ERMENİ SORUNU DOSYASI : Büyük Ermenistan Ve Aldatılmış Kürtler


Büyük Ermenistan Ve Aldatılmış Kürtler

ÖZEL BÜRO NOTU : DEĞERLİ YURTSEVERLER SİZLERE SIK SIK SÖZDE SOYKIRIM İLE MİLLİ TEZLERİMİZİ İLETİYOR, BİLGİLENMENİZİ SAĞLIYORUZ. BAZEN DE KARŞI TARAFIN YANİ DİASPORANIN BU KONUDAKİ YAZILARINI, VİDEOLARINI VE FAALİYETLERİNİ İLETİYOR BU KONUDA DA BİLGİ EDİNMENİZİ SAĞLIYORUZ. KARŞI TARAFIN TEZLERİNİ İLETİYORUZ DİYE BİZİ SOYKIRIMI KABUL EDENLERDEN SANMAYIN DİYE BİR KEZ DAHA BELİRTELİM.


1914-1921 yılları, savaş ve siyasi tarih söz konusu olduğunda dünya tarihinde bugün önemli bir dönem oluşturur. Bu dönemin fotoğrafları ile birkaç politikacı ve devlet adamı tarafından yapılan açıklamaların yanı sıra sivillerin ve askeri güçlerin açıklamaları ve kıyafetleri de inceleniyor. Bu tarihsel materyaller daha sonra hep birlikte raflanır, çünkü görsel ve entelektüel hafızamızı tatmin etmek için yeterlidirler.
Ancak, bu bölgenin tarihi ile ilgili birçok belge / fotoğraf olmasına rağmen, aynı zamanda Küçük Asya tarihi için aynı şeyi yapamazsınız. Bu, İngiliz ve Fransız ya da ABD ve Rusların arşiv belgeleri ile neredeyse hiç bulamayacağınız az sayıdaki Ermeni arşivi arasındaki tutarsızlıkların doğrudan bir sonucudur. Osmanlı arşivlerine gelince, burada 1918’den beri İngiliz hegemonyası nedeniyle kesilen bu arşivler nedeniyle başka bir zorlukla karşılaşıyorsunuz. Arşivlere yapılan kesimleri vurgularım çünkü propaganda ofislerinin Mavi Kitap yazmasına neden olan İngiliz Hükümeti ve aynı zamanda Birlik Komitesinin lider kadrosundan 145 kişiyi alan İngiliz yönetimidir. 1919’da, Sevr Antlaşması ile yasallaştırılan “savaş suçlarının cezalandırılmasına” dayanan ilerleme tutuklandı. Ancak bu insanların 1921’de “kanıt yetersizliği” nedeniyle serbest bırakılması gerekiyordu.

İngiliz Büyükelçisi Washington Craigie’nin Lord Curzon’a gönderdiği mektup: 13 Temmuz 1921
” Malta’da yargılanan Türklere karşı delil olarak kullanılabilecek hiçbir şey bulunmadığını söylediğim için üzgünüm ”
Dışişleri Bakanlığı Arşivleri FO 371 / 6504 / e. 8519

Malta’daki İngiliz Avukatlık Genel Müdürlüğü’nün İngiliz Dışişleri Ofisine gönderdiği yazı: 29 Temmuz 1921
“ Türk kovuşturmasına karşı delil bulunmadı ”.
Dış Ofis Arşivleri FO 371/6504 / E. 8745


Bütün bu saçmalık, kimsenin ‘tarihsel’ ve ‘yasal’ gerçeklerle ilgili olarak umursamadığı bir “siyasi çöplük” endeksi olarak ‘Ermeni Soykırımı’ iddiasına işaret ediyor. Bu yazıyı yazmamın nedeni, ‘Avrupa Aydınlanması’ ile tam bir benzerliğin olmadığı bu ironiyi işaret etmemek.

Hayır. Burada odaklandığım nokta, ‘soykırım propagandasının’ siyasi bir eylem ve ifade olarak yaratmaya çalıştığı ‘Kürt Milliyetçiliği’ şablonu ve ‘1915’te kandırılan Kürtler’ şablonu.

Bu şablonun hedefi belli ki Batı kamuoyu veya Türk kamuoyu değil. Hedef kişisel olarak Türkiye’deki Kürt kamuoyudur. Bu nedenle, bu şablon konuyu incelemeye başlayan herkes için oldukça trajik görünüyor.

Musa Bey’in deneme döneminde özellikle Barbar Kürtlerin vizyonunun, bunu Batı medyasına taşıyan yabancı büyükelçiler tarafından gözlemlediği, 120 yıl sonra aksi kanıtlanmış birkaç belgenin bulunduğu “Aldatılmış Kürtler” e dönüştüğü bir merak. Ayrıca, Muş’tan bir Ermeni papazın kızının (Gülizar) tecavüzüne ilişkin olarak Kürt Musa Bey aleyhindeki suçlamalar düştü, ancak yine de sürgüne gönderildi.


Ermenilerin “Kürt Barbarlığı” ile ilgili suçlamalarının sayısı, sonraki yıllarda artan şekilde artmıştır. Bu yıllar boyunca, Fransızlar ve İngiliz medyası “Kürtlere ve Türklere karşı isyan eden Masum ve Savunmasız Ermeniler” konusundaki propagandayı üstlenirken, siyasi olarak hala nesnel bir yönetim olan ABD medyasının olaylarla ilgili tam tersi bilgilere sahip olan hikayeleri anlatıyordu. Doğu.


"Türklere veya Kürtlere Saldırmak ve Öldürmek İçin Oluşturulan Ermeni Grupları" NY Times 18 Jan 1894

"Sassoun Katliamı: Ermeni Devrimcilerin Buna Sebep Olduğu İddiası" NewYorkTimes 23 Ağustos 1895 Ermeni İsyancı Grupları Erzeroum civarında Kürtlere Saldırdı, 23 Ağustos
1899


Tüm bunlar arasında en anlamlı örtü , 1895’te Diyarbakır’daki NY Ermeni’de yayınlanan Ermeni İsyancı’yla ilgiliydi . Kapağın başlığı ‘Washington’a sunulan Ermeni Raporları Asılsızdı’ idi. Büyükelçiliğe soruşturma yapan elçilik makamları, Diyarbakır’da ‘Ermenilere karşı vahşilik’ iddialarının temelsiz olduğuna ve bazı işbirlikçi Kürtlerle birlikte bazı fahri Ermenilerin kışkırtıldığına ve kötüye kullanıldığına dikkat çekti.

Bugünün Avrupa – Amerikan medyasında ya da herhangi bir bilimsel araştırmada yayınlanan gibi herhangi bir yazı gördünüz mü?

Alman Büyükelçisi Wangenheim tarafından, kentin Ruslar ve Ermeniler tarafından işgal edilmeden hemen önce 1. Dünya Savaşı sırasında Van şehir merkezinde Ermeniler tarafından binlerce Kürt katledildiği bildirildi.


” Van kentinde Ermeniler isyan etmeye başladı ve Müslüman köylere ve kaleye saldırmaya başladı. Kale içindeki Türk karargahı 300 askerini kaybetti ve günlerce süren sokak çatışmaları sonucu isyancılar şehri ele geçirdi. Rusya, 17 Mayıs 1915’te şehri işgal etti. Ermeniler daha sonra Rusya’ya yöneldi ve Müslümanları katletmeye başladı. Bitlis çevresinde yaklaşık 80.000 Müslüman kaçmaya başladı. ” [Wangenheim, Deutschisches und Armenien 1914-1918, Postdam 1919 s.65]


Müslümanların Ermenileri tarafından yapılan etnik temizlik, 1915 tarihli Genel Bolhovitinov raporunda, Çarlık Rusyası döneminde resmi olarak belgelenmiştir.


” Bir etnik nefretin motive rmenian Gönüllü Alayı vicously Osmanlı Müslümanların katletti ” 1915 – Czarish Rus Tuğgeneral Leonid Bolhovitinov’dan Raporu

Rus Askeri Tarih Arşivleri
RGVIA düşkün 2100, list1, folder557, sayfa 303-307


Benzer tespitler 1920’lerde ve 30’larda Komünist Ermeniler tarafından da yapıldı.

" Dashnaks’ın takip ettiği siyaset; batı yardımı ile komşu ulusları işgal etmek ve bu toprakları havadan saf Ermeni milleti oluşturmak için Türkler ve Kürtlerden temizlemek "


Bagrat Artemovitch Boryan


Ermenistan – Uluslararası Diplomasi ve Sovyetler Birliği
Devlet Yayınevi
Moskva – Leningrad 1928


Öte yandan, Ermeniler, İtilaf Devletlerinin desteği ve vaadi ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da (Diyarbakır, Erzurum, Van, Elazığ, Bitlis, Sivas) 6 şehri Osmanlı Devleti’nden ayırırken neden Türkleri ve Kürtleri öldürmek için uğraşacaklar? Bu romantik sorunun cevabını nüfus istatistiklerinde buluyoruz. 19. yüzyılın başlarında, Osmanlı İmparatorluğu’ndaki Ermenilerin nüfusu, İngiliz tarihçi HFB Lynch ve Fransız tarihçi Cuinet’e göre toplam Türk ve Kürt nüfusunun neredeyse 1 / 3’ünden azdı. Ne yazık ki, Büyük Ermeni Devleti’nin bu nüfus yapısıyla birlikte ümit ettiklerini bulmak mümkün değildi.


Doğu Anadolu’daki Müslüman nüfusun 1915’te kaçtıkları, bugün Transkafkasya’da bulunan Azeri nüfusunun araştırılmasıyla daha iyi anlaşılıyor (1828’deki Türkmençay Antlaşması’nın ardından). Lynch’in sağladığı nüfus istatistiklerine göre, 20. yüzyılın başlarında Ermenistan nüfusunun yarısı Azeriler tarafından oluşturuldu ve sonrasında bugün bilinmeyen bir şey.


Tam burada, ‘Aldatılmış Kürtler’ ifadesinin politik olarak ne anlama geldiğini ve makalenin başında bahsettiğim Avrupa Aydınlanma trajik durumunun ne anlama geldiğini anlıyoruz.

Kürtler Hakkında Kirli Propaganda


Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki misyonerlerin hiçbiri değil, her şeyden önce Van’dakiler, Türkler ve Kürtler’deki katliamlardan bahsetti. Bunlardan bahseden biri olsa bile, yüzeye çıkmasına asla izin verilmedi. Tabii ki Avrupa ve Amerikan Hristiyan Misyonerlerini, Avrupa Aydınlanma Felsefesine göre inandıkları ve inanmadıkları “en kutsal” varoluş felsefesine göre değerlendirmeliyiz.
Emperyalist gündem için ‘Hristiyan Fanatizmini’ meşrulaştıran, bunu değerlendirmek için varsa bunu vicdanlarına bırakıyorum (sanırım hayalperest biriyim çünkü aslında bir özdeyiş kazancı bekliyorum).

Türk:

1914-1921 tarihinde dünya tarihi bugün bugün artık savaş ve politika tarihinin sayfalarında yer alan bir olgudur. Fotoğraflarına bakılır, politikacı ve devlet adamlarının açıklamaları okunur, o anda yaşayan sivil ve askerlerin ifade ve kıyafetleri izlenir. Sonra tekrar bütün bu tarihi materyalleri rafınıza geri koyarsınız. Zihinsel ve görsel hafızanız doğrulandı.


Bir rafa kaldıramazsınız. Çünkü İngiliz Belgeleri Fransızların ki ile, Amerikalıların ki Ruslarla uyuşmaz. Ermeni tanımı ise hiç kimseninkiyle uyuşmaz. Osmanlı’nın ise 1918 den sonra İngiliz Hegemonyası’nda ciddi bir kesiye uğradığı için bu belgede bir yere koyamazsınız. 1919 da İttihat Ve Terakki partisinin lider kadrosundan 145 kişilik, Sevr Antlaşması’nda da ‘1968’ in savaş suçlarının cezalandırılması ” maddesine istinaden tutukladı ve daha sonra da 1921 ” delileciliği ‘ ‘salıvermiştir.
Bütün bu saçmalıklar ” Ermeni Soykırımı ” iddiasını ” Tarihsel ” ve ” Hukuksal ” olarak kimsenin umursamadığı ” politik zırvalar ” dizini olarak bize sırıtıyor. Hayır. Avrupa Aydınlanması ile taban tabana zıt olan bu ” sırıttır ” ironisi değil.
Hayır. Çünkü odaklandığım nokta ” soykırım propagandası”nın politik bir söylem ve eylem haline getirildi. ” Kürt Milliyetçiliği ” ve ” 1915’te kandırılmış Kürtler ” şablonu.


Bu şablonun hedefi tabi ki Batı kamuoyu ya da Türk Kamuoyu değil. Bizzat Türkiye’de ki Kürt kamuoyuna yönelik. Zaten bu şablonu biraz kitap karıştıran herkes için trajıkomik hale getiren de bu.
Çünkü yabancı elçilik görevlilerin gözetiminde yuvarlaklaştır Musa Bey’in yargılamasıyla batı limanında taşıyacak ” Barbar Kürtler ” vizyonu bunca belge Musa Bey’in kaldı ki Kürt, Muş’lu Ermeni Papazın kızı Gülizar’a tecavüz etmekle suçlanıyor davadan beraat etmekte ve ardından sürgüne gönderilmekten de kurtulamamıştır.
Ermenilerin ” Kürt barbarlığı ” hakkında daha ileri sürdükleri iddialar devam ediyor, kat kat sanat vardı.Devam Edenlerde ” Kürt ve Türklere karşı isyan eden Masum ve Savunmasız Ermeniler ” propagandası daki olaylar ile ilgili tam tersi bilgiler yer almakta idi
Bu gazete haberlerinin için en anlamlısı NY Times ‘da 1895’te Diyarbakır’da ki’ ‘Ermeni İsyanı’ ‘ile ilgili olanıdır. Haberin başlığı ” Washington’a Deklare Edilen Ermeni Raporları Asılsız ” olarak başlayıp, Amerikan sefaret üyelerinin incelemesi … … Diyarbakır’da açıklanan ” Ermenilere ” yönündeki mezalimin asılsız orada, devrimci ve provakeğiyle bildiriliyor.


Bugünün Avrupa-Amerika Birleşik Devletleri’nde bu konuda bilimsel araştırmalarda bu tip haberlerin yayınlandığını görüyor musunuz?
Bütün bu olaylar 1. Dünya Savaşı’nın devam etmekte olan vanasındaki Ruslar Ruslar ve Ermeniler’in hemen yanındaki Van’daki Ermenilerin şehir merkezindeki şehirdeki Kürtçe katlettiği Alman Büyükelçisi Wangenheim tarafından bildirilir.
Çarlık Rusyası’nda Genel Bolhovitinov’un 1915 tarihi raporunda ise Ermenilerin Müslamanlara karşı etnik temizlik hareketi resmi olarak belgelenmiştir.
Aynı saptamaları 1920 ve 30’lu yıllarda Komunist Ermenilerde yapmışlardır.
Halbuki Ermenilerin doğusu Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun 6 vilayetinde (Diyarbakır, Erzurum, Van, Elazığ, Bitlis, Sivas) illerinde
Osmanlı Devleti’nden ayrıcalıklar ve teminatlar almalarına rağmen neden Kürtleri ve Türkleri öldüreceklerdi ki? Bu romantik kültür cevabını nüfus istatistiklerinde görüyoruz. 19yy. HFB Lynch ve Fransız Cuinet’e göre Osmanlıların içinde ki Ermenilerin sayısı Kürt ve Türklere oranla 1/3 daha azdı. Peki uzun yıllardan beri kurmak istedikleriniz Büyük Ermenistan Devleti bu nüfus yapısıyla nasıl kurulacaktı? 1828 deki Türkmençay Antlaşmasından sonra Transcaucasia’da ki Azeri nüfusun bugünki sırada bakıldığında 1915 te Doğu Anadolu’da ki Müslüman halkın nasıl bir yıkımdan kurtulmuş çok daha iyi anlaşılır. Ermenistan’ın nüfusunun yarısı Azeri’ydi. Ve akibetleri mümkün insanlık dışı bir süreçtir.
İşte tam da burada ” Kandırılmış Kürtler ” söyleminin politikasını ne alacağınızı bilmiyorsunuz.Ama yazımın sonunda Avrupa aydınlanmasının trajik durumu işte burada sırıtır. En doğusu Van şehri olmakta olan Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki binlerce misyonerden hiçbiri Türk ve Kürtlere yapılan katliamlardan bahsetmez. Eğer bahseden biri varsa bile saf bu asla günyüzüne çıkmadı. Tabidir ki Avrupa ve Amerikan Hristiyan Misyonerlerini Avrupa Aydınlanma Felsefesi ile değilde ” İnandıkları En Kutsal ” tasarımı felsefesi ile değerlendirmek gerekir.


Bunu değerlendirmeyi de varsa yine de emperyalist çıkarlar için ” Hıristiyan Fanatizmini ” mübah görünümlü vicdanlarına bırakıyorum. (sanırım ben bir hayalperestim ki ontolojik bir hesaplaşma bekliyorum)


LİNK : https://angelsof1915.blogspot.com/2011/05/greater-armenia-and-deceived-kurds.html

İNGİLİZCE ORJİNALİ AŞAĞIDA !!

Greater Armenia And Deceived Kurds

Gönderen : TruckTurkey

Years 1914 to 1921 form an important period today in world history as far as war and political history are concerned. Photos of this period as well as declarations by several politicians and statesman are scrutinized while also statements and clothings of civilians and military forces are investigated. These historical materials are then shelved all together because they are enough to satisfy our visual as well as intellectual memory.
However you can not do the same for the Asia Minor history for the same period although there are many documents / photographs in relation to the history of this region. This is a direct result of inconsistencies between the archival documents of the British & French or US & Russians and the very few Armenian archives that you can hardly find do not match any archives at all. When it comes to the Ottoman archives, you face another challenge here since these archives have cuts starting from 1918 because of the British hegemony. I emphasize the cuts to the archives because it is the British Goverment that got the propaganda offices write Blue Book and it is the same British goverment that got 145 people from the leader staff of Committee of Union & Progress arrested in 1919 based on ‘punishment of war crimes’ legalized by the Treaty of Sevres. However these people had to be released in 1921 because of ‘lack of evidence’.

The Letter send by Craigie,The British Ambassador Washington to Lord Curzon: July 13th,1921
” I’m sorry to say that nothing to be used against the Turks prosecuted in Malta as proof could be found ”


Foreign Office Archives F.O. 371/6504/E. 8519

The Letter send by The British Attorney Generalship in Malta to British Foreign Office: July 29th,1921
” No proof against Turks prosecuted has been found ”
Foreign Office Archives F.O. 371/6504/E. 8745


All this nonsense point out the ‘Armenian Genocide’ claim as an index of ‘political rubbish’ that noone cares about as far as ‘historical’ and ‘legal’ facts are concerned. The reason why I am writing this article is not to point out this irony where there is complete dissimilarity with the ‘European Enlightenment’ though.
No. The point that I focus on here is the ‘Kurdish Nationalism’ template that the ‘genocide propaganda’ is trying to create as a political act and an expression and the ‘Kurdish people that had been deceived in 1915’.
The target of this template is not obviously the West public opinion or Turkish public opinion. The target is personally the Kurdish public opinion in Turkey. That is why this template starts to look quite tragicomical to anyone who starts to dig into the matter.

It is a wonder how the vision of ‘Barbarian Kurds’ formed during the trial period of Musa Bey especially observed by foreign embassadors carrying this into the West media turned into ‘Deceived Kurds’ after 120 years when there are several documents proving otherwise. Moreover the charges against Kurdish Musa Bey in relation to the raping of the daughter (Gülizar) of an Armenian priest from Muş were dropped but he was exiled nonetheless.
The number of accusations by Armenians about the ‘Kurdish Barbarism’ increased incrementally in the following years. During these years the French and the British media were highly covering propaganda about the ‘Innocent & Defenseless Armenians rebelling against Kurds & Turks’ whereas the US media which was still under politically an objective goverment was covering stories having just the opposite information about the incidents of East.


"Armenian Bands Formed To Attack & Kill Turks or Kurds" NY Times 18 Jan 1894

"Sassoun Massacre:Proof Of Assertion that Armenian Revolutionists Caused It" NewYorkTimes Aug 23, 1895

Armenian Insurgent Bands Attack Kurds Near Erzeroum, Daily Gazette, 17 Nov 1899


The most meaningful cover among all these was the one related to the ‘Armenian Rebel’ in Diyarbakır in 1895 that was published in NY Times. The headline of the cover was ‘The Armenian Reports Presented to Washington are Unfounded’. The embassy authorities investigation to the matter pointed out the fact that the claims about ‘atrocities against Armenians’ in Diyarbakır were groundless and some revolationary Armenians together with some collaborator Kurds were provoked and abused in the process.

Have you ever seen any articles like this one being published in today’s European – American media or in any scientific investigations?

It was reported by German Embassador Wangenheim that thousands of Kurds were massacred by Armenians around the city center of Van during WW1 right before the city was invaded by Russians and Armenians.


” Armenians in the city of Van started rioting and started to attack Muslim villages and the castle. The Turkish headquarters in the castle had lost 300 soldiers and as a result of the street combats for days, the rebels took over the city. Russia occupied the city on 17th May, 1915. Armenians sided with Russia afterwards and started to massacre Muslims. Approximately 80.000 Muslims around Bitlis started to flee. ” [Wangenheim,Deutschisches und Armenien 1914-1918,Postdam 1919 p.65]

The ethnical cleansing by Armenians of Muslims was officially documented in 1915 report of General Bolhovitinov in the period of the Czardom Russia


” Armenian Volunteer regiment motivated by ethnic hatred vicously massacred Ottoman Muslims ” Report of Czarish Russian Brigadier General Leonid Bolhovitinov – 1915

Russian Military History Archives

RGVIA fond 2100,list1,folder557,page 303-307

Similar detections were made by Communist Armenians in 1920s and 30s.

" Politics followed by Dashnaks is; occupying neighbor nations lands with the help of west and cleansing these lands from Turks and Kurds to create a aerial pure Armenian nation "


Bagrat Artemovitch Boryan


Armenia – International Diplomacy and the Soviet Union
State Publishing House
Moskva – Leningrad 1928


However why would Armenians bother to kill Turks and Kurds when with the support and promise of the Entente States they would seperate 6 cities in East and Southeast Anatolia (Diyarbakır, Erzurum, Van, Elazığ, Bitlis, Sivas) from the Ottoman Empire? We find the answer to this romantic question in population statistics. At the beginning of 19th century the population of Armenians in the Ottoman Empire was almost 1/3 less than the total population of Turks and Kurds according to the British historian H.F.B. Lynch and the French historian Cuinet. Unfortunately it was not possible to found the Great Armenian State that they long hoped for with this population structure.


The destruction that the Muslim population in East Anatolia escaped in 1915 is better understood when the Azeri population in Transcaucasia today is investigated (following the Türkmençay Treaty in 1828). According to the population statistics provided by Lynch, half of the Armenia population at the beginning of 20th century was formed by Azeris and the aftermath of them is an unknown today.


Right here we understand what the statement of ‘Deceived Kurds’ politically mean and the tragic situation of the European Enlightenment that I mentioned at the beginning of may article come out.

Dirty Propaganda about Kurds


Not any of the missionaries in East and Southeast Anatolia, first and foremost the ones in Van cared to mention about the massacres carried out on Turks and Kurds. Even if there was anyone who had mentioned about these, that was never allowed to surface. Ofcoure we need to assess the European and American Christian Missionaries according to the ‘most sacred’ existence philosophy that they believed in and not according to the European Enlightenment Philosophy.
I leave it to their conscience if there is any, which legitimizes ‘Christian Fanaticism’ for imperialist agenda, to assess this ( I think I am a daydreamer because I am actually expecting an onthological payoff).

Turkish:

1914-1921 yılları dünya tarihi açısından bugün artık savaş ve politika tarihinin sayfalarında yer alan bir olgudur. Fotoğraflarına bakılır, politikacı ve devlet adamlarının açıklamaları okunur, o yıllarda yaşayan sivil ve askerlerin ifade ve kıyafetleri izlenir. Sonra tekrar bütün bu tarihi materyalleri aldığınız rafa geri koyarsınız. Zihinsel ve görsel hafızanız tatmin olmuştur.
Aynı tarih dilimleri arasındaki Ön Asya Tarihi için ise ortada yüksek sayıda belge-fotoğraf olmasına rağmen bütün bu belgeleri aynı düzenle bir rafa kaldıramazsınız. Çünkü İngiliz Belgeleri Fransızların ki ile, Amerikalıların ki Ruslarla uyuşmaz. Zorlukla bulabildiğiniz birkaç Ermeni belgesi ise hiç kimseninkiyle uyuşmaz. Osmanlı belgeleri ise 1918 den sonra İngiliz Hegemonyası’nda ciddi bir kesintiye uğradığı için bu belgeleride bir yere koyamazsınız. Kesintiye uğramıştır diyorum çünkü propaganda ofislerine Mavi Kitap’ı yazdıran İngiliz Hükümeti 1919 da İttihat Ve Terakki partisinin lider kadrosundan 145 kişi, Sevr Antlaşması’nda da yasallaştırılan ‘’savaş suçlarının cezalandırılması’’ maddesine istinaden tutuklamış daha sonra da 1921 yılında ‘’Delil Yetersizliği’’ salıvermiştir.
Bütün bu saçmalıklar ‘’Ermeni Soykırımı’’ iddiasını ‘’Tarihsel’’ ve ‘’Hukuksal’’ olarak kimsenin umursamadığı ‘’politik zırvalar ‘’ dizini olarak bize sırıtıyor. Hayır. Bu yazıyı yazma nedenim Avrupa Aydınlanması ile taban tabana zıt olan bu ‘’sırıtışın’’ ironisi değil.
Hayır. Çünkü odaklandığım nokta ‘’soykırım propagandası’’nın politik bir söylem ve eylem haline getirmeye çalıştığı ‘’Kürt Milliyetçiliği ‘’ ve ‘’1915’te kandırılmış Kürtler’’ şablonu.
Bu şablonun hedefi tabi ki Batı kamuoyu ya da Türk Kamuoyu değil. Bizzat Türkiye’de ki Kürt kamuoyuna yönelik. Zaten bu şablonu biraz kitap karıştıran herkes için trajıkomik hale getiren de bu.
Çünkü yabancı elçilik görevlilerin gözetiminde gerçekleştirilen Musa Bey’in yargılamasıyla batı basınına taşınan ‘’Barbar Kürtler’’ vizyonu bunca belge varken nasıl olmuşta aradan 120 yıl geçtikten sonra ‘’Kandırılmış Kürtler’’ hikayesine dönüşüvermiştir? Kaldı ki Kürt Musa Bey , Muş’lu Ermeni Papazın kızı Gülizar’a tecavüz etmekle suçlandığı davadan beraat etmesine karşılık sürgüne gönderilmekten de kurtulamamıştır.
Ermenilerin ‘’Kürt barbarlığı’’ hakkında ileri sürdükleri iddialar devam eden yıllarda kat kat artmıştır.Devam eden yıllarda ‘’Kürt ve Türklere karşı isyan eden Masum ve Savunmasız Ermeniler ‘’ propagandası İngiliz ve Fransız kamuoyunu meşgul ederken henüz tarafsız hükümet politikalarına sahip ABD basınında doğu daki olaylar ile ilgili tam tersi bilgiler yer almakta idi
Bu gazete haberlerinin için de en anlamlısı NY Times’ da 1895’te Diyarbakır’da ki ‘’Ermeni İsyanı’’ ile ilgili olanıdır. Haberin başlığı ‘’Washington’a Deklare Edilen Ermeni Raporları Asılsız’’ olarak başlayıp , Amerikan sefaret yetkililerin incelemesi sonucu Diyarbakır’da iddia edilen ‘’Ermenilere’’ yönelik mezalimin asılsız olduğu, devrimci Ermeniler ve birkaç işbirlikçi Kürtle birlikte hem Ermenilerin hem de Kürtlerin taciz ve provake edildiği bildiriliyor.
Bugünün Avrupa-Amerika basınında ya da bilimsel araştırmalarında bu tip haberlerin yayınlandığını görüyor musunuz?
Bütün bu olaylar 1. Dünya Savaşı’nın devam ettiği yıllarda Van şehrinin Ruslar ve Ermeniler tarafından işgalinin hemen öncesinde van şehrindeki Ermenilerin şehir merkezinde çevresinde binlerce Kürt’ü katlettiği Alman Büyükelçisi Wangenheim tarafından bildirilir.
Çarlık Rusyası’nda General Bolhovitinov’un 1915 tarihli raporunda ise Ermenilerin Müslamanlara karşı etnik temizlik hareketi resmi olarak belgelenmiştir.
Aynı saptamaları 1920 ve 30’lu yıllarda Komunist Ermenilerde yapmışlardır.
Halbuki Ermenilerin özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun 6 vilayetinde (Diyarbakır,Erzurum,Van,Elazığ,Bitlis,Sivas) illerinde İhtilaf Devletleri’nin de desteğiyle
Osmanlı Devleti’nden ayrıcalıklar ve teminatlar almalarına rağmen neden Kürtleri ve Türkleri öldüreceklerdi ki? Bu romantik sorunun cevabını nüfus istatistiklerinde görüyoruz. 19yy. başında İngiliz araştırmacı H.F.B. Lynch ve Fransız Cuinet’e göre Osmanlı sınırları içinde ki Ermenilerin sayısı Kürt ve Türklere oranla neredeyse 1/3 daha azdı. Peki uzun yıllardan beri kurmak istedikleri Büyük Ermenistan Devleti bu nüfus yapısıyla nasıl kurulacaktı? 1828 deki Türkmençay Antlaşmasından sonra Transcaucasia’da ki Azeri nüfusun bugünki durumuna bakıldığında 1915 te Doğu Anadolu’da ki Müslüman halkın nasıl bir yıkımdan kurtulduğu çok daha iyi anlaşılır. Lynch’in verdiği nüfus istatistiğini göre 20.yy başında bugünki Ermenistan’ın nüfusunun yarısı Azeri’ydi. Ve akibetleri tamamen insanlık dışı bir süreçtir.
İşte tam da burada ‘’Kandırılmış Kürtler’’ söyleminin politik anlamda ne amaçladığının farkındayız.Ama yazımın başında Avrupa aydınlanmasının trajik durumu işte burada sırıtır. En başta Van şehri olmak üzere Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki binlerce misyonerden hiçbiri Türk ve Kürtlere yapılan katliamlardan bahsetmez. Eğer bahseden biri varsa bile bu asla günyüzüne çıkmamıştır. Tabidir ki Avrupa ve Amerikalı Hıristiyan Misyonerlerini Avrupa Aydınlanma Felsefesi ile değilde ‘’İnandıkları En Kutsal’’ varlık felsefesi ile değerlendirmek gerekir.
Bunu değerlendirmeyi de varsa yine emperyalist çıkarlar için ‘’Hıristiyan Fanatizmini’’ mübah gören vicdanlarına bırakıyorum. ( sanırım ben bir hayalperestim ki ontolojik bir hesaplaşma bekliyorum)

İnceleyeceğiz ...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s