DIŞ POLİTİKA DOSYASI /// E. KUR. ALB. ÖMER LÜTFİ TAŞCIOĞLU : TÜRK – YUNAN GÖRÜŞMELERİ VE LOZAN


E. KUR. ALB. ÖMER LÜTFİ TAŞCIOĞLU : TÜRK -YUNAN GÖRÜŞMELERİ VE LOZAN

Sözcü Gazetesinden Saygı Öztürk ve Yeniçağ Gazetesinden Ahmet Takan’ın değerli bir meslek arkadaşımız olan E. Kur. Alb. Ümit Yalım’ın Ege’de Yunanlılar tarafından gasp edilen Türk adaları konusunu haberleştirerek önemli bir hizmet yapmışlardır. Ancak bu kez durum biraz farklı. Saygı Öztürk verdiği haberde Lozan Antlaşmasının Yunanlılara devredilen adalar üzerinde asker ve ağır silah bulundurulamayacağı ve tahkimat yapılamayacağı konusundaki kısıtlamaları kaldırtmak üzere Yunanlıların Türkiye Cumhuriyeti yetkilileriyle görüşmek istediğini, Türk MSB’ nın da görüşmelere olumlu baktığını ve görüşmelerin gizli tutulacağını haber olarak veriyor.

Ayrıca haberde Batı Trakya Türklerinin kendi dini liderlerini seçmelerinin Yunanlılar tarafından engellendiğini ve bu konunun da görüşmelerde ele alınacağını bildiriyor.

Haber öyle bir mizansen içinde verilmiş ki Yunanlıların işgal ettiği Türk adaları üzerindeki Yunan hükümranlığının ve halen Yunanlılara ait olup da Lozan’a aykırı şekilde silahlandırılan adalar üzerinde Yunanistan’ın silahlandırma da dahil tam hakimiyetinin tanınması karşılığında Yunanistan’ın Batı Trakya Türklerine vermesi gereken ancak bugüne kadar vermediği bazı dini hakları vermesinin Türk tarafınca kabul edileceği intibaını veriyor.

Yunanlılar tarafından işgal edilen 18 ada ile bir kayalığın Türkiye’ye ait oluşu, Yunanistan tarafından Lozan’a aykırı şekilde silahlandırılan adaların silahsızlandırılmış statüsü, Yunanistan’a bırakılan adaların ve üzerlerindeki hava sahasının genişliğinin 3 mil oluşu ve Batı Trakya Türklerinin sahip olması gereken ancak verilmeyen hakları Lozan Antlaşmasıyla taahhüt altına alınmış vazgeçilmez haklardır. 1936 yılında Yunanistan karasularını 6 mile çıkarmış, Türkiye buna sessiz kalmıştır. 1964 yılında Türkiye’nin de karasularını 6 mile çıkarmasıyla Ege’de bugünkü statü oluşmuştur. Bunlardan bir kısmından zaten bugüne kadar vermiş olmaları gerektiği halde vermedikleri Türklere verilecek dini haklar karşılığında vaz geçilmesi vatana ihanete eş değerdir. Lozan’da kazanılmış haklardan vazgeçmek hiç kimsenin haddi değildir. Bu konuda yapılacak görüşmelerin kamuoyundan gizlenmesi Türk kamuoyunun Kıbrıs’ta Akıncı’nın Rumlarla yaptığı gizli anlaşmaları Rum ve Yunan basınından öğrenmesini hatırlatmaktadır.

Böyle bir anlaşmayla Lozan Antlaşması Yunanlılar lehine tadil edilirse anlaşmayı imzalayanlar Türk tarihine vatan haini olarak geçer.

Gazeteci bir haber yaparken kendi yorum ve değerlendirmesini de bu habere katmalıdır. Bunu yapmayıp sadece haberi vermek ciddi bir gazetecinin tarzı değildir.

Ben burada Sevr’in tarihin çöplüğüne atıldığını, onun yerine Lozan Antlaşması’nın Türkiye’nin tapu senedi olarak yerini aldığını uzun uzun anlatmayacağım. Ancak tarih savaş meydanında kazanılan hak ve toprakların masa başında politikacılar tarafından düşmana hediye edildiğinin örnekleri ile doludur. Bu yüzdendir ki Atatürk Mudanya Mütarekesine de, Lozan Konferansına da harp meydanından ayağının tozu ve barut kokusuyla gelen asker kökenli kişileri Heyet başkanı olarak görevlendirmiştir.

Bu konuda Üniversitedeki öğrencilerime verdiğim Cumhuriyet Dönemi Türk Dış Politikası Dersinin bazı bölümlerinin görsellerini bilgi için eklerde gönderiyorum. PPT sunularını izledikten sonra lütfen yorumu siz yapın.

Selam ve saygılar.

ÖLT

İnceleyeceğiz ...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s