ÇOCUKLARIMIZ DOSYASI /// Mustafa ACER : SIBYAN ÇOCUKLARI ARAPLAŞTIRMA PROGRAMI


Mustafa ACER : SIBYAN ÇOCUKLARI ARAPLAŞTIRMA PROGRAMI

26. 06. 2020

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından bu hafta Cuma Hutbesinde; Çocuklar için İnternet kanalı ile verilecek Arapça kurslarına katılma çağrısı yapıldı. Bu konunun ne kadar sakıncalı ve uygulanmasının toplum yapısına ne kadar zarar vereceğini görmek gerekir.

Çocukların 12 Yaşına kadar soyut, mecaz ve izafi kavramları doğru olarak anlaması ve yorumlaması mümkün olmadığı bilimsel bir gerçektir. Ona rağmen hiçbir Pedagojik eğitimi ve bilgisi olmayan imamların çocuklara Arapça öğretmek için kurs vermesi, çocuklara anlamaları mümkün olmayan soyut kavramlarla dini bilgiler vermeye çalışmaları doğru değildir. Küçük yaştaki çocukların; Allah, Cennet, Cehennem, Namaz, Oruç, Günah, Sevap, Dua kavramlarını tam anlamı ile kavramaları mümkün değildir. Bunların çoğu soyut ve Dini ritüeller şeklindeki kavramlardır. Çocuklar, bu kavramları Ancak pedagojik olarak uygun yaşa geldiğinde kavrayabilirler.

Dini öğreteceğim diye hurafeleri öğreten imamların da çocukların psikolojik yapısına çok büyük zararlar verdiği bilinmektedir. Bu öğretilerin etkisinde kalan çocukların; ilerde telafi edilemeyecek psikolojik depresyonlara sürüklenebileceğini görmek gerekir. Örnek olarak:

  • İslamiyet’i hurafelerle anlatan İmamlardan aldıkları bilgilerle “Çocukların günahları olmuyormuş, öldükleri zaman doğrudan Cennete gideceklermiş. Ben de günahsız olarak ölmek ve Cennete gitmek istiyorum” diyebiliyor.
  • “Allah günah işleyen çocukları taş yaparmış, bu dağlarda gördüğümüz kayaların hepsi insandı da günah işledikleri için taş olmuşlar” diye bir inanca kapılabiliyorlar.
  • Yemek duasını unutan çocuk “Hoca dua etmeden yemeğe başlamayın dedi, ben duayı unuttum yemek yiyemem” diyebiliyor.
  • Tuvalete giderken okunacak bir dua diye öğretilen çocuk “Tuvalet duasını unuttum, ben tuvaletimi yapamam” diyebiliyor.
  • “Allah günahkarları cezalandırır” diye öğretilen çocuk, “Allah’ın sopası var da döver” gibi anlayabiliyor.
  • Her imam; Cennet ve Cehennem kavramlarını, kendi kafasından oluşturduğu şekilde anlatıyor. Bu kavramlar Allah tarafından Kuran’da bile net olarak açıklanmamıştır. Geleceği ancak Allah bilir. Allah Kuran’da Peygamber’e “Tebliğ etmek sana, takdir etmek bana aittir” diyerek bu konuda yorum yapılmasına müsaade etmemiştir.
  • Daha birçok konuda uydurulan hurafeler çocukların kavrama yeteneğinin ötesinde olduğu için çocuklar anlamıyor ve bunalıma giriyorlar.

Bu tür sakıncalar olmasına rağmen; çocuklara Din adı altında hurafeleri öğretmeye kalkarsanız, psikolojik sorunları olan bir nesil yetiştirmiş olursunuz. Bu durum, ülkenin geleceğine yapılacak en büyük kötülük olur.

İslamiyet iyi insan olmak için gönderilmiş bir dindir. İbadet etmekle insan, ancak kendi nefsini terbiye edebilir. İbadet yapıyor ama iyi, yardımsever, topluma yararlı işler yapan insan olmuyorsanız Allah’ın takdirini kazanmanız mümkün değildir. Kuran’ın hiçbir Ayetinde ibadet ederseniz Cennete girersiniz demiyor. “Allah’ı çok anın ki nefsinizi kötülüklerden arındırın” deniyor. Fakat salih (iyi, faydalı) işler yaparsanız Cennet ile müjdelenirsiniz diyor. Cenneti hak etmek istiyorsanız; topluma faydalı işler yapmayı, yalan söylememeyi, kimsenin hakkına tecavüz etmemeyi, kötülük yapmamayı, kötü söz söylememeyi, iftira etmemeyi, insan öldürmemeyi ve iyi insan olmayı bilmelisiniz.

Bu arada 26 Haziran Cuma günü Kocatepe Camisinde Cuma namazı sünneti kılınırken bir taraftan da hopörlerden salavat getiriliyordu. Namaz Kuran’da salat (dua) diye ifade edilir. Yani Namaz, duanın ritüel olarak Allah’a yakarış şeklidir. Namaz kılarken Allah ile kulu arasına başka bir şey giremez. Namaz sırasında dışardan birisinin salavat getirmesi ile daha iyi bir ibadet edilmiş olmaz, namaz sakatlanmış olur.

Diyanet İşleri Başkanlığı İslamiyet’i doğru yaşamayı öğreteceği yerde, Arapça kurslarla Toplumu Araplaştırmaya çalışmasın, Eğitim ve öğretimi Milli eğitim Bakanlığına bıraksın.

Kuran; sadece Araplara değil, bütün İnsanlığa gönderilmiştir. İslamiyet Arapların dini değil bütün insanlığın dinidir. Kuran da Peygamberin bulunduğu toplum anlasın diye Arapça gönderilmiştir. Yani Arapça kutsal bir dil değil, Kuran manası ile kutsaldır.

14. İbrahim Suresi 4. Ayet “Ve gönderdiğimiz her Resulü, bulunduğu kavmin dili ile gönderdik ki onlara bildirsin. Sonra da Allah dilediğini delalette bırakır, dilediğini de hidayete erdirir. O öyle hakim ve azizdir.”

Benzer şekilde Tarikat ve Cemaatler de toplumu Araplaştırmak için uğraşmasınlar, Gerçek İslam Kuran’da tanımlanmıştır. Kuran’ı anladıkları lisanda okusunlar ve manasıyla uygulayacak şekilde öğrensinler.

İnceleyeceğiz ...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s