SİYASİ DOSYA /// Necati Kartal : Seçim, temsilde adalettir


Necati Kartal : Seçim, temsilde adalettir

Seçim, bir devlet ya da toplulukta, yönetilenlerin yönetenleri belirlemesi için yapılan bir işlemdir. Bir ülkenin siyasal modelini biçimlendiren temel yasa anayasa olmasına karşılık, seçim sistemi de en az anayasa kadar ülkenin demokrasisini, dolayısıyla temsil edilme biçimini belirleyen en önemli modeldir.

Demokrasinin ve temsilin olmazsa olmazı, seçim sistemindeki adalettir. Çünkü seçim sistemi, bir yanıyla toplumun eğilimlerini yasama meclislerine yansıtması açısından, diğer yanıyla ülkeyi yönetecek hükümetlerin kurulmasındaki rolü açısından ülkenin kaderinde en önemli etkiye sahiptir.

Türkiye’de birçok seçim sistemi uygulanmıştır. Osmanlı dönemi dahil, Türkiye’de demokrasi kültürü açısından seçimleri 1950 yılından başlatmak gerekmektedir. Çünkü gerek Osmanlı dönemi gerekse 1950’ye kadar olan seçim sistemleri, günümüzdeki anlamıyla ne demokrasi ile ne de temsilde adalet ilkesiyle hiçbir ilgisi yoktur.

O nedenle; 1950’den 2019 yılına kadar yapılmış olan seçimlerde kullanılan sistemleri bir liste olarak vermek gerekirse;

1950-1954-1957 Tek dereceli çoğunluk sistemi uygulanmıştır.

1961 – Nispi temsil seçim sistemi

1965 – ulusal artık (milli bakiye) nispi temsil sistemi

1969-1973-1977 nispi temsil seçim sistemi

1983- barajlı nispi temsil seçim sistemi

1987-1991 barajlı ve bölge barajlı nispi temsil seçim sistemi

(1987’de bunlara ilaveten her seçim çevresi için kontenjan adaylı sistemi ve 1991’de tercihli oy sistemi de kullanılmıştır)

1995-1999-2002-2007-2011-2015 barajlı nispi temsil seçim sistemi

2018 – barajlı ve parti ittifaklı seçim sistemi uygulanmıştır.

Yukarıdaki seçim sistemlerinden temsil-adalet ilkesi üzerinden en adaletli olanı, 1965 yılında uygulanan ulusal artık (milli bakiye) nispi temsil sistemidir.

TERCİH – TEMSİL – ADALET

Genellikle nispi temsil modeli olarak ile ifade edilen seçim sistemi; ‘Temsilde Adalet’ ilkesini ön plan alır ve seçmenlerin eğilimlerini neredeyse birebir olarak yasama meclisine yansıtır.

Ne var ki, iktidarlar partileri zamanla seçim sistemleri üzerinde oynamalar yaparak, nispi temsil modelini ya barajlarla bozarak ya da direk çoğunluğun eğilimlerinin egemen olduğu ve büyük partilere avantaj sağlayan, hükümetlerin sayısal üstünlüğünü arttıran seçim modellerini uygulamaya başlamışlardır.

Ancak bu model, toplumun görüş ve eğilimlerini yasama meclisine birebir yansıtmaz. Az oy alan parti, aldığı oydan daha az temsilci, çok oy alan parti, aldığı oydan çok daha fazla temsilciye sahip olur.

TEMSİLDE ADAETİ YANSITAN ÖRNEK SEÇİM

Olumlu örnek olarak, 1965 yılında yapılan genel seçimlerde uygulanan nispi temsil, milli bakiye seçimini örnek verebiliriz.

Bu modelde, vatandaşların verdiği oylar, birebir oranda parlamentoya yansımaktadır.

Bu sisteme göre, bir parti her ilde milletvekili çıkaracak sayıya ulaşamasa, her ilde aldığı bu oylar toplanarak, en çok oy aldığı ilde toplanıp, milletvekili çıkaracak gerekli sayıya ulaştığında, aldığı oya göre MV verilmektedir. Böylece bir partinin vatandaştan aldığı oyların hiçbiri zayi olmamaktadır.

Bunu bir tabloda gösterecek olursak;

Tabloda görüldüğü gibi; nispi temsil ‘milli bakiye’ seçim sistemi uygulanan 1965 genel seçimlerinde, oylarda herhangi bir kayıp olmamış, parlamentoya birebir yansımıştır.

Örneğin Türkiye İşçi Partisi (TİP), 2 MV çıkarmışken, ulusal artık oyların toplanmasıyla 13 MV daha çıkardı ve 15 MV’ni parlamentoya sokabilmişti. Keza CKMP, hiçbir bölgede MV çıkaracak oranda oy almamasına rağmen, ulusal artık oyların toplamından gelen oylarla 11 MV çıkarabilmişti.

Keza diğer partiler olan; AP 36, CHP 32, MP 25, YTP 16, TİP 13, CKMP 11 Milletvekilini ulusal artık oylardan almış, halkın verdiği oylar, kendi partilerine milletvekili olarak yansımıştır.

BARAJLI SİSTEM TEMSİLDE ADALETİN YENİDEN BOZULMASI

12 Eylül rejimi ile seçim sistemi yeniden bozulmuştur. Nispi temsil sistemine barajlar getirerek, barajı aşamayan partilerin aldığı oyların, rakip partiye parlamenter olarak yansıdığı adaletsiz bir sisteme geçilmiştir.

Yukarıdaki tabloyu bugün yapılmış bir seçim olarak düşünecek olursak;

Bugünkü seçim sistemine göre, barajı aşamayan partilerin aldığı oy, rakip partiye parlamenter olarak gitmektedir.

Eğer bu seçim bugün olsaydı, MP, YTP, TİP ve CKMP’ye verilen oylar, bu partilerden sadece AP ve CHP’ye yarayacak, temsilde adalet bozulacaktı.

Bakiyeden bu partilere gelen 65 milletvekilliği, bugünkü seçim sisteminde AP’ye 40, CHP’ye 25 milletvekili olarak yansımaktadır.

2002 seçimlerinde, yüzde 34 oy alan AK.P ve yüzde 19 oy alan CHP dışında diğer partiler yüzde 10 barajını aşamadıkları için, aldıkları tüm oylar, ki bu oylar ülkedeki toplam oyun neredeyse yarısıdır ( yüzde 47) parlamentoya rakipleri olan AK.P ve CHP’ye parlamenter olarak yansımıştır.

SEÇİM NEDEN YAPILIR?

Ara başlıktaki sorunun yanıtı gayet açıktır.

Seçim; bir devlet ya da toplulukta, yönetilenlerin yönetenleri belirlemesi için yapılan bir tercihlerdir.

Bu tercihin olmazsa olmazı seçim sistemindeki ve uygulanmasındaki adalettir.

Eğer bir seçim, toplum tercihlerinin birebir oranda parlamentoya yansıtmıyorsa, seçim yapmaya zaten gerek yoktur.

İnceleyeceğiz ...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s