SAVAŞLAR DOSYASI /// Naci Beştepe : Yunanistan Türkiye ile savaşabilir mi ???


Naci Beştepe : Yunanistan Türkiye ile savaşabilir mi ???

21 Haziran 2020

Son günlerde Yunanistan’dan Türkiye’ye yönelik çatlak sesler çıkmaya başladı.

Yunanistan’ı çatlatan Türkiye’nin özellikle Doğu Akdeniz’deki etkinlikleri.

Bunların başında Libya ile yaptığımız Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) antlaşması geliyor.

Hazmedemiyorlar.

Ardından gelen önemli etkinlik de doğal gaz ve petrol arama girişimlerimiz.

NE DEDİLER?

Yunan Başbakan Miçotakis, geçen hafta İsrail’e yaptığı ziyarette,

  • Türkiye’nin yayılmacı boru hattı hayallerinden vazgeçip, bizimle mahalle kabadayısı gibi değil de eşit ve yasalara uyan bir ortak olarak işbirliği yapmasını memnuniyetle karşılarız,

Kendileri İsrail ve GKRY ile sondaj çalışmaları yaparken, Türkiye’nin Girit, Rodos ve Kerpe adalarının güneyinde petrol-doğal gaz aramak için ruhsat başvurusunda bulunmasını yayılmacılık olarak niteledi.

Miçotakis bu konuda ülkemizi AB’ne şikayet ederek provakatif davranmakla ve kendisine ilaveten AB ile de krizi tırmandırmakla suçladı.

Miçotakis aklınca AB’yi yanına çekmek için Türkiye’yi ortak düşman gösteriyor.

6 Haziran 2020’de,Yunan Savunma Bakanı Nikos Panagiotopoulos,

  • Her türlü senaryoya hazırlanıyoruz. Elbette bu olasılıklar arasında askeri müdahale de var. Bunu yapmak istemiyoruz, ancak egemenlik haklarımızı azami derecede korumak için mümkün olan her şeyi yapacağımızın anlaşılmasını sağlamak istiyoruz,

Bakan bir soru üzerine, askeri çatışmaya tam olarak hazır olduklarını ifade etti.

19 Haziran 2010’de, Yunan Gnkur. Bşk. Konstantinos Floros,

  • Kim Yunan topraklarına saldırırsa, önce yakacağız, sonra gidip kim olduğunu göreceğiz. Yunan Silahlı Kuvvetleri ile çatışan herkes, ağır bir bedelle ayrılacağını bilmelidir. Diyalog istiyoruz ama eşit şartlarda. Ancak Türkiye bunu istemiyor” dedi.

Floros ötekilerden bir adım ileri giderek Türkiye’nin taarruzu halinde bedelini ödeteceğini bununla da yetinmeyip Türkiye topraklarına saldıracaklarını ifade ediyor.

Vay, vay, vaaay!

Neler de yaparlarmış?…

NE SÖYLETİYOR?

Üst ağızdan bunları söyleten nedir Yunanlara?

TELE-1 ‘de üç denizcimizin katıldığı programda bu soruya iki yanıt verildi.

Birisi, TSK’nin kumpas davalar ve 15 Temmuz darbe girişimi sonucunda önemli personel kaybı yaşadığı ve bu yüzden caydırıcılığını kaybettiği savı idi.

Haklılık ve doğruluk payı olmakla birlikte bu sava katılamayacağım. Gerekçemi son bölümde açıklayacağım.

Diğer gerekçeyi E. Dz.Kur.Alb. Ali Türkşen çok kısaca söyledi,

  • Türkiye’den korkuyorlar.

Aynı kanıdayım.

Bu konuda çok güzel bir ata sözümüz var, “Isıracak köpek havlamaz!”

Tam bu durum için söylenmiş gibi.

Yunanlar fanatik bir ulus. Ancak içlerine Türk/Türkiye korkusu işlemiş.

Bulgaristan’da askeri ataşe iken Yunan hava ataşesi pilot albay aynen şöyle demişti,

  • Türkiye ile savaşta ölmek istemiyorum.

Bunu bir Türk askerinin ağzından duyamazsınız. Ertesi gün öleceğini bilse, burnunu, kulağını kesseniz söylemez.

Yunan subayı bunu söylüyorsa, boşuna değildir.

KORKUNUN İTİRAFI

Benim anım 30 yıl geride kaldı. Bu yüzden,

  • O günler geçti! diyenler olabilir.

Geçmediği anlaşılıyor.

Bakın, E. Koramiral Stelios Fenekos bir TV programında ne diyor?

  • Türk korkumuzla başa çıkmamıza yardımcı olacak müttefik bulma arzumuz, İtalyan taleplerine boyun eğerek aceleyle ve ödün vererek hareket etmemize neden oldu. Türkiye ile yüzleşme anlamında ise hiçbir şey sunmayan bir anlaşma imzaladık. Aksine, üçüncü tarafların eline koz verdik ve gereksiz yere ulusal konumumuzu zedeledik.

Amiral, Yunanistan’ın İtalya ile yaptığı MEB anlaşmasında, bize karşı hararetle savundukları tezlerinin aksine “adaların MEB’inin olmadığını”ndan hareketle ana karaların esas alınıp orta hattın kabul edilmesini eleştiriyor.

Çok doğru söylüyor, şimdi elimizde çok iyi bir koz daha var.

Peki,korkunun itirafı daha nasıl olabilir?

YAPABİLİR Mİ, YA YAPARSA?

Yunanistan, TSK,

  1. Suriye’de bir kısım kuvvetleri ile harekatta iken,
  2. PKK ile mücadeleyi sürdürürken,
  3. 2012-2016 yıllarında önemli personel (özellikle komuta kademesi ve kurmay kadrosunda) kayıpları yaşamışken

Kendisine karşı koyamayacak güçte olduğu değerlendirmesi ile Doğu Akdeniz’deki girişimlerimize karşılık savaşa kadar tırmanacak saldırgan bir eylemde bulunabilir mi?

Yüksek perdeden atılan tehdit dolu açıklamalarda yapacaklarını söylüyorlar.

Burada duygusal değil mantıklı bir değerlendirme yapmalıyız.

Biz askerler böyle durumlarda ülkelerin milli güçlerini kıyaslarız.

Kıyaslayalım.

Önce cephedeki askeri güçlere bakalım.

Dünya orduları sıralamasında Global Fire Power 2019 raporuna göre , TSK137 ülke içinde 9. sırada iken Yunanistan 27. sıradadır.

Genel hatlarıyla açalım,

Hava ve Deniz güçlerinde sayısal olarak yakınlık vardır. Ancak burada bizim üstünlüğümüz kendi geliştirdiğimiz araç, silah ve cephane ile savaşacak durumda olmamızdır. Azımsanamayacak bir üstünlüktür.

İHA, SİHA ve uzun menzilli roket sistemlerimiz üstünlüğümüzü perçinleyecektir.

S-400’lerin etkinleştirilmesi ile hava savunma alanında önemli bir üstünlük sağlanacaktır.

Kara kuvvetleri açısından kıyaslanmayacak bir üstünlüğümüz vardır.

İnsan gücü açısından genel nüfusta 1/8, savaşacak nüfus bakımından 1/10 üstünlüğümüz vardır. Sayısal üstünlük yanında TSK yıllardır terörle mücadele ve Suriye’deki harekatı nedeniyle daha eğitimli ve deneyimlidir.

Ekonomik güç olarak ülkemiz her ne kadar bir krizden geçmekte ise de Yunanistan yıllardır kriz içindedir ve dış borç açısından çok daha kötü durumdadır. Savaşın uzaması durumunda bu gücün önemi çok daha fazla duyumsanacaktır.

Teknolojik açıdan Türk savunma sanayisinin aldığı yol önemli bir üstünlük alanıdır.

Coğrafyamızın sağladığı derinlik gücümüzü koruma ve saldırganı zayıflatma açısından önemlidir. Yunanistan’ın uluslar arası antlaşmaların yasaklamasına karşın adaları silahlandırması da kuvvetlerini dağıtmasına ve ana kara zararına kuvvet kaybına neden olmaktadır.

Siyasi güç, ülkeyi yönetenlerin diğer ülkelerle geliştirecekleri ilişkiler ve düşman ülke sayısının artmaması açısından önemlidir. Bu konuda kıyaslama yapmakta zorlandığımı söyleyebilirim.

Bu genel tablo bize Yunanistan’ın Türkiye ile savaşa girmesinin, neticesi belli bir çılgınlıktan öteye gitmeyeceğini göstermektedir.

Şu tarihi gerçeği de unutmamak lazımdır. Savaşı kazandıracak olan savaşanların azim ve kararlılığıdır.

En büyük güvencemiz Türk insanıdır. En tehlikeli silahımız insanımızdır.

Türk’ün vatan sevgisi, milletine olan bağlılığı tüm unsurların üzerinde bir üstünlük alanımızdır.

Darbe öncesi ve sonrasında TSK’da meydana gelen personel kayıpları ne düşmanı sevindirecek ne de dostu umutsuzluğa düşürecek boyuttadır. Her geçen gün eksikler tamamlanmış, tamamlanmaktadır.

Her subay astsubayımız eksilenlerin görevlerini yapacak gibi yetiştirilmiş ve yetiştirilmektedir.

Her dönemde böyle olmuştur.

Netice olarak Yunanistan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da söylediği gibi “kuru sıkı atmaktadır”.

Türkiye’ye savaş açması çılgınlıktır.

Savaş zorunlu olmadıkça cinayettir. Yunanistan aklını başına toplamazsa Floros’un dediği gibi gelip buralara bakamayacağı gibi evdeki bulgurdan olması en kuvvetli olasılıktır.

İnceleyeceğiz ...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s