SİYASİ DOSYA /// Süleyman Çelik : AKP VE CANAN KAFTANCIOĞLU


Süleyman Çelik : AKP VE CANAN KAFTANCIOĞLU

E-POSTA : scelik44

2019 Yerel Seçimlerinde AKP’nin oyları %44’e geriledi ve büyük kentlerde seçimi kaybetti. Özellikle 25 yıldır iktidarda olduğu İstanbul’da seçimi kaybetmesi AKP’de şok yarattı. İstanbul AKP’nin, moda deyimle “rant kapısı”, halk deyimiyle “ekmek kapısı” idi. Bu nedenle Tayyip Erdoğan Başbakan, hatta Cumhurbaşkanı olduğunda bile İstanbul’dan elini çekmedi ve bir ayağı hep İstanbul’da oldu. “İstanbul’u kaybedince Türkiye’yi kaybedeceklerini” de söylemişti. Son bir umutla seçimi iptal ettirdiler; ama yapılan ikinci seçimi, oy farkı aşırı bir şekilde açılarak tekrar kaybetmeleri üzerine AKP’de alarm zilleri çaldı…

AKP, 7 Haziran 2015 genel seçimlerinde de benzer bir sonuç almış ve iktidarı kaybetmişti. 7 Haziran’a, “Açılım Süreci”ni taçlandıran “Dolmabahçe Mutabakatı”nı yaparak gitmiş ve %10 kadar oy kaybetmişti. Bunun üzerine, halkın nabzını çok iyi tutan T. Erdoğan hemen çark etmiş, “Dolmabahçe Mutabakatını tanımadığını” bildirmiş; milliyetçi söylemlere dönerek, Açılım Sürecinde Güneydoğu’yu terk ettiği PKK’ya karşı yeniden mücadele başlatmış ve 1 Kasım’da yenilenen seçimlerde kaybettiği oyları geri alarak yeniden tek başına iktidar olmuştur.

Şimdi de aynı taktik uygulanmak isteniyor

Bu kez CHP’yi PKK ile özdeşleştirerek önce İYİ Parti ile ittifakı sonlandırmak, sonrasında da millici söylemlerle vurmak düşünülüyor. Bu tür propaganda yönteminde bir “günah keçisi” bulmak gerekir. Bugüne dek Kemal Kılıçdaroğlu hedefe konuluyordu. Son seçimde Kılıçdaroğlu profil küçültüp geri planda kalmış. ayrıca yıllardır günah keçisi olarak kullanıldığı için, artık eskimişti.

Ekrem İmamoğlu öne çıkınca bu kez hedefe o konuldu. Ancak her türlü belden aşağı saldırılara karşın, adamın bir yamuğu olmadığı için sonuç alınamadı.

Bu arada, parti içindeki ve dışındaki, başta “10 Aralıkçılar” olmak üzere, AB-D yandaşı liboşlar, İstanbul seçimlerindeki başarının mimarı olduğunu öne sürerek Canan Kaftancıoğlu’nun yıldızını parlatmaya çalışınca, AKP “aradığım ismi buldum” dedi!..

“Güler yüzlü/ kucaklayıcı” Ekrem İmamoğlu’nun tersine, “saldırgan/ itici/ irrite edici” kişiliği ile Canan Kaftancıoğlu tam onların aradığı kişiydi. Geçmişinde PKK seviciliğinden, Ermeni soykırımı ve Dersim yalanlarına sahip çıkmaya kadar her türlü gayrı millici söylem vardı. Daha yenilerde “Türkiye halklarından” söz etmişti.

AKP, “eğer Kaftancıoğlu’nu kahramanlaştırırsam CHP’liler onun çevresinde kenetlenir. Buna karşı yurtseverler/ milliyetçiler, bize gelmese bile CHP’den uzaklaşır; böylece Millet İttifakını dağıtmış olurum” diye düşündü.

En kolay kahramanlaştırma yolu mağdur/ mazlum yaratmaktır. Bu yola başvuruldu. Sosyal medyada yapmış olduğu bazı paylaşımlar nedeniyle hakkında soruşturma açıldı ve 3 ay gibi kısa süre içinde dava tamamlanarak 9 yıl 8 ay hapis cezası verildi.

Oysa Canan Kaftancıoğlu bu paylaşımları 7 yıl önce yapmış ve o yıllarda hakkında bir soruşturma açılmamıştı. “O yıllarda pek tanınmamış bir kişi olduğu için paylaşımlarının pek ses getirmediği, bu nedenle savcılığın haberdar olmadığı ve hakkında soruşturma açmamış olduğu” öne sürülebilir. Ancak Kaftancıoğlu 2018 başında İstanbul il Başkanı olunca yandaş medya eski defterleri açmış ve ipliğini pazara çıkarmıştı. O zaman da bir soruşturma açılmamasına karşın 2019 yerel seçimlerinin hemen sonrasında soruşturma ve dava açılarak 3 ay gibi kısa süre içinde ceza verilmesinin anlamı budur.

Görünen o ki sonuçtan AKP kadar, Canan Kaftancıoğlu ve birlikte hareket ettiği, CHP içindeki 10 Aralıkçılar da memnun. İki taraf da amaçlarına erişmiş gibi…

AKP memnun; çünkü İYİ Partililer ve Atatürkçüler Canan Kaftancıoğlu’ndan rahatsızlıklarını açıkça dile getiriyorlar.

Her ne kadar, “1989 yerel seçimlerinden %33 oyla birinci parti olarak çıkmış SHP’nin, PKK’lılarla işbirliği yapınca, 1991 genel seçimlerinde hezimete uğrayarak %21 oyla üçüncü parti olması” örneği ortada olsa da CHP’yi ele geçirmiş olan 10 Aralıkçılar da sonuçtan memnun. Canan Kaftancıoğlu ya hiç hapis yatmayacak ya da 1-2 ay yatıp Tayyip Erdoğan gibi, daha da kahramanlaşarak çıkacaktır. Buna karşılık CHP’nin oylarının artması ya da azalması onların umurunda değil. Onlar için CHP’nin iktidar olması değil, Kemalizm’den uzaklaşması önemli. O kadar ki geçmişte “CHP’nin işlevinin bittiğini” bildirerek kapatılmasını bile istemişlerdi. Zaten AB-D, özündeki Kuvayı Milliye damarı belki canlanır düşüncesiyle, CHP’nin iktidar olmasını hiç istemiyor. Örnekleri ortada olduğu gibi, onlar iktidara getirdikleri parti yıpranır ya da söz dinlemezse, benzer yeni bir parti bulurlar. CHP’den istedikleri, “majestelerinin muhalefeti” görevidir! Doğrusu o da bu rolü güzel yapıyor…

İnceleyeceğiz ...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s