TÜRK SANATI DOSYASI : BÜYÜK SELÇUKLU SANATI


Muhammed İbn Zeyd Türbesi

11 Mayıs 2017

İnşa tarihi: Muhammed İbn Zeyd Türbesi, 1112-1113 tarihinde inşa edilmiştir.

Konumu: Yapı, güney Türkmenistan’da Mari Şehri’nin yaklaşık 30 km doğusunda yer alan Sultan Kale (eski Merv) olarak bilinen şehir harabesinin 3 km kadar batısında yer almaktadır.

Mimar ve Banisi: Yapının banisi Emir Serafeddin Ebu Tahir Sa’d’tır.

Mimari Tanım

Muhammed İbn Zeyd Türbesi ilk olarak 1890 yılında V. A. Jukovskiy tarafından incelenmiştir. Bir külliyenin parçası olan yapı daha sonraki yıllarda B. N. Zasıpkin, N. İ. Baçinskiy ve V. İ. Pilyavskiy tarafından incelenmiş ve onarımı yapılmıştır. Yapının tahmini restitüsyon planını S. Hmelnitskiy tarafından çıkarılmıştır.

Muhammed İbn Zeyd Türbesi’de yapılan incelemeler sonucu mihrap ve sandukanın daha sonra yapıya eklendiği anlaşılmıştır. Bu sebeple yapının cami olarak inşa edildiği sonradan türbeye dönüştürüldüğü tahmin edilmektedir. Yapı bir külliye içinde yer almaktadır. Yapının kuzeydoğusuna tek kubbeli bir türbe, kuzeybatısına iki kubbeli bir cami sonradan ilave edilmiştir.

Plan Özellikleri

Tamamıyla tuğladan inşa edilen Muhammed İbn Zeyd Türbesi, kare planlı ve tek kubbelidir. Dıştan 8.50×8.50 m, içten 5.70×5.70 m ölçülerinde olan yapının kubbesi 20. yüzyıl başlarında yıkılmış olup 1937 yılında onarılmıştır. Kubbe yüksek bir kasnak üzerine oturur ve kubbeye geçişte tromp kullanılmıştır.

Yapının duvarları kerpiçlerle örülmüş ve dıştan tuğlalarla kaplanmış olup harç olarak kil tercih edilmiştir. Yapının kuzeybatı cephe duvarı, tuğlaların farklı şekilde istiflenmesiyle düzenlenmiştir. Bu cephe üç adet geniş sivri kemerli nişle bölünmüştür. Bu nişlerin arasında birer adet sivri kemerli dar ve uzun niş bulunmaktadır. Geniş nişlerden ortada olanına sivri kemerli kapı açılmıştır. Bu kapı günümüzde tuğla ile örülmüştür. Cephe caminin inşası sebebiyle kapatılmıştır.

Günümüzde yapıya giriş kuzeydoğu yönünde yer alan açıklıktan sağlanır. Bu cephe de kuzeybatı cephesiyle aynı mimari özelliklere sahiptir. Yapının dikdörtgen planlı sivri kemerli mihrabı güneybatı cephenin ortasında yer alır. Mihrap nişinin üzerinde tahrip olmuş bir kufi kitabe bulunmaktadır. Bir diğer kitabe kuşağı duvarın üzerinde olup yapıyı çepeçevre dolanır. Terrakotta ve oymalı alabastrdan yapılmış kufi Arapça kitabeye göre yapı, Emir Serafeddin Ebu Tahir Sa’d tarafından 1112-1113 tarihinde, şehit Seyid Muhammed ibn Zeyd’in mezarının olduğu yere inşa ettirilmiştir.

Süsleme Özellikleri

Muhammed İbn Zeyd Türbesi, tuğla işçiliğinin önemli bir örneğini teşkil eder. Yapı tezyinat ve cephe düzenlemesi açısından Talhatan Baba Camisine benzemektedir.

Günümüzde bir takım değişikliklere uğrayan yapının tezyinatı tahrip olmuştur. Kuzeybatı cephe sivri kemerli nişlerle hareketlendirilmiştir. Nişler çeşitli tipte yıldızlar, geçmeler, baklavalar, fiyonklar, -X-, yuvarlaklar, üçgenler, sekizgenler zigzaglar, ufak yuvarlaklar ve stilize bitkisel (rumi ve çiçek) motiflerle işlenmiştir.

Kubbeye geçişte kullanılan tromların aralarında sivri kemerli kör nişler bulunmaktadır. Sivri kemerli trompların içinde, balıksırtı motifi yer almaktadır. Ayrıca trompların içinde tuğladan yapılmış –ɛ- ve –Z- seklinde motiflerden oluşmuş ince kuşaklar yer almaktadır.

Mihrap nişinin kavsara kısmı istridye kabuğu seklindedir. Kalıntılardan anlaşıldığına göre mihrap çeşitli renklerde kalem işleriyle ve stilize bitkisel motiflerle süslenmiştir. Stukodan yapılmış olan mihrap nişindeki istridye kabuğu motifi 11-12. yüzyılda Türkmenistan’da yapılmış olan Başane ve Akça Kale Kervansarayları ile Sultan Tekes Türbesi’nin tromp bölümlerinde karşımıza çıkmaktadır.

Yararlanılan Kaynaklar

  • İbrahim Çeşmeli – Orta Asya Camilerinde Tipoloji (7-13. Yüzyıllar)
  • Mustafa Cezar – Anadolu Öncesi Türklerde Şehir ve Mimari (İş Bankası Kültür Yayınları)

Doğu Radkan Kümbeti

9 Mayıs 2017

İnşa Tarihi: Doğu Radkan Kümbeti’nin inşa kitabesi tahrip olduğu için inşa tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Yapının 13. yüzyıl başlarında inşa edildiği düşünülmektedir.

Konumu: Yapı İran’ın Radkan şehrinde bulunmaktadır.

Mimari Tanım

İsmini inşa edildiği Radkan şehrinden alan Radkan Kümbeti, Doğu Radkan Kümbeti yada Mil-i Radkan diye anılmaktadır. Kümbetin kitabesinin sitte mie (Altı yüz) kelimeleri dışındaki kısmı dökülmüş olduğundan tarihinin diğer parçası tartışmalıdır. Gazne şehrinde 1114 yılında inşa edilmiş Sultan Mesut ve Car Kurgan Minaresi, Doğu Radkan Kümbeti gibi yivli bir gövdeye sahiptir. Benzer üslupsal özellikler göz önüne alındığında Doğu Radkan Kümbeti’nin 13. yüzyıl başında inşa edilmiş olabileceği düşünülür. Max van Berchem, yapıyı 602(1205-6) yılına tarihlendirmektedir.

Plan Özellikleri

Doğu Radkan Kümbeti 22 metre boyunda 36 yuvarlak yivle çevrili, içten kubbe, dıştan konik çatı ile örtülü silindirik bir yapıdır.

12 köşeli bir kaide üzerinde yükselen silindirik gövdeli kümbet, gofralı diye de tabir edebileceğimiz yivli duvar biçimine sahiptir.

Bu açıdan Car Kurgan Minaresi‘yle de benzerlik gösterir. Ancak Car Kurgan Minaresi’nde yukarıya doğru daralan silindirik gövdeye uygulanan yivler Doğu Radkan Kümbeti’nde tam silindirik gövdeye uygulanmıştır.

Car Kurgan Mimarisi

Konik külahın kaidesi üzerinde bir kitabe kuşağı bulunmaktadır. Kitabenin alt hizasından yivler üzerine saçak motifi uzanır.

Yapıya giriş iki yönde yer alan simetrik dikdörtgen bir açıklıktan sağlanır. Açıklık oldukça sade tutulmuştur.

Kümbetin içi kubbeye açılan açıklıklardan aydınlatılır.

Süsleme Özellikleri

Doğu Radkan Kümbeti tezyinat açısından gösterişli bir örnektir. Gövde yüzeyi boş yer kalmayacak şekilde ince ince işlenmiştir. Yapının süsleme programında tuğla ve çini malzemeden yararlanılmıştır. Tuğlanın farklı şekillerde istiflenmesiyle oluşturulmuş baklava örgüleri yivlenmiş gövde üzerine uygulanmıştır. Baklava örgülerinin ortalarında firuze çiniler vardır.

Kümbet kasnağında yer alan kitabe kuşağında firuze çini uygulamalar görülmektedir.çiniler bugün oldukça tahrip olmuş bir kısmı dökülmüştür.

Kitabe kuşağı altında, yivlere doğru sarkan bir palmet frizi, saçak motifine benzemektedir. Bu süslemeler çadır kumaşlarında kullanılan motifleri andırmaktadır.

Kümbetin 12 köşeli kaidesi iki yatay tuğla arasına sonsuzluk işaretini andıran bir motifle hareketlendirilmiştir.

Yararlanılan Kaynaklar

  • Mustafa Cezar – Anadolu Öncesi Türklerde Şehir ve Mimari (İş Bankası Kültür Yayınları)
  • Oktay Aslanapa – Türk Sanatı

Kümbet-i Kabus

2 Mayıs 2017

İnşa Tarihi: Kümbet-i Kabus, 10. yüzyılda da inşa edilmiştir.

Konumu: Yapı İran’ın Türkmensahra adlı bölgesinin Kümbet şehrinde yer almaktadır.

Bani ve Mimarı: Yapının banisi Kabus Voşmgir’dir.

Mimari Tanım

İran’ın Türkmensahra adlı bölgesinin Kümbet şehrinde yer alan Kümbet-i Kabus, 2012 yılında Unesco tarafından dünyanın en yüksek tuğla yapısı olarak ilan edilmiştir. Kümbet-i Kabus, mimari özellikleri ve yapı malzemeleri açısından oldukça önemli özelliklere sahiptir. Yapı, yerli halk tarafından Kabus Kulesi olarak bilinir. Bunun nedeni yapının kulevari görünümünden kaynaklanmaktadır. Mimari özellikleri ve dayanıklı yapısıyla da dikkat çeken kümbet yaşanan çeşitli doğal afetler karşısında hasar almadan günümüze kadar gelebilmiştir.

Kümbet-i Kabus’un inşa edilme amacı üzerine çeşitli fikirler öne sürülmüştür. Bunlardan en yaygın olan görüş, banisinin kendi mezarı olarak kullanmayı amaçlamış olmasıdır. Kümbet zemininde dikdörtgen bir oyuk bulunmasına karşın yapılan araştırmalarda cesete ulaşılamamıştır. Bu durum defin işleminin gerçekleşmediğini göstermiştir. İkinci bir fikre göre ise kümbetin kurucusu sadece kendi döneminin gücünü ve ihtişamını göstermek için Kümbet-i Kabus’u inşa ettirmiş olabileceğidir.

Plan Özellikleri

Kümbet-i Kabus, 53 metre yüksekliğe sahip olup 15 metrelik suni bir tepe üzerine kurulmuştur. Tamamen tuğla malzemeden inşa edilen silindirik planlı yapının gövdesi 10 köşeli yıldız şeklinde yivlenmiş olup üzeri konik külahla örtülmüştür.

Yapıda inşa malzemesi olarak kullanılan kırmızı tuğlalar, sert ve içleri dolu olduklarından dolayı oldukça dayanıklıdırlar. Tuğlalar kare şeklinde 25X25 boyutunda olup yükseklikleri 5 cm ve 6 cm arasında değişmektedir. Külahın doğu tarafında yer alan açıklık yapı içini aydınlatmaktadır.

Kümbet tam silindir olmayıp eni aşağıdan yukarıya doğru düzenli bir şekilde daralmaktadır. Kümbet-i Kabus ilk inşa edildiğinde temelinde bir su mahzeni bulunmaktaydı. Ancak sonradan yapılan müdahaleler sonucu bu mahzenin sadece tonozlarının ayağı yerinde kalmıştır. Yapıya giriş güneydoğu yönünde yer alan açıklıktan sağlanır. Kapının eni 1.5 metre yüksekliği ise 5.55 metredir ve kapının iki tarafında simetrik biçimde yapılmış iki seki görülür. Yapı inşa edildiği zaman sekiler üzerinde heykellerin yapılmış olabileceği düşünülmektedir. Benzer bir uygulamanın Cihil Duhteran Kümbeti’nin giriş kapısında da uygulanmış olması bu fikri destekler niteliktedir.

Süsleme Özellikleri

Kümbet-i Kabus, sadeliği ve yalınlığı ile dikkat çekmektedir. Kümbetin cephesinde süsleme unsuruna rastlanmaz ancak gövde üzerinde kufi hatlardan oluşan yazıtlar bulunmaktadır. Yazı şeridi kapı üzerinde ve konik konsolun altındaki dizide görülmektedir. Yazıtlar, uzunluğu 2 metre eni 80 cm olan tuğladan yapılan kalıplar içinde yazılmıştır. Kalıplar yarım yuvarlak tuğlalarla yapılmış yazılar ise kırmızı sade tuğla ile okunur bir şekilde yazılmıştır. Bu yazıtlarda yapının banisi ve yapılış tarihi hakkında bilgi verilmektedir.

Yapı gövdesinin sade olmayıp yıldız köşeli olması estetik gücünü artırmaktadır.

Yararlanılan Kaynaklar

  • Abdurrahman Deveci – Türkmensahra’daki Kabus Kulesi, Dünyanın En Yüksek Tuğla Kulesi
  • Mustafa Cezar – Anadolu Öncesi Türklerde Şehir ve Mimari (İş Bankası Kültür Yayınları)

Kümbet-i Kabud

30 Nisan 2017

İnşa Tarihi: Kümbet-i Kabud, 1196-1197 yılları arasında inşa edilmiştir.

Konumu: Yapı Doğu Azarbeycan’ın Meraga şehrinde bulunmaktadır.

Mimari Tanım

Meraga’da 593 (M: 1196-1197) yılları arasında inşa edilen Kümbet-i Kabud, ismini çinilerinden alır. Farsça kabud, mavi anlamına gelmektedir. Dönem özelliklerini genel olarak yansıtan kümbet tezyinat programıyla dikkate değerdir.

Plan Özellikleri

Kümbet-i Kabud, sekizgen bir plana sahiptir. Taş malzemeden inşa edilmiş bir subasman üzerinde yükselen tuğla kümbet, içten kubbe dıştan basık sekizgen piramit bir çatı ile örtülüdür. Sekizgen gövdenin köşeleri yarım silindirik payelerle desteklenmiştir.

Harrekan Kümbetleri de Kümbet-i Kabud gibi sekizgen gövdeli bir plana sahip olup gövde silindirik payelerle desteklenmiştir. Bu plan tarzı çağdaş mezar yapılarında da sıkça karşımıza çıkan bir anlayıştır.

Harrekan (Karagan) Kümbetleri

Kümbetin köşe payeleri sivri kemerli nişlerin kemer ayaklarıyla birleşmektedir. Sivri kemerli niş yüzeyleri mukarnaslarla hareketlendirilmiş olup tüm cephe benzer benzer düzenlemeye sahiptir. Sivri kemerlerin üstlerinde bir kitabe kuşağı yer alır, bu kuşağın üzerinde mukarnas dolgulu friz cepheyi dolanmaktadır.

Kümbete giriş dikdörtgen bir açıklıktan sağlanmış olup cephe ortasında yer alan portale merdivenle erişilebilmektedir. Portal sivri kemerli bir niş içerisine alınmış olup niş yüzeyini bir kitabe kuşağı dolanmaktadır.

Süsleme Özellikleri

Kümbet-i Kabud süsleme programı açısından dikkat çeken önemli bir eserdir. Kümbetin tezyinatında çini ve tuğla malzeme kullanılmıştır. Kümbetin bütün dış yüzü firuze renkli çinili yıldız geçme süslemeleriyle kaplıdır. Çok zengin dekorlu geometrik geçmelerdeki şeritlerin bazıları açık mavi çiniden yapılmıştır ancak şeritlerin önemli kısmı terakotadandır. Terrakotalar kesilmek suretiyle geçmeler yapılmıştır.

Köşeleri silindirik payelerle yuvarlatılmış sekizgen gövde yüzeyi sivri kemerli bir niş içerisine alınmış olup ince ince işlenmiştir. Tamamıyla geometrik süslemelerle kaplı her sekiz yüzey, üstte sivri kemerli mukarnas bir nişle sonlanmaktadır.

Mukarnaslı niş yüzeyi geometrik motiflerle işlenmiş olup çini ile kaplanmıştır. Kemer yüzeyi ise çiniden yazı şeridiyle hareketlendirilmiş olup bir düğüm motifiyle sonlandırılmıştır.

Mukarnas içleri tuğla malzeme kullanılarak sekiz kollu yıldız motifiyle bezenmiştir. Motiflerin araları turkuaz renkli çinilerle doldurulmuştur. Bu motif kümbetin cephe süslemesinde de tekrarlanmıştır.

Kemer yüzeyinde yer alan çini yazı kuşağının üzerindeki niş yüzeyi, altta çiniden yıldız üstte tuğladan çiçek motifiyle işlenmiştir.

Niş üzerinde yer alan yapıyı bir şerit halinde dolaşan kufi kitabe kuşağı ve mukarnas frizi kubbeye geçişte cepheyi hareketlendiren bir diğer mimari unsurdur.

Yararlanılan Kaynaklar

  • Mustafa Cezar – Anadolu Öncesi Türklerde Şehir ve Mimari (İş Bankası Kültür Yayınları)
  • Oktay Aslanapa – Türk Sanatı

Harrekan Kümbetleri

26 Nisan 2017

İnşa Tarihi: Harrekan Kümbetleri’nden doğuda kalan birinci kümbet 1067-1068, batıda kalan ikinci kümbet ise 1093 tarihlerinde inşa edilmiştir.

Konumu: Yapılar Kazvin ile Hemedan arasındaki Harrekan bölgesinde bulunmaktadır.

Bani ve Mimarı: Kümbetlerin kitabelerine göre birinci kümbetin (Doğudaki) mimarı Zencan’lı Muhammed bin Mekki olup Ebu Sat Bicar bin Saad için ve ikinci kümbetin(Batıdaki) mimarı Zencan’lı Ebul Meali bin Mekki olup Ebu Mansur Bek Elsi bin Tekin için yapılmıştır.

Mimari Tanım

Kazvin ile Hemedan arasındaki Harrekan bölgesinde yer alan Harrekan Kümbetleri birbirinden 29 metre aralıkla inşa edilmiştir. Tamamen tuğla malzeme kullanılarak inşa edilen bu iki binadan doğuda kalan birinci kümbet 1067-1068, ikinci kümbet 1093 yılında inşa edilmiştir. Kitabelerine göre; birinci kümbetin mimari Zencan’lı Muhammed bin Mekki olup, Ebu Sat Bicar bin Saad için yapılmıştır. İkinci kümbetin mimarı ise Zencan’lı Ebul Meali bin Mekki olup, Ebu Mansur Bek Elsi bin Tekin için yapılmıştır. Yapı hakkında geniş bilgiler Stronach ve Young tarafından yapılan araştırmalarla edinilmiştir.

Plan Özellikleri

Harrekan Kümbetleri plan olarak benzer özelliklere sahiptir. Sekizgen planlı iki mezar anıt, çifte kubbeli olarak inşa edilmiştir. Kümbetler 29 m aralıklarla inşa edilmiş olup, 13 metre yüksekliğinde ve 11 metre çapındadır. Yapıların dış cephesi köşelerde yuvarlatılmış kulelerle desteklenmiştir. Tamamıyla tuğla malzemeden inşa edilen kümbetlerden, birinci kümbette iki, ikinci kümbette bir kulenin içinde merdiven vardır ve bu kuleler daha geniştir. Cephe yüzeyleri sivri kemerli kör nişlerle hareketlendirilmiştir.

Yapılara giriş dikdörtgen düzenlemeye sahip olup sivri kemerli bir niş ile sınırlandırılmış açıklıktan sağlanır. Portal yüzeyinde yer alan niş iki bölüme ayrılmış olup altta kufi yazılı kitabe kuşağı üzerinde ise geometrik süslemenin hakim olduğu bir yüzey bulunur.

Yapı içine girildiğinde kubbeye geçişte tromp kullanıldığı görülür. Duvar yüzeyleri sekiz köşede dikdörtgen niş içerisine alınmıştır. Kubbenin ortasında içeriyi aydınlatan aydınlık feneri yer alır.

Süsleme Özellikleri

Türk sanatı için oldukça değerli iki örnek olan Harrekan Kümbetleri zengin süsleme programıyla dikkat çekmektedir. Harrekan kümbetlerinin her ikisinin de dış cephede zengin süslemeler vardır ve bu süslemeler çeşitliliği ile de ayrıca dikkat çeker.

Yapı içlerinde ise ikinci kümbet daha sade tutulurken birinci kümbet daha hareketlidir. Sekizgen gövdeli kümbetlerin cepheleri sivri kemerli nişlerle ayrılmış olup her cephede, farklı şekillerde geometrik süslemeler mevcuttur.

Birinci kümbetin süsleme programında sivri kemerli kör nişlerin yüzeyinde tuğlaların farklı şekilde istiflenmesiyle oluşturulmuş geometrik motifler tekrarlanmıştır.

Köşe kuleleri ise benzer şekilde baklava dilimi motifiyle hareketlendirilmiştir. Nişin üzerinde tüm cepheyi dolaşan ince bir kitabe kuşağı ve bu kuşağın üzerinde ise daha geniş bir bordür yer alıp üzerinde sekizgen yıldızların oluşturduğu bir geometrik kompozisyon yer almaktadır.

İkinci kümbetin dış cephe süsleme programı daha hareketlidir. Sivri kemerli niş iki bölüme ayrılmış olup altta tuğlanın farklı şekilde istiflenmesiyle oluşturulmuş geometrik motifler kullanılmıştır.

İkinci bölüme geçişte kullanılan geniş bordür yüzeyinde üç adet küçük üç dilimli niş cepheyi dolanmaktadır. Bordürün üzerinde ise sivri kemerle sınırlandırılmış yüzey içerisine farklı kompozisyonlarda geometrik şekiller yer alır. Köşe kuleleri ve niş içlerinin her biri farklı şekilde işlenmiştir.

Harrekan Kümbetleri’nden birinci kümbetin içi, süsleme programı açısından dikkat çekicidir. Duvar yüzeyleri sivri kemerli nişlerle sekiz bölüme ayrılarak farklı şekilde bezenmiştir. Günümüzde birinci kümbetteki süslemeler büyük oranda tahrip olmuştur. Kaynaklardan edinilen bilgilere göre kubbe ve duvar yüzeylerindeki süslemeler renkli kalem işleri ile kaplanmıştır. Duvarlarda zincirlere asılı kandil motifleri ile üzerinde yer alan daireler içinde tavus kuşları ve yıldız motifleri resmedilmiştir.

Ayrıca bu kümbetin iç süslemelerinde cennet sembolizmini simgeleyen öğeler de kullanılmıştır. Kandil motifi üzerinde yer alan dairesel madalyonlardaki tavus kuşları, cennet kuşu olarak bilinir ve cennet bahçelerini simgeler. Madalyonlar içinde yer alan tavus kuşları iç içe geçmiş çift üçgen ve karelerden oluşan süslemeler dönüşümlü olarak yerleştirilmiştir.

Yararlanılan Kaynaklar

  • Mustafa Cezar – Anadolu Öncesi Türklerde Şehir ve Mimari (İş Bankası Kültür Yayınları)
  • Ali Uzay Peker – Anadolu Selçukluların Anıtsal Mimarisi Üzerine Kozmoloji Temelli Bir Anlam Araştırması
  • Oktay Aslanapa – Türk Sanatı

Demavent Kümbeti

24 Nisan 2017

İnşa Tarihi: Kitabesi bulunmayan Demavent Kümbeti, 11. yüzyılın ikinci yarısına tarihlendirilmiştir.

Konumu: İran’ın Demavent şehrinde yer alır.

Mimari Tanım

İsmini inşa edildiği Demavent şehrinden alan Demavent Kümbeti, plan ve süsleme özellikleri açısından bölgenin önemli örneklerinden biridir. İnşa kitabesi bulunmayan kümbet, plan ve üslupsal özellikleri incelendiğinde 11. yüzyılın ikinci yarısına tarihlendirilmiştir. Yapı, Büyük Selçuklu kümbetleri içerisinde Karagan Kümbeti ve Kümbet-i Ali’yle benzer özelliklere sahiptir. Bu üç Selçuklu kümbetinin de sekizgen planda olması karakteristik bir özelliktir.

Plan Özellikleri

Demavend kümbeti tuğla malzemeden inşa edilmiş sekizgen planlı bir yapıdır. 9.90 metre boyunda, 4.85 metre çapında ölçülere sahip olan kümbetin, köşeleri yuvarlatılmış payelerle desteklenmiştir.

Dehistan Kümbeti’nin, üzeri içten kubbe dıştan piramit çatı ile örtülüdür. Silindirik gövdeli kümbet, kulevari bir görünüm sergiler. Kümbetin cephe duvarı, her kenarı üç kare bölüme ayrılmış olup her bölüm farklı süsleme programıyla hareketlendirilmiştir.

Plan özellikleri açısından Karagan Kümbeti’yle benzerlik gösteren Demavent Kümbeti, üst örtüsü ve boyut olarak farklılaşır. Demavent Kümbeti boyut olarak Karagan Kümbeti’nden daha küçüktür ve üst örtüsü piramit çatı ile kapatılmıştır.

Karagan (Harrekan) Kümbeti

Yapıya giriş dikdörtgen bir açıklıktan sağlanır. Portal iki silindirik sütunce arasına alınmış olup dikdörtgen bir düzenlemeye sahiptir. Portal duvarı ise üç bölüm halinde süslenmiştir.

Süsleme Özellikleri

Süsleme özellikleriyle dikkat çeken yapının süsleme programında tuğla malzemeden yararlanılmıştır. Kümbetin dış cephesi süsleme programı açısından dikkate değerdir. Daha çok balık sırtı ve kilim dokumasını andıran süslemelerin hakim olduğu kümbetin süsleme programı zengindir. Cephenin her kenarı üç bölüme ayrılarak her bölüm tuğlanın değişik şekilde istiflenmesiyle oluşturulmuş farklı motiflerle kaplanmıştır.

Daha çok geometrik motiflerin hakim olduğu kümbetin portali de tezyinat açısından önemlidir. Portalin üzerinde yan yana iki mihrap nişi yer alır.

Mihrap nişleri üzerinde ise dört yıldız ve bunları ortada bağlayan haç şeklinde bir motif yer alır. Yıldızların içi tuğla ile balık istifi şeklinde doldurulmuştur.

Diğer cepheler de üçer bölüme ayrılarak birbirinden farklı zengin tuğla süslemelerle kaplanmıştır.

Kümbetin içi silindirik olup, kubbe örtüsünün tuğlaları balık sırtı dizilidir.

Yararlanılan Kaynaklar

  • Oktay Aslanapa – Türk Sanatı
  • Mustafa Cezar – Anadolu Öncesi Türklerde Şehir ve Mimari (İş Bankası Kültür Yayınları)

Kümbet-i Surh

23 Nisan 2017

İnşa Tarihi: Kümbet-i Surh, 1147 tarihinde inşa edilmiştir.

Konumu: Yapı Azerbaycan’ın Meraga şehrinde bulunmaktadır.

Mimari Tanım

Kümbet-i Surh

Büyük Selçuklu döneminin önemli şehirlerinden olan Azerbaycan’ın Meraga şehrinde pek çok mezar mimarisi örneğine rastlanılmaktadır. Meraga da bulunan kümbetlerin en erken örnekleri Büyük Selçuklu Devrine aittir. Meraga kümbetleri arasındaki en eski tarihli yapı 1147 yılındaki Kümbet-i Surh’tur. Kırmızı kümbet diye de anılan yapı ismini tuğlalarının kırmızı renginden dolayı Farsça’da kırmızı, kızıl anlamına gelen surh kelimesinden almaktadır.

Plan Özellikleri

Kümbet-i Surh kare planlı bir düzenlemeye sahiptir. Yapının dört köşesinde yuvarlatılmış destek payeleri bulunmaktadır. Bu yuvarlatılmış payeler Karagan ve Demavent Kümbetlerinde de tekrarlanmıştır.

Demavent Kümbeti

Yapıya giriş cephe ortasında yer alan portalden sağlanır. Sivri kemerli bir niş içerisine alınmış portal dikdörtgen bir forma sahiptir. Portal cephe düzenlemesi ve tezyinatıyla oldukça dikkat çekicidir. Merdivenli girişe sahip olan portalden mezar odasına ulaşılır.

Kümbet-i Surh’un üzeri içten kubbe dıştan piramidal çatı ile örtülüdür. Piramidal çatı günümüzde yıkılmış olup yalnızca kubbesi görülmektedir. Kubbe sekizgen bir kasnak üzerine oturmaktadır. Sekizgen kasnağın yüzeyinde yer alan 4 adet pencere açıklığı yapıyı aydınlatır. Bu dört pencereden başka duvarlardaki kemer tepelerinin yukarılarında da dikine mazgal deliği şeklinde aydınlık açıklıkları yapılmıştır. Kümbet-i Surh ile birlikte mezar mimarisinde aydınlanma sorununun giderildiği görülmektedir.

Kümbetin cepheleri sivri kemerli ikişer kör niş içerisine alınmış olup, nişin içi tuğlanın farklı şekilde istiflenmesiyle oluşturulmuş geometrik motiflerle süslenmiştir.

Kümbetin mumyalık kısmı tonoz ile örtülüdür. Buranın tonozu, ortada bulunan kare paye ile duvarlar arasında iç içe karelerden bir yıldız şekli meydana getirir.

Kubbeye geçişte ise tromp kullanılmıştır. Tromp araları dikdörtgen açıklıklarla aydınlatılmıştır. Kubbenin ortasında ise bir aydınlık feneri bulunmaktadır. Yapı içerisinde yer alan duvar yüzeylerinde ise dış cephede olduğu gibi sivri kemerli kör nişler kullanılmıştır. Sivri kemerin ortasında ise dikdörtgen pencere açıklıkları tekrarlanmıştır.

Süsleme Özellikleri

Kümbet-i Surh mimari özelliklerinin yanında tezyinat programıyla da dikkat çekici bir yapıdır. İnşa edildiği Meraga şehri çiniciliğin gelişme gösterdiği bir bölge olması sebebiyle Kümbet-i Surh’da olduğu gibi bölgenin pek çok yapısında da çini süslemeye rastlanır. Yapıda süsleme malzemesi olarak tuğla ve çini malzemenin ağırlıklı olarak kullanıldığı görülür. Özellikle çini malzeme küçük parçalar halinde işlenmiş olup firuze rengindedir. Yapının arka ve yan cepheleri, sivri kemerli ikişer sathi nişle teşkilatlandırılmış, portal alınlığı ve köşe payeleri küçük kare çinilerle süslenmiştir. Mozaik tekniğininde kullanıldığı çini süslemeler giriş kapısı üzerinde uygulanmıştır. Çinili bölümün etrafı kufi bir yazı kuşağı ile çevrelenmiştir. Açık mavi renkteki mozaik çinilerle burada geometrik bir örgü motifi meydana getirilmiştir. Geometrik motifteki şeritlerin bir kısmı firuze çiniden bir kısmı da pişmiş topraktan yapılmıştır.

Cephenin köşelerinde yer alan yuvarlatılmış payeler de çıkıntılarında tuğla süslemeler arasında açık mavi renkte çiniler vardır.

Yararlanılan Kaynaklar

  • Mustafa Cezar – Anadolu Öncesi Türklerde Şehir ve Mimari (İş Bankası Kültür Yayınları)
  • Oktay Aslanapa – Türk Sanatı

Kümbet-i Ali

18 Nisan 2017

İnşa Tarihi : Kümbet-i Ali, 1056 yılında inşa edilmiştir.

Konumu: Yapı,İsfahan’ın güneyinde yer alan Abarkuh şehrinde bulunmaktadır.

Bani ve Mimarı: Kümbet-i Ali, Tuğrul Bey zamanında inşa edilmiş olup mimarı hakkında bilgi bulunmamaktadır.

Mimari Tanım

Kümbet-i Ali

Büyük Selçuklu döneminde inşasına sık rastlanılan mezar anıtları, kaynağını Gazneli ve Karahanlı mimarisinden almış olup, bu alanda gelişmiş örnekler vermişlerdir. Abarkuh şehrinde bulunan Kümbet-i Ali, Chil Duhteran ( Kırk Kızlar) Kümbeti gibi 448(1056) yılında inşa edilmiştir. Bu iki türbe Tuğrul Bey zamanında inşa edilmiş olup Büyük Selçuklu mezar yapıları arasında en eski tarihli yapılardır.

Plan Özellikleri

Tuğla malzemenin aksine taş malzeme kullanılarak inşa edilen Kümbet-i Ali sekizgen gövdeli kubbe ile örtülü bir yapıdır.

Bu devirde Türkistan ve İran’da ana inşaat malzemesinin tuğla olması ve Kümbed-i Ali’nin taştan yapılmış olması, yapıyı ilginç kılmaktadır. Ancak bu dönemde tuğla malzeme ağırlıklı olarak tercih edilse de az sayıda da olsa taş malzeme kullanılarak yapılan örnekler de karşımıza çıkmaktadır. Nitekim Tuğrul Bey devrinin önemli devlet adamlarından Şerefül Meali Anuşirvan’ın yaptırdığı Ribat-ı Anuşirvan ile Türkmenistan ve Özbekistan Sovyet Cumhuriyetleri sınırlarının birleşme alanında bulunan ve 11-13. yüzyıl eseri olarak tarihlendirilen Kız Kale’nin blok kesme taştan yapılmış olması, bu konudaki önemli örneklerdir.

Bir kaide üzerinde yükselen Kümbet-i Ali’de, sekizgen gövdeden kubbeye geçişte geniş bir mukarnas kornişi kullanılmıştır. Mukarnas kornişin altında ince bir kufi kitabe kuşağı vardır.

Dönem mezar mimarisi ve kümbetin cephe tasarımına bakıldığında üst örtünün içte kubbe dışta piramit külah ile kapatıldığı anlaşılmıştır. Mukarnas kornişinin geniş olması ve kubbeyi tam olarak sarmaması bu fikri doğrulamaktadır. Yapıya giriş dikdörtgen bir forma sahip açıklıktan sağlanır. Portal sivri kemerli bir niş içerisine alınmış olup, nişin hemen altında yer alan yüzeyde yazı kuşağı bulunmaktadır.

Yapıyı kubbede yer alan küçük açıklıklar aydınlatmaktadır. Kubbe altında dikdörtgen bir şerit halinde cepheyi dolaşan kör nişler yer alır. Bu nişler kubbeye geçişte etkilidir.

Süsleme Özellikleri

Kümbet-i Ali genel olarak sade bir görünüme sahiptir. Düz bir cepheye sahip yapıda, portal ve kubbeye geçişte kullanılan mukarnas korniş yapıyı hareketlendiren iki unsurdur. Kümbed-i Ali’de duvardan kubbeye geçilmeden önce mukarnaslardan meydana gelen bir kuşak bulunmaktadır. Bu zengin mukarnas kuşağı yapıya plastik bir değer kazandırmaktadır. Bunun altındaki kufi yazı kuşağı ise bu etkiyi biraz daha arttırmaktadır. Portal nişinde yer alan yazı kuşağı ise iki örgü motifi arasında yer alarak portali hareketlendirmiştir.

Yararlanılan Kaynaklar

  • Oktay Aslanapa – Türk Sanatı
  • Mustafa Cezar – Anadolu Öncesi Türklerde Şehir ve Mimari (İş Bankası Kültür Yayınları)

Cihil Duhteran Kümbeti

16 Nisan 2017

İnşa Tarihi: Cihil Duhteran Kümbeti, 1054-1055 yılları arasında inşa edilmiştir.

Konumu: İran’ın Aberkuh şehrinde yer alır.

Mimari Tanım

Cihil Duhteran Kümbeti

Tuğrul Bey (1040-1063), döneminde inşa edilen kümbet Büyük Selçuklu döneminin en eski abidelerindendir. Kırk Kızlar Kümbeti diye de bilinen yapı plan ve tezyinatıyla dönemi içerisindeki Pir Alemdar Türbesi’yle benzerlik göstermektedir. 1027 tarihli Pir Alemdar Türbesi Cihil Duhteran Kümbetini bu yönüyle etkilemiştir. Cihil Duhteran Kümbetinde farklı olarak gövdenin tuğla örgüsü ve kubbeye geçişte kullanılan hafif çıkıntılı şerit, yapıyı daha zengin göstermektedir.

Plan Özellikleri

Tuğladan silindirik gövde üzerine, konik külah ile örtülü olan Cihil Duhteran Kümbeti tamamen tuğla malzemeden inşa edilmiştir. İçte kubbeyle örtülen kümbet dışta konik külahla örtülmüştür. Kubbe içten duvar üzerine bindirilmiştir.

Tuğla örgülü silindirik gövdeden kubbeye geçişte hafif dışa taşkın süsleme kuşakları ve süsleme kuşağının alt kısmında yine tuğla örgülerle oluşturulmuş iki süsleme kuşağı arasında geniş bir kufi yazı şeriti bulunmaktadır. Bu hafif çıkıntılı bölüm kubbeye geçişte etkili olduğu gibi cepheye hareketli bir görünüm kazandırmıştır. Kümbete giriş kuzey cephede bulunan açıklıktan sağlanır. Portali dıştan dikdörtgen bir bordür çevreler. Portal yüzeyi içte sivri kemerli bir niş içerisine alınmış olup içeri bakan yüzeyi yazı şeritiyle çevrelenmiştir. Niş iki yanda silindirik sütunlara oturmaktadır. Kümbet Maragheh mezarlarından farklı olarak kripta bölümü bulunmamaktadır.

Süsleme Özellikleri

Kümbet genel olarak sade bir görünüşe sahiptir. Tuğla örgü sistemiyle düzenlenen süsleme programı çeşitli geometrik motifler kullanılarak tasarlanmıştır. Cihil Duhteran Kümbeti’nin gövdesi üzerinde yer alan kufi kitabe kuşağı ve süsleme frizi dikkat çekicidir. Gövdeden kubbeye geçişteki ilk süsleme frizinde kare dolgular ve meander motifi gövdeyi dolanmaktadır. Üzerindeki geniş bordürde kufi yazı şeriti yer alır ve onun üzerinde benzer kare dolgu bordürü sınırlandırır. Son olarak gövdeden kubbeye geçişte testere dişli korniş şeriti gövdeyi sınırlandırmaktadır.

Bir diğer süsleme unsuru kümbetin portal kısmındadır. Dikdörtgen portal içte sivri kemerli bir niş içerisine alınmış olup niş içerisindeki yazı kuşağı portale hareketlik katmaktadır.

Sivri kemer üzerine işlenmiş olan rumi ve palmet kompozisyonu oldukça dikkat çekicidir.

Yararlanılan Kaynaklar

  • Mustafa Cezar – Anadolu Öncesi Türklerde Şehir ve Mimari (İş Bankası Kültür Yayınları)

Ribat-ı Şerif Kervansarayı

14 Nisan 2017

İnşa Tarihi: Ribat-ı Şerif Kervansarayı, Hicri 508 (M: 1114/1115) yılında inşa edilmiştir.

Konumu: Yapı, Nişabur-Serahs ticaret yolu üzerinde Meşhed ile Serahs arasında kalan arazi üzerinde bulunmaktadır.

Bani ve Mimarı: Kervansaray Selçukluların Merv valisi Abu Tahir bin Sadeddin bin Ali el-Kumi tarafından yaptırılmıştır.

Mimari Tanım

Ribat-ı Şerif Kervansarayı

Büyük Selçukluların en önemli abidelerinden biri, Nişabur-Serahs yolu üzerinde bulunan Ribat Şerif Kervansarayı’dır. Yapı hakkında geniş incelemelerde bulunan A. Godard’a göre; bu anıtsal eser Selçukluların Merv valisi Abu Tahir bin Sadeddin bin Ali el-Kumi tarafından hicri 508 (M: 1114/1115) de yaptırılmıştır. Kervansarayın kitabesinde sağlam kalabilen kısmından, kitabenin, Serahs’lı usta Katib Ali-Abad el-Mansur Esad bin Muhammed adlı bir kişi tarafından yazıldığı anlaşılmaktadır. Yapı oğuz isyanları sırasında tahrip olmuş ve Terken Hatun tarafından onartılmıştır. Kervansarayda Terken Hatun’un yaptırdığı onarıma ait kitabe günümüzde ayaktadır.

Plan Özellikleri

Ribat-ı Şerif Kervansarayı (Plan)

Tamamen tuğla malzemeden inşa edilen kervansaray dikdörtgen bir düzenlemeye sahiptir. İki avlulu dört eyvanlı kervansaray, plan açısından Akçakale ve Daye Hatun kervansaraylarıyla benzerlik gösterir.

Daye Hatun Kervansarayı

Ribat-ı Şerif Kervansarayı, düzen ve simetri açısından önemli bir örnektir. Simetrik düzen özellikle, avlu eyvanı, oda ve hücrelerde hissedilir. Dıştan kalevari bir görünüme sahip olan kervansarayın duvarları kalın tutulmuş ve köşelerde kulelerle desteklenmiştir. İki bölümden oluşan kervansarayın ilk bölümündeki köşe kuleleri yuvarlak olmakla beraber ikinci bölümün köşeleri iki yanda yarım yuvarlak kulelerle vurgulanmıştır.

Yapıya giriş güney doğu yönünde bulunan anıtsal portalden sağlanır. Buradan küçük olan birinci avluya geçilir. Portal üç bölümlü bir düzenlemeye sahip olup dışa taşkındır. Ortada sivri kemerli dikdörtgen açıklık vurgulanmıştır. İki yanında sivri kemerli kare birimler inşa edilmiştir.

Avlu üç yönden revakla çevrilidir. Yapının restitüsyon çiziminde avlunun iki yönde yer alan eyvanlarının birer hücreye açıldığı ve bu hücrelerin üzerinin kubbe ile örtüldüğü görülmektedir.

Buradan eyvanlı bir girişle ikinci avluya geçiş yapılır Eyvanlı girişin üzeri tonoz ile örtülmüştür.

Kareye yakın asıl bölüm 4 eyvanlı revaklı bir avlu etrafında sıralanmış mekanlardan meydana gelmiştir.

Avluya açılan mekanların üzeri tonoz ve kubbe ile örtülmüştür. Kubbeye geçişte tromp kullanılmıştır.

Süsleme Özellikleri

Ribat-ı Şerif Kervansarayı çok zengin süslemelere sahip bir yapıdır. Süsleme programında tuğla ve alçı malzemeden yararlanılmıştır. Yalnızca tuğla örgülerle meydana getirilmiş çeşitli süslemeler olduğu gibi, alçı ile yapılmış süslemeler de gerçek bir zenginlik gösterir. Yapıda tuğlanın istiflenmesiyle çeşitli motifler oluşturulmuştur. Bunun yanında tuğla alçı karışımı, terrakota süslemeleri farklı tür ve teknikte çeşitli motiflerle tekrarlanmıştır. Ribat-ı Şerif Kervansarayı’nın alçı süslemelerinde stilize yaprak ve çiçekler ile kıvrımlı süslemelerin içlerine ikinci ve üçüncü kademe desenler çizerek benekler meydana getirilmiştir. Onun dışında süsleme programında yazılardan da yararlanılmıştır. Kullanılan yazı türü esas itibariyle kufidir. Yazı firizlerinin fonları da süslenmiş, bu süsleme yazının kendisi ile bağdaştırıldığı gibi, en yakın süsleme alanı ile de ahenkli bir biçimde kurulmuştur. Yapının portal süslemeleri dikkat çekicidir.

Portal yüzeyi tuğla malzemeden geometrik motiflerle bezenmiştir. Portal ortada düğüm motifiyle iki bölüm ayrılmıştır.

Bordür yüzeyinde ise palmet ve rumi gibi bitkisel motiflerden yararlanılmıştır.

Yapıda yazı ve bitkisel figürlerin bir arada kullanıldığı örneklerde görülmüştür. Dikdörtgen bir çerçeve içerisine alınan nişi, dikdörtgen bir yazı şeridi sınırlandırmaktadır. Yazı şeridi içerisinde yer alan bitkisel ayrıntılar dikkat çekicidir. Niş yüzeyine ise palmet ve rumi gibi çeşitli bitkisel kompozisyonlar uygulanmıştır.

Tuğla örgülerle yapılmış süslemeler Karahanlıların Buhara ve Üzgend’deki 11. yüzyıl süslemeleriyle benzerlik göstermektedir. Alçı süslemelerde, Tirmiz Sarayı süslemeleriyle benzerlikler bulmak mümkün olduğu gibi, 11-12. yüzyıllarda Türklerin alçı süslemelerde çokça uyguladığı daireler, kıvrımlar, stilize bitkisel motiflerin çeşitli örneklerini görmek de mümkündür.

Yararlanılan Kaynaklar

  • Mustafa Cezar – Anadolu Öncesi Türklerde Şehir ve Mimari (İş Bankası Kültür Yayınları)
  • Oktay Aslanapa – Türk Sanatı

Sultan Sencer Türbesi

12 Nisan 2017

İnşa Tarihi: Sultan Sencer Türbesi’nin 1153-1157 yılları arasında inşa edildiği bilinmektedir.

Konumu: Yapı Türkmenistan’ın Merv şehrinde yer alır.

Bani ve Mimar: Yapının mimarı Muhammed bin Atsız’dır.

Mimari Tanım

Türkmenistan’ın, Merv şehrinde bulunan Sultan Sencer Türbesi, Büyük Selçuklu mimarisinin önemli örneklerindendir. Yapı mimari ve süsleme özellikleriyle dönem mimarisi içerisinde gelişmiş bir düzenlemeye sahiptir. Muhammed bin Atsız’ın inşa ettiği Sultan Sencer Türbesi’nin inşa tarihi kesin olmamakla birlikte Sultan Sencer’in vefatından bir süre önce yapılmış olabileceği üzerinde durulmaktadır. 1153’te Oğuz is­yanı ve sultanın hapsedilmesi göz önüne alınırsa yapımına muhtemelen 1153’ten önce başlanmış ve inşası bir müddet durduktan sonra 1157’de tamamlanmıştır. Zaman içinde çeşitli tamirler geçiren yapı 2001 yılında Türkiye tarafından gerçekleştirilen restorasyon ile 2005 yılı sonlarında tamamlanmıştır. Sultan Sencer Türbesi, Selçuklu türbe mimarisinin o zamana kadar gerçekleştirdiği gelişme ve yenilikleri bir araya toplayan bir örnektir. Yapı 17 m çapındaki büyük kubbesi ile de dikkat çekicidir.

Plan Özellikleri

Sultan Sencer Türbesi (Plan)

Tamamıyla tuğla ile inşa edilen Sultan Sencer Türbesi bugünkü durumuyla dıştan 27,2 x 27,2 metre olan yaklaşık 5 m kalınlığında duvar­lara sahip kare planlı bir yapıdır. Merkezi bir kubbe ile örtülü olan türbede kubbe dıştan sivriltilmiş olup kubbeye geçişte tromp kullanılmıştır. Türbe ikisi giriş ve onun aksındaki pencere ile diğer ikisi kuzey ve güney duvarda olmak üzere eyvan nişleriyle dört ana yöne göre düzenlenmiştir. Tonozlarla kapatılmış galerinin üzeri tonozlarla örtülmüş olup tonozların çatıları belli olmayacak şekilde kubbe kasnağı çevresindeki zemin döşeme tuğlaları ile kaplanmıştır.

Tuğla malzemeden inşa edilen türbeye giriş güneybatı yönünde yer alan açıklıktan sağlanır. Dikdörtgen bir forma sahip portal sivri kemerle sınırlandırılmıştır.

Ana giriş aksında bulunan açıklık, restorasyon uy­gulamasında küçültülerek aslına uygun olduğu düşünülen bir pencere haline geti­rilmiştir.

Türbe duvarının üst bölümünde bir galeri sistemi yer alır. Galeri katının yukarısında ise taşıyıcı destek sistemiyle birlikte çift cidarlı kubbe yer alır. Galeriye duvar içinde yer alan bir merdivenle ulaşılmaktadır. Galeriler kemerler ve payelerle kubbeye geçişi desteklemişlerdir.

Türbe içerisinde merkezde bulunan ve iyi du­rumda olmayan bir kaide üzerinde ­yükselen mermer sanduka, üstündeki yazıya göre Nur­verdi Han oğlu Yusuf Han ve Gülcemal Han tarafından 1334 (1916) yılında yapıya yerleştirilmiştir.

Süsleme Özellikleri

Sultan Sencer Türbesi, günümüzde bir kısmı özgün kalmış cephe tasarımıyla abidevi bir görünüşe sahiptir. Türbenin orijinal süslemeleri yalancı mermer ve firuze renkli sırlı tuğla kullanılarak oluşturulmuştur. Süsleme programında çeşitli geometrik bitkisel ve yazı şekilleri yer almaktadır. Bazı eski kaynaklar, süslü kubbesinin çok uzaklardan göründüğünü yazmaktadır. Yaküt el-Hamevi’nin ese­rinde kubbenin çinilerle bezeli olduğundan bahsetmiştir.

Bir kısmı özgün olan galeri bölümü geometrik desenler ve Selçuklu tarzı yazı ibareleriyle hareketlendirilmiştir. Galeri içerisindeki özgün alçı süslemeler daha çok kuzey ve güney galerisinde bulunabilmiştir. Bu süslemeler­de Selçuklu tarzı kufi yazılar, lotuslar ve yapraklı bitkisel süslemeler, kıvrık dallar, rumiler, “c” ve “S” kıvrımlarından oluşan kompozisyonlar yer almaktadır. Bezeme­ler daha çok kemer karınlarında bulun­maktadır. Galeri bölümünün dış cephesi geometrik ve yazı motifleriyle hareketlendirilmiştir. Sivri kemerli beş bölümlü galeri açıklıklarını birbirinden küçük sivri kemerli bordürler ayırmaktadır. Bordür içleri tuğla malzemeden geometrik motiflerle işlenmiştir. Bordürlerin üzerinde dikdörtgen bir tabaka içerisinde yazı şeritleri yer alır.

Galeri içleri daha çok kemer yüzeylerinde olmak üzere palmet, rumi gibi bitkisel ve geometrik motiflerle ince ince işlenmiştir.

Türbenin içi ise kalem işleriyle bezenmiştir. Kubbe ve tromp içleri beyaz zemin üzerine mavi ve kırmızı renklerin ağırlıklı olduğu bitkisel süslemelerle bezenmiştir.

Kubbe içinde birbirine bağlanan rumi, lotus gibi bitkisel desenler şeritler halinde yüzeyi dolanmaktadır.

Yararlanılan Kaynaklar

  • Oktay Aslanapa – Türk Sanatı
  • AOF- Sanat Tarihi 2
  • islamansiklopedisi.info

Gülpayegan Mescid-i Cuma

15 Kasım 2016

İnşa Tarihi: 1108 – 1118

Bani ve Mimarı: Ebu Şuca Muhammed tarafından yaptırılmıştır.

Bulunduğu Yer: Cami, İsfahan’ın 200 km kadar kuzeyindeki Gülpayegan şehir merkezinde yer almaktadır.

Mimari Tanım-Plan

Gülpayegan Mescid-i Cuması üzerinde yer alan kitabelerden, yapının iki aşamalı olarak inşa edildiği anlaşılmaktadır. İlk olarak ibadet mekanı olan harim inşa edilmiştir. Kitabesine göre cami, Ebû Şuca Muhammed tarafından yaptırılmıştır. Yapıya, daha sonra, dört eyvanlı cami tasarımına uygun olarak eklemeler yapılmıştır. Kaçar şahı Feth Ali Şah Kaçar’ın oğlu Haydar Kali Mirza zamanındaki bu inşa faaliyetinde, avlunun dört ana yönündeki eyvanlar ile avlu etrafındaki kapalı mekanlar ilave edilmiştir.

  • Yapı, kuzey-güney yönünde uzanan dikdörtgen bir plana sahiptir. Güneydeki kare planlı harime, sonradan dört eyvanlı avlu ve kapalı mekanlar eklenerek bugünkü plan şeması elde edilmiştir.
  • Yapıya giriş, doğu ve batı yönde bulunan taç kapılardan sağlanır. Taç kapılar, benzer düzenlemeye sahip olup, ortada küçük kubbelerle örtülü mekanlardan ibarettir. Buradan avluya, avludan da harime geçiş sağlanır.

  • Avlu, dikdörtgen bir forma ve dört eyvanlı bir plana sahiptir. Kuzey ve güney eyvan daha uzun ve geniş tutularak, belirgin kılınmıştır.
  • Günümüzde, caminin minaresi bulunmamaktadır.

  • Yapı, Isfahan Mescidi Cumasından daha küçük ebatlarda inşa edilmiş olup, ibadet mekanı, tek kubbeli bir mekandan ibarettir.
  • Kubbeye geçiş, mukarnaslı tromplarla sağlanır. Kubbe, hafif sivri bir forma sahiptir ve bir kasnak üzerinde yükselir. Oldukça büyük olan kubbe, kalın payeler ve birbirine bağlanmış kemerler üzerine oturur. Kubbe, dışarıdan, dilimli şeritlere ayrılmıştır. Kasnakta kare bir açıklık bulunur. İnce bir kasnak altında, daha kalın köşeli ve köşelerden sivriltilmiş üçgen çıkıntılar yer alır. Yapı, temelde kare bir platform üzerinde yükselmektedir.

Süsleme Özellikleri

Gülpayegan Mescid-i Cuma, dış cephesiyle masif bir görünüşe sahiptir ve tezyinat açısından sade tutulmuştur. Cepheyi hareketlendiren unsurlar, yalnızca sağır nişler ve sivri kemerli dikdörtgen çerçeve alınmış ve içeriden dilimli nişlerdir. Kubbe içi, geometrik bezemelere sahipken; dış cephesi, oldukça sadedir. Kubbe kasnağı, zikzaklı bir geçiş ile hareketlendirilmiştir. Tezyinatta, tuğla istifi yöntemi ve çini kullanımı görülmektedir. Motif olarak, geometrik desenler kullanılmıştır.

Çini kullanımı eyvanlı giriş, kitabe ve üst örtü de uygulanmıştır. Kubbede kullanılan çini, sonsuzluk hissi yaratmak için, bir helezon şeklinde işlenmiştir.

Onun dışında, cephede herhangi bir tezyinat bulunmamaktadır. Kıble duvarının tam ortasında yer alan dikdörtgen formlu mihrap, yatay iki bölüm halinde süslenmiştir. Üstte, dikdörtgen bir çerçeve içinde geometrik süslemelerle doldurulmuş bir bölüm, altta ise, yine dikdörtgen bir çerçeve içinde üç dilimli kemerli bir niş yer almaktadır. Niş içi, mukarnas dizisiyle hareketlendirilmiştir. Doğu ve batı duvar, tezyinat açısından benzer niteliktedir. Kubbeye geçiş için, köşelerde mukarnaslı tromplar kullanılmıştır. Caminin Kubbe merkezinde, sekiz köşeli yıldız ve zencerek motifi yer almaktadır.

Barsiyan Mescid-i Cuma

7 Kasım 2016

İnşa Tarihi: 1104 – 1105 yıllarına tarihlenir.

Bulunduğu Yer: Isfahan’ın 42 km doğusunda bulunan Barsiyan bölgesinde yer alır.

Bani ve Mimarı: Berkyaruk döneminde inşa edilmiştir.

Mimari Tanım-Plan

Barsiyan Mescid-i Cuma Planı

Barsiyan Mescid-i Cuma, döneminin en önemli mimari oluşumlarından bir tanesidir. Yapı, inşa kitabelerinden anlaşılacağı üzere, yıkık cami kalıntıları üzerine inşa edilmiştir. Günümüzde ise, eski yapının minaresi kullanılmaktadır. Barsiyan Mescidi, sonraki dönemlerde pek çok ilave ve onarım görmüştür. Bunlardan biri, Şah Tahmasb tarafından gerçekleşmiştir. Şah Tahmasb, yapıya bir nef ve eyvan ekletmiştir. Yapı, günümüzde oldukça harap durumdadır ve dönem camilerinden daha masif bir görünüşe sahiptir.

  • Yapı kare planlı, mihrap önü kubbeli ibadet mekanı, güneyde yer alan minare ve Safevi döneminde eklenen eyvandan oluşmaktadır.
  • Harim, kare planlı ve üzeri kubbe ile örtülü tek bir mekandan oluşur. Kubbe, kalın duvarlar üzerinde yükselir. Geçiş elemanı olarak, yonca tromplar kullanılmıştır.

  • Tromplar, dikey olarak üç; yatay olarak, yanlarda iki; ortalarda, üç bölümden oluşmaktadır. Trompların iç yüzeyi, tuğlaların farklı istiflenmesiyle oluşan geometrik süsleme özellikleri gösterir.

  • Güney duvarının tam ortasında yer alan mihrap, iki bordürden oluşur ve mukarnas kavsaralıdır.

  • En dıştaki geniş bordür, şeritler halinde istiflenirken; iç bordürde, bitkisel bezemeler görülür. Mihrabın iki yanında, sivri kemerli nişler yer alır. Dışa taşırılarak belirginlik verilen mihraba bitişik bir de minare bulunur.
  • Yapıya ait minarenin kaide ve şerefesi yoktur. İnşasında tuğla malzeme kullanılan minare, yukarı doğru incelen silindirik bir yapıdır. Minarenin üst bölümünün yıkıldığı tahmin edilmektedir. Minarenin yapımı 1097-1098 yıllarına tarihlenmektedir.

  • Mihrap, minareden daha geç bir zamana tarihlenir. Mihrap ve minare arasında, 7 yılık bir zaman dilimi bulunur. Minarenin, kitabesine göre erken tarihli olması ve kıble duvarına bitişik olması sebebiyle büyük oranda başka bir camiye ait olduğu tahmin edilmektedir. Minarede ,eşit aralıklarla dizilmiş aydınlatma amaçlı sekiz sıra dikdörtgen açıklık bulunmaktadır. Bunlardan tepedeki açıklık, diğerlerine oranla geniş ve sivri kemerli bir görünüme sahiptir.
Süsleme Özellikleri

Yapının içi, dış cepheye nazaran daha bezemelidir. Kubbe içerisinde yer alan iri baklava desenler ve geçiş elemanı olarak kullanılan üç dilimli yonca tromplar, kubbeyi hareketlendirmiştir. Tromp üzerinde, kufi kitabe kuşağı yer alır. Duvar ve mihrap yüzeylerinde, tuğla istifi yöntemi kullanılmıştır. Mihrap bordüründe yer alan kitabe kuşağında, yarım sekizgenlerin meydana getirdiği dörtlü düğüm ve yıldız süslemeler yanında bitkisel bezemeler de görülür. Mihrabın mukarnas nişli kavsarası, yıldız geçmeler ve damarlı rumilerin oluşturduğu bir kompozisyonla hareketlendirilmiştir.

Yapının dış cephesi, oldukça basit bir görünüştedir. Cephede, yalnızca sivri kemerli ince silmeler görülür. Minare, tezyinat açısından farklı süsleme kuşaklarından oluşur. Taban, süslemesiz olarak başlar. Gövde, tuğlanın sepet örgü şeklinde istiflenmesiyle hareketlendirilir. Bir sonraki yüzey, içi mozaik çinilerle doldurulmuş ince bir şerit ile ayrılmaktadır. Gövdenin en uzun süsleme yüzeyini oluşturan üçüncü bölümde, tuğlaların yatay ve dikey istiflenmesiyle geometrik süsleme oluşturur.

Zevvare Mescid-i Cuma

2 Kasım 2016

İnşa Tarihi: Zevvare Mescid-i Cuma’nın 1135 yılında inşa edildiği bilinmektedir.

Bulunduğu Yer: Ardistan’a 15 km mesafede, Zevvare şehrinde bulunmaktadır.

Bani ve Mimarı: 1135-36 yılına ait kitabesine göre, Ahmed adında biri tarafından yaptırılmıştır.

Mimari Tanım-Plan

Yapı, Selçuklu cami mimarisinde oldukça önemli bir yere sahiptir. Plan açısından; daha önce Karahanlı ve Gazneli yapılarında gördüğümüz dört eyvanlı plan şeması, Selçuklularda ilk defa Zevvare Mescid-i Cuma ile birlikte görülmeye başlanmıştır. Selçuklu camilerinin bütün yeniliklerini, tek bir plan halinde gerçekleştiren nadir eserlerdendir.

  • Yapı, kuzey-güney doğrultusunda uzanır ve plan açısından dikdörtgen bir forma sahiptir. Mihrap önü, kubbeli harim ve kare bir avludan ibarettir.

  • Yapıya, doğu ve batı yönde bulunan taç kapılardan giriş yapılır. Taç kapılardan, ilk önce revaklı bölüme, daha sonra da avluya geçiş sağlanır. Harime ise, avludan ulaşılabilmektedir. Taç kapılar, dikdörtgen bir formdadır ve hafif sivri kemerli nişlerle hareketlendirilmiştir. Mukarnas kavsaralı taç kapıların alt kısmına, küçük pencere yerleştirilmiştir.
  • Avlu, kuzey-güney yönde dikdörtgen bir formdadır.
  • Güney eyvan, diğer eyvanlardan daha geniş ve uzun tutulmuştur. Burada bilinçli olarak güney eyvana vurgu yapılmak istenmiştir. Güney eyvanın beden duvarlarından yan bölümlere açılan birer açıklık bulunmaktadır.

  • Doğu ve batı eyvanlar, büyüklük ve süsleme bakımından benzerlik göstermektedir. Camiye girişi sağlayan iki taç kapı, bu eyvanlara açılmaktadır.
  • Kuzey eyvan da, düzen açısından güney eyvanı andırır niteliktedir. Beşik tonozla örtülüdür. Eyvanın iki yanında birer açıklık yer almaktadır.

  • Minare batı yönde bulunur. Sekizgen bir kaide üzerine oturan minare, silindirik bir formdadır. Minare gövdesi, oldukça sade tutulmuştur. Tek tezyinat, tuğlaların istiflenmesiyle oluşturulan yazı stili ve geometrik süslemelerdir.
  • Harim, kare planlı ve kubbe ile örtülüdür .
  • Kubbe, sekizgen bir kasnak üzerine oturmaktadır. Kasnakta, dört ana yönde sivri kemer açıklıklı pencereler bulunmaktadır. Kubbede, sadece bir tane pencere açıklığı yer almaktadır. Kubbedeki tek tezyinat, tuğla istiflenmesidir.

  • Harim, mihraba paralel 3 sahına ayrılmıştır. Ortada mihrap önü kubbesi, dik bir sahın olarak diğer 3 sahını keser. Mihrap önünde bulunan kuzey eyvan, daha geniş ve yüksek tutulmuştur. Kubbe, duvarlar üzerine oturur ve ikişer kemer açıklığıyla yan sahınlara geçiş sağlanır. Kubbeye geçişte, üç dilimli tromp ve 16 sivri kemer kullanılmıştır.
Süsleme Özellikleri

Camide, tuğla ve alçı malzeme kullanılmış olup; süslemede, geniş ölçüde stukodan faydalanılmıştır. Ayrıca minarenin özgün kısmında yer alan çini kalıntıları, tezyinatta çinilerden de yararlanıldığını göstermektedir.

Dışarıdan gayet sade görünen caminin ana ibadet mekanının önemi, yüksek merkezi kubbeyle belirtilirken, içeride duvarlar üzerinde yer alan kitabe şeridi ve tuğla süslemelerle değişik bir görüntü elde edilmiştir. Zengin alçı tezyinatıyla göz dolduran mihrap, 1156 yılında tamamlanmıştır.

Zevvare Mescid-i Cuma’nın taban bölümüne kadar yıkılmış olan minaresi, firuze ve turkuaz rengi, sırlı çini kalıntılarına sahip olduğundan, bu tip çinilerle zengin biçimde tezyin edildiğini göstermektedir. Duvarların üst kenarında, çiçekli kufi kitabe kuşağı yer alır. Tromp ve kubbe içi, tuğla istiflemeleriyle hareketlendirilmiştir. Burada geometrik figürler, baklava desenleri oluşturmuşlardır.

Ardistan Mescid-i Cuma

25 Ekim 2016

İnşa Tarihi

Ardistan Mescid-i Cuma’nın inşa tarihi, kesin olarak bilinmemektedir. Ancak yapının Zevvare Mescid-i Cuma’dan önce inşa edildiği tahmin edilmektedir. Yapıdaki en eski kitabe, 1158 yılına aittir. Güney eyvanında, 1160; mihrapta ise, 1158’e tarihlenen kitabeler mevcuttur.

Bulunduğu Yer: İsfahan’ın 108 km kuzeyinde, Ardistân’ın sehir merkezinde yer almaktadır.
Bani ve Mimarı: 1158 tarihli kitabede, yapının bânisinin Ebû Tâhir el-Huseyn bin Gâli bin Ahmed olduğu belirtilmiştir.

Mimari Tanım – Plan

XII. yüzyıl Selçuklular döneminden kalma en ilgi çekici camilerden biri, Ardistan Mescid-i Cumasıdır.

Eski bir Abbasi camiinin temelleri üzerine inşa edilmiştir. Ardistan Mescid-i Cuma’nın, ilk inşasından itibaren birçok bölümü yıkılmış, zamanla yeni ilavelerle günümüzde bir yapı topluluğu oluşturmuştur. Bu topluluk içerisinde; medrese, kervansaray, su mahzeni ve hamam yer alır.

Ardistan Mescid-i Cuma, sonraki ilavelerle değişiklik geçirmiş kuzey-batı cephesine bir medrese eklenmiştir. Yapıdaki trompların altında ve duvarların yukarısında bulunan yazı şeridi ve süslemeler, bu eklemelerle birlikte gerçekleşmiştir. Bu eklemeler, İsfahanlı mimar üstad Mahmud’un eseridir. Ardistan Mescid-i Cuma, Büyük Selçukluların ilk dört eyvan planlı camilerinden olması sebebiyle önemli bir yere sahiptir. Yapı, pek çok açıdan Zevvare Camii’ne benzemektedir. Yapının kubbe çapı ölçüleri, sekiz kenarlı ayaklar, eyvan düzeni ve köşe trompları, Zevvare Camii ile ortak yönleridir.

  • Ardistan Mescid-i Cuması kuzey-güney doğrultu ve düzgün olmayan dikdörtgen bir plana sahiptir.
  • Yapı, mihrap önü kubbeli bir harim ve dört eyvanlı avludan ibarettir. Bu yönüyle Selçuklu cami tiplojisinde, açık ve kapalı mekandan oluşan camilere örnek teşkil etmektedir.
  • Yapıda toplam 6 giriş bulunmaktadır. Günümüzde yapıya giriş, doğu yönde bulunan taç kapıdan sağlanır. Buradan, avluya geçişi sağlayan eyvana ulaşılır. Harime giriş ise, avludan sağlanır.
  • Avlu, kuzey-güney yönde uzanan dikdörtgen planlı bir düzene sahiptir. Dört yönde eyvanlarla hareket kazanmıştır. Eyvanların arasında kalan cepheler iki ve üç katlı revaklarla abidevi bir görünüm kazanmıştır.
  • Batı eyvanda sivri kemerli bir açıklık ile diğer hücrelere geçiş sağlanır. Eyvanın duvardan tonoza kadar uzanan kısmı, iki katlı düzenlenmiştir ve her kata yan yana ikişer sivri kemerli girinti açılmıştır.

Batı Eyvanı

  • Güney yönde bulunan eyvan, beşik tonozla örtülü olup sivri kemerlidir. Sivri kemerli açıklıklarla yan mekanlara geçiş sağlanmıştır.

Güney Eyvanı

  • Doğu eyvan ise, düzen açısından batı eyvanı tekrarlamıştır.
  • Kıble eyvanı, kuzey eyvanından; kuzey eyvanı da yan eyvanlardan daha geniştir.
  • Yapıya ait minare, kuzeybatı köşede olup üst kısmı yıkılmıştır. Tuğla malzemeden inşa edilen minare, tezyinat açısından sade tutulmuştur.
  • Her üç yapıda da, aynı plan, aynı inşaat malzemesi, aynı süsleme prensibi göze çarpmaktadır.
Süsleme Özellikleri

Tuğlaların değişik istiflenmesiyle oluşan süslemeler, kubbe ve tromp içerisinde yoğunlaşmıştır.

Tezyinatında kullanılan baklava dilimi süslemeleri, Zevvare Camii’nden daha itinalı işlenmiştir. Ayrıca yapıda farklı olarak; paye, kemer ve kitabe yüzeylerinde alçı süslemelere de rastlanır. Böylece toplu bir mekan etkisi yaratılarak zengin bir görünüm elde edilmiştir. Yapıda, geometrik ve bitkisel kompozisyon kullanımına devam edilmiştir.

Mihrap, dikdörtgen bir formda olup iki bordür ve içerisi sivri kemerli iki silmeden oluşur. Bordürde kitabe kuşağı yer almaktadır. Mihrap nişi, bitkisel ve geometrik motiflerle bezenmiştir.

İnceleyeceğiz ...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s