ATATÜRK VE TÜRK MİLLİYETÇİLERİ DOSYASI : Sabancılar İçin Ya pılan Atatürk Uyarısı Nedir ???


Sabancılar İçin Yapılan Atatürk Uyarısı Nedir ???

Türk basınında fazla dikkat çekmeyen bir haber 20 Kasım’da ODA TV’de “Sabancı’ya tartışma yaratacak Atatürk uyarısıbaşlığı ile yayınlanmıştır. Amerika Atatürk Derneği Yönetim Kurulu, Sabancı Kuruluşları Mütevelli Heyetine dikkat çeken bir mektup göndermiştir. Columbia Üniversitesi’nde Sakıp Sabancı’nın varislerinin katkıları ile kurulan Sakıp Sabancı Kürsüsü ve Türkiye Araştırmaları Merkezi’nin programlarıyla ilgili mektupta, “Türk Enstitüsü yıllardır Türkiye düşmanlarını akademik konferanslar kisvesi altında bir araya getirmektedir” denilmiştir.

Üniversitenin sitesinde yer alan bilgi şöyledir: “Columbia Üniversitesi, kısa süre önce Amerika Birleşik Devletleri’nde türünün ilk örneği olan Sakıp Sabancı Kürsüsü ve Türkiye Araştırmaları Merkezi’ni kurdu. 10 milyon dolarlık bir bir bağış ile kurulan merkezin amacı, araştırma, öğretim ve fikir alışverişi yoluyla Türkiye hakkında bilgi ve farkındalığı artırmaktır. Bağış ayrıca, 1995 yılında Sakıp Sabancı tarafından kurulan İstanbul Sabancı Üniversitesi’ndeki araştırma ve akademik işbirliğini de destekleyecek. Columbia’da misafir bursiyerler ve yüksek lisans bursları için fon sağlayacak. Her iki üniversitedeki araştırmacılar, hem akademi içinde hem de dışında etkisi olabilecek fikirler ve bilgiler üretmek için Türkiye ile ilgili güncel sorunları araştıracaklar. Fen ve Edebiyattan sorumlu başkan yardımcısı ve Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı David Madigan, tarihi ve coğrafi nedenlerle, Türkiye birçok küresel meselede çok önemli bir rol oynuyor demiştir. Bu nedenle, Columbia’nın Türkiye Araştırmaları alanında lider konuma gelmesi için Columbia’nın Türkiye ile uzun süredir devam eden bağlarını geliştirebileceğimiz için çok minnettarım.” (sakipsabancicenter@columbia.edu”475 Riverside Drive, Süit 308 New York. :

LİNK : https://sakipsabancicenter.columbia.edu/content/about

Türkiye’de fazla tanınmayan “Amerika Atatürk Derneği“ ile ilgili bilgiler de aşağıdadır.

Amerika Atatürk Derneği Yönetim Kurulu’nun açıklaması şöyledir:

“Fark ettik ki, Türkiye ile ilişkili konu ne olursa olsun, konuşmacının Ermeni Soykırımı iddiasından söz etmesi gerekiyor. Yurt içinde milli bayramlarımızda ulu önder Atatürk ve Cumhuriyetimizi överek kutlayan, basın bildirileri ve reklamlar veren Sabancı Kuruluşları, ne yazık ki yurt dışında tam aksi faaliyetlerde” denilmiştir. Devamla, “Sabancı Kuruluşları Mütevelli Heyetine, Columbia Üniversitesine yıllar önce sağladığınız endowment ile kurulan Türk enstitüsü, yıllardır Türkiye düşmanlarını akademik konferanslar kisvesi altında bir araya getirmektedir. Bunun son örneğini, Türk Enstitüsü tarafından Ekim ayında düzenlenen iki programda gördük: 1- Kürt kökenli vatandaşların durumunu ABD’de işkence gören siyahilerle karşılaştıran, Fatma Müge Göçek,“Origins of Contemporary Violence in Turkey and the United States“, 15 Ekim 2020,Atatürk’e diktatör, faşist lakaplarını kullanan, devrimleri küçümseyen Ryan Gingeras,“ International Reflections on Elites and the Countryside in Atatürk’s Turkey, 1931-1938“, 28 Ekim, 2020. (https://sakipsabancicenter.columbia.edu/news/ryan-gingeras-internal-reflections-elites-and-countryside-ataturks-turkey-1931-1938)

(Fatma Müge Göçek kimdir: Professor of sociology and women’s studies at the University of Michigan, spoke at Cornell April 7, 2015 as part of the Ottoman & Turkish Studies Initiative’s year-long speaker series, WWI in the Ottoman Empire.)

Mektuptaki öneri şöyledir: “2017 senesinde Almanya’da Potsdam Üniversitesinde kuruluşunuzun sözde Ermeni Soykırımı için düzenlenen çalıştaya baş sponsörlüğü ve ev sahipliği yapma teşebbüsünü hatırlayınca, Columbia Üniversitesindeki Sabancı Türk Enstitüsü’nün bugünkü etkinlikleri bizi şaşırtmıyor, ancak büyük hayal kırıklığına uğratıyor. Yurt içinde milli bayramlarımızda ulu önder Atatürk ve Cumhuriyetimizi överek kutlayan, basın bildirileri ve reklamlar veren Sabancı Kuruluşları, ne yazık ki yurt dışında tam aksi faaliyetlerde. Biz, hepimiz, Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet sayesinde varız. Sizin de bunun bilincinde olduǧunuzdan şüphe duymuyoruz. Bu gerçeǧe raǧmen, yurt dışı kuruluşlarınızda Atatürk ve Türkiye aleyhine konferanslar, çalıştaylar düzenlenlendiǧinden haberinizin olmadıǧı düşüncesindeyiz. Bu tür, ülkemizi düşmanca hedef alan etkinliklerin, kesinlikle karşısındayız. Sabancı kuruluşları olarak ilerde Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti aleyhine benzeri etkinliklere izin vermemenizi beklemekteyiz. Saygılarımızla, Amerika Atatürk Derneǧi Yönetim Kurulu.”

Odatv’nin haberi sonrasında konuyla ilgili Sabancı Holding aşağıdaki açıklamayı yapmıştır:

“Haberde bahsi geçen yapının Sabancı Holding ve kuruluşlarıyla yönetimsel, idari ve hukuki olarak herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır” denilmiştir. “Bugün Oda TV web sitesinde ‘Sabancı’ya Tartışma Yaratacak Atatürk Uyarısı’ başlıklı haberinizde geçen bazı ibarelerin hatalı olduğunu ve bu bağlamda haberde geçen ‘Yurt içinde milli bayramlarımızda ulu önder Atatürk ve Cumhuriyetimizi överek kutlayan, basın bildirileri ve reklamlar veren Sabancı Kuruluşları, ne yazık ki yurt dışında tam aksi faaliyetlerde’ ifadesinin Sabancı markasının itibarını zedeleyebileceğini üzülerek gördük. Haberde bahsi geçen yapının Sabancı Holding ve kuruluşlarıyla yönetimsel, idari ve hukuki olarak herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır. Sabancı Holding ve kuruluşları olarak; 90 yıldan uzun süredir Türkiye için, dünyanın dört bir yanındaki 60 binden fazla çalışanımızla birlikte; Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği yolda gururla çalışmaya devam ediyor ve etmeye de devam edeceğiz. Kurumsal Marka ve İletişim Bölüm Başkanlığı Sabancı Holding.”

Daha önce aynı konuda gazeteci Yalçın Bayer’e Sabancı Üniversitesi Kurumsal İletişim Birimi bir açıklama göndererek, Alman Potsdam Üniversitesi’nde sözde “Ermeni soykırımı“ konusunda çalıştaya ev sahipliği yaptığı bilgisinin doğru olmadığını şöyle açıklamıştır:“Öğretim üyelerimiz Sabancı Üniversitesi Akademik Özgürlük İlkeleri çerçevesinde yürüttükleri araştırmalarda ulaştıkları araştırma sonuçlarını yayınlama, tartışma ve yorumlamada özgürdürler. Sabancı Üniversitesi öğretim kadrosu ve yönetimi, her üniversite üyesinin bireysel bilimsel görüş ya da sanatsal ifade hakkını korumakla yükümlüdür. Bununla birlikte kamuoyu önünde ifade edilen görüşler hiçbir biçimde üniversiteyi bağlamaz. Konuyu sizlerin de bilgisine sunarız.” (https://odatv4.com/sabanci-universitesinden-ermeni-soykirimi-calistayi-aciklamasi-0609171200.html) Sayın ilginin unuttuğu çok önemli husus,“soykırım“ iddiasında bulunan Türk bilim insanlarının soykırım konusunda uluslararası bir mahkeme kararı olmamasına rağmen bu iddia bulunarak Türk ulusuna iftira etmektedirler. Onların “inkarın yüzü“ (Face of Denial) yalanına sarılan Emenilerden bir farkı yoktur.

Bu gelişmeler üzerine daha çok yurt dışından tepki gelmiştir. Perincek Kararı‘nın açıklandığı 15 Ekim 2015 tarihindeki son duruşmada Strasbourg’da beraber olduğumuz sayın Rehan Gündoğmuş’un tepkisi aşağıdadır.

Amerika Atatürk Derneği Yönetim Kurulu, Sabancı Holding’in kurduğu ve halen Sabancı Holding’in adını kullanan “Columbia University Sakıp Sabancı Center für Turkish Studies”’in yapmış olduğu faaliyet ve Büyük Önder bilge insan Mustafa Kemal Atatürk’e saldırılarıyla ilgili olarak aşağıdaki açıklamayla telin etmişler. Kendilerine teşekkür ederim. Sabancı Holding’in Kurumsal Marka ve İletişim Bölüm Başkanlığı ise Amerika Atatürk Derneği Yönetim Kurulu’nun yapmış olduğu açıklamayı; ‚Haberde bahsi geçen yapının Sabancı Holding ve kuruluşlarıyla yönetimsel, idari ve hukuki olarak herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır‘ iddiasıyla red’ediyor. Ayrıca “Biz, hepimiz, Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet sayesinde varız” beyanında bulunan şark kurnazları bilmelidir ki; rahmetli “SAKIP SABANCI” bir markadır ve bu markayı Sabancı Holding’in onayı olmadan hiçbir kurum, kişi ve tüzel kişilik kullanmaya yetkili değildir. Şark kurnazları “hukuki vd.” şeklindeki sözleri açıklamalarına yerleştirmeden evvel hukukçularına danışsınlar! ‚Sakıp‘ Sabancı adını kullanan her kurum ve kuruluşun yapmış olduğu eylemler Sabancı Holding’i bağlar ve suç duyurusunda bulunulur ise sonuçlarına katlanırlar. Sabancı Holding 2017 Eylülünde Alman soykırım propagandacılarıyla ortaklaşa çalıştay organize ettiler. Tepkiler üzerine çekildik numarısını çektiler! Çalıştayın ev sahipliğini Sabancı Holding olduğunun tescilini, açılış konuşmasını ilk yapan Sabancı Holding adına katılan kişi tasdik etti. Colombia Üniversitesi Orhan Pamuk, Taner Akçam’ların kümelendiği bir üniversite ve orada yıllardır yürütülen faaliyetler biliniyor… Sabancı Holding bu şebekeye destek olmasın! Sabancı Holding ‚Atatürk’e yapılan saldırıların, Türkiye Cumhuriyeti’ne yapıldığını” bilmek ve buna göre hareket etmeyi idrak etmeli. Eğer bu idraki gösteremezlerse, Türkiye’de tahmin edemediklerinden fazla tepki alırlar… Bu da onların sonu olur. Hiç kimsenin gizli saklı dahi olsa Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı savaşına izin verilmez. Savaşı açanlara, bunun bedeli ödetilir. Rehan Gündoğmuş“

Sayın Ferruh Demirmen’in eleştirisi de çok önemlidir:

“From: Ferruh DemirmenSent: Sunday, November 22, 2020 1:13 PM Subject: Sabancıların Şark Kurnazlığı. “Sabancı Üniversitesi Ermeni sorunu konusunda, konferans veren konuşmacıları barındıran bir kuruluşu vakıf yoluyla ABD Columbia Üniversitesi’nde kurarken, Türk hükümeti bir veya birkaç ABD üniversitesinde Türk tezini destekleyen çalışmalar yapabilecek yazabilecek genç akademisyenleri destekleyen bir araştırma merkezini niye finanse etmez veya desteklemez? Bu bağlamda yapılacak mali fedakarlık milyonlarca dolar harcayıp yurt dışında cami yapmaktan daha mı önemli? 2017 Berlin Çalıştay’ı (WATS) hakkında çok yazıldı – AVİM, rahmetli Şükrü S. Aya, Dr. Doğu Perinçek, Prof. Dr. Rıdvan Karluk, ben (x2), vs. Çalıştay’dan sonra bildiriler ayrıca yayımlandı mı, bilmiyorum. Çalıştay programı http://vatanpartisi.org.tr/dosyalar/25/414771.pdf dosyasında görülebilir. Türkiye’den kimlerin Çalıştay’a katılamadığı hususunda bilgi: http://www.turkishnews.com/tr/content/2017/09/21/turk-universitelerinin-katkilariyla-almanyada-duzenlenen-sozde-ermeni-soykirimi-icin-avrupa-yaklasimlari-calistayina-abdden-buyuk-destek-var/. Çalıştay’a destek.verenler arasında önce Sabancı Üniversitesi’nin adı vardı; gelen şikayetler üzerine ve Sabancı Üniversitesi’nin isteği ile daha sonra destekçilerin listesinden üniversitenin adı çıkarıldı. Ermeni sorunu konusundaki akademik çalışmalara ve konferanslara devlet isterse doğrudan değil, dolaylı yollarla rahat destek verebilir. Yeter ki istek olsun. F. Demirmen.”

Şimdi, ilginç bir gelişmeyi paylaşmak istiyorum.Turkish Forum’da 21 Eylül 2017 tarihinde yayınlanan yazımda Avrupa Akademisi ve Lepsiushaus Potsdam Üniversitesi’nin Berlin’de düzenlediği Past in the Present European Approaches to the Armenian Genocide”konulu Çalıştay’a katılım talebimin kabul edilmeme gerekçesi olarak ”yer darlığı” açıklanmıştı. İlk ilanda Çalıştay’ın ev sahiplerinden birisi Sabancı Üniversitesi idi. Türkiye’den diğer katılımcılar ise Koç, Bilgi, Kemerburgaz (Altınbaş), Ankara Sosyal Bilimler Üniversiteleri idi. Çalıştay’a Sabancı Üniversitesi’nin katkıda bulunacağı ve ev sahipliği yapacağı anlaşılınca Üniversite, geniş bir kesimden tepki almıştı. Koç Üniversitesi Çalıştay’a katılacak olan akademisyenin işine 6 ay önce son verdiklerini açıklamıştı. Sabancı Üniversitesi ise “Biz ev sahibi değiliz” diyerek işin içinden çıkmış, Çalıştay’ın bilimsel bir çalışma olduğunu, akademisyenlerinin çalışmalarının kısıtlanamayacağını, istedikleri Çalıştay’a katılabileceklerini açıklamıştır.

Türkiye aleyhine olan bir Çalıştay’da Sabancı gibi dünya sıralamasına giren seçkin bir Türk Üniversitesi’nin adının program afişinde geçmesi hoş olmamıştır. Çünkü, WATS toplantıların en önemli özelliği, Ermeni soykırımı yoktur diyen karşıt görüştekilerin toplantılara alınmamasıdır. Londra merkezli yükseköğrenim derecelendirme kuruluşu QS “Dünya Üniversiteleri Sıralaması 2021” e göre oğlum Cihan Karluk’un da mezun olduğu Sabancı Üniversitesi, geçen yıl olduğu gibi 521-530 bandında yer almıştır. Sabancı Üniversitesi Türkiye’den sıralamaya giren üniversiteler arasında bu yıl bir basamak yükselerek ikinci sırada yer almıştır.

Çalıştay’dan bilgim olunca, iki çalışmamı göndererek görüşlerimi açıkladım, bu konuda objektif olmalarını sağlamak istedim ama başarılı olamadım. Çalıştay’a sadece “soykırım var” diyenler çağırılmış, karşı görüşü savunanların başvuruları ise kabul edilmemiştir. Bana verilen cevap aynen şöyledir:

“WATS 2017- Past in the Present: European Approaches to the Armenian Genocide] Registration Roy Knocke [knocke@lepsiushaus-potsdam.de] 05 Eylül 2017 Salı 10:2 Dear Sir or Madam, Unfortunately, due to some space problems and therefore limited number of participants, the WATS-organizing committee cannot enable your registration. We apologize for the inconvenience and refer to the video captured presentations of the panels. Kind regards, Roy Knocke, Wissenschaftlicher Mitarbeiter Lepsiushaus Potsdam,Große Weinmeisterstraße 45 14469 Potsdam, Telefon: 0331 – 58164511 und 0176 – 76527624Fax: 0331 – 58164519, Email: knocke@lepsiushaus-potsdam.de Web: http://www.lepsiushaus-potsdam.de/index.php?page=roy-knocke.”

Türkçesi: WATS 2017- Günümüzde Geçmiş: Ermeni Soykırımına Avrupa Yaklaşımları] Kayıt Roy Knocke [knocke@lepsiushaus-potsdam.de] 05 Eylül 2017 Salı 10: 2 Sayın Bay veya Bayan Maalesef bazı alan sorunları ve dolayısıyla sınırlı sayıda olması nedeniyle katılımcıların arasında, WATS düzenleme komitesi kaydınızı etkinleştiremiyor. Verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı özür dileriz ve panellerin video ile çekilmiş sunumlarına atıfta bulunailirsiniz. Saygılarımızla, Roy Knocke, Wissenschaftlicher Mitarbeiter Lepsiushaus Potsdam, Große Weinmeisterstraße 45 14469 Potsdam, Telefon: 0331 – 58164511 ve 0176 – 76527624Fax: 0331 – 58164519, E-posta: knocke@lepsiushaus-pots.dampsaus- potsdam.de/index.php?page=roy-knocke.)

Michigan Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ronald Grigor Suny, Prof. Dr. Fatma Müge Göçek ve Prof. Dr. Gerard Libaridian’ın katkılarıyla Ermeni-Türk Çalışmaları Atölyesi (Workshop on Armenian-Turkish Scholarship: WATS) ilk defa 2000 yılında düzenlemiştir. Daha sonra 2000-2013 döneminde Şikago (2000), Michigan (2002), Minnessota (2003), Salzburg (2004), New York (2005), Cenova (2008), Kaliforniya (2010) ve Amsterdam’da (2013) yapılmıştır. Bu etkinliklere karşıt görüştekiler alınmamıştır. DokuzuncusuTürkiye’de “Ermeni Soykırımı’na Eleştirel Yaklaşımlar: Tarih, Siyaset, Estetik” başlığı ile 1-4 Ekim 2015 tarihleri arasında Sabancı Üniversitesi’nin ev sahipliğinde İstanbul’da gerçekleştirilmiştir.

Çalıştay’ın konuşmacıları arasında bulunan Sabancı Üniversitesi öğretim üyesi Hülya Adak ve Koç Üniversitesi öğretim üyesi Zeynep Türkyılmaz Ermeni Diasporası’na çok yakın isimlerdir.Hülya Adak, Ekim 2015’te Sabancı Üniversitesi’nin ev sahipliğinde İstanbul’da yapılan toplantının organizatörleri arasındaydı. Hülya Adak; Berlin Hür Üniversitesi (Haziran 2016-), Potsdam Üniversitesi (Haziran 2016), Carleton Üniversitesi, Ottawa (Haziran 2016-Haziran 2017), Edebiyat, Sanat ve Kültür (ICSLAC) Karşılaştırmalı Araştırmalar Enstitüsü, Freie University of Berlin, (2012- 2013), Şikago Üniversitesi’nde (1993-2001) çalıştığı dönemlerde sözde Ermeni soykırımı tezini savunmuştur.

Prof. Fatma Müge Göçek ve Prof. Ronald Suny ile birlikte Ekim 2015’de WATS 2015 etkinliğinde de görev almıştır. 24-25 Eylül 2005’de İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde yapılan ”İmparatorluğun Son Döneminde Osmanlı Ermenileri: Bilimsel Sorumluluk ve Demokrasi Sorunları” başlıklı bir konferansta Sabancı Üniversitesi’nin katkısı olmuştur. Sözde Ermeni soykırımının propagandasının yapıldığı konferans, yargı kararıyla bir gecikmeyle gerçekleşmiş, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül konferansa kutlama mesajı göndermiştir.

Zeynep Türkyılmaz California Üniversitesi’nde (University of California at Los Angeles-UCLA) eğitim almış, 2009’da doktorasını vermiştir. UCLA, Atatürk’ü, ayaklarının altında bir kız çocuğu cesediyle poz vermiş olarak gösteren ve üzerine İnkarın Yüzü (Face of Denial) yazan dokümanı montajlayarak yayınlayan üniversitedir.

Ankara Üniversitesi SBF’den hocam olan Prof. Dr. Türkkaya Ataöv konferans için gittiği Los Angeles California Üniversitesi’nde ‘İnkarın Yüzü Yalan Söylemez’ başlığı ile Atatürk’ün Köşk’te çekilmiş bir fotoğrafının tahrif edildiğini görmüştür. Sahtekar Ermeniler köpeklerin yerine bağırsakları dışarı çıkarılmış bir Ermeni çocuk cesedini yerleştirmişler. Sözde soykırımı kanıtlamak için, akla gelmedik yalana başvurmaktan ve tarihi belgeleri tahrif etmekten kaçınmayan Ermeni diasporası bir aşağılık tahrifata imza atmıştır.

Prof. Ataöv Hürriyet’e yaptığı açıklamada, Kaliforniya Üniversitesi’nde sahnenin yan gerisine (fotoğrafın sahneye göre sol yan tarafı) asılan ve Atatürk’ün fotoğrafının önüne bağırsakları dışarı fırlamış kanısını veren bir çocuk cesedini görünce çok şaşırmıştır. İlanın en üstünde ise “İnkarın Yüzü Yalan Söylemez” başlığı vardır. Toplantı, 14 Nisan 2005 tarihinde Alfa Epsilon Omega Ermeni Soykırımı Anma Komitesi’nce düzenlenmiştir. Ataöv’ün bu konudaki açıklaması şöyledir: “Fotoğrafın sol üst köşesinde Atatürk’ün Latife Hanım’a yazısı ve imzası var. Fotoğrafın aslında Atatürk’ün ayağının dibinde sanki bağırsakları çıkmış gibi duran bir çocuk değil, dört tane ufak köpek yavrusu var. Ermeni foto-kurgucular bu köpekleri bir ölçüde yerlerinde tutup üstüne bir resim yapıştırmış ve barsak kanısını uyandıracak bir çeşit kolonu eklemeyi de ihmal etmemişler. Hedefleri; bir ulusu, Cumhuriyet rejimini ve onun kurucusunu böyle bir sahtekarlıkla karalamak ve bu oyunu ortaya dökmede hem aciz, hem isteksiz yabancı çevrelere soykırım diye bir şeyi kısa yoldan kabul ettirmektir.”

Hülya Adak ve Zeynep Türkyılmaz hakkında; Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin Kurum ve Organlarını Aşağılama (TCK md. 301), Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozma (TCK md. 302) ve Temel Milli Yararlara Karşı Faaliyette Bulunmak İçin Yarar Sağlama (TCK md. 305) maddeleri kapsamında suç duyurusunda bulunulmuştur. Bu akademisyenlerin akademik özgürlük adı altında Türk milletini karalamaya hakları yoktur. Mahkeme Kararı olmadan yapılmayan bir sözde soykırım için Türk milleti suçlanamaz.

Tarihte kalan tehciri soykırıma dönüştürme çabalarının altında Sevr (Sevres) Anlaşması’ndaki büyük Ermenistan hayali yatar. Tıpkı 25 Eylül’de Barzani’nin referandum yaparak kurmak istediği büyük Kürdistan gibi. Ermenistan Milli Marşı’nda ”Topraklarımız işgal altında, bu toprakları azat etmek için ölün, öldürün”yazılıdır. Başbakan Binali Yıldırım ile Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a 15 Eylül 2017 tarihinde yazılan, Çalıştay’a katılanları aklayan ve Türkiye’yi eleştiri yağmuruna tutan şikayet dolu aşağıdaki mektup, ABD’den gönderilmiştir. Önemli olduğu için gönderilen kişiler aşağıda yer almıştır.

1933’de Nazilerin yakmaya başladıkları kitapların yazarı Yahudi kökenli Stefan Zweig’ın “Akıl ve siyaset nadiren aynı yolda buluşur” sözü günümüzde Ermeniler için geçerlidir. Bu nedenle sözde Ermeni soykırımı gündemden düşmeyecektir. Mark Twain’e ait olduğu söylenen “Gerçek Ayakkabılarını Giymeden, Yalan Dünyayı Üç Kez Dolaşır” sözü sözde Ermeni soykırımı yalanı için geçerliliğini koruduğu sürece, Türkiye en az Ermeniler kadar gerçeklerin ortaya çıkması için çaba harcamalı, bunun için yumurta kapıya gelmeden önlem almalıdır. 24 Nisan 2021’e kabaca 4,5 ay vardır. Çok geç ama sonuç almak için yeterli bir zaman. Bu zamanı iyi kullanalım.

Prof. Dr. Tükkaya Ataöv’ün açıkladığı gibi yer değiştirmenin Ermenileri öldürmek anlamına gelmediği, devletin böyle bir amaç gütmediği, bunun söz konusu olamayacağı ve bu yola sapanların cezalandırılacağı, 27 Mayıs Genelgesi ve 29 Ağustos şifresiyle ortaya konmuş olmasına rağmen, Türk kökenli işbirlikçilerin yalanlarına başkaları inandıkları sürece işimiz çok zordur. Fakat buna rağmen Namık Kemal’in “Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini, Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?” görüşü değil, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini, Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini” demecinin geçerli olabilmesi için, en az Ermeniler kadar özellikle Batı kamuoyunu inandırmamız gerekir.

Her taşın altından Sabancı çıkıyor

Dikkat çeken değişim
12 Eylül ihtilali sonrası, ülkenin bölünmez bütünlüğüne, üniter yapısına aykırı projelere verdiği destekle dikkat çeken Sabancı ailesi, bu kez “Mustafa” ile gündemde.

Hangi amaca hizmet?
SakIp Sabancı’nın hazırlattığı Kürt Raporu, kendi üniversitelerinde düzenledikleri Ermeni konferansı ve “Mustafa”ya destekleri, Sabancı Grubu’na yönelik tepkileri artırdı.

Nankörlük ediyorlar!
Prof. Dr. Nurullah Aydın, “Bu topraklarda zengin oldular. Nankörlük ediyorlar” derken, Prof. Dr. Ahmet Ercan, “Türkiye’yi ve milli değerlerimizi satışa çıkarıyorlar” diye konuştu.

İlginç icraatları bitmek bilmiyor
Sabancı ailesinin sanat, kültür ve tarihe destek oluyormuş izlenimi vererek sergilediği ilginç icraatlar Sakıp Sabancı’yla başladı, Güler Sabancı’yla devam ediyor.

Her taşın altından onlar çıkıyor
Kürt Raporu ve Ermeni konferansı gibi tartışmalı icraatlarıyla gündeme gelen Sabancı ailesi bu kez de Can Dündar’ın “Mustafa” filmine verdiği destekle eleştirilerin odağında

Haber: Selda Öztürk KAY – Salim YAVAŞOĞLU
“Gazi Mustafa Kemal Diyor Ki” kitabının yazarı Prof. Dr. Nurullah Aydın, Can Dündar’ın yönetmenliğini yaptığı ’Mustafa’filminin AB ve ABD’nin Türkiye’yi tarihinden koparma projesine uygun bir yapım olduğuna dikkat çekerek, filme maddi destek sağlayan kuruluşların sorgulanması gerektiğini söyledi. Aydın, şöyle konuştu:

Çok uluslu şirket oldular
“Karen Fogg’un ’Bir de Türk tarihinden kurtulsak!’ vecizesinin müritleri, bir yandan Anayasa’nın kurucu felsefesi olan ilk dört maddesini tartışırken, diğer yandan kurucu liderin kişiliği, özel hayatı tartışmaya açılmıştır. Türkiye içindeki işbirlikçiler, AB fonlarının Türklüğe, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne, Atatürk’e, üniter yapıya, ulus devlet anlayışına karşıt olan her türlü projesine destek vermeye başlamıştır. Filme finans desteğinde bulunanların geçmiş yıllarda da benzeri şekilde devletin temel değerlerini eleştiri konusu yapanlar olduğunu görmekteyiz. Terörden zarar gören ve DHKP-C’nin Özdemir Sabancı suikastini gerçekleştirdiğini unutan Sabancı Grubu’nun, Atatürk’ün tarihi kimliğini Türk milleti ve devletinin son dönem varlığını ve bekasını sağlayan özelliği yerine küçük düşürücü, zayıflatıcı bir içerik taşıyan filme destek olması aslında Sabancı Holding’in çok uluslu bir sermaye şirketine dönüşmesinin sonucudur. Avrupa’nın birçok büyük şirketiyle ortaklık içinde olan Sabancıların, ortaklarının kendi ulusal yaklaşımlarıyla ve AB üyeliği için gerekli görülen Türkiye’nin etnik ayrıştırılması, ulus kimliğinin yok edilmesi, üniter yapısının parçalanması talepleriyle hareket etmeleri doğaldır.

“Hadi oradan!”
Ancak doğal olmayan, Türk işadamlarının kendi varlıklarının kaynağı olan ülkelerine bu derece ters yönden bakmalarıdır. Bu nedenle Mustafa filmine destek olan Sabancı’ya ’Hadi oradan’ diyorum. Avrupa başkentlerindeki şirket merkezlerinin seslerine kulak vereceğine, kendi ülkendeki şehitlerin ve insanların sesine kulak ver. Unutma ki bugünkü seviyeye gelişin, bu ülke topraklarının ve bu ülke insanının alın teri ve emeği ile oluşmuştur. Nankörlük etmeyin.”
12 Eylül ihtilalinin ardından, ülkenin bölünmez bütünlüğüne ve üniter yapısına aykırı projelere ve raporlara verdiği desteklerle dikkat çeken Sabancı ailesi yeniden gündemde.
Merhum Sakıp Sabancı’nın hazırlattığı “Kürt Raporu”, kendi adlarını taşıyan üniversitelerinde düzenledikleri “Ermeni Konferansı” ve yine aynı üniversitede ders kitabı olarak okutulan “Modern Türkiye’nin Tarihi” kitabı ile tartışmalara konu olan aile, bu kez de sponsor oldukları “Mustafa” filmi ile adından bahsettiriyor. “Kürtlere özerklik adına operasyon” olarak nitelendirilen Can Dündar’ın “Mustafa” filmine destek veren Sabancı Grubu’nun misyonu aydınlar tarafından masa yatırıldı.

Cumhuriyet karşıtı tavır
Sabancılar hakkkında en çarpıcı tespit ise araştırmacı yazar Yalçın Küçük’ten geldi. Sabancıları “12 Eylül hasatçısı” olarak nitelediği hatırlatan Küçük şunları kaydetti: 12 Eylül hükümetlerinin en büyük destekçisi Sakıp Sabancı oldu. Koç grubu, biraz daha geride kalmasına rağmen Sabancı grubu çok açık olarak Cumhuriyet karşıtı bir tavır sergilemektedir. Sabancı grubu BOP’un içindedir ve kendisine biçtiği misyon, Kürtleri ve Kürt politikasını desteklemektir. Sabancı Üniversitesi de Türkiye’de Kürt ve Ermeni konferanslarını düzenleyen üç eğitim kurumundan biridir. Son olarak Mustafa filmine sponsor olan Sabancı grubu, Türkiye Cumhuriyeti’nin en son basılan kağıt banknotlarına fotoğraf yerleştirilmesi işine de büyük destek vermiştir. Bütün bunlar alenen, Cumhuriyeti ortadan kaldırma girişimlerinin bir yansıması olarak değerlendirilmelidir.

Ulusal çıkarlar hiçe sayılıyor
“Mustafa” filmi için suç duyurusunda bulunan Prof. Dr. Ahmet Ercan, bu filme sponsor olan sermaye gruplarının “ulusal çıkarlar” adına hareket etmediğini ileri sürdü. Türkiye’de Sabancı Grubu’nun temsil ettiği Philip Morris firmasının desteklediği “kültürel” hamlelere dikkat çeken Ercan, “Görüntüde Türk kültürüne, sanatına ve tarihine destek oluyormuş gibi izlenim veriyorlar. Yaptıkları, içerideki örtülü işbirlikçilerin yardımıyla Türkiye’yi ve milli değerlerimizi satışa çıkarmak” diye konuştu. “Mustafa” filminde Atatürk’ün hayatına, kişiliğine ve söylemlerine tamamen tezat oluşturan sahnelerin rahatlıkla görülebileceğini ifade eden Ercan, sponsorların filmin bu unsurlarını bilerek Dündar’a mali destek sağladığını iddia etti. Ercan, “Atatürk bu ülkenin tutkalıdır, bütünlüğünü koruyandır. O biterse, bu ülke de biter” yorumunu yaptı.

İlk icraatları değil!

1 1995 yılında Sakıp Sabancı’nın kontrolündeki TÜSİAD, hedefi “siyasal özgürlükler” olan dizi rapor hazırladı. Prof. Dr. Bülent Tanör’e hazırlatılan “Demokrasi Raporu” nda, Kürt sorunu ve İslamcı harekete ilişkin çözüm önerileri yer alıyordu. AB projesi olan bu raporu 1995 yılında yine Odalar Birliği’nin talebiyle Prof. Dr. Doğu Ergil’in hazırladığı “Doğu Raporu” izledi. Aynı yıl Sakıp Sabancı, Diyarbakır’ı ziyaret ederek dönüşünde “Doğu Anadolu Raporu”nu hazırlattı. Sabancı çözüm için İspanya’daki BASK modelini önerdi.

2 Sabancılar, kamuoyunda “Ermeni Konferansı” olarak bilinen “Osmanlı İmparatorluğunun çöküş döneminde Ermeniler- Bilimsel sorumluluk ve Demokrasi sorunları” adlı konferansa da destek vermişti. Kamuoyundan tepki toplayan konferans, yargı kararıyla durdurulmasına rağmen gerçekleştirildi. “Orta Anadolu Ermeniliğinin yok olmuşluğu gerçekliği” üzerine kurulan konferansın düzenleyicilerinden biri de Sabancı Üniversitesi Tarih Programı Koordinatörü Doçent Doktor Halil Berktay’dı.

3 Sabancı Üniversitesi, 1991-1992 eğitim öğretim yılında da, Türkiye’de bir ilk’e daha imza atıyordu. Türkiye’de öğretim üyesi olarak görev alan Erik J. Zürcher tarafından kaleme alınan ve Abdülhamit döneminden 1980’li yılların ortalarına dek Türk tarihini anlatan eser, üniversite öğrencilerine ders kitabı olarak okutuluyordu. Hollanda’da Türkiye karşıtı kesimlerin akıl hocası olarak bilinen Zürcher, Atatürk’e “Diktatör” diyen ve Türkiye’nin Ermeni soykırımını yaptığını, bunun tartışmaya bile açılmasının yanlış olduğunu söyleyen bir bilim adamı olarak tanınıyordu.

LİNK : http://www.yenicaggazetesi.com.tr/haberdetay.php?hit=11002

Yazar Prof. Dr. Sadık Rıdvan Karluk

1948 yılında Eskişehir’de doğdum .1970’de Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni bitirdim. Kısa bir süre Maliye Bakanlığı ve Sayıştay’da çalıştıktan sonra 1972 yılında Eskişehir İTİA İktisat Bölümü’nde akademik kariyere başladım. 1975’te doktor, 1979’da doçent oldum. 1975 – 1976’da İngiltere Sussex Üniversitesi’nde doktora üstü çalışmalar yaptım.

1982 yılında Devlet Planlama Teşkilatı Başbakan Turgut Özal’ın direktifleri doğrultusunda kurulan AET Genel Müdürlüğü’nün (şimdiki AB Bakanlığı) başkanlığını yaptım. 1984 – 1985 döneminde İktisadi Kalkınma Vakfı Yönetim Kurulu üyeliğinde bulundum, 1982 – 1985 yılları arasında İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı’na (Nuh Kuşçulu) danışmanlık yaptım. Bu dönemde Türkiye’de Yabancı Sermaye Yatırımları konusunda iki kitabım (biri İngilizce) ile İhracatta Vergi İadesi kitabım İTO tarafından yayınlandı.

1985 yılında Paris’te OECD nezdinde Türkiye Büyükelçiliği’ne Planlama Müşaviri sıfatıyla tayin edildim. Görev yaptığım dönemde Türkiye’yi 4 Komite’de temsil ederek, Türkiye’de kalkınmakta olan bölgeler konusunda OECD’nin önemli bir araştırmasının (Regional Problems and Policies in Turkey) basılmasına katkıda bulundum. 1990 yılında yurda dönüşümde DPT Müsteşar Müşavirliği’ne getirildim. Daha sonra Başbakanlık Başmüşavirliğinde Türkiye ile Türk Cumhuriyetlerinin ekonomik ilişkilerinin gelişmesinde bir model olan “Türk Ödemeler Birliği” kurulması için bir proje geliştirdim.

1991 yılında profesörlüğe atanarak Anadolu Üniversitesi’ne geçtim. Anadolu Üniversitesi’nde Türkiye Ekonomisi, Uluslararası İktisat, Uluslararası Ekonomik Kuruluşlar, Avrupa Birliği, Avrupa Birliği Türkiye İlişkileri , Dış Ticaret Teorisi ve Politikası, Uluslararası Entegrasyonlar derslerini kendi eserlerimi esas alarak yürüttüm. Akademik kariyerimde 23 yüksek lisans, 16 doktora tezi yönettim. Bu öğrencilerim arasında çeşitli üniversitelerde görev yapan çok sayıda profesör, doçent ve yardımcı doçent bulunmaktadır. Üniversite Senato ve Yönetim Kurulu üyeliği yaptım, İktisat Fakültesi Dekanlığım döneminde AÖF kapsamında bulunan tüm iktisat kitaplarının yeni formata göre yazılmasına yazar ve editör olarak katkıda bulundum.

İkinci (1981), Üçüncü (1992) ve Dördüncü (2004) Türkiye İktisat Kongrelerine bildiri sunarak katılan tek öğretim üyesiyim. Dördüncü Türkiye İktisat Kongresi Bilim Komisyonu üyeliği yaparak Türk Sanayici ve İşadamları Vakfı (TÜSİAV) Bilim Kurulu Başkanlığı görevinde bulundum. 1996 yılında TOBB Milletlerarası Ticaret Odası (International Chamber of Commerce: ICC) Uluslararası Ticaret ve Yatırım Politikaları Komisyonu’nda (Commission on Trade and Invesment Policy) ICC Türkiye Temsilciliğine getirildim. Son 10 yıldır TOBB ICC IFO World Economic Survey kapsamında her üç ayda Türkiye ekonomisindeki gelişmeler ile ilgili olarak gönderilen sualnameleri cevaplandıran 12 uzmandan biriyim.

“Uluslararası Ekonomi: Teori ve Politika”, “Türkiye Ekonomisi: Cumhuriyetin İlanından Günümüze Yapısal Değişim”, “Avrupa Birliği”, “Türkiye Avrupa İlişkileri: Bir Çıkmaz Sokak” ve “Uluslararası Kuruluşlar” başlıklı temel ders kitaplarım dahil yayınlanmış 24 kitabım, 300’den fazla makalem, 12 ortak ve 3 çeviri eserim vardır. Beş ders kitabım (642-908 sayfa aralığında) 42 baskı yapmıştır. Tüm üniversitelerde ders kitabı ve yardımcı kitap olarak okutulmaktadır.

Ortak yazarlı bir ders kitabım TÜBA üniversite ders kitapları 2012 yılı telif ve çeviri eser ödülü olmak üzere 6 “bilimsel araştırma ödülüne” sahibim. Diğer araştırma ödüllerim şunlardır: 1984: Enka Vakfı, “Türk Ekonomisinin Dünya Ekonomisine Entegrasyonu,” Bilimsel Araştırma Yarışması Üçüncülük Ödülü, 1982: Türkiye Milli Kültür Vakfı: Teşvik Armağanı, Dal: İktisat, 1981: İktisadi Kalkınma Vakfı, “AET ile İlişkilerimizin Atatürkçü Ekonomik Politika Açısından Değerlendirilmesi,” Behçet Osmanağaoğlu İnceleme Yarışması Birincilik Ödülü, 1979: Pamukbank, “Dışsatımın Özendirilmesinde Ticari Bankalarımızın Yeri” Bilimsel Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü.

ABD ABI Enstitüsü’nün Yılın Eğitimcisi (Man of the Year 2011) ödülü sahibiyim. Özgeçmişim WHO’s WHO Dünya, Asya ve Türkiye baskılarında yer almıştır. (Who’s Who in Asia 2012, Asya’da Kim Kimdir 2’nci baskı, 01/11/2011, Who’s Who in the World 2011, Dünyada Kim Kimdir, 28’nci baskısı, 03/12/2010, Günümüz Türkiyesi’nde Kim Kimdir, 01/05/2005). Özgeçmişim Turkischer Biographiscer Index/Turkish Biographical Index’te (2004, s.563) yer almıştır. Google Akademik’te 1.070 (05.02.2018) atıfım vardır.

Eskişehir Sanayi Odası, Eskişehir Ticaret Odası, İstanbul Sanayi Odası, Ankara Ticaret Odası, Ankara Sanayi Odası, Kayseri Sanayi Odası, İşveren Dergisi, İktisadi Kalkınma Vakfı Dergisi gibi oda dergilerinde yazılarım yer almıştır. Türkiye’de yayınlanan çok sayıda bilimsel derginin hakem heyetinde yer almaktayım. Ders kitaplarım: 42 baskı yapmış olup 3.884 sayfadır.

İnceleyeceğiz ...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s