GÜNDEM ANALİZİ /// Necati Kartal : Çevre, iklim şartı ve Trump


Necati Kartal : Çevre, iklim şartı ve Trump

Dünya son 10 yıl içinde kapasitesi şirket yönetmek olan liderlerin siyasete girişine ve populist yaklaşımlarla seçim kazanmasına ve herşeyi para olarak görmesine tanıklık ediyor.

Devleti, bir şirket, bakanlıkları şirketin departmanları, halkı tebaa, dünya halkları sömürge, hastaları ve öğrencileri müşteri, uluslararası İnsan hakları gibi kurumları baş belası, sosyal kurumları ve sosyal harcamaları yük, uluslararası anlaşmaları fasafiso olarak gören anlayışın egemen olduğu bir dünya dengesi, daha doğru bir deyişle dehşet dengesi aldı başını gidiyor.

DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ

Birleşmiş Milletler Örgütü tarafından İsveç Stokholm’de 1972 yılında 133 ülkenin katılımı ile 5 Haziran tarihi Dünya Çevre Günü olarak ilan edildi.

BM ve Dünya Meteoroloji Örgütü raporlarına göre, dünya; yaklaşık bir asırdır hızlı iklim değişikliği ve küresel ısınma tehlikesiyle karşı karşıya.

Atmosfere salınan yoğun sera gazı sebebiyle gezegenin daha hızlı ısındığı konusunda birleşiyor.

Kömür, petrol ve otomobil kullanımı ile ağaç kesmek gibi insan faaliyetleri, sera gazı emisyonları oranını artırıyor. Bu durum küresel ısınma ve iklim değişikliğinin ana kaynağı olarak değerlendiriliyor.

Ancak yukarıdaki liderlerin, populist yaklaşımlar dışında pek bişey yapmadıkları ve pek de umurlarında olmadığı da anlaşılıyor.

Oysa Korona ile birlikte artık tek bir saniye bile aklımızdan çıkmaması gereken bir anlamı var, çevre ve ilkim değişikliğinin.

Çünkü bunlar, insanlığın ortak değeri, yaşamsal sorunu. Hangi ırktan, hangi dinden, hangi sınıftan, hangi kültürden olursanız olun, önce yaşanacak bir doğa, yaşanacak ve karnınızı doyuracak bir dünya bulmak zorundasınız.

Dünyayı birkaç parçaya bölüp, ırklarına, cinslerine, milliyetlerine, dinlerine, sınıflarına göre bölemeyeceğimize göre, "yağmur ormanlarını, gökyüzünü, denizi, rüzgarı, okyanusu, buğdayı, pirinci, ilacı" 8 milyar insanla paylaşmak zorundayız.

Bu amaçla çeşitli kurumlar gelecekte de yaşanabilir bir dünya bırakmak için çalışmaktalar.

Devletler dünyanın kirlenmesine ve insan yaşamının tehditler altında kalmasına karşı, çeşitli anlaşmalar yapmaktalar.

Son 20-30 yılda dünyayı tehdit eden en önemli çevre sorunlarundan biri küresel ısınmadır.

Küresel ısınma iklim değişikliği yaratacağından, insanlığın yok olmasına kadar giden bir tehlike yaratmaktadır. BM kuruluşu olan Hükümetlerarası İklim Değişikliği Panelinin (IPCC) "1,5 santigrat derece Küresel Isınma Özel Raporu"na göre, yerküre insan faaliyetleri sebebiyle 1 derece ısındı.

Dünya bu tehlikenin başlamasından sonra iki önemli adım attı.

Birincisi;; 1997’de imzalanan Kyoto Protokolü.

İkincisi; 22 Nisan 2016 tarihinde imzaya açılıp, 4 Kasım 2016’da yürürlüğe giren Paris İklim Anlaşması’dır.

Kısaca açmak gerekirse, Kyoto Protokolü: 1997 küresel ısınma ve iklim değişikliği konusunda karbondioksit ve sera etkisine neden olan gazların salınımını 1990’daki düzeye düşürmek üzere yapılan bir anlaşmadır.

Paris İklim Anlaşması ise; Katılımcı ülkelerin ısınma sınırlarının en azından 2 dereceye kadar indirilmesi, mümkünse 1,5 dereceye kadar indirilmesinin zorlanması çalışmasıdır. Yüzyılın ikinci yarısında insan kaynaklı emisyonlar ile sera gazı emisyonu bataklarının ortadan kaldırılması ile denge sağlanmasını amaçlıyor. Bununla birlikte, bilim insanları da bu hedeflere ulaşılması halinde 2050-2100 yılları arasında net sıfır emisyona ulaşılabileceği ancak bunun 2070’te öngörülen tehlikeli ısınma öncesinde gerçekleşmesi gerektiği vurgusunu yapıyorlar. Bu anlaşmanın İlk beş yıllık süreci, 2018’de başladı.

TRUMP ANLAŞMADAN ÇEKİLDİ

Başladı başlamasına da, yukarıda açıkladığımız prototipe uygun liderleriden bir olan Trump, Paris İklim Anlaşması’ndan çekildini açıkladı 3 yıl önce.

Hem de, anlaşmanın ‘ABD’nin dezavantajına olduğunu, diğer ülkelere ekonomik avantaj sağladığını’ söyleyerek yaptı bunu.

Yani diyor ki Trump; "çevre insanlığın ortak değeridir, yağmur ormanlarını, gökyüzünü, denizi, rüzgarı, okyanusu, buğdayı, pirinci, ilacı 8 milyar insanla paylaşmak, gelecek nesiller daha yaşanılır bir dünya bırakmak gibi laflar zırvadır, biz ekonomik çıkarlarımıza bakarız !

Yani para kaybedeceksek banane iklimin ısınmasından vesireden…"

Geldik eski bir kızılderili atasözüne;

"son ağaç kesildiğinde, son nehir kuruduğunda, son balık öldüğünde, beyaz adam (simge modeli Trump); paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak"…

… mı dersiniz?

İnceleyeceğiz ...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s