TARİH /// KENAN YELKEN : TÜRKLER OLMADAN TARİH OLMAZ – TOPLAM BÖLÜM 3


KAYNAK : https://www.kenanyelken.com

TÜRKLER OLMADAN TARİH OLMAZ – BÖLÜM 1

Türkler, Heredot ve Tevrat’dan çok daha eski yüzyılların tanıdığı bir ulustur. Türkler olmadan tarih bilimi düşünülemez. Joseph von Hammer-Purgstall

Merhaba sevgili okurlar,
Daha önceki yazılarımda da ifade ettiğim gibi, Türk varlığından rahatsız olan ABD-Avrupa-Rusya ittifakının yarattığı yapay ve yalan tarihi aydınlatmak ve de gerçekleri ortaya koymak her Türk’ün görevidir.
İşte üç bölümlük bu yazı dizisinde de Türklerin tarihteki varlıklarına ışık tutacak şekilde, kurmuş olduğumuz devletler bazında geçmişe bir bakalım diyorum..
Ne dersiniz?
TÜRKLERİN ORTAYA ÇIKIŞI :
∝ Türkleri tarihte yok farz etmenin ana destek noktalarından birisi de beyaz ırktan olmadıklarını savunmaktır. Oysaki, bugünkü Türklerin ataları olan Ön Türkleri oluşturan unsurlardan biri olan “Beyaz ırk”, insanoğlunun Afrika’dan Asya’ya göç hareketine giriştiği MÖ 70.000’li yıllardan beri Asya’da var olmuştur.
∝Bu ırk MÖ 40.000’li yıllarda ise genetik olarak diğer ırklardan ayrı nitelikler kazanmış ve Asya’ya yerleşmiştir.
∝İşte atalarımız olan bu halka ÖN TÜRKLER (veya Proto Türkler veya Erken Türkler) diyoruz.

∝Ön Türkler “Türk Sahası” diye adlandırabileceğimiz doğuda Bering Boğazı ve Japon Denizi’nden başlar; kuzeyde Sibirya, Kuzey Karadeniz Havzası, Karpatlar, Alpler, Orta Tuna Havzası, İtalya Yarımadası ve Balkanlar’ı kapsar; güneyde Kore Yarımadası, Moğolistan, Kuzey Tibet, İran yaylaları, Arap Yarımadası ve Anadolu’yu içine alan ve adına “Avrasya” denilen çok geniş bir coğrafyada gelişmiştir.
∝Bu coğrafya Ön Türk atalarımızın doğduğu ve bilinmeyen zamanlarda sürekli olarak yaşadıkları yerlerdir. Atalarımız buradan fasılalarla ve çeşitli nedenlerle göç ederek Türk uygarlığını, kültürünü ve inancını dünyanın dört bir yanına taşımışlardır.
∝Orta Asya, Ön Türklerin anayurdu kabul edilmektedir. Ancak bu kabulleniş Türklerin Anadolu ve Mezopotamya’daki varlıklarını tartışmalı hale getirebileceğinden, ben bazı bilim adamı/araştırmacıların ifadelerine katılarak “Orta Asya Türklerin atayurdu, Anadolu ise anayurdudur” diyorum.
∝Bunun ispatını bize yapan da, Orta Asya’nın muhtelif bölgelerinde yapılan arkeolojik kazılardır. Bu kazılar sonucunda paleolitik çağlara kadar uzanan kültür katmanları da tespit edilmiş, özellikle sadece Türk kültüründe yer alan kurganlarda Türk ve insanlık tarihine ışık tutacak çok önemli eserler elde edilmiştir.
∝Türk tarihi; doğuda Japon Denizi, batıda Orta ve Kuzeydoğu Avrupa, kuzeyde Sibirya ve güneyde Çin’den Hindistan’a ve oradan da Ortadoğu’ya kadar uzanan ve adına Avrasya denilen çok geniş bir coğrafyada gelişmiştir.

∝Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından başlatılan Türk Tarih Tezi çalışmalarına göre; Orta Asya’da yaşamış ve beyaz ırka sahip insanlar, değişik çağlarda ve çeşitli göç dalgaları halinde dünyaya yayılmışlardır. Türklerin atası olan bu halklar, dünya uygarlıklarının önemli bir kısmını kurmuşlardır.
∝Türk Tarih Tezi, belli bir ırkın üstünlüğünü savunmaz, göçler sonucu ırkların birbirine karıştığını anlatır. Bu teze göre MÖ 3.000 ile 1.200 yılları arasında Orta Asya’daki yurtlarını terk edip Akdeniz Havzasına yayılan brekisefal halklar, Türklerin atasıdır.
∝ Uydurma tarihçilerin kabul ettirmeye çalıştığı şekilde Türkler dolikisefal değil, brekisefal bir ırktır.
∝Aslında atalarımızın Orta Asya’dan göçü veya kitlesel hareketleri MÖ 3.000’lerden çok daha önce MÖ 7.000’lerde gerçekleşmiş, Türkler sadece Avrupa’da değil Mezopotamya, Çin, İran ve Anadolu’daki uygarlıkların da temellerini oluşturmuş, hatta bu uygarlıkları yaratmışlardır.
∝ATATÜRK tarafından çalışmaları başlatılan ve O’nun ölümü ile birlikte çalışmalarına ve derslerine son verilen Güneş Dil Teorisi, Türkçenin dünya tarihindeki ilk dillerden biri olduğunu ve dünya dillerindeki birçok sözün de Türkçeden üretildiğini savunur.
∝Bugün bir hayranlık uyandıran bu uygarlıkların dilleri günümüz Türk dilleri ile büyük benzerlikler göstermektedir. Bugün Arapça ve Farsçanın önemli bir bölümü Sümerce ve Elamcadan kalan sözlerdir.
∝Dünyadaki uygarlıkların temellerini Türklerin attığını ve birçoklarını da yarattığını; Sümer, Elam, Hatti, Etrüsk, Pleasg gibi halkların Ön Türk halkı olduklarını ve bu halkların kullandıkları dillerin Ön Türk dilleri olduğunu kanıtlayarak da ispat etmemiz mümkündür.
TÜRK UYGARLIĞINI YARATAN KÜLTÜR :
∝Türk uygarlığını yaratan, Orta Asya’nın ve dünyanın en eski kültürü olan “Anav Kültürü”dür. Türkmenistan sınırları içindeki Köpet Dağı’nın eteğinde yer alan Anav bölgesinde ortaya çıkan kalıntılar bunu desteklemektedir.

∝Türkler yaklaşık 10.000 yıl önce Türkmenistan’da tarım yapmaya başlamışlar, ilk şehirleri burada kurmuşlar, ilk resim yazısını ve tekerliği de burada bulmuşlardır.
∝Bu dönem insanları tarım ve hayvancılıkla uğraşmış; seramik ve madenlerden süs eşyaları yapmış; kerpiç evlerde oturmuş, toprak ve bakırdan kaplar yapmış, kumaş dokumuş; koyun, keçi, sığır, deve, köpek gibi hayvanları beslemiş; güneşte kuruttukları tuğlalarla dört köşe evler yapmışlardır. Bu yönleri ile de yerleşik ve tarımcı bir kültüre sahiptirler.
∝Anav, o çağdaki Ön Asya, Güney Asya ve Uzak Doğu’da ortaya çıkarılan uygarlıklar arasında ilk başlangıç merkezini oluşturmaktadır.
∝Dolayısı ile Anav kazı verilerine göre Orta Asya’da buğday tarımın MÖ 8.000’lerde, hayvan evcilleştirilmesine ise MÖ 6.000’li yıllarda başlanmıştır. Bu nedenle de dünya üzerindeki yerleşik yaşamın ilk olarak Anav’da başladığı kanıtlanmıştır.
∝Bu bölgede MÖ 14.000’den MS 300’lere kadar Türk Devletleri kurulmuştur. Bunlar önce Kimmerler, sonra da Sakalar (İskitler) ve Sarmatlardır.
∝Göbekli Tepe’yi inşa eden Ön Türk kültürü burada Anav’da oluşmuş, Anav’dan Mezopotamya bölgesine taşınmış, tarihte var olan ve bugün varlıklarını sürdüren hemen tüm uygarlıkların ortaya çıkmasına temel teşkil etmiştir.
ORTA ASYA’DAN GÖÇÜN NEDENLERİ :
∝Orta Asya’daki muazzam büyüklükte olan ve daha sonra 5’e bölünen içdeniz zaman içinde kuruyarak ortadan kalkmış ve yerlerinde Karakum, Sarıkum ve Taklamakan çölleri oluşmuştur. Bu kuruma ve çölleşme Ön Türklerin Orta Asya’dan göç etmelerinde ana etkeni teşkil etmiştir.
∝Bu şekilde Türkmenistan’dan kitleler halinde göç etmeye başlayan Türkler gittikleri yerlerde genellikle ırmak vadilerine yerleşmişler ve tarım yapabilmek için sulak alanları tercih etmişlerdir.
∝Bugün bile gezdiğiniz tarihi/arkeolojik yerler eğer eskiden de olsa su kıyısındaki bölgeler ise, orada Türklerin yerleşmiş olması büyük olasılıktır.
∝Bu bölgeler; İran’da Karun ırmağı, Irak’ta Fırat ve Dicle ırmakları, Pakistan’da İndus ırmağı, Karadeniz’in kuzeyinde İdil ve Özi ırmakları, Çin’deki Sarı ırmak, Balkanlar’da Tuna ırmağı, İtalya’da Arno ve Tiber ırmakları, Anadolu’da Kızılırmak, Yeşilırmak ve Gediz gibi bölgelerdir.

∝Bu nedenle Anav’da gelişen Ön Türk kültürü Avrupa’nın doğusu ve güneyine de yayılmış ve Ön Türkler Balkanlar, Batı Anadolu, İtayla, İspanya ve Güney Fransa’ya kadar gelişmiş uygarlıklarını taşımışlardır. Bu uygarlıklar Etrüsk, Pelasg, Trak, Makedon, Frig, Truva, Rae, Ligur, İber, Aquit gibi uygarlıklardır.
ÖN ASYA VE KÜÇÜK ASYA (ANADOLU)’DA KURULAN TÜRK UYGARLIKLARI :
∝Türk uygarlıklarının adları tarih sahnesinde karşımıza farklı farklı şekillerde çıkmaktadır. Bunun nedeni, bir halkın kendisine bir isim verirken çağdaşı veya ardılı olan halklar tarafından farklı isim verilmesindendir. Dolayısı ile o halka ait belgelerde başka, diğer halklara ait belgelerde farklı isimlerle geçmektedir.
* Önemli olan yaşadıkları yer, zaman, komşuları, kültürleri, dilleri ve inançlarının uyuşuyor olmasıdır.
∝Türk Tarihi, Türk Kültürü ve Gök Tanrı Dini açısından büyük öneme sahip Sümer Uygarlığı’nı bu yazıyı müteakip ayrı bir yazı olarak ele almak istediğimden, bu yazı dizisinde Sümerler hakkında bilgi vermeyeceğim. ancak hemen arkasından o konu da gelecek

HURRİLER (SUBARLAR) :
∝Doğu Anadolu’daki Hurri Kültürü MÖ 8.000’li yıllara kadar gitmektedir. Bu anlamda Hurriler Anadolu’nun en eski sahiplerinden birisidir.
∝Mardin (veya bazı araştırmacılara göre Urfa) merkez olmak üzere Güneydoğu Anadolu Bölgesi ile Kuzey Mezopotamya’da Musul-Kerkük dolaylarında çok geniş bir bölgede yaşamışlardır. MÖ 1.250 yılına kadar Harran Ovası’nda varlıklarını sürdürmüşlerdir.

∝Tevrat’da Hurrilerden “Hori” veya “Hiva” diye bahsedilmekte, Hurrilerle Hattilerin kardeş oldukları belirtilmektedir. Sümerler ise Hurrilere “Uri” adını vermişlerdir. Sümerce’de Uri, “erkek, insan” anlamına gelmektedir.
∝Hurriler de Sümerler gibi, ayrı başbuğlar tarafından idare edilen küçük beylikler kurmuşlardır. Sümerlerden önce Ur medeniyetini ve Asur şehrini Hurriler kurmuşlardır.
∝Sümer ve Subar iki kelime de “su insanları” anlamına gelmektedir. Bu nedenle bazı tarihçilere göre Hurriler (Subarlar) ile Sümerler aynı Ön Türk halkıdır.
∝Ali Rıza ÖZDEMİR’e göre de bugün Kürt topluluğu olarak bilinen Zazalar da Hurrilerin torunlarıdır.
∝Hurriler MÖ 1.800-1.600 arasında Ön Asya’da büyük roller oynamış, kuzey Mezopotamya, Halep ve kuzey Suriye’de hüküm sürmüşlerdir. Müteakiben Hurrilerin içinden Mittani adıyla yeni bir devlet çıkmıştır.
PELASGLAR :

∝Pelasglar MÖ 3.000’li yıllarda Anadolu’dan Yunanistan’a geçerek bugünkü Avrupa medeniyetinin temellerini atan Türk halkıdır.
∝Yunanlı tarihçilere göre de Pelasglar, Yunanistan’ın Yunanlılardan önceki halkıdır. Ayrıca Fransa ve İspanya arasında yaşayan Basklar da Pelasglardan gelmektedir.
∝Yunanistan’da şimdiye kadar bulunan Pelasg yazıtlarına ait 120 adet tablet Kazım MİRŞAN tarafından okunmuş ve Pleasgların bir Ön Türk halkı oldukları ortaya çıkarılmıştır. Atina’nın duvar parçaları, Lemnos’taki yazıtlar da dayanağı güçlendirmektedir.
∝Pelasgların Etrüskler ile aynı halk olması kuvvetle muhtemeldir.
ETRÜSKLER :
∝İtalya’da Etrüsk Tarihi MÖ 1.300’lere kadar gitmektedir. Yaygın olarak Etrüsklerin MÖ 900’lü yıllarda Roma Uygarlığını kurdukları tüm dünya tarafından kabul edilmektedir. MÖ 753-509 yılları arasında 244 yıl Roma tahtına çıkan kralların hepsi Etrüsktür. Asıl sorun Etrüsklerin kim olduğudur.
∝Adile AYDA’ya göre; MÖ 2.000’lerde Orta Asya’dan Kafkasya yolu ile Anadolu’ya geçen Türkler, Batı Anadolu’da birkaç nesil yaşadıktan sonra deniz yolu ile İtalya’ya göç ettiler. Burada, daha önceden bu bölgeye yerleşen Sakalar ile karşılaştılar ve Sakalar ile birleşerek “TURSKALAR”ı oluşturdular. Turska adı zamanla “Etrüsk” şeklini aldı. Turskalar Türk’tür.
∝Başka bir görüşe göre de Sakaların, bu bölgeye göç eden Troyalılar ile karışmasından doğan halka Etrüskler adı verilmektedir.
∝Her iki halde de bölgeye gelen iki farklı Türk halkının karışımı ile yeni bir Türk halkı doğmuş ve Etrüskler adı verilen bu halk, Avrupa uygarlığının temellerini İtalya’da atmışlardır.
∝Anav kültürüne sahip olan Ön Türkler, İtalya’ya da; devlet örgütü, mimari, hukuk, plastik sanatlar, yazı, bilim, kuyumculuk, astroloji ve din gibi bilgilerini ve kültürlerini de götürmüşlerdir. Roma uygarlığını ortaya çıkarak kültür bu Türk Kültürü olmuştur. Yoksa bu kültüre ve uygarlığa sahip olmayan bir halkın kısa zamanda Roma Uygarlığı’nı meydana getirmesi mümkün değildir.
∝Ayrıca Etrüsklerin sahip olduğu alfabe daha sonra latin alfabesine dönüşmüştür.

∝Etrüsklerin Türklüğüne örnek olarak; Roma’yı kuran Romus ve Romulus kardeşleri bir kurtun emzirerek büyüttüğü hakkındaki efsane, Etrüsk flamalarında görülen Çift Başı Kartal motifi, kırmızının kutsal renk olması, mezar taşlarındaki Hayat Ağacı motifi, Ateş Kültü ve Güneş Kültü’ne ait izler… verilebilir.
∝Ve de bu kanıtlardan en güçlüsü Doç.Dr.Osman ÇATALOLUK’un “Türk’ün Genetik Yapısı” adlı kitabında belirttiği gibi; “Etrüsk mezarlarından alınan DNA örnekleri ile Türkiye’nin Ege Bölgesi insanlarından alınan DNA örnekleri arasındaki benzeşim oranının % 99,2 olduğunun Batılı Bilim insanları tarafından genetik bilimi sayesinde tespit edilmiş olmasıdır”.
Devam edeceğiz

TÜRKLER OLMADAN TARİH OLMAZ – BÖLÜM 2

Merhaba Sevgili Okurlarım,
Türklerin; kurdukları devletlerde meydana getirdikleri uygarlıklarını ve kültürlerini, Orta Asya’dan dünyaya yayılmaları sürecinde nerelere taşıdıkları konusundaki bilgilenmemize bu yazımda da devam ediyoruz.
ASLAR (ALANLAR) :
∝ Aslar, MÖ 1.300’lü yıllarda Ege Bölgesi’ne gelerek Ödemiş-Tire dolaylarına yerleşen ve MÖ 680 yılında (madeni parayı ilk bulan) Lidya Devletini kuran Ön Türk halkıdır.
∝Aslar aynı zamanda bir Ön Türk kolu olan Saka (veya İskit) toplumunun devamı olarak aynı kültürü yaşatmışlardır.
KARLAR (KARYALILAR):
∝Karlar veya Karduklar veya Karluklar Orta Asya’dan gelerek önce Doğu Anadolu’ya daha sonra da MÖ 500’lerde Batı Anadolu’da Muğla yöresine yerleşen Ön Türk halkıdır. Lidyalılar ile akrabadırlar.
∝Heredot Karyalıların, Milyalıların ve Lidyalıların kardeş olduklarını, bunların hepsinin As ülkesi içinde yer aldıklarını ve Ön Türk halkları olduklarını, kesinlikle Yunanlı olmadıklarını belirtmektedir.
∝Karyalılarla ilgili bilgiler Homeros, Herodot ve Strabon gibi tarihçilerin belgelerinin yanında Tevrat’da ve Mısır hiyerogliflerinde de geçmektedir. Hitit belgelerinde bu halka “Hurriler” adı da verilmektedir.
MYSIALILAR (MİSYALAR) :
∝Anadolu’da kuzeyde Marmara Denizi, güneyde Lidya ülkesi, doğuda Bithynia ve batıda Ege Denizi il çevrili bölgeye Antik Çağ’da MYSIA adı verilmiştir. Bu isim Lidya dilinde (Türkler için kutsal kabul edilen) “kayın ağacı” anlamına gelmektedir.
∝Tevrat’da Mas şeklinde geçen ülkenin adı da Mysialıların da içinde bulunduğu Heredot’un da belirttiği AS ülkesidir.
LİKYALILAR (LUKKALAR) :
∝Antalya ve Fethiye körfezi arasında kalan bölgeye “LYKIA” adı verilmiştir. Karyalılar’ın akrabaları olan Likyalılar MÖ 3.000’lerden itibaren bu bölgede yaşamışlardır.
LU veya LUU, Ön Türkçe’de pars veya kurt gibi yırtıcı hayvan anlamına gelen bir kelimedir. ∝Likyalılar tanrıları Apollon Lykeios’a, bir kurt olduğuna inanarak tapmışlardır.
∝Çatalhöyük’de MÖ 6.000’lerde yapıldığı tahmin edilen Leopard Tapınağı, Türkçe’de bu ismin bulunduğunun en eski kanıtlarındandır.
GALATLAR (KELTLER veya KELATLAR) :
∝MÖ 2.000’li yıllarda Ren ve Tuna nehirleri arasına yerleşen Keltler, Tuç Çağı’nda İngiltere’ye ve MÖ 700’de Galya’ya ulaşmış, müteakiben MÖ 400’lerde İber Yarımadasına geçmişlerdir.
∝MÖ 280 yılında Batı Anadolu’ya geri dönen Keltler, burada bir süre yaşadıktan sonra Orta Anadolu’ya geçmişler, Ankara, Çorum, Yozgat gibi şehirleri inşa etmişlerdir. Keltler veya Galat toplulukları Ön Türk İskitlerin kollarındandır.
∝Kaşgarlı Mahmut eserinde; Hun neslinden gelen Uygurların torunlarından olan İskitlerin ve Keltlerin Hristiyanlık öncesinde Batı Avrupa’daki Galya ve Britanya’da bir örgütlenme oluşturduklarını, MÖ 300’lerde Batı Anadolu’ya geçtiklerini ve Saraya ve Kızılırmak arasındaki bölgelerde yaşadıklarını belirtmektedir.

HATTİLER :
∝MÖ 3.000-1.700 yılları arasında Kızılırmak bölgesinde yaşayan Ön Türk halkıdır.
∝Daha önce Orta Asya’dan Zağros dağlarını aşarak gelen Ön Hattiler diyebileceğimiz topluluklar Habur ve Fırat arasına yerleşen Hurriler’dir.
∝Bu nedenle bazı bilim adamlarına göre Anadolu’da konuşulan en eski dili Hattice’dir. Hatti dili MÖ 1.200’lerde Hititlilerin dili olmuştur.
∝Anav’dan getirdikleri madencilik, kuyum işleme, müzik, ilahiler, bayram kutlama gibi kültürlerini yaşayan Hattiler Alacahöyük, Hattuşaş, Alişar, Ahlatlıbel gibi bölgelerde prenslikler kurmuşlardır.
∝Alacahöyük’de süs eşyası ve silah olarak demirin kullanılmış olması, o dönemlerde demirin, altından daha kıymetli olduğunu göstermektedir.
∝Prof.Dr.Şemsettin GÜNALTAY’a göre Hattiler, Anadolu’da ismi bilinen en eski haktır. MÖ 3.000’lerde Anadolu’da Eski Tunç Çağı’nı kurmuşlardır. Tevrat’ta Hattilerden “Het” diye bahsedilmektedir. Anadolu’ya getirdikleri kültürden dolayı Sümer, Elam ve Subarlarla akraba oldukları anlaşılmaktadır.
GAŞGALAR (KASLAR) :
∝MÖ 1.700’lü yıllarda tarih sahnesinde görülmeye başlayan Gaşgalar hakkında iki ayrı tespit vardır:
* Gaşgalar Zağros dağlarını aşarak Mezopotamya’ya gelerek Suriye ve çevresine yerleşmişlerdir. Daha sonra bu bölgeleri Asurluların işgal etmesi üzerine MÖ 3.500 yıllarında Çankırı, Sinop, Kastamonu ve Kafkasya bölgelerine göç etmişlerdir.
* Gaşgalar MÖ 1.7000’lerde Zağros dağlarını aşarak Mezopotamya’ya inerken, bir kısmı da Anadolu’nun Karadeniz bölgesine yayılmıştır.
∝Gerçek olan şudur ki, Gaşgalar çok iyi ata binen cesur savaşçılar olarak bir Ön Türk halkıdır. Çağdaşları Hitit İmparatorluğu’na ait olan belgelerde Gaşka/Kaska ülkesi “Erken Türk Hurrilerin Devleti” olarak geçmektedir.
∝Halen İran’da Zağros dağlarının eteklerinde yaşayan ve kendilerine “Kaşkaylar” denilen 2.5 milyon insan, Gaşgaların günümüze ulaşan torunlarıdır.
TRUVALILAR :
∝Troya veya Truva Kaz Dağı (İda Dağı) eteklerinde Çanakkale il sınırları içinde yer alan ve Truva savaşının gerçekleştiği antik kenttir.
∝Osman ÇATALOLUK’a göre “Truvalıların başı sıkışınca Kafkasya’da genetik akrabaları olan Sarmatlar, Turskalar ve Amazonlar yardımlarına koşmuştur.”
∝Avrupalı tarihçilere göre; Troyalılar Avrupa’ya geldiklerinde veya Truva tahrip edildikten sonra ikiye ayrılmışlardır; bir grup Hektor’un oğlu olan Francon’u takip etmiş ve bu koldan Franklar denilen halk oluşmuş, diğer grup ise Priamos’un torunu Turkos (Turchot)’un izinden giderek Türklerin ortaya çıkmasına neden olmuştur.
Troya’dan kaçan ve Turkos’u takip eden grup, İtalya’ya giderek Etrüskler adında bir devlet kurmuşlardır. Avrupa uygarlığının temelini atanlar da Etrüsklerdir.
∝Başka bir görüşe göre de, Mezopotamya bölgesinde büyük ve yüksek bir uygarlık kuran Sümerler, Samilerin (Akadların) saldırıları sonucu bu bölgeyi terk ederek MÖ 3.000’lerde Çanakkale ve Ege adalarına yerleşmişlerdir. Bundan sonra da Batı’ya doğru istila akınlarına başlamışlardır.
∝Truva kazılarını yöneten Prof.Manfred KOFMANN ise “Troya Rüzgarı” adlı eserinde “Troya antik Yunan kültürüne değil eski Anadolu kültürüne aittir. Troyalılar ölülerini yakarlar. Ölülerini küp şeklindeki mezarlara koyarlar. Erken-Türklerde ateş Kültü gereği Bey’in ateşe verilen bedeninin külleri toprak kaplarda saklanırdı” diyerek bu halkın Türk olduğunu net olarak ortaya koymuştur.
∝Sabahattin EYÜPOĞLU’nun “Mavi ve Kara” adlı eserinde belirttiği gibi; Truva savaşından 3.000 yıl sonra Mustafa Kemal’in, Yunan ordusunu Dumlupınar’a yendikten sonra “Hektor’un öcünü şimdi aldık” demesi çok manidardır.

URARTULAR :
∝Hurriler bölgede hakimiyetlerini kaybedince onların yerine MÖ 1.300’lü yıllarda Traskafkasya, Kuzeybatı İran ve Urfa çevresini içine alacak şekilde Urartu Krallığı kurulmuş ve varlığını 300 yıl devam ettirmiştir. Asurlular Van Gölünün kuzeyine “Urartu” adını vermişlerdir.
∝Urar sözü de kavim anlamını taşıyan “ar” damgasını taşımaktadır ve Tokhar, Kangar, Kaçar, Avşar, Kabar gibi yüzlerce Türk oymağından biridir.
LİDYALILAR (LİDLER) :
∝Gediz ve Küçük Menderes bölgelrinde MÖ 687 yılında bir devlet kurmuşlardır.Lidyalılar güneydeki Karyalılar ile kuzeydeki Mysialılar ile akrabadırlar.
∝Heredot “Etrüskler, İtalya’ya Anadolu’dan gelen Lidyalılar idi.MÖ 5’inci yüzyılda Karlar, Lidyalılar ve Misyalılar kardeş uluslar idi” demektedir.
∝Antik dönemim Romalı yazarları da Etrüsklerden söz ederken “Lidyalı” ön adını kullanmışlardır. Bildiğiniz gibi ekonomide madeni parayı ilk icat eden ve ekonomide kullananlar Lidyalılardır.
∝Buradan hareketle şunu söylemek mümkündür; ya Lidyalılar ile Etrüskler arkabadır veya Lisyalılar iile Etrüskler aynı toplumdur.
∝Bunlardan hangisi doğru olursa olsun ortaya çıkan gerçek şudur ki, Batı Anadolu’da yaşayarak İtalya’ya geçen ve Avrupa Uygarlığın’nın temelini atan halk Türklerdir.
∝Etrüsklerle başka bir yazıda ve daha geniş bilgilerle yeniden karşılaşacağız.
FRİGYALILAR :
∝Frigya; Sakarya havzası ile önce Lidya ve Mysia daha sonra da Truva olarak adlandırılan bölgeyi içine alır. Frig ise Anadolu’nun batısı ve kuzeybatısında yaşayan halka verilen genel bir addır. Tevrat’ta Meşek, Asur kayırlarında Müşki olarak geçerler.
∝Friglerin Eti’lerle birlikte Anadolu’ya gelen bir Türk kavmi olduğu, İstanbul ve Çanakkale boğazlarını geçerek Traklarla karıştıkları, Traklar’ın MÖ 3.000’lerde Truva şehrini kurdukları ve Frig isminin de bu toplum içindeki hakim kavimin isminin olduğu düşünülmektedir.
∝Boğazköy ve Alişar kazılarında elde edilen Hattiler’e ait eşya ve seramikler ile Friglere ait olan Gordion ve Midas yörelerinde yapılan kazılarda ele geçen keramikler birbirinin aynısıdır.
∝Frig Devleti Hatti Devletinin yıkılması üzerine kurulmuş ve Ege Denizinden Fırat havzasına, kuzeyde Turhal-Zile bölgesine kadar uzanan büyük bir imparatorluk kurmuşlardır.
∝Friglerin bizlere en büyük mirası Ana Tanrıça Kıbele Kültü olmuştur.

AMAZONLAR :
∝Homores, Heredot, Strabon gibi tarihçilere göre; Karadeniz-Sinop-Batum bölgesinde birçok kavim yaşamış, Samsun bölgesinde yaşayan yerli halka “Gaşka’lar” adı verilmiş, Hitit, Frig ve İskitleri takiben bu bölgeye Kimmerler hakim olmuşlardır.
∝Kimmerlerin veya İskitlerin (ki bunların da Türk toplulukları olduğu kanıtlanmıştır) kadınlarından oluşan topluluğa da “Amazonlar” denmiştir ve Terme bölgesinde yaşamışlardır.
∝Amazon “kadın savaşçı” ve A-mazos “göğüssüz” demektir.
∝Hipokrat şöyle demektedir; “İskit kızları çok iyi ata biner, savaşır, avlanır ve ok-yay kullanırlar. Üç düşman askeri kullanmadan evlenmezler. Evlendikten sonra ata binmez, silah kullanmazlar. Kadınların sağ memesi yoktur. Çünkü daha küçük çocukken sağ göğüsleri dağlanır, sağ meme büyümez ve bedenin tüm gücü sağ kola ve omuza gider” demektedir. Bu belki de rahat yay kullanıp ok atmak için de geliştirilmiş bir yöntem olabilir.
∝Heredot ise “Amazonlar Ege adaları, Libya ve Yunanistan’a kadar ilerlemişlerdir. Efes’i zapt eden Amazon kraliçesinin adı “Smyrna” dır”. Bilindiği gibi Yunanlılar İzmir’e Smyrna demektedir.
∝Bir başka görüşe göre de Amazonlar Yunanlılarla yaptıkları savaşta yenilmiş ve gemilerle götürülürken gemileri ele geçirip Kırım’a çıkmış ve buradaki İskitlerle evlenerek kaynaşmışlardır. Doğan çocuklardan “Sarmatlar” adlı kavim oluşmuştur.
∝Araştırmacı Jeannie KIMBALL DAVIS tarafından; Karadeniz’de bir kurganda bulunan Amazon kadınına ait DNA ile, Kazakistan’daki kadınların DNA uyumunun % 99,9 olduğu tespit edilmiştir. Yani 2.500 yıllık bir akrabalık söz konusudur.
Devam edeceğiz

TÜRKLER OLMADAN TARİH OLMAZ – BÖLÜM 3

Merhaba sevgili okurlar,
Her Yönü İle Göbekli Tepe isimli kitabımın piyasaya çıkması, Ankara ve İstanbul’da kitabımın tanıtımı, konferanslar, imza günleri derken burayı bir süre aksattım.. Bu konuda anlayışınıza sığınıyorum.
“Tengricilik ve Şamanlık” adını vermeyi planladığım ikinci kitabımın çalışmalarına da başladım. Bir aksilik çıkmazsa Eylül 2019 ayı içerisinde sizlerle buluşturmayı hedefliyorum.
Şimdi “Türkler Olmadan Tarih Olmaz” yazı dizisinin üçüncü ve son bölümünde konumuza kaldığımız yerden devam edelim.
PONTUS DEVLETİ :
∼ Pontus, Kafkasya’dan bütün Karadeniz kıyıları boyunca Sinop’u içine alan bölgeye verilen isimdir. Bu bölgeye ilk yerleşimin MÖ 2.500’lü yıllarda Sümerlere son veren Guttilerdir. Müteakiben bölge MÖ 1.900-700 arasında Kimmerlerin hakimiyetinde kalmıştır. Kimmerleri de İskitleri Hurriler, Avalar gibi Türk halkları takip etmiştir.
∼Fransız araştırmacı LEBEAU’ya göre “Romalıların MÖ 63’te Pontus’u yıkmalarından önceki Pontus bayrağı, Ay-Yıldızlı bir bayraktır.
∼Dolayısı ile uydurma tarih yazanların iddia ettiğinin aksine Karadeniz hiçbir zaman Yunanlıların olmamıştır. Pontus; kültürü, dili, genetik özellikleri gibi her yönü ile Türk’tür.

RUMLAR :
∼Rumlar, Bizans baskısı ile Hristiyanlığa geçen ve tehlike oluşturdukları için Karadeniz, Balkanlar ve Trakya’ya yerleştirilerek Bizans’ın asker kaynağını teşkil eden
Avar, Hun, Peçenek, Kıpçak (Kuman) Türklerinden başkası değildir.
∼Yunanlılık, Kuzey Yunanistan ve Mora çevresiyle sınırlıdır. Buna karşın Rumluk, bir toplum ve ülkeyi temsil eder. Anadolu’da millet ve milliyet manasında Rumluk yoktur. Resmi kayıtlara göre de Rum olarak nitelenen ailelerin Türk oldukları ve Türklere ait adları ve soyadlarına sahip oldukları ortaya çıkmıştır.
∼Prof.Dr.Mehmet ERÖZ “Rumlar Hristiyan Türklerdir” adlı kitabında, “Karamanlılar, nüfus mübadelesinden önce Karaman bölgesinde yaşamış, Türkçe konuşan Rum Ortodoks mezhebine bağlı Hristiyan Türklerdi. Bu insanlar Kafkaslardan Anadolu’ya gelen Kıpçakların, Oğuzların ve Peçeneklerin soyundan geliyordu” demektedir.
∼Osmanlı coğrafyasında Anadolu’da yaşayan, dili gerekçe veya Türkçe olan bu Ortodoks halka “Rum” adı verilmiştir. Karamanlılar Ortodoks Türklerdir ve mübadele sonrası Yunanistan’a gittikleri halde Yunanlı olmamışlardır.
HİKSOSLAR :
∼Mısır, MÖ 1.700’lerde Kalde ve Elam havalisinden gelen ve bir ön Türk kavimi olan Hiksoslar tarafından ele geçirilmiştir.
∼Samuel LAING “Human Origins” adlı eserinde “Hiksosların Turan’lı olduklarını” kesin olarak belirtir.
∼Prof.Dr.Şemsettin GÜNALTAY da “Suriye ve Filistin” adlı eserinde “Hiksoslar cesur savaşçılardır ve silahları elverişliydi. Bunların Hurriler olması güçlü bir olasılıktır”demektedir.
∼MÖ 3.000’lerde birçok Türk kabilesi Orta Asya’dan İran ve Mezopotamya’ya doğru başka bir göç dalgası halinde harekete başlamışlardır. Bunlar arasındaki Hiksoslar önce Mezopotamya, Suriye ve Filistin’i ve devamında MÖ 1.710 yılında Mısır’ı da işgal ederek Firavunların hakimiyetine son vermişler, MÖ 1.660-1.580 yılları arasında 80 yıl boyunca Mısır’ı Türkler idare etmişlerdir.
∼Hiksos krallarının adları Türk adlarıdır. Mısır dilinde Hik=Kral ve Sos=Çoban demektir, yani Hiksos kelimesi “Çoban Kral” anlamına gelmektedir.
∼Hiksoslar zamanla Çoban Kral kimliğinden uzaklaşarak firavunlara benzemeye başlamaları ile kimliklerini kaybetmişler ve Hurri Devletinin zayıflamasına paralel olarak MÖ 1.580 yılında yıkılmışlardır.
KASLAR (KASSİTLER) :
∼Anadolu’da kurulan Türk uygarlıkları arasında yer alan Gaşgalar veya Hurrilerin başka bir kolu olan Kaslar, Hiksoslarla birlikte Orta Asya’dan göç ederek MÖ 2.200’lerde Mezopotamya’nın güneyine İran bölgesine gelmişlerdir.
∼Bu bölgede ve özellikle Kerkük’te önemli bir nüfus yoğunluğu oluşturmuşlar ve Sami kökenli Babil Devleti’ni MÖ 1.700’lerde yıkarak 400 yıl boyunca bölgenin hakimi olmuşlardır.

ELAM UYGARLIĞI :
∼Elamlılar
bugünkü İran uygarlığını yaratan Ön Türk halkıdır. Elam ülkesi, Sümerliler ve Elamlılar arasında el değiştirmiş, ancak daha sonra Elamlılar Sümelerin egemenliğine son vermişlerdir.
∼Mezopotamya’nın doğusunda İran’ın bugünkü Kuzistan bölgesinde gelişen Elam Uygarlığı MÖ 4.000’ler de kurulmuş ve MÖ 653 ylında Asurlular tarafından yıkılmıştır. Daha sonra Asur içinde bir Elam Ülkesi yeniden kurulmuşsa da ancak MÖ 640 yılına kadar varlığını devam ettirebilmiştir.
∼Yapılan kazılarda ortaya çıkarılan eserler Uruk dönemindeki Sümer kültürü ile büyük benzerlikler göstermektedir.
∼Jifort’da yapılan arkeolojik çalışmalarda ele geçen ancak henüz okunamayan Elam dilindeki yazıtlar MÖ 7.000’lere tarihlenmektedir. Elam yazı dilinin MÖ 3.200’lerde oluşmaya başladığı ve MÖ 2.7000’lere kadar kullanıldığı tahmin edilmektedir.

SAKALAR (İSKİTLER) :
∼Avrupalı dil bilimciler tarafından Sakalar / İskitler’in bir “Hint-Avrupa” veya “İran” halkı olabileceği iddia edilse de bunu kanıtlayacak yazılı bir belge yoktur.
∼Sakalar Orta Asya’dan geldiğine göre “İran” boyu olmaları mümkün değildir. Çünkü Orta Asya Aryanların değil Türklerin atayurdudur. MÖ 3000’lü yıllarda Orta Asya’ya yerleşmiş herhangi bir Aryan halkı yoktur.
∼Karadeniz bölgesinde Kimmerleri yenerek buradan süren Sakalar, Heredot’un da belirttiği gibi doğudan gelmişlerdir ve Orta Asya’daki Androovo ve Afanesyevo Ön Türk kültürünün temsilcisidirler.
∼Avrupa’nın doğusu, Kırım ve Karadeniz bozkırları ile Orta Asya’da tanrı Dağları ve Fergana Vadisini içine alan Sakalar İmparatorluğu varlığını MÖ 800-300 arasında güçlü bir şekilde sürdürmüştür. Kimmerlerin ardılları olan Sarmatlar tarafından yenilgiye uğratılarak dağılmışlardır.
∼Sakalar / İskitler daha geniş bir açı ile alınması ve detaylı olarak anlatılması gereken Türk halklarıdır. Bu konuyu
bir başka yazımda ele almak üzere şimdilik bu kadar bilgi ile yetinmenizi rica edeceğim.
PART DEVLETİ VE PERSLER:
∼Kendisi bir Saka Türkü olan I.Arşak tarafından MÖ 248-MS 224 yılları arasında İran’a egemen olan Part Devleti kurulmuştur.
∼Bu devletin devamı olarak da MS 224-651 yılları arasında yine bir Saka (Part) aristokratı olan Ardaşır tarafından Sasani Devleti kurulmuştur. Bu devletinde Med kökenli Persler tarafından kurulduğu yönünde de ciddiyet ve dayanaktan uzak iddialar bulunmaktadır.
∼Oysaki “Pers” olarak ifade edilen devlet, Araplar tarafından işgal edilmiş olan Sasanlı Devleti’nden geriye kalan ve bugünkü Horasan, Türkmenistan, Özbekistan, Taciksitan, Kırgızistan ve Kuzey Afganistan’ı kapsayan bölgedir. Bu bölge ise Partların (Sakaların) anayurdudur.
∼Ancak Avrupalı tarihçiler tarafından bu bölgede 1925’den önce kurulmuş ve hepsi birer Türk devleti olan Gazne İmparatorluğu, Harzemşahalar İmparatorluğu, Cengiz İmparatorluğu, Akkoyunlu Devleti, Safavi İmparatorluğu ve Kaçar Devleti nin her biri “Pers Devleti” veya “perleşmiş Türk Devleti” olarak adlandırılmaktadır.
∼“İran” adının yazılı en eski belge olduğu öne sürülen Nakş-i Rustem kabartmalarındaki ve döneme ait paralar üzerindeki yazılar bile Ön Türkçe (Sakaca) olduğu halde Avrupalı bilim adamları tarafından bu yazıların “Orta Frasça” olduğunun iddia edilmesi sadece komiktir.
ÜÇ BÖLÜMLÜK “TÜRKLER OLMADAN TARİH OLMAZ” KONULU YAZI DİZİSİNİN SONUCU OLARAK:
∼Türkler MÖ 9.000’li yıllarda Orta Asya’dan başlattıkları göçlerin devamında yerleştikleri ırmak kenarlarında yeni şehirler ve yeni uygarlıklar kurmuşlardır.
* Türkler İran uygarlığını yaratmış ve 3.500 yıl yönetmişlerdir.
* Aynı şekilde Hint uygarlığını yaratan Türkler bu uygarlığı da 1.800 yıl egemen olmuşlardır.
* Aynı şekilde MÖ 2.200 yıllarında Çin uygarlığını kurmuşlar ve 3.000 yıl aralıksız olarak Çin’e Türkler hükmetmiştir.
∼Ancak tarihi çarpıtmaya çalışan bilim adamları ve tarihçiler bu uygarlıkları Türklerin kurduklarını kabul etmemekte ve yalan ve sahte belgeler üreterek uygarlıkların temelini Avrupalı halklara, Semitik ve Sinitik topluluklara ve kavimlere bağlamaya çalışmaktadırlar.
* Oysaki; Sinitik (Çinli) halklar bugünkü Çin’in güneyinde yer alan Hindi-Çin’inde yaşadıktan sonra MS 500’lerde şimdiki Çin’e doğru göçe başlamışlardır.
* Benzer şekilde Hint-Med halkları MÖ 1.700’lerde Balkanlara ve oradan da MÖ 1.500’lü yıllarda İran ve Hindistan’a göç etmişlerdir.
* Cermenler MÖ 300 yıllarında Avrupa’da ortaya çıkmışlardır.
* Slavlar ise MS 500 yıllarında Polonya’nın güneyinden şimdi yaşadıkları yerlere göç etmişlerdir.. Yani bu uygarlıklar Türkler tarafından kurulduktan binlerce yıl sonra !
∼Hattiler, Hurriler ve Mittaniler, Hurrilerin devamı olan Urartular… birbirine yakın dilleri konuşmuş olan Türk halklardır ve Orta Asya’dan Anadolu’ya gelmişlerdir. Bu halkların Anadolu’ya yerleşimi çok eski tarihlere dayanmaktadır.
∼Tarihi yazılırken, ırkçı bir anlayış içinde hareket eden Avrupalı tarihçiler, Avrupalıların ulaşamadıkları yerlerde düzmece bir “Hint-Avrupalı” tanımı ve uygarlığı yaratmaktadırlar. * Geçmişte hiçbir zaman bu şekilde bir dil veya ortaklık var olmamıştır ve olması da mümkün değildir.
* Çünkü bir İngiliz’in ile bir Hintli ile genetik olarak akraba olması, bir Kızılderili ile akraba olması kadar olasıdır. İngilizce ile Hintçe arasında (daha sonradan geçen sözcükleri saymazsak) herhangi bir benzerlik yoktur, birbirleri ile ortak ve anlaşılabilir sözlere de sahip değillerdir.
∼Özet olarak; güneş balçıkla sıvanmaz ve gerçek şudur ki, TARİH TÜRKLERLE BAŞLAR VE BUGÜN DÜNYADA VAR OLAN HEMEN BÜTÜN MEDENİYETLERİN TEMELİ TÜRKLER TARAFINDAN ATILMIŞTIR!

İnceleyeceğiz ...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s