MK ULTRA PROJESİ : CIA’nın zihin kontrol deneylerini gerçekleştirdiği üssü Fort Detrick’in gizli tarihi


CIA’nın zihin kontrol deneylerini gerçekleştirdiği üssü Fort Detrick’in gizli tarihi

ABD hükümetinin 1950’li ve 1960’lı yıllarda karanlık deneylerinin merkezi, günümüzde modern bir laboratuvar olarak kullanılıyor.

New York Times’ın 1996’da İstanbul’da açılan bürosunun ilk şefi olan ünlü gazeteci Stephen Kinzer, 10 Eylül’de yayımlanan yeni kitabının öne çıkan olaylarını Politico için kaleme aldı. Kinzer, CIA’in biyolojik ve kimyasal silahlar üzerinde uzmanlaşmak amacıyla kurduğu en önemli laboratuvarlardan birinin kısa tarihini değerlendirdi.

Kentucky’de bir hapishane doktoru 1954’te 7 siyahi mahkuma 77 gün boyunca “ikili, üçlü ve dörtlü” dozlarda LSD verdi ve kurbanlara ne olduğunu kimse öğrenemedi. Mahkumlar CIA’in zihin kontrol yöntemleri geliştirmek için kurduğu hayli gizli programın parçası olduklarını bilmeden ölmüş olabilir. Program karanlık ve az bilinen bir geçmişi olan ordu üssü Fort Detrick’te kurulmuştu.

Banliyönün genişlemesi Washington’ın Frederick ilçesinin Maryland kasabasına 80 kilometre uzaklıkta bulunan Fort Detrick’i içine çekse de 76 sene önce ordu, Detrick’i mikrop savaşını başlatmak için bir dizi gizli plan geliştireceği mekan olarak seçmişti. Günümüzde Detrick, ordunun hala biyolojik araştırmaları için kullandığı temel üs ve 13 bin dönüm içinde yaklaşık 600 yapıyı barındırıyor. Detrick uzun yıllar CIA’in gizli kimyasal ve zihin kontrol imparatorluğunun merkeziydi.

Independent’ın haberine göre, Detrick günümüzde zehir ve panzehirlerin araştırıldığı, ekin mantarından Ebolaya tüm salgın hastalıklara karşı savunmanın geliştirildiği dünyanın en modern laboratuvarınlardan biri. Onlarca yıl boyunca üste gerçekleştirilenlerin çoğu gizli tutulsa da Detrick’i ana üs olarak kullanan CIA’in zihin kontrol programı MK-ULTRA’nın direktörleri kayıtlarının çoğunu 1973’te imha etti. Programın sırlarının bir kısmı daha sonra gizliliği kaldırılmış belgelerle, görüşmelerle ve kongre soruşturmalarıyla ortaya çıkmış ve Detrick’in MK-ULTRA programındaki merkezi rolünü ve yabancı liderleri öldürme niyetiyle farklı zehirler ürettiğini ortaya koymuştu.

Japon güçlerinin 1942’de Çin’de mikrop savaşı başlattığına dair haberlerle ABD Ordusu biyolojik silahlar geliştirmek için gizli bir program oluşturmaya karar verdi. Ordu, Wisconsin Üniversitesi’nde biyokimyacı Ira Baldwin’i programın başına getirdi ve ondan yeni bir biyo-araştırma kompleksi kurmasını istedi. Baldwin, Catoctin Dağı’nın eteğinde bulunan terk edilmiş üssü seçti ve burası Ordu’nun biyolojik savaş laboratuvarlarının karargahı olarak düzenlendi.

İkinci Dünya Savaşı’nın ardından Detrick’in önemi azaldı ve bunun nedeni basitti: ABD artık nükleer silahlara sahipti ve biyolojik silah geliştirmek eskisi kadar acil görünmüyordu. Fakat Soğuk Savaş’ın başlamasıyla dünyanın farklı uçlarındaki görünüşte birbiriyle ilgisiz iki gelişme yeni kurulan CIA’yi afallattı ve Detrick’e yeni bir görev yükledi.

Bu gelişmelerden ilki 1949’da Macaristan’daki Katolik Piskoposluk Kilisesi’nin Kardinali Joseph Mindszenty’nin ihanetle yargılandığı davaydı. Davada kardinal monoton bir biçimde konuşarak açıkça işlemediği suçları itiraf etmişti. Ardından Kore Savaşı sonlandı ve pek çok Amerikan mahkumunun ABD’yi eleştirdiği ve savaş suçları işlendiğini itiraf ettiği ortaya çıktı. CIA her iki duruma da aynı yanıtla karşılık verdi: beyin yıkama. CIA, komünistlerin insan beynini kontrol eden bir ilaç veya teknik geliştirmiş olduğu sonucuna vardı.

Ordu 1949’un yazında Detrick’te küçük ve çok gizli bir ekip kurarak, ekibe askeri kullanıma yönelik zehirli bakteri üretme görevi verdi. 1951’de zihin kontrolünün anahtarı olan sistematik bir araştırmayı tasarlaması ve denetlemesi için Sidney Gottlieb isimli bir kimyageri işe aldı. Gottlieb genellikle elektroşok ya da duygusal mahrumiyet gibi işkencelerle birlikte şaşırtıcı çeşitlilikteki ilaç kombinasyonlarını test etti. Gottlieb’in hastanelerdeki ve hapishanelerdeki kurbanları neye maruz kaldıklarının farkında değildi. Kurbanların bir kısmı Avrupa ve Doğu Asya’daki gizli gözaltı kamplarındaki mahkumlardı.

Laboratuvarın 1956’da yeniden adlandırılmasının ardından Gottlieb, Küba lideri Fidel Castro’yu ve Kongolu lider Patrice Lumumba’yı öldürme niyetiyle zehirler geliştirdi. 1959’un ortasına 1960’ların ortasına kadar Fort Detrick’e yönelik gerçekleştirilen protestolarda göstericiler, “Hiçbir ‘savunmanın’ rasyonelleştirmesi kitle imha ve hastalık kötülüğünü haklı gösteremez” diye açıklama yaptı. 1970’te Başkan Richard Nixon tüm hükümet kurumlarına biyolojik zehir arzlarını imha etmesini emretti. Gottlieb tereddüt etse de orduda çalışan bilim insanları bu emre riayet etti. Gottlieb yıllarca üzerinde çalıştığı kimyasalları yok etmek istemese de CIA Direktörü Richard Helms’le görüştükten sonra başka bir şansının olmadığına ikna oldu.

Sidney Gottlieb, 20. yüzyılın tanınmayan en güçlü Amerikalılarından biriydi. Gottlieb’in vazgeçilmez laboratuvarı Detrick hala anlatılmamış zalim hikayeler barındırıyor

İnceleyeceğiz ...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s