KOMUNİZM DOSYASI : 1989 Tarihli Kadife Devrim – 1968 Prag Baharı – 1968 Mayıs Olayları


Vaclav Havel ve protestocular / Kasım 1989

Komünizmden Demokrasiye Kansız Bir Şekilde Geçilmesini Sağlayan 1989 Tarihli Kadife Devrim

Doğu Avrupa’nın karmaşık siyasal değişimlerini daha iyi anlamanızı sağlayan ve ünlü siyaset adamı Václav Havel’i başa getiren bu olay, rejim değişikliğinin yumuşak ve demokratik olabileceğini de kanıtlıyor.

1968 yılında çekoslovakya‘da yaşanan reform hareketlerinin kanlı bir işgalle bastırılmasının ardından, sovyetler birliği’nin adamı gustav husak yönetimin başına geçti. politik reformların üzerindeki ilgiyi dağıtmak amacıyla tüketicilik akımını devreye sokar. sovyetler birliği’nden edinilen maddi yardımla birlikte, hükümet çekoslovak halkın yaşam standartlarını yükseltmek amacıyla bir dizi önlem paketi oluşturur. aslında bu önlem paketi, yine bu halkın ağzına çalınan 2 parmak baldan ibarettir.

1970’lerin ortasına geldiğimizde, iki çek entellektüel grubu, charter 77 ve vons, hükümetin politikalarını sorgulamaya başlar. prag baharı sonrası sovyetlerin prag’ı işgaliyle birlikte sürgün edilen yahut hapse gönderilen bir takım yazarlar da, yazılarıyla hükümeti ve sistemi eleştirmeye başlamış, bu yazarların başını josef skvorecky ve milan kundera çekmiştir.

Milan Kundera (ortada) ve Josef Škvorecký (Kundera’nın sağındaki).

diğer doğu avrupa devletlerinin de aynı zaman diliminde yaşadığı bazı finansal yetersizlikler, petrol krizi ayrıca çekoslovakya’nın ekonomik krize girmesine neden olmuş, bu kriz, endüstriyel yetersizliklere ve yatırımların duraklamasına yol açmıştır. 1981 yılına gelindiğinde, ülkedeki bitmemiş sanayi kuruluşunun sayısı 30 bin olarak bilinmektedir.

husak’ın başarısız politikaları 1987’de hükümetten devrilmesine neden olmuş, bu zaman zarfından sonra başa geçen jakes ise beklentilere cevap verememiştir.

17 kasım 1989’de bazı öğrencilerin eylemlerine polisin kanlı ve zalim müdahalesi tepkiye neden olmuş, bu tepki çığ gibi büyüyerek önce univerzita karlova v praze‘de grevlere, akabinde charter 77 gibi muhalif grupların birleşmesi ile civic forum‘un oluşmasına sebep olur.

Gustav Husak (ortada / 10 Ocak 1913-18 Kasım 1991)

bu forum, şikayetlerini ve isteklerini açık bir şekilde ilan eder ve bu deklerasyona hiçbir şekilde hükümet kuvvetleri müdahale etmez. bu ilandan sonra, gorbaçov, çekoslovak yönetiminin, forumcuların istediği reformların uygulanması gerekliliğini bildirince, civic forum dünyaca tanınan bir hareket olarak zihinlere kazınır. 1968 prag baharının lideri dubçek’in devrimci kuvvetlere katılmasıyla, politbüro istifa eder ve bütün ülkeyi saran genel grev sonrası hükümet, forumla aynı masaya oturmayı kabul eder.

bu görüşmelerde bir anlaşmaya varılır. buna göre, komünist tek parti hükümranlığı anayasadan çıkarılacak, marksist-leninist ideoloji eğitim sisteminden kaldırılacak ve en önemlisi, bir koalisyon hükümeti oluşturulup, göreve başlayacaktı.

Civic Forum logosu.

1989 yılında husak’ın istifasıyla havel başa geçmiş, ertesi sene yapılan genel seçimlerde, reformcular çek ülkesinde oyların yarısından fazlası, slovak ülkesinde ise 1/3’ünü alarak kadife devrimi başarıya ulaştırmıştır.

2 sene önce, univerzita karlova v praze‘de katılmış olduğum bir konferansta anlatılanlar yalan değilse, oluşturulacak olan koalisyonun bakanlar kurulu 10 dakika içinde belirlenmiş, hatta bazı bakanların telefon numaraları bulunamadığı için onların yerine başka eş-dost-öğretim görevlisi aranıp bakan edilmiştir. zaten ertesi sene yapılan seçimlerde bu bakanlıkların yerine kalıcı kimseler gelmiş ve dolayısıyla kadife devrim, kansız bir şekilde başarıya ulaşmıştır.

Prag’daki Kadife Devrim anıtı / Fotoğraf: Yair Haklai

huseyin sevki topuz

kısa bir özet olarak

1918 yılında birinci dünya savaşı ile de avusturya-macaristan imparatorluğu yıkılır. prag ise slavların ve çeklerin bir arada olduğu bağımsız çekoslavakya’nın başkenti olur. ikinci dünya savaşında savaşmadan almanlar’a teslim olurlar bundan dolayı şehir bombalanmaz ancak 1948 yılında ikinci dünya savaşının biter ve sovyet rusya desteği ile prag’da komünist rejim kurulur. 1968 yılına kadar komünizmle yönetilen ülke başa gelen alexander dubcek ile liberalleşmeye başlar ancak aynı yıl sovyetler çekoslavakya’yı işgal eder ve bu liberalleşmeyi sona erdirir. işte bu kısacık dönem prag baharıdır. 11 yıl sonra ise yoğun gösterilerden sonra kan dökülmeden ülke kapitalizme dönüş yapar, işte bu da kadife devrimdir.

Çekoslovakya’nın Liberalleşme Çabalarıyla Ortaya Çıkan Tarihi Dönem: 1968 Prag Baharı

5 Ocak 1968’de başlayan ve aynı yılın 21 Ağustos’unda sona eren bu hareket, özellikle II. Dünya Savaşı sonrası Avrupa’ya dair çok şey anlatıyor.

1968 / Fotoğraf: The Central Intelligence Agency

20 ağustos 1968 günü, saat 20:30

prag’daki ruzyne havaalanına uçuş planında olmayan sivil bir sovyet uçağı indi. bunu bir saat sonra ikincisi izledi. bu havaalanında alışıldık bir durum olduğundan, gece yarısını geçene kadar etrafta dolaşan sivil giyimli kişiler dikkat çekmedi. bundan sonra ise alana yeni iniş yapan iki sovyet uçağından çıkan silahlı askerler kısa sürede havaalanını ele geçirdiler. bir buçuk saat sonra da arka akaya inen uçaklardan zırhlı araçlar ve askerler indirilmeye başlandı. havaalanı boşaltıldı. personel, turistler ve yolculuk için bekleyenler şehre gönderildi. bundan çok önce, gece saat 23:00’da ise 5 ülkenin askeri birlikleri çekoslovak sınırını geçmişti. prag garnizonu alarma geçmiş, ancak bir direniş emri almamıştı. 23:40’da başbakan işgali resmi olarak doğruladı. havaalanı güvenlik şefi albay elias ve bazı görevliler öncesinden işgalden haberdardı. onlar ve bürokrasinin diğer işbirlikçileri birer hain olarak tarihte hak ettikleri sıfatla anılmaktadır.

gece saat 01:00’da parti merkez komitesi radyodan olayı kınayan, ancak silaha başvurulmamasını isteyen bir bildiri yayınladı. bildirinin daha ilk cümlesinde orta dalga vericisi kapatılarak yayın durduruldu (merkezi haberleşme idaresi müdürü karel hoffman da işbirlikçilerdendi). işgal radyosu doğu almanya üzerinden yayın yapmaya başladı. 03:00’da hükümet binaları işgal edildi ve başbakan oldřich cerník tutuklandı. 04:00’da komünist parti merkez komite binası sarıldı ve sonraki bir saat içinde işgal edildi. uçaklardan şehre işgal güçlerinin bildirisi dağıtıldı. bu bildiride işgalciler sosyalizme bağlı liderlerden gelen yardım ricasına karşılık verdiklerini iddia etmekteydiler.

Oldřich Cerník

04:30’da prag radyosu düzenli sabah yayınına yeniden başladı

bu aynı zamanda ülkedeki protesto ve eylemlerin de başlangıcıdır. radyo işgal güçlerine ve birkaç kez de sovyet askerlerince müdahaleye ve işgale uğramasına, tanklardan binaya açılan ateşe rağmen iki hafta boyunca bağımsız yayın yapmaya devam etti. binlerce kişi canlı kalkan olarak radyo binasının çevresini sardı. çatışma olmamasını ve barikat kurulmamasını istemesine rağmen, işgali kabul edilemez olarak duyurdu ve pasif direniş çağrısı yaptı. bu noktada partinin kararsızlığı etkili oldu. reformlara ve özgürlükçü gelişmelere rağmen bürokrasi kökenli yapısı değişmeyen partinin yönetici kadroları, en başından beri sorunun uluslararası kamuoyunun desteğiyle çözebileceği fikriyle ve can kaybını en aza indirmek amacıyla hareket ettiler. nitekim bu ana kadar kimse ölmemişti.

hemen 21 ağustos sabahı ilk barikatlar kuruldu

küçük çatışma haberleri gelmeye başladı. yolların kapalı olması sebebiyle yiyecek sıkıntısı başladı. kısa sürede ayaklanma sivil itaatsızlık eylemleriyle tüm ülkeyi sardı. büyük askeri başarı, devasa bir siyasi başarısızlık tarafından takip edilmekteydi. sovyetlerin içeride yönetim kurdurmayı planladığı işbirlikçiler (ihanetin doğal bir sonucu olarak) halkın tepkisinden duydukları korkuyla çekingen davranmaya başladılar. ülkede hiçbir toplumsal örgüt işgalci güçlere meşru bir zemin sağlamaya yanaşmadı. partinin reform karşıtı muhafazakar kesimlerinin büyük bölümü bile işgale karşı cephe aldı ve temsilcileri eski yöneticileri tanıyacaklarını açıkladılar. bu noktada tüm doğu avrupa için büyük bir fırsat kaçırıldı. 60’ların başına kadar gelen baskı döneminde yarıdan çoğu tasfiye edilen parti halen tüm nüfusun %12’sini kapsamaktaydı. üyelerinin %90’ı reformcuların yanındaydı ve işgalle birlikte muhafazakarlar da onlara katılmıştı. tasfiye edilen bir milyon kişi tekrar partiyle yakınlaşmaya başlamıştı. halkın tamamı işgale karşı reformcuları desteklemekteydi. insanlar silahsız olarak tankların önüne sosyalizm diye imza attıkları pankartlarla çıkmaktaydı. duvarlarda sovyet işgalini ve ağlayan lenin’i tasvir eden posterler asılıydı. ve parti tüm bunlara rağmen silahlı bir direniş örgütlemeye ve ordunun kaynaklarını kullanmaya girişmedi. genel grev çağrısı dahi yapmadı.

sonuçta bu, dünya tarihinin en kansız işgali oldu

olaylarda 72 çekoslovak öldürüldü ve 19 yasında bir sovyet askeri nöbet tutarken çenesine dayadığı tüfeğini ateşledi. bu intihar işgal güçlerinin tek kaybıdır ve sorumlusu da yine işgal güçleridir. ancak insanlığın en büyük kaybı prag baharı’nın ölümü oldu. basın özgürlüğü ve özgür forumlar kaldırıldı. yüzbinlerce kişi soruşturma kapsamına alındı. bunlar kademe kademe, eski yöneticiler görevdeymiş gibi gösterilerek ve zorla imzalatılan belgelerle gerçekleştirildi. bu süreçte eski yöneticiler de ayaklanmanın büyümemesi için piyon olarak kullanıldılar ve pasiflikleriyle işgalcilere hizmet ettiler. bu sürecin ardından bir kuşağın tamamen sovyet işgali altında yetişmesi, ülkelerinden kaçan ve yıllarca dönemeyenler, sosyalizm adını en önemli kalesi çekoslovakya’da bile korkulan bir kavram haline getirdi. işgal dünyaya, iyi niyetli bile olsa bürokratik bir yönetimin özgürlük adına kesinlikle güvenilmez olduğunu gösterdi.

Prag baharı ana karakterleri: Oldřich Černík, Alexander Dubček, Ludvík Svoboda ve Josef Smrkovský

denhamtoothpaste

Çok kısa özetle bitirelim

1918 yılında birinci dünya savaşı ile de avusturya-macaristan imparatorluğu yıkılır.

prag ise slavların ve çeklerin birarada olduğu bağımsız çekoslovakya’nın başkenti olur. ikinci dünya savaşı’nda savaşmadan almanlar’a teslim olurlar, bundan dolayı şehir bombalanmaz.

ancak 1948 yılında ikinci dünya savaşı biter ve sovyet rusya desteği ile prag’da komünist rejim kurulur.

1968 yılına kadar komünizmle yönetilen ülke başa gelen alexander dubcek ile liberalleşmeye başlar ancak aynı yıl sovyetler çekoslovakya’yı işgal eder ve bu liberalleşmeyi sona erdirir. işte bu kısacık dönem prag baharıdır.

Paris’te Başlayıp Tüm Dünyayı Sarsan Ayaklanma Hareketi : 1968 Mayıs Olayları

1968 yılının Mayıs ayında Fransa’da De Gaulle iktidarına karşı başlayan ve daha sonrasında tüm dünyayı etkileyen öğrenci hareketi.

Paris, Mayıs 1968 – Getty Images/Carlo Bavagnoli

tüm dünyayı saran 1968 mayısı gençlik hareketleri içinde, fransa‘da, özellikle paris‘te gerçekleşen olaylar en can alıcı kesittir. bu kesitin öncesini-sonrasını/nedenlerini-olanı biteni-sonuçlarını, ilgili ve meraklı okuyucu için anlatalım:

günümüzde deneyimlediğimiz meta çeşitliliğinin ve bolluğunun nefesi, hiç şüphesiz, ciddi anlamda ilk kez altmışlarda, tüketim toplumunun doğduğu o süreçte hissedildi (bkz: les choses). tüketim toplumuna evrilmede, tüketim kültürünün kalbi olan televizyon sayısının o dönemki patlaması, bu durumu açık bir biçimde özetler: 1960’da fransa’da televizyon giren ev oranı %15’ken bu oran 1970’te % 70’e fırladı.

ellilerdeki olgunlaşma sürecinden sonra, “gençlik kültürü”nün ortaya çıkışı yine bu dönemdedir. müzik gruplarının etkisinde bir özgürleşme eğilimi ve yetişkinler tarafından ciddiye alınma arzusu, gençleri kendilerini ifade etmede yeni biçimleri uygulamaya itti. kuşkusuz, bu yıllarda bir kuşak çatışmasının olduğu ziyadesiyle açıktı. ebeveynler, nazi işgalini, savaş’ın yıkıcılığını (bkz: ikinci dunya savasi) ve yol açtığı yıkımla yokluğu görmüşlerdi ama yeni nesil, çeşitlenen metaların dünyasında bir tatminsizliği ve rahatsızlığı yaşamaktaydı. gençler, ana-babanın, devletin ve tüm bağlayıcı kurumların karşısında kendini uyuşturucu kullanımıyla (bkz: esrar) ve özgürce yaşanan cinsellikle özgür kılmakta; böylece özgürlüğünü ilan etmekteydi. bu gençliğin şaşırtıcı enternasyonalizmi, vietnam’da ve cezayir’de olanlara büyük tepki duymasını sağlıyordu. mayıs 1968’i ortaya koyan ve yeni bir dönemi açan da güçlenen bu gençlik kültürü ve altmışlarda gençliğin bir toplumsal aktör olarak ortaya çıkışı oldu.

öğrencileri radikalleştiren dış olaylardan biri cezayir’e bağımsızlığın (bkz: cezayir kurtulus savasi) verilmemesiydi. fransız solunun bağımsızlığın tanınması konusundaki yetersiz girişimleri ve ayrıca vietnam’ın işgaline (bkz: vietnam savasi) karşı bir duruş göstermemesi, öğrencilerin tepkisini arttırdı. hatta cezayir’e gidip, fransız ordusuna karşı bağımsızlık için çarpışan fransız gençleri bile oldu. vietnam’daki abd işgali, dünyanın diğer ülkelerinde olduğundan çok daha fazla muhalefeti fransa’da doğurdu ve vietnam işgaline karşı öğrenciler arasında yürütülen kampanya, mayıs 68 için bir örgütlenme hazırlığı teşkil etti.

mayıs 68 olaylarının nedenlerini saptayıp ortaya koyarken, aslında iç boyutun daha fazla ön plana çıktığını görebiliriz. ikinci dunya savasi sonrasında nüfus artışı ve kentleşmeyle birlikte okullara olan talep artmaya başladı ve bu talep fazlalığı yükselmeye devam etti. işte öğrenci sayısındaki bu artışa üniversiteler cevap verememiş ve sistem tıkanmaya başlamıştır. bu duruma bir de mezuniyet sonrası iş bulamama durumu eklenince gençler arasındaki gerilimin dozu iyice artmıştır. yeni açılan üniversiteler ile seçkinlere yönelik üniversiteler arasındaki eşitsizlik de tepkiyi arttıran bir öğedir. yani hemen tüm halk hareketleri gibi mayıs 1968 de özünde bir idealizmi taşımıyordu, idealizmden beslenmemişti ve temelde ekonomik ve sosyal anlamda rahatsız olma durumundan besleniyordu, böylece ortaya çıkan tepki, idealizmi doğuruyordu. bu çarpıklık diğer öğelerle de birleşince böylesi bir patlama görülebilmişti. bu öğelerden biri özgürleşme ve meta çeşitliliğinde artış atmosferini solumaya başlamış yeni neslin, ahlakçı yetişkinlerin ve elitlerin müdahalelerinden duyduğu rahatsızlıktı. 1967 yılında nanterre üniversitesi’nde kızların erkek yurtlarına, erkeklerin de kız yurtlarına girişini yasaklayan yönetmelik öğrencilerden büyük tepki görmüş; her iki cinsten öğrenciler kız yurdunu işgal edip, yetişkin muamelesi görmek istemişlerdir.

olaylar, iki aşamada gerçekleşti: ilk aşama öğrenci ayaklanması, ikinci aşama ilk aşamayla ateşlenen toplu bir işçi hareketi. ilk aşama, 3 mayıs’ta polisin öğrencileri sorbonne’dan çıkararak, üniversite’yi kapatmasıyla ateşlendi. polisin öğrencilere sert müdahalesi, halkta öğrencilere yönelik sempatiye yol açtı. polisin ve hükümetin sergilediği vahşet, azınlık olarak var olan bir hareketin, yalnız öğrencilerin değil toplumun da önemli bir bölümünün desteğinin kazanmasını sağladı. diğer yandan öğrencilerin tepkisi de sert oldu. 10 mayıs gecesi quartier latin’de barikatlar kurdular ve fransa tarihinde bile ender görülen çatışmalar başladı (eh, kanlı devrimlerin ülkesi) (bu polis-öğrenci çatışmaları haziran ortasına kadar sürdü). 13 mayıs’ta paris’te yaklaşık bir milyon kişi gösteri yaptı. artık başkaldırı bir kitle hareketine dönüşmüştü. işçiler greve gitmişlerdi ve mayıs ayının ikinci yarısında grev dalgası tüm ülkeyi sarmıştı. ilginç olan başkaldırının çok farklı kesimlere yayılmış olmasıydı. medya başkaldırıdan yana tavır almıştı (25 mayıs’ta fransız radyo ve televizyon kurumu çalışanları, haberlerin halka aktarımı sırasında hükümetten gelen baskılar yüzünden greve gittiler) ve şubat’ta henry langlois’nın cinémateque’inin kapatılması ve langlois’nın tutuklanması üzerine protesto gösterisinde bulunmuş olan sinemacılar (hatta bu gösteride godard, truffaut ve tavernier yaralanmıştır); mayıs 68 ile birleşmişlerdir ve 18 mayıs’ta cannés film festivali’nin açılışını durdurmuşlardır (jean-luc godard ve françois truffaut sinema perdelerine asılıp gösterimin başlamasını engellemiş, diğerleri de ses kablolarını kesmiştir) (yaramaz herifler). böylece mayıs olayları ile tüm ülke felç olmuştur. de gaulle ve hükümet iktidarsızlaşmış ve fransa’nın kamu düzeni haziran başlarına kadar ortadan kalkmıştır.

dönüm noktası 30 mayıs’ta de gaulle’ün almanya’dan dönmesi, parlamento’yu feshedip, genel seçimleri yenilemesi oldu. haziran 1968’de yapılan bu seçimlerde, taşradakilerin paris’teki radikallere bir tepkisinin desteğiyle de gaulle başarısını yineledi. anlaşılan oydu ki fransızlar, mayıs’taki düzensizlikten dolayı şoka uğramış ve bu şokun karşılığında yine gaulle’ün partisine yönelmişlerdi.

haziran 1968 parlamento seçimlerinden de gaulle başarıyla çıkmış olabilirdi ama yönetimde bir yıllık ömrü kalmıştı ve artık hiçbir zaman mayıs 1968’den önceki siyasi saygınlığına ulaşamayacaktı. mayıs 1968 olayları, de gaulle’ün otoritesini ciddi anlamda sarstı ve buna onun 1969’da iktidardan ayrılışı eşlik etti. olanlar göstermişti ki charles de gaulle’ün olduğunu iddia ettiği sosyal oydaşma, yapay kalmıştı. ekonomik kalkınma açıkça görülüyor olsa da bu gelişmenin meyveleri adaletsiz bir biçimde dağıtılmıştı.

mayıs 1968, yeni bir neslin, hakim elitler tarafından kendilerine dayatılan sosyal ve siyasi değerlere karşı bir patlamasıydı. kısa sürdü ama etkisi gelecek yılları dikkate değer biçimde etkiledi. örneğin, 68 olaylarının yarattığı özgürlük atmosferi, filmlerin içeriğinde önemli değişime yol açtı. militan ve radikal filmlerin yapılması bu etkilenmenin bir parçasıydı. mayıs 1968’in toplumsal ilişkileri nasıl etkilediğini en iyi biçimde anlatabilen iki film, auteur kuramına bağlı iki yönetmenden geldi: her ikisi de kişisel ilişkileri yoğun bir biçimde ele alan jean eustache’ın "le maman et la putain" (1972) ve jacques doillon’nun "les doigts dans la tete" (1974) filmleri.

bu entry’de nakledilen dönemi ve olayları görsel bir perspektiften, sinemanın dilinden edinmek için, dokümanter yapıt "grand soirs et petit matins" ile fiktif yapıt "les amants reguliers" izlenebilir.

kaynak:
ertan yılmaz, 1968 ve sinema, kitle yayınları
alistair cole, french politics and society, pearson education limited
robert gildea, france since 1945, oxford university press

İnceleyeceğiz ...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s