 ülkenin soykırım olarak tanımladığı toplu ölümler. Bazı kaynaklar, II. Abdülhamid döneminde Hamidiye Alayları’nın gerçekleştirdiği ölümleri de soykırım iddiasına dâhil etmektedirler.

Türkiye’de “Sözde Ermeni Soykırımı” ve “Ermeni Soykırım İddiaları başlıklarıyla akademik ve tarihsel anlamda tartışmalar mevcuttur. Kimi tarihçiler tarafından bu dönemde Osmanlı İmparatorluğu’ndaki Ermenilerin devlet yönetimi tarafından kasıtlı ve emirler dahilinde öldürüldüğü ve bu sebeple olayların ilk modern soykırımlardan biri ve bir etnik temizlik olduğu tezi savunulmuştur. Bir kısım tarihçiler ise olayları I. Dünya Savaşı’nda dağılmakta olan Osmanlı İmparatorluğu’nun cephe gerisini güvene almak için uyguladığı tehcir sonucunda milletler arasında gerçekleşen bir iç çatışma olarak değerlendirmekte ve devlet duruşunun bu yönde olmadığını savunmaktadır. Katliamlar ve çatışmalar nedeniyle ölen Ermenilerin toplam sayısı üzerine çok farklı rakamlar öne sürülmüş ve en yaygın akademik araştırmalarca 600.000 ile 1,5 milyon kişi arasında can kaybı olduğu öngörülmektedir.

1915 olaylarını "soykırım" olarak tanıyan ülkeler

Ermeni diasporası, 1915 olaylarıyla ilgili "soykırım" kararını ilk kez 1965 yılında Uruguay’da çıkarmayı başladı. 1965’ten bu yana Uruguay’ı 24 ülke daha takip etti. Bazı ülkelerde ise yerel parlamentolar 1915 olaylarını "soykırım" olarak kabul ediyor. ABD’de 43 eyalet parlamentolarında "soykırım" kararını çıkardı. İşte 1915 olaylarını resmen "soykırım" olarak tanıyan ülkeler.

Kaç ülke 1915 olaylarına "soykırım" dedi

Ermeni diasporası, 1915 olaylarıyla ilgili "soykırım" kararını ilk kez 1965 yılında Uruguay’da çıkarmayı başladı. 1965’ten bu yana Uruguay’ı 24 ülke daha takip etti. Bazı ülkelerde ise yerel parlamentolar 1915 olaylarını "soykırım" olarak kabul ediyor. ABD’de 43 eyalet parlamentolarında "soykırım" kararını çıkardı. İşte 1915 olaylarını resmen "soykırım" olarak tanıyan ülkeler.

URUGUAY

1915 olaylarını "soykırım" olarak tanıyan ilk ülke Uruguay oldu. Uruguay parlamentosu 1965 yılında 1915 olaylarına "soykırım" dedi.

KIBRIS RUM KESİMİ

Kıbrıs Rum yönetimi 1915 olaylarını 1982 yılında "soykırım" olarak kabul etti.

ARJANTİN

Güney Amerika ülkelerinden Arjantin 1915 olaylarını 1993 yılında "soykırım" olarak tanıdı. Ermeni lobisinin güçlü olduğu Arjantin, 1915 olaylarını "soykırım" olarak kabul eden ilk ülkeler arasında yer aldı. Arjantin doğumlu Papa Françis de bu yıl "soykırım" diyerek önemli bir tartışmanın başlamasına neden oldu.

RUSYA FEDERASYONU

Rusya 1915 olaylarını 1995 yılında "soykırım" olarak kabul etti. Rusya Federasyonu Federal Konseyi Devlet Duması (Temsilciler Meclisi) 14 Nisan 1995’de kabul ettiği kararda, Ermeni iddialarına konu edilen olaylarI kınadı ve "24 Nisan Soykırım Kurbanlarını Anma Günü" olarak ilan etti. Rusya Federasyonu Federal Konseyi Devlet Duması’nın 22 Nisan 2005 tarihli açıklamasında da Ermeni iddiaları paralelinde değerlendirmelerde bulunuldu.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin 1915 olaylarının 100. yıldönümünde Ermenistan’ın başkenti Erivan’daki törenlere katılıyor. Putin törene katılmadan önce 1915 olaylarının "soykırım" olduğunu bir kez daha vurguladı.

KANADA 1996

Kanada Parlamentosu Avam Kamarası 23 Nisan 1996 tarihinde aldığı kararda 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarına değinerek, her yılın 20-27 Nisan haftasını "bir halkın diğer bir halka karşı uyguladığı insanlık dışı davranışı anma haftası" olarak kabul edildiğini duyurdu. Kanada Parlamentosu’nun Senato kanadında 13 Haziran 2002 tarihinde "Ermeni Soykırımının Tanınması ve Anılması" başlıklı bir önerge kabul edildi. Kanada Avam Kamarası’nın 21 Nisan 2004 tarihinde kabul ettiği kararda da 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddiaları paralelinde ifadelere yer verilerek, yaşananlar "insanlığa karşı suç" olarak nitelendirildi.

YUNANİSTAN 1996

Yunanistan Parlamentosu ise 25 Nisan 1996 tarihinde çıkardığı bir kanunla 24 Nisan’ı "Ermeni soykırımını anma günü" ilan etti.

LÜBNAN 1997

Lübnan Temsilciler Meclisi’nin 3 Nisan 1997 tarihli kararında Ermeni çevrelerinin ifadelerine yer verildi ve 24 Nisan "Anma günü" ilan edildi. Lübnan Temsilciler Meclisi 11 Mayıs 2000 tarihinde kabul ettiği kararda Ermeni çevrelerinin iddialarına atıf yapıldı. Kararda, 1915 olayları kınanarak, Ermenilerin talepleriyle dayanışma vurgusu yapıldı.

BELÇİKA 1998

Belçika Senatosu 26 Mart 1998 tarihinde "Türkiye’de Yaşayan Ermenilerin 1915 Soykırımına İlişkin Karar"ı aldı. Kararda, Ermeni çevrelerinin iddialarına ilişkin çeşitli değerlendirmelere yer verilerek, Türkiye’ye de bunu kabul etmesi çağrısı yapıldı.

İSVEÇ 2000

İsveç Parlamentosu Dışişleri Komisyonunca hazırlanan ve Parlamentonun 29 Mart 2000 tarihli oturumunda kabul edilen İnsan Hakları Raporu’nun Türkiye ile ilgili bölümünde Ermeni çevrelerinin iddialarına da yer verildi. Kararda 1915 olayları Ermeni tezleri paralelinde değerlendirildi. İsveç Parlamentosu 11 Mart 2010 tarihinde kabul ettiği bir metinle de Ermeni iddialarını Asuri, Süryani, Keldani ve Pontus Rumlarını da içine alacak şekilde genişletti.

İTALYA 2000

İtalya Temsilciler Meclisi’nin 16 Kasım 2000’de kabul ettiği kararla Avrupa Parlamentosu’nun 15 Kasım 2000 tarihli kararına atıfta bulunularak, İtalyan Hükümetine sorunun çözümüne ilişkin girişimde bulunma çağrısı yapıldı.

VATİKAN 2000

Vatikan 1915 olaylarını ilk kez 2000 yılında "soykırım" olarak tanımladı. Arjantin doğumlu Papa Françis de iki hafta önce Vatikan’da düzenlenen ayinde, 1915 olaylarını "soykırım" olarak tanımladı. Açıklamaya sert tepki gösteren Türkiye Vatikan büyükelçisini geri çağırdı.

FRANSA 2001

Fransa Senatosu 7 Kasım 2000 tarihinde "acil görüşme" yöntemi ile gündeme getirilerek ele alınan "Fransa 1915 yılında Ermenilere karşı soykırım uygulandığını alenen kabul eder" ifadesinden oluşan yasayı kabul etti. Bu yasa Fransa Ulusal Meclisi’nin 18 Ocak 2001 tarihli oturumuna katılan 50 kadar parlamenterin oybirliğiyle kabul edildi. Dönemin Cumhurbaşkanı Chirac yasayı 29 Ocak 2001 tarihinde onayladı.

İSVİÇRE 2003

İsviçre Federal Parlamentosu Ulusal Meclisi 16 Aralık 2003 tarihinde Ermeni çevrelerinin iddialarını tanıyan bir önergeyi kabul etti.

SLOVAKYA 2004

Slovakya Ulusal Meclisi’nde 30 Kasım 2004 tarihinde "Slovakya Ulusal Meclisi, 1915 yılında Osmanlılar tarafından girişilen Ermeni soykırımını tanır ve bunun insanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğunu kabul eder" şeklinde bir bildiri benimsendi.

HOLLANDA 2004

Hollanda Temsilciler Meclisi’nin 21 Aralık 2004 tarihinde yapılan oturumunda, "Hollanda Hükümetini Türkiye ile yürütülecek kültürel ve siyasi diyalog çerçevesinde Türkiye’nin Ermeni Soykırımını tanıması konusunu sürekli gündeme getirmesini" talep eden bir önerge kabul edildi.

VENEZUELA 2005

Venezuela Ulusal Meclisi 14 Temmuz 2005 tarihinde kabul ettiği kararda Ermeni iddiaları paralelinde görüşlere yer verildi. Kararda, bu iddialar kabul edilinceye kadar Türkiye’nin AB üyelik sürecinin askıya alınması da istendi.

LİTVANYA 2005

Litvanya Parlamentosunun 15 Aralık 2005 tarihli kararında da Ermeni iddiaları paralelinde görüşlere yer verildi Kararda, Türkiye’ye bunu tanıma çağrısı yapıldı.

POLONYA 2005

Polonya Parlamentosu, 19 Nisan 2005 tarihinde, Ermeni çevrelerinin iddiaları paralelinde bir kararı kabul etti. Kararda, Ermeni iddiaları paralelinde ifadeye yer verildi ve 1915 olayları mağdurlarının "saygıyla anıldığı"’ kaydedildi.

ŞİLİ 2007

Şili Senatosu 5 Haziran 2007’de Ermeni iddialarını tanıyan tanıyan bir karar kabul etti.

BOLİVYA 2014

Bolivya’da senato 1915 olaylarını "soykırım" olarak tanımlayan bir karar tasarısını onayladı. Karar tasarısı Bolivya Dışişleri Bakanlığı tarafından da kabul edildi.

ÇEK CUMHURİYETİ 2015

Çek Parlamentosu Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu, 1915 olaylarının 100. yıldönümünde Ermeni iddialarını "soykırım" olarak kabul eden bir önergeyi kabul etti.

Kararda, BM Genel Kurulu’nun 9 Aralık 1948 tarihli Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi ile "Ermeni Soykırımı"nı resmen tanıyan ülkelerin yasama-yürütme organları ve uluslararası kuruluşların kararlarına atıfta bulunarak, Çek Cumhuriyeti’nin soykırımların inkârını kınadığı kaydedildi. Kararda Pontus Rum, Asuri-Süryani ve Ezidiler de yer aldı.

AVUSTURYA 2015

Avusturya Parlamentosu Başkanı Doris Bures, parlamentoda yaptığı konuşmada, 24 Nisan 1915’te "Ermenilerin tutuklamasıyla" başlayan olayların "tehcir" ile devam ettiğini ve "soykırım" ile son bulduğunu öne sürdü. Bures, 6 siyasi partinin bu konuda birleştiğini ve bu çerçevede ortak bildiri hazırladığını söylemişti.

Konuşmasının ardından Bures, milletvekillerini saygı duruşu için ayağa kalkmaya davet etmiş, milletvekilleri, 1915 olaylarında hayatını kaybedenler için bir dakikalık saygı duruşunda bulunmuştu. Avustarya’nın kararına sert tepki gösteren Türkiye, Viyana Büyükelçisi Hasan Göğüş’ü geri çağırdı.

BREZİLYA 2015

Brezilya’da yasama organının üst kanadı Federal Senato’da 1915 olayları iddialarıyla ilgili karar 2015’te oybirliğiyle alındı. Karar metninde "soykırım kurbanlarının anısının onurlandığına" vurgu yapıldı. Ayrıca "soykırımdan kurtulup Brezilya’ya sığınanların ve mirasçılarının ekonomiye ve kültüre yaptıkları katkıya saygılar" sunuldu. Brezilya’da yaklaşık 40 bin Ermeni kökenli vatandaş yaşıyor.

SURİYE 2015

Suriye Meclisi, Türkiye ile siyasi ilişkilerinin kötüye gitmesinin ardından Ermeni soykırımı iddialarını tanıdı. Meclis’in aldığı kararda "Bu tür felaketlerin tekrar etmemesi için bütün ülkelerin aynı adımı atması "çağrısı yapıldı.

ALMANYA 2016

Almanya’da Federal Meclis "soykırım" iddialarını tanıyan bir tasarıya onay verdi. Hristiyan Birlik Partileri, Sosyal Demokrat Parti ve Yeşiller’in birlikte hazırladığı karar tasarısı, 1915 olaylarını "soykırım" olarak tanımladı. Kararla "soykırım" iddialarının okul müfredatına dahil edilmesi, tarih derslerinde okutulması istendi. Metinde yaşananlardan dönemin Alman İmparatorluğu da sorumlu tutuldu.

ÖZEL BÜRO GRUBU ÇALIŞMALARI

SÖZDE SOYKIRIM İLE İLGİLİ OLARAK MİLLİ TEZLERİMİZİ ANLATMAK AMACIYLA MAIL GRUBUMUZUN İÇERİSİNDE, TAMAMEN GÖNÜLLÜLERDEN OLUŞAN“DAĞITIM KOMİTELERİ“ADINI VERDİĞİMİZ BİR ALT ÇALIŞMA GRUBU KURDUK.

BU ÇALIŞMA GRUBU, İNTERNETTEN SÖZDE ERMENİ SOYKIRIMI KONUSUNDA DERLEDİĞİMİZ MİLLİ TEZLERİMİZİ ANLATAN ÇEŞİTLİ YAZILARI VE DÖKÜMANLARI, 6 YABANCI DİLE TERCÜME EDEREK YURTDIŞINDAKİ YABANCI BÜYÜKELÇİLİKLERE, İÇ VE DIŞ İŞLERİ BAKANLIKLARINA, YABANCI MİSYON TEMSİLCİLERİNE, YABANCI PARLAMENTO VE MECLİS ÜYELERİNE, YABANCI GAZETECİ VE BASIN & YAYIN ORGANLARI GİBİ ÇEŞİTLİ MAKAMLARA, MAIL YADA FAX YOLU İLE GÖNDEREREK SÖZDE SOYKIRIM KONUSUNDA,BİZE YAPILAN HAKSIZLIKLARI DİLE GETİRDİ.

BU KAPSAMDA, MİLLİ TEZLERİMİZİ VE HAKLILIĞIMIZI ANLATMAYA ÇALIŞTI.

BU ÇALIŞMA GRUBU, HEM SÖZDE ERMENİ SOYKIRIMI, HEMDE ÜLKEMİZDE VE DÜNYADA Kİ TERÖR ÖRGÜTLERİ KONUSUNDA, İNTERNETTEN TOPLADIĞIMIZ BİLGİLERİ YABANCI MAKAMLARA, MAIL VE FAX ÜZERİNDEN GÖNDERMEK SURETİYLE BİR BİLGİLENDİRME KAMPANYASI YAPTILAR.

PKK TERÖR ÖRGÜTÜNÜN,YURT DIŞINDA LANSE EDİLDİĞİ GİBİ GİTAR ÇALAN SEMPATİK KIZLARIN OLDUĞU“BİR ÖZGÜRLÜK HAREKETİ” OLMADIĞINI ANLATTIK.

PKK TERÖR ÖRGÜTÜ’NÜN,BEBEKLERİ BİLE KUNDAKLARINDA KATLEDEN ALÇAK BİR TERÖR ÖRGÜTÜ OLDUĞUNU ANLATTIK.

PKK TERÖR ÖRGÜTÜ’NE,MÜTTEFİK DOSTLARIMIZIN VERDİKLERİ SİYASİ VE LOJİSTİK DESTEĞİ SONA ERDİRMELERİNİ İSTEDİK.

PKK TERÖR ÖRGÜTÜ’NÜN,YURT DIŞINDA SİVİL TOPLUM ÖRGÜTÜ KİSVESİ ADI ALTINDA AÇILAN VE PKK MİLİTANLARININ KURDUĞU ÇEŞİTLİ SUÇ BÜROLARINI KAPATMALARI ÇAĞRISINDA BULUNDUK.

PKK TERÖR ÖRGÜTÜ’NÜN,YURT DIŞINDA, TÜRK VE KÜRT İŞADAMI VE ESNAFLARINDAN ZORLA HARAÇ ALDIĞINI, SİLAH KAÇAKÇILIĞI, GÖÇMEN, FUHUŞ VE UYUŞTURUCU TİCARETİ YAPTIĞINI, HATTA AVRUPA’DA İLLEGAL YOLLARDAN ELDE ETTİĞİ VE TAMAMI KARA PARA OLAN 220 MİLYON EURO’NUN ÇEŞİTLİ YOLLARLA AKLANDIĞINI VE BU DURUMUN AVRUPA İSTİHBARAT VE POLİS YETKİLİLERİ TARAFINDAN BİLİNMESİNE RAĞMEN ÖZELLİKLE ENGELLENMEYEREK ÖRTÜLÜ DESTEK VERİLDİĞİNİ ANLATTIK.

PKK TERÖR ÖRGÜTÜ’NÜN,DANİMARKA’DAN YAYIN YAPAN ROJ TV İLE DİREKT İRTİBATININ BULUNDUĞUNU, HATTA BU TELEVİZYON KANALINDAN ÖRGÜT ELEMANLARINA TALİMATLAR VERİLDİĞİNİ, ANCAK DANİMARKA İSTİHBARAT VE GÜVENLİK YETKİLİLERİNİN BU DURUMU BİLMESİNE RAĞMEN “DELİL YOK” DENİLEREK YAYINA SON VERMEDİKLERİNİ SÖYLEDİK. BU KONU 25.MAYIS.2010 TARİHLİ NTV’NİN AKŞAM BÜLTENİNDE DE YER ALMIŞTIR. DANİMARKALI GAZETECİ CARL ERIC STOOUGARD, BASIN DEMECİNDE, DANİMARKA İSTİHBARATININ, PKK’YA ÖRTÜLÜ BİR DESTEK VERDİĞİNİ VE ROJ TV’NİN KAPATILMASINI ENGELLEDİĞİNİ İLERİ SÜRMÜŞTÜR.

YİNE AYNI ŞEKİLDE, SÖZDE ERMENİ SOYKIRIMI KONUSUNDA, GAZETE, DERGİ, WEB SİTELERİ, KİTAP VE BENZERİ AÇIK KAYNAKLARDAN MİLLİ TEZLERİMİZİ İÇEREN ÇOK SAYIDA ARAŞTIRMA VE AKADEMİK YAZI DERLEDİK.

BU DERLENEN YAZI VE DÖKÜMALARDA, HAKLILIĞIMIZI ANLATAN TARİHİ BİLGİLER YER ALIYORDU.

BU TARİHİ BELGELER,PLANLI BİR SOYKIRIMIN OLMADIĞINI, ANCAK 1.DÜNYA SAVAŞI ESNASINDA, ERMENİ KÖKENLİ VATANDAŞLARIN, ZORUNLULUKTAN KAYNAKLANAN BİR TEHCİRE MARUZ KALDIĞINI VE BU TEHCİR SIRASINDA BİR ÇOK ERMENİ KÖKENLİ VATANDAŞIN HAYATINI KAYBETTİĞİNİ ANLATIYORDU.

BU TARİHİ BELGELER,1.DÜNYA SAVAŞI ESNASINDA, BİR ÇOK ERMENİ ÇETE GRUBUNUN TÜRK KÖYLERİNE SALDIRARAK, EVLERİ TALAN ETTİĞİNİ, ÇOCUK-YAŞLI DEMEDEN KÖYLÜLERİ KATLETTİĞİNİ, BÖLGEDEKİ KUVAYI MİLLİYE ORDUSUNA KARŞI GERİLLA SAVAŞI YÜRÜTTÜĞÜNÜ ANLATIYORDU.

BU TARİHİ BELGELERİ,6 DİLE ÇEVİRDİK VE AZ ÖNCE BAHSETTİĞİM YABANCI MAKAMLARA, GÖNDERDİK. BİLGİ SAHİBİ OLMALARI İÇİN TARİHİ GERÇEKLERİ KENDİ DİLLERİNDE ANLATTIK.

İŞTE DEĞERLİ YURTSEVERLER, KURULDUĞUMUZDAN BU YANA SADECE VE SADECE ÜLKEMİZİN BEKAASI İÇİN ÜZERİMİZE DÜŞEN VATANSEVER SORUMLULUĞU YERİNE GETİRMEYE ÇALIŞTIK. SİZLERE EN DOĞRU EN DETAYLI BİLGİYİ İLETMEYE ÇALIŞTIK. ÜLKEMİZİN EN SORUNLU KONULARI İLE İLGİLİ KAMPANYALAR YAPTIK.

Sayın Hanımefendi ve Beyefendi,

Siz de vatanınızın en önemli sorunlarının başında gelen bir konuda sorumluluk almak ve yardımcı olmak isterseniz DAĞITIM KOMİTELERİ GRUBU’muz içinde yer alabilirsiniz.

Adınızı, Soyadınızı, Mesleğinizi, Bildiğiniz Yabancı Dilleri, Cep Telefon Numaranızı ve E-posta adresinizi erkut.ersoy adresimize göndermeniz halinde KOMİTE’ye kaydınız yapılacak ve en kısa süre içinde proje ilgili ayrıntılı bilgi verilecektir.

ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU

www.ozelburoistihbarat.com

DUYURU : ÖZEL BÜRO’YU TELEGRAM VE WHATSAPP’TAN TAKİP EDİN !!!!


  1. ÖZEL BÜRO GRUBU TELEGRAM UYGULAMASI PAYLAŞIMLARI İÇİN BAĞLANTI LİNKİ : https://t.me/ozelburopaylasimgrubu
  2. ÖZEL BÜRO GRUBU TELEGRAM UYGULAMASI ÜYE SOHBET ODASI İÇİN BAĞLANTI LİNKİ : https://t.me/ozelburosohbet

  1. ÖZEL BÜRO WHATSAPP UYGULAMASI PAYLAŞIM HATTIMIZA KATILMAK İÇİN LİNK : https://chat.whatsapp.com/5xMO8XLEL2JDZSVyV3ivxj
  2. ÖZEL BÜRO WHATSAPP UYGULAMASI DUYURU HATTIMIZA KATILMAK İÇİN LİNK : https://chat.whatsapp.com/E99mtmm8cLaJEOvP22pJix

DUYURU : ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBUNU — LİNKEDİN — PORTALI ÜZERİNDEN DE TAKİP EDEBİLİRSİNİZ.


Değerli Yurtseverler,

ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU paylaşımlarını,

  1. Web sitemiz www.ozelburoistihbarat.com ve www.mit.ist siteleri üzerinden,
  2. http://stratejikplanblog.wordpress.com
  3. http://stratejikguvenlik.blog
  4. http://yuksekstrateji.wordpress.com
  5. http://istihbaratsahasi.wordpress.com
  6. http://derinistihbarat.wordpress.com
  7. http://derinstrateji.wordpress.com
  8. http://istihbaratalani.wordpress.com
  9. http://stratejikistihbarat.wordpress.com
  10. http://stratejikoperasyon.wordpress.com
  11. http://istihbaratveanaliz.wordpress.com
  12. https://istihbaratblog.wordpress.com
  13. https://stratejisite.wordpress.com
  14. http://teknolojivearastirma.blogspot.com.tr Blogları üzerinden (Bazı bloglarımızda VPN kullanmak mecburidir),
  15. Sosyal Medya (FACEBOOK, TWITTER, PINTEREST, İNSTAGRAM) üzerinden,
  16. ÖZEL BÜRO YOUTUBE Adresi – 1. KANAL : https://www.youtube.com/channel/UCOMPaV7X6svI4IjoriVO3kQ
  17. ÖZEL BÜRO YOUTUBE Adresi – 2. KANAL : https://www.youtube.com/channel/UC0sUTE2qJsiOTqVT2wr__gA
  18. Whatsapp, Telegram ve Discord üzerinden,
  19. Ve Linkedin Grubumuz üzerinden takip edebilirsiniz. Hali hazırda 625 mevcut yurtsever takip ediyor. Tüm hesaplarımız web sitemizde mevcuttur. Oradan da üye olabilirsiniz.

Keyifli paylaşımlar dileriz.

ÖZEL BÜRO LİNKEDİN GRUBU

ÖZEL BÜRO LİNKEDİN GRUBUNA GİTMEK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ.

DUYURU : ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU’NA KATALOG SUÇLAR HAKKINDA 7/24 BİLGİ VEREBİLİRSİNİZ !!!! (REVİZE)


Değerli Yurtseverler,

ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU kamu yararı gözeten sivil bir açık istihbarat ve yurtsever platformudur.

Bugüne kadar resmi güvenlik ve istihbarat kurumlarına gönderdiğimiz 2,011 adet ihbar ve bilgi notu (2001-2019 tarihleri arası) bunun en bariz ispatıdır.

Rakamı abartılı bulan Basın mensupları olursa lütfen tarafımıza bilgi versinler, hemen onlara resmi güvenlik ve istihbarat kurumlarına gönderdiğimiz bilgi ve ihbar notlarının yazılı çıktısını ve resmi güvenlik ve istihbarat kurumu yetkilileri ile yapılan telefon görüşmelerinin ses kayıtlarının bir kopyasını sunabiliriz. Biz de abartma, mübalağa, yalan beyan olmaz. Bizler TATLISU milliyetçisi değiliz. Sadece iyi günde değil ülkemizin en kötü günlerinde bile (Allah yaşatmasın !) görevini kelle koltukta, gözleri odakta, elleri tetikte, can siperane yapan sahici YURTSEVERLERİZ. Allahtan başka korkumuz olmaz. Gözümüzün gördüğü, elimizin ulaştığı her yere menzil, engel demeden ulaşırız. İmkansız lafının biz de yeri yoktur. İmkansızı başarmak bizim işimizdir ve görevimizi de Ata’nın bize verdiği emanete sahip çıkarak layıkı ile yapıyoruz, ömrümüz yettiğince emanetine sahip çıkacağız. Bizler maaşlı profesyoneller yada paralı muhbirler değiliz. Görevimizin kutsallığı bizim için herşeyden önde gelir. Devlet büyüklerimizden bir beklentimiz de yok. Ricamız, sadece yapmış olduğumuz faaliyetlerde hukuksal yada bürokratik engel çıkarılmamasıdır. Başka bir talebimiz yoktur.

Aşağıda yer alan KATALOG suçlar hakkında bize yada aşağıda ihbar linkleri bulunan RESMİ GÜVENLİK KURUMLARIMIZA her konuda ihbar gönderebilirsiniz.

· Terör Örgütleri hakkında,

· Çocuk Pornografisi hakkında,

· Organize Suç Örgütleri (Mafya Örgütlenmeleri) hakkında,

· Uyuşturucu Ticareti (Narkotik) hakkında,

· Atatürk’e yönelik nefret suçları hakkında,

· Bilişim Suçları hakkında,

· Hayvan ve Değerli Eşya Kaçakçılığı, Silah Ticareti, Tarihi Eser Kaçakçılığı hakkında,

· Ya da bizzat gördüğünüz, şahit olduğunuz suç konusunda her zaman bilgi verebilirsiniz.

İstediğiniz takdirde kimliğiniz gizli tutulacaktır. Ancak ihbarınızın ASILSIZ çıkması halinde TÜRK CEZA KANUNU’nun ilgili maddesince hakkınızda yasal işlem başlatılır. Bu nedenle ihbar göndermeden önce vereceğiniz bilginin teyid edilmiş olduğuna ve kesin doğru bilgi içerdiğine emin olunuz ve buna göre bilgi veriniz.

İlgili kurumlara bilgi vermek isterseniz;

EMNİYET İHBAR HATTI LİNK & İHBAR TELEFONU : 155

Link : https://www.egm.gov.tr/sayfalar/ihbar.aspx

JANDARMA İHBAR HATTI LİNK & İHBAR TELEFONU : 156

Link : https://vatandas.jandarma.gov.tr/156IHBAR/form/frm156GD.aspx

MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI BAŞKANLIĞI LİNK

Link : https://www.mit.gov.tr/katkiniz.html

ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU’ndan AİLELER İÇİN Narkotik Suçları Dosyası ve Uyuşturucu Bağımlısı olan aile fertleri için ÖNERİLER

BAĞIMLILIK NEDİR ?

Bağımlılık, kişinin zarar görmesine rağmen madde kullanımına devam etmesi, kullandığı maddeyi uzun süre bırakamaması, sürekli madde arayışı içinde olması, kullandığı maddeyi giderek arttırması ile karakterize edilen bir tablodur (Ögel, Taner ve Yılmazçetin, 2003).

Bağımlılık karar verme süreçlerine bağlı bir durumdur. Bireyin yaşamındaki ilişkiler, yaşam düzenlemeleri ve sağlığına ilişkin kararları ve seçimleriyle ilgilidir. Seçimler ve yaşam biçimi ise bireyin ailesinden başlayarak zamanla içinde bulunduğu çevrelerden etkilenme yaşantılarına dayanmaktadır.

Madde kullanımının sağlık, suç, yargı, sosyal refah, eğitim, güvenlik, ulaşım, ülke içinde ve ülkeler arası ticaret için bir dizi doğurguları vardır. Bu tür maddelerin kullanımı sadece gençlerin bireysel yaşamını olumsuz etkilemekle kalmaz, toplumu da etkiler. Cinayetlerin %60’ı, saldırıların %40’ı, tecavüzlerin %33’ü alkol kullanımı ile ilgilidir. Madde kullanımının fizyolojik etkileri algılamada, gerçeklik değerlendirmede sorun yaratmaktadır. Çünkü merkezi sinir sistemini ve diğer organları etkiler (Korkut, 2007).

BAĞIMLILIK YAPICI MADDE İSE,

Beyin işlevlerini ve tüm bedensel yapıları etkileyerek, zamanla organ sistemlerinde kalıcı değişikliklere yol açan, ruhsal ve davranışsal sorunlar oluşturan, yaşam için gerekli olmayan doğal ya da yapay sahte iyi oluş hali ortaya çıkaran maddelerdir.

AMATEM’e göre, yasal olan ya da olmayan, uyarıcı ya da uyuşturucu niteliği olan, bağımlılık yapan maddelerin tümüne “uyuşturucu madde” denilmektedir.

“Madde Kullanımı/Bağımlılığı” dendiğinde uyuşturucu ve uyarıcı maddelerle birlikte tütün ve alkol ürünleri de kapsanmaktadır. Tütün ürünleri ve alkolün ortalama düzeyde kullanımı bile ciddi kişisel ve sosyal sonuçlara yol açabilir.

BAĞIMLI BİREY; ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KAYBEDER

İnsan var oluşundan itibaren hep özgürlüğünü kazanma uğruna mücadeleler vermiştir, hala da vermektedir. Özgürlük, herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme veya davranma, herhangi bir şarta bağlı olmama durumudur. Dolayısıyla, herhangi bir maddeye bağımlı olan insanın özgür olamaz.

KENDİNE OLAN GÜVENİ ZAYIFLAR

Maddenin neler yaptığını bağımlı olan kişi çok iyi bildiği için, maddenin yoksunluk anında örneğin kas sistemlerini kontrol edemeyeceği için tuvaletini tutamaz, tuvaletini tutamayan bir insanın kendine güvenmesinden de söz edilemez. Ya da madde bulabilmek için istemediği şeyleri yapmak zorunda kalır; kendi kararlarıyla değil, başkalarının yönlendirmeleriyle yaşayan kişinin de kendine güveninden söz etmek olanaksızdır.

KENDİNİ KONTROL ALTINDA TUTAMAZ

Maddeye karşı gösterilecek irade kullanmak ya da kullanmamakla ilgilidir. Kullandıktan sonra merkezi sinir sistemi bozulduğu için insanın sağlıklı hareketlerde bulunması zaten beklenemez. Maddenin etkisindeyken kendisi dahil, etrafına zararlı bir insan haline gelebilir.

İDEALLERİNİ KAYBEDER

İnsan; “ HAYATTAN NE BEKLİYORSUN?” sorusuna birden fazla cevaplar verir. Eğer veremiyorsa sorun var demektir, bu sorunların en önemlisi de bağımlılıktır. Bağımlı olan kişiler bu soruya genel olarak; "HİÇ" cevabını vermektedirler. Bu cevap da ideallerin kalmadığını göstermektedir.

İNSANİ İLKELERİ YOK OLMAYA BAŞLAR

Bağımlı kişi, maddenin etkisinde bir yaşam sürdürmeye başladığı ve maddenin denetiminde hareket ettiği için, yaşamla ilgili sorumluluklarını yerine getiremez.

Maddeyi kullanmak başlı başına bir suçtur, ayrıca madde beraberinde de diğer suçları getirmektedir.

Bağımlı kişi: Maddeyi alabilmek için, önce mevcut parasını bitirir. Parasını bitiren kişi yakınlarını kandırmaya başlar, yani yakınındaki insanları soyar, günü kurtarma adına hırsızlık yapmaya başlar, parasını maddeye yatırır. Fuhuş yaparak, bu yolla kazanılan parayı maddeye harcar. Ayrıca insanlar bağımlı yapılarak, madde karşılığında zorla fuhşa zorlanırlar, ve en önemlisi; Narkotik Atasözü: "HER İÇİCİ POTANSİYEL BİR SATICI ADAYIDIR!" Bu ne demek? Her içici para bulma uğruna etrafındaki insanı maddeyle tanıştırır. Maddeyle yeni tanışan bu insanın başka bir yerden satın alma imkânı yoktur. Böylece uyuşturucu satıcıları için yeni bir para kaynağı oluşturulmuş olur.

Bağımlılık yapıcı maddelerden korunma

Önleme çalışmalarında bireyi madde kullanımına başlamadan bilinçlendirmek öncelikli hedeftir. Birincil önleme çalışmaları olarak tanımlanan bu yaklaşımda eğitim yolu ile, madde kullanımının engellenmesine çalışılmaktadır.

En iyi korunma yolu HİÇ BAŞLAMAMAKTIR…

Bir şekilde başlanmışsa;

KURTULMAK MÜMKÜNDÜR !

Madde kullanımı ve bağımlılığı bir sağlık sorunu olmakla birlikte tedavisi mümkün bir hastalıktır. Kişi ilgili hastanede tedavisini olup sağlıklı bir birey olarak kendi yaşam alanına geri dönebilir. Bunun için mutlaka tıbbi yardım ve uzman desteği gerekmektedir. Tedavi tamamlandıktan sonraki süreç oldukça hassastır. Kişi kendisini madde kullanımına iten ortamlardan ve arkadaş çevresinden uzaklaşmalı, yaşamında anlamlı ve önemli olan kişiler, etkinlikler ve yaşantılarla iç içe olmalıdır. Aksi takdirde tekrar madde kullanım ihtimali oldukça yüksektir.

HUKUKİ BOYUT

Madde bağımlılığı içerisine girmiş insanlar bu bataktan çıkmak için bir fırsat yaratmakta çoğu zaman zorlanırlar. Bunun en büyük nedeni ise genellikle nereye ve nasılbaşvurabileceklerini bilmemeleridir. Herhangi bir sağlık kuruluşuna tedavi amaçlı başvurmaya ya da yetkililerden yardım istemeye, kanunla ters düşüp cezalandırılma korkusuyla çekinmektedirler. Oysa ki Türk Ceza Kanunu’nda bu konuyla ilgili olarak Etkin Pişmanlık başlığı altında gerekli düzenlemeler mevcuttur.

MADDE 192.

(1) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarına iştirak etmiş olan kişi, resmî makamlar tarafından haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin suç ortaklarının yakalanmasını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini sağlaması hâlinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.

(2) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, resmî makamlar tarafından haber alınmadan önce, bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa, hakkında cezaya hükmolunmaz.

(3) Bu suçlar haber alındıktan sonra gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek ceza, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadarı indirilir.

(4) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı soruşturma başlatılmadan önce resmî makamlara başvurarak tedavi ettirilmesini isterse, cezaya hükmolunmaz.

Görüldüğü gibi, TCK`nın 192. maddesi özellikle madde kullanıp da bırakmak isteyen bağımlılara önemli bir adli kolaylık getirmektir.

ANNE ve BABALAR İÇİN

Genç bir nüfus yapısına sahip olan ülkemizde sigara, alkol ve uyuşturucu maddeleri Madde ile tanışma ve madde kullanım yaşının giderek düştüğü ve 12-17 yaş arası gençlerin risk altında olduğu yapılan çalışmalarla ortaya konulmuştur. Bu bakımdan gençlerin zararlı alışkanlıklardan korunması ve onlara sağlıklı yaşama bilincinin kazandırılmasında en büyük görev eğitim kurumlarına düşmekte, bu bağlamda okul, öğretmen, aile ve toplumun işbirliği daha da önem taşımaktadır.

Yaşamının temellerini oluşturma sürecinde gençler,

•Güvenli ve mutlu bir yaşam için gerekli davranışları bilmeli,

•Bütüncül sağlıkları için gerekliönlemleri alabilmeli,

•Bir sorunla karşılaştıklarında çözüm üretebilmelidir.

Anne ve Babalar;

Uyuşturucu madde kullanan çocuğu ne kadar erken fark eder, ona yardımcı olunsanız bağımlılıktan kurtulma şansı o kadar artar.

Erken teşhis için çocuğunuzda şu ölçütlere dikkat ediniz:

  1. Bitkinlik, dalgınlık, halsizlik
  2. Sinirlilik, saldırganlık, baş dönmesi
  3. Gözbebeklerinde büyüme ve sulanma
  4. Gözlerde kızarıklık, donuk bakışlar
  5. Burun akıntısı, kanama ve kızarıklık
  6. Kusma, iştahsızlık, aşırı kilo kaybı, yüz renginin solması
  7. Ağızda kuruma, vücutta kaşıntılar
  8. Canlılık, enerji artışı, uzun süre uyumama
  9. Sebepsiz gülmeler, ağlamalar
  10. Sık sık tuvalet ihtiyacı
  11. Şiddetli ağrı ve kramplar
  12. Duygusal çöküntü ve mutsuzluk
  13. Aşırı para harcama
  14. Suç işleme eğilimi ve saldırganlık
  15. Arkadaş çevresinin değişmesi
  16. Aile içi ilişkilerin zayıflaması
  17. Yalnız kalmayı tercih etmesi
  18. Derslere olan ilgisinin azalması
  19. Kendisinin veya evdeki değerli eşyaların nedensiz kaybolması

Bunların bazılarını çocuğunuzda gözlemlediyseniz,

HEMEN ENDİŞELENMEYİN !

  1. Çocuğunuz ya da bir yakınınız uyuşturucu/uyarıcı madde kullanıyor olabilir.
  2. Ancak, özellikle dikkat etmeniz gereken konular şunlardır:
  3. Paniğe kapılmadan durumu gözlemleyin
  4. Uzman bir hekimin bilgisine başvurun, yönlendirmeleri doğrultusunda hareket edin
  5. Çocuğunuzun arkadaş çevresini inceleyip, sorunun kaynağını belirlemeye çalışın
  6. Çocuğunuza kesinlikle kötü davranmayın, onu suçlamayın, sabırla dinleyin
  7. Çocuğunuza daha fazla zaman ayırın ve sevginizi ona gösterin
  8. Aile bağlarını gözden geçirip, sorunları giderip güçlendirmeye çalışın, eğer boşanmış çiftlerseniz çocuğunuza destek olmak için bir araya gelin
  9. Sosyal ve sportif etkinliklere katılımını teşvik edin
  10. Arkadaş seçiminde titiz davranması konusunda yol gösterici olun
  11. Söylediklerini ciddiye alın, kastettiği şeyi anladığınızdan emin olun

Uyuşturucu Madde kullanan Gençler Üzerinde Yapılan Araştırma Sonuçlarına Göre Madde Kullanma Nedeni Olarak;

  1. Merak
  2. Arkadaş çevresi
  3. Fiziksel ve psikolojik sorunlar
  4. Sevgisizlik ve ilgisizlik, parçalanmış aileler
  5. Büyüklerine özenti
  6. Ailede veya yakın çevrede özdeşleşeceği kimsenin olmaması gibi etkenler sayılabilir.

Ayrıca; Uyuşturucu kullanan gençlerin ailelerindeki benzer bazı özellikler dikkate değerdir;

1-Parçalanmış boşanmış aileler

2-Anne ve babadan birinin kaybı

3- Aile içinde madde bağımlısı bireylerin bulunması

4- Aile içi iletişim eksikliği

5- Baskıcı ve ilgisiz aile ortamı

6- Aile içinde gencin model alabileceği birey/bireylerin bulunmaması

BAĞIMLILIKTA GENCE NASIL YAKLAŞMALI?

• Önyargılarınızdan sıyrılın

• Kişi maddenin etkisindeyse konuşma girişiminde bulunmayın

•Konuşmaya hazır ve sakin olduğunuzdakonuyu açın

• Etiketlemeler kullanmayın

• Kendinizi onun yerine koyun, düşünceve duygularını anlamaya çalışın

• Öğüt vermeyin

AİLEYE ÖNERİLER:

1-“Benim çocuğum asla yapmaz” demeyin.

2- Çocuğunuzun okulunu, okula giriş çıkış saatlerini, okulla ev arasındaki sürenin ne kadar olduğunu bilin ve takibini iyi yapın.

3- Özel eşyalarını özellikle cep telefonunu karıştırmayın, ancak cep telefonu ile kiminle konuştuğundan ve mesajlaştığından emin olun.

4-Çocuklarınızın kullandığı kelimelere dikkat edin. Örnek : chat, nick name, dalga dümen vs.

5-Çocuklarınıza her zaman sarılın ve sevginizi gösterebilen bir ebeveyn olun.

6- Evde bilgisayar ve internet kullanımının kurallarını en baştan koyun ve bu konuda kararlı olun. Kuralların uygulanması kuralların iyi anlatılması ile doğru orantılıdır.

7- Çocuğunuzun alkol kullanımı konusunda hoşgörülü olmayın. Hoşgörülü olmak demek madde kullanımı kapısını aralamak demektir.

8-Bağımlı bir çocuk sahibi olmamak için önce kendi bağımlılıklarınızın farkına varın ve onları ortadan kaldırmak için elinizden geleni yapın. Örnek : sigarayı bırakın.

9-Aile ortamınızda bir boşanma söz konusu ise böyle bir durumda sadece eşinizden boşanın, anne ve babalıktan boşanmayın.

10-Çocuklarınızı koşulsuz sevgiyle sevdiğinizi hissettirin. Unutmayın ki yarının geleceği olan çocuklarımız geleceğimizin teminatıdır ve bizim çocuklarımızdır.

BAŞVURU MERKEZLERİ

Tedavi alanında ülkemizde alkol ve madde bağımlılığı tedavi merkezleri (AMATEM) aşağıdaki tabloda verilmiştir. Belirtilen telefonlardan randevu alınabilmektedir.

Adana

Adana Dr.Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi

0 322 324 70 10

Ankara

Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi AMATEM Kliniği

0 312 395 95 95

Ankara

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi

0 312 310 33 33

Ankara

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi

0 312 202 44 44

Antalya

AMBAUM (AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ)

0 242 249 62 73

Denizli

Denizli Devlet Hastanesi

0 258 265 34 30

Diyarbakır

Diyarbakır Devlet Hastanesi

0 412 228 54 30

Elazığ

Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi

0 424 218 17 05

İstanbul

Bakırköy Prof.Dr.Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi ÇEMATEM

0 212 543 65 65

İstanbul

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi

0 212 414 20 20

İstanbul

Özel Balıklı Rum Hastanesi

0 212 547 16 00

İstanbul

Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi (AMATEM)

0 216 444 06 20

İzmir

Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi

0 232 412 12 12

İzmir

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi

0 232 444 13 43

İzmir

Egebam(EGE ÜNİVERSİTESİ)

0 232 363 48 99

İzmir

İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi

0 232 243 32 08

Kayseri

Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi (AMATEM)

0 352 336 88 84

Manisa

Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi

0 236 234 63 63

Samsun Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi

0 362 435 60 60