KONTRGERİLLA DOSYASI /// İlker Başbuğ : Kontrgerilla diye bir yapılanmayı ne gördüm ne şahit oldum


İlker Başbuğ : Kontrgerilla diye bir yapılanmayı ne gördüm ne şahit oldum

Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, görevi süresince kontrgerilla diye bir yapılanma görmediğini söyledi.

26. Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, ‘Türkiye Cumhuriyeti’nde Güç Odaklarının Mücadelesi‘ serisinin üçüncü kitabı vesilesiyle Cumhuriyet gazetesinden İpek Özbey‘e konuştu.

Başbuğ, "Siz Genelkurmay Başkanlığı yaptınız. Kontrgerilla var mıydı?" sorusuna "3 Aralık 1990 günü Genelkurmay Başkanlığı’nda yapılan meşhur Özel Harp Dairesi’ne ilişkin basın toplantısında, Özel Harp Dairesi’nin bünyesinde ‘kontrgerilla‘ diye bir kuruluş veya böyle bir görevin bulunmadığı net olarak açıklanmıştır. Ben de öyle bir yapılanmayı ne gördüm ne de şahit oldum" yanıtını verdi.

"Ecevit, neden kontrgerilla tartışmasını Türkiye’nin gündemine getirme gereksinimini duydu?" sorusu yöneltilen Başbuğ, şunları kaydetti:

  • "Bu kontrgerilla konusu, Demirel ile Ecevit arasında bir tartışma konusuna dönüştürülmüştür. Türkiye, 1970’li yıllarda çok karanlık, hâlâ tam olarak çözülememiş olaylar yaşamıştır. 3 Şubat 1978 günü Ecevit, yaptığı bir açıklamada, şunları söylemiştir: ‘Yaptığım araştırmalara göre, Türkiye’de devletçe düzenlenmiş kontrgerilla resmen yoktur.’
  • Ancak buna rağmen, Ecevit’in de dediği gibi, ‘gayri nizami harp eğitimi’ almış, halen devlet kurumlarında görev yapan veya devlet kuruluşlarından ayrılmış bazı kişiler, herhangi bir şekilde yasadışı eylemlere karışmış ve kullanılmış olabilirler. Bu ihtimal toptan reddedilemez. Bu konuya ilişkin, soruları olup bu sorulara cevap arayanlara bu kitabı dikkatle okumalarını öneririm."

‘Menderes erken seçim tarihini açıklasaydı 27 Mayıs önlenebilirdi’

Başbuğ, Özbey’in "Menderes 25 Mayıs 1960 günü Eskişehir’deki konuşmasında ‘Yolumuz serbest seçim yoludur. Memleketimizde demokrasinin yerleştirilmesinin yolu budur. Fakat her şeyden önce düzenin korunması kati bir zorunluluktur’ diyor. Konuşmasının demokrasi açısından bir bedeli oldu mu?" şeklindeki sorusu üzerine de şunları ifade etti:

  • "23 Mayıs 1960 günü DP Genel İdare Kurulu toplantısında Sıtkı Yırcalı, ‘Derhal seçimleri yapacağımızı açıklayayım’ deyince, Adnan Menderes’in cevabı ‘derhal’ olmuştu. Eğer Menderes, 25 Mayıs 1960 günü Eskişehir’de erken seçim tarihini açıklasaydı, 27 Mayıs askeri darbesi büyük bir olasılıkla önlenebilirdi. Çünkü erken seçim kararı almış bir hükümete karşı bir askeri darbenin gerçekleştirilmesi, açıkça milletin siyasi iradesine de vurulacak bir darbe olurdu.
  • 27 Mayıs askeri müdahalesi cumhuriyetin getirdiği siyasal sisteme vurulan ilk darbenin adıdır. Elbette DP iktidarının, son yıllarında anayasayı ihlal eden, Tahkikat Komisyonu’nun kurulması ve yetkilerle donatılması gibi uygulamaları olmuştur. Ama çözüm askeri darbe olmamalıydı.
  • İşin diğer bir önemli noktası ise ABD CIA Başkanı’nın, 28 Nisan 1960 günü yaptığı bir konuşmada söylediği gibi, ‘Türkiye’de seçimler yapılacak olursa, CHP bu seçimleri kazanabilecektir‘ diye bir değerlendirme yapmış olmasıdır. Yani seçimler erkene alınabilseydi, iktidar seçim yoluyla değişebilecekti. 27 Mayıs darbesi, kendinden sonra gelen askeri müdahaleler üzerinde de önemli tesirler yaratmıştır.
  • Siyasi tecrübeye ve olgunluğa sahip kişilerin siyaset sahnesinden uzaklaşmasına neden olmuştur. Daha da önemlisi, toplumun bugün de şahit olduğumuz kesin çizgilerle bölünmüş bir yapıya dönüşmesinin de başlangıcı olmuştur."

İnceleyeceğiz ...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s