AZINLIKLAR DOSYASI /// Mehmet Oğuzhan TULUN : TÜRKİYE ERMENİLERİNİ DİASPORALAŞTIRMA ÇABALARI – ( TOPLAM 4 BÖLÜMi)


Mehmet Oğuzhan TULUN : TÜRKİYE ERMENİLERİNİ DİASPORALAŞTIRMA ÇABALARI – I

Yorum No : 2019 / 6

Ermeniler yüzyıllar öncesinden dünyanın çeşitli yerlerine yerleşmiş ve kendilerine yaşam alanları yaratmışlardır. Yani genel kanının aksine “Ermeni Diasporası” olarak adlandırılan topluluk aslında 1915 Ermeni Sevk ve İskanı sonrasında ortaya çıkmamış, çok daha uzun bir zaman öncesinden oluşmaya başlamıştır. Tüm insanlık için geçerli olduğu gibi Ermeniler de yaşadıkları toprakların kültüründen ve tarihi ve siyasi süreçlerinden etkilenmiş, bu çerçevede birbirlerinden belli ölçülerde farklılaşmışlardır. Ancak günümüzde genel bir sınıflandırma yapmak gerekirse, Ermenileri düşünce ve davranış yapıları bakımından üç kategoriye ayırmak mümkündür: 1) Türkiye Ermenileri, 2) Ermenistan Ermenileri ve 3) Diaspora Ermenileri.

1915 Ermeni Sevk ve İskanının 50’inci yıl dönümü olan 1965 yılından itibaren özellikle diaspora Ermenilerinde Türkiye’ye ve Türklere yaklaşım bakımından radikal ve oldukça olumsuz bir değişim gözlemlenmiştir. Diaspora Ermenileri genç yaştan itibaren sürekli olarak gerçeklerden kopuk, saplantılı söylemlere maruz kalmaya başlamıştır. Bu yanlış eğitim sonucu olarak pek çok masum insanın acımasızca canını alan terörist gruplar kurulmuş ve teröristler yüceltilir hale gelmiştir. Bu bağlamda Türk-Ermeni ilişkilerinin olumlu bir yönde ilerlemesini aşırı tutumlarıyla diaspora Ermenileri baltalamıştır. Oysa Türkiye Ermenileri, Türkiye’de nesillerdir ülkenin geri kalanıyla ortak yaşamanın getirdiği birikimle diaspora Ermenilerinin bu aşırılıklarına geçit vermemişlerdir. Sonuç olarak diaspora Ermenileri zaman içerisinde yaşadıkları ülkelerde asimile olmaya ve kendi dillerinden ve dinlerinden kopmaya başlamışlar ve ortak kimlik ve paydayı yaratmak için son çare olarak Türklere karşı nefrete tutunur hale gelmişlerdir. Türkiye Ermenileri böyle bir yozlaşma sürecinin kendi aralarında kök salmasına müsaade etmemişler, kimliklerini eşit vatandaşları oldukları Türkiye’de bulmuşlardır.

Diaspora Ermenileri ve onların çizgisinde yayın yapan gazeteler ise, Türkiye Ermenilerini kendi taraflarına çekmek (“diasporalaştırmak”) amacıyla kararlı bir şekilde faaliyet yürütmektedirler. Bunun son örneklerinden bir tanesi hâlâ tamamlanamamış olan Türkiye Ermenileri Patriği (İstanbul Ermeni Patriği) seçim sürecinde yaşanmıştır.[1] Patrik Genel Vekili Aram Ateşyan ve Türkiye Ermenileri Vakıfları Birliği Başkanı ve Yedikule Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi Vakfı Başkanı Bedros Şirinoğlu gibi patrik seçim sürecinde teamüllere uygun bir şekilde Devletle uyum içerisinde hareket edilmesi gerektiğini savunan kişiler hedef haline getirilmiştir.[2] Öte yandan diaspora zihniyetinin temsilcisi olan ve hakkında pek çok soru işareti bulunan Almanya’daki Ermenilerin ruhani önderi Başpiskopos Karekin Bekçiyan gibi Devletle iktidar mücadelesine girişen kişiler ön plana çıkartılmaya çalışılmıştır. Hedef, yapıcı Türkiye Ermenileri zihniyetinin terk edilip, kavgacı diaspora Ermeni zihniyetinin benimsenmesinin teşvik edilmesi olmuştur. Başpiskopos Bekçiyan üzerinden yürütülen stratejinin patrik seçim sürecinde yenilgiye uğraması sonrasında bile Türkiye Ermenilerinin diasporalaştırması çabaları farklı söylemlerin ortaya konulmasıyla devam etmiştir.

Mevcut yayın politikası ve yer verdiği haberler göz önünde bulundurulursa, Agos gazetesinin bu diasporalaştırma çabaları için bir araç haline geldiği söylenebilir. Buna verilebilecek bir örnek Agos’un yakın zamanda Ermeni Apostolik Kilisesi Amerika Doğu Episkoposluk Bölgesi Temsilcisi Vicken Aykazyan ile yayınladığı röportajdır.[3] Agos’un “Türkiye’deki patrik seçimleri konusunda ne düşünüyorsunuz?” sorusuna verdiği cevapta Aykazyan, Türkiye Ermenilerinin bir topluluk olarak zayıfladıklarını ve lider eksikliği yaşadığını belirtmiştir. Aykazyan, Başepiskopos Bekçiyan’ın değabah (kayyum/patrik kaymakamı) unvanının Devlet tarafından tanımaması üzerine görevini bırakması ve Patrik Genel Vekili Ateşyan’ın görevine tekrar gelmesine tepki göstermiş, Türkiye Ermenilerini “sessiz kalmak ve hiçbir şey yapmamakla” suçlamıştır. Aykazyan’a göre Türkiye Ermenilerinin bu meseleyi protesto ederek “tüm dünyaya duyurmaları” gerekirdi. Yani Aykazyan’a göre yerel bir meselenin uluslararasılaştırılması gerekirdi. Son olarak Aykazyan kendince Türkiye Ermenilerini övmüş ve şunu ifade etmiştir: “Bugüne kadar çekinmeden derim ki, bizim İstanbul Ermeni toplumu, diasporadaki Ermeni toplumu[nun] kremidir.”[4] Aykazyan bu sözleriyle Türkiye Ermenilerine “siz Türkiye’nin bir unsuru olmaktan ziyade Diasporanın unsurusunuz” diyerek onları Türkiye’ye yabancılaştırmaya çalışmıştır. Oysa Türkiye Ermenileri, Türkiye’nin öz unsurlarından birisidir ve atalarının yaşadığı topraklarda yaşamaktadırlar. Türkiye Ermenileri ile diaspora Ermenileri arasında var olan düşünce ve davranış farklılıkları itibarıyla, Türkiye Ermenilerini Diasporaya dahil etmeye çalışmak hem gerçekçi değildir hem de art niyetli bir girişimdir.

Türkiye Ermenileri için her şeyin sorunsuz bir şekilde ilerlediği iddia edilmemektedir. Türkiye Ermenilerinin yayın organlarından birisi olan Luys dergisi yazarı Garbis Keşişoğlu’nun belirttiği gibi, sayıca az olan Türkiye’deki Ermeni topluluğunun (cemaatinin) eğitim, katılım ve dayanışma konusunda ciddi bir yeniden yapılanmaya sürecine gitmesi gerekmektedir.[5] Ancak Keşişoğlu’nun belirttiği gibi, böyle bir yapılanmayı devreye sokmak yerine bazı kesimler Patrik Genel Vekili Ateşyan’a saldırmaya devam etmekte ve körü körüne hâlâ Başepiskopos Bekçiyan’ı savunmaya çalışmaktadır. Dolaysıyla bazı kesimler Diaspora usulü yapıcı bir faaliyette bulunmak yerine Devletle ve kendi cemaatleriyle kavga etmekle meşguldür.

Daha önce pek çok yazımızda belirttiğimiz gibi,[6] Agos gazetesi, genel yayın yönetmeni Hrant Dink’in katledilmesinden bu yana, Ermeni diasporasının ağzıyla yayın yapmaya başlamıştır. Aslında Dink döneminde bile Agos gazetesi, Türkiye Ermeni topluluğu mensuplarıyla önemli sürtüşmeler yaşamaktaydı. Örnek olarak gazetenin kurucuları arasında bulunan Türkiye Ermenileri Patriği II. Mesrob Mutafyan (hastalığı sebebiyle toplumsal hayattan tamamen çekilmiş ve annesi vasi olarak atanmıştır), 2006 yılında verdiği bir mülakatta Hrant Dink’in beyanatlarıyla Ermeni topluluğunu aşağıladığını savunmuş ve Agos gazetesiyle ilgili şu açıklamayı yapmıştı: “Agos kurucularını ve yayın kurulu üyelerini kaybederek bir anlamda cemaat gazetesi işlevini de yitirmiş, Sayın Dink’in hakimiyetinde şahsî yayın organı haline dönüşmüştür.”[7] Görünüşe bakılacak olursa Agos gazetesi günümüzde Dink dönemindeki eleştirilen yayın politikasının da ötesine geçmiş ve daha aşırı bir çizgede ilerler hale gelmiştir. Bu bağlamda Agos’un ve benzer yayınlar yapan yayın organlarının, Türkiye Ermenilerine yönelik diasporalaştırma çabaları konusunda yakından takip edilmesinde fayda vardır.

*Fotoğraf: Ermeni Apostolik Kilisesi Amerika Doğu Episkoposluk Bölgesi Temsilcisi Vicken Aykazyan

[1] Mehmet Oğuzhan Tulun, “Türkiye Ermenileri Patriği Seçim Sürecinde Başa Dönüldü,” Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM), Analiz No: 2018/10, 2 Mayıs 2018, https://avim.org.tr/tr/Analiz/TURKIYE-ERMENILERI-PATRIGI-SECIM-SURECINDE-BASA-DONULDU

[2] Örnek olarak bakınız: AVİM, “Bedros Şirinoğlu Hedef Gösteriliyor,” Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM), Yorum No: 2018/71, 28 Eylül 2018, https://avim.org.tr/tr/Yorum/BEDROS-SIRINOGLU-HEDEF-GOSTERILIYOR ; “Hovnan Srpazan’dan açıklama,” Agos, Sayı 1174, 14 Aralık 2018, s. 7.

[3] “Ermeni toplumu değabah krizinde gerekli tepkiyi gösteremedi,” Agos, Sayı 1175, 21 Aralık 2018, s. 16.

[4] “Ermeni toplumu değabah krizinde gerekli tepkiyi gösteremedi.”

[5] Garbis Keşişoğlu, “Cemaatimizin Yeniden Yapılanması lazım (12)”, Luys, 15 Kasım 2018, s. 5.

[6] AVİM, “Agos ve ‘Ararat’ Vurgusu,” Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM), Yorum No: 2018/77, 11 Ekim 2018, https://avim.org.tr/tr/Yorum/AGOS-VE-ARARAT-VURGUSU

[7] “Lraper: `ERMENİ CEMAATİNİ AŞAĞILIYOR´,” HyeTert, 23 Mart 2006, https://hyetert.org/2006/03/23/lraper-ermeni-cemaatini-asagiliyor/

Mehmet Oğuzhan TULUN : TÜRKİYE ERMENİLERİNİ DİASPORALAŞTIRMA ÇABALARI – II

Yorum No : 2019 / 8

AVİM 15 Ocak tarihinde Türkiye Ermenilerini kendi ülkelerinden yabancılaştırarak onları Ermeni Diasporası çizgisine çekmeye yönelik çabaları inceleyen bir yorum yazısı yayınlamıştır.[1] Türkiye Ermenilerini ilgilendirebilecek haberlerin takibi amacıyla faaliyet gösteren HyeTert internet sitesi, AVİM’in bu yazısını kendi sitesinde paylaşmış,[2] ancak yazının başına şu şekilde bir uyarı eklemiştir:

“***HyeTert, bu kaynağın ve/veya içeriğin yanlış ve/veya yanıltıcı bilgiler ve/veya soykırım inkarcılığı, ırkçılık, ayrımcılık ya da nefret suçu içerdiği/yaydığı kanısındadır. Metni paylaşmadan önce bu uyarıları göz önüne alarak, içeriği ve/veya kaynağı güvenilir kaynaklardan kontrol ediniz.***”[3]

AVİM, yaptığı araştırmalar ve temin ettiği belgeler ışığında 1915 yılında gerçekleşen olayların hukuki bir terim olan soykırımı teşkil etmediği kanaatindedir. Ancak herkes bu konuda aksi yönde fikirlerini beyan etmekte serbesttir.

Soykırım tartışmasının ötesine geçilecek olursa, HyeTert’in ve/veya’lar kullanılarak yazılmış olan fazlasıyla genel uyarıdan AVİM’in yazısıyla ilgili tam olarak neyin itham edildiği anlaşılmamaktadır. Yazımız herhangi bir şekilde yanlış veya yanıltıcı bilgi içermek veya ırkçılık, ayrımcılık ya da nefret söylemi yaymak amacıyla yazılmamıştır ve AVİM yazıda böyle sakıncalı bir içerik olmadığı görüşündedir. Yukarıda belirtilen fazlasıyla genel uyarıdan ziyade yazıya yönelik ithamların örneklerle açıklanması hem AVİM hem de HyeTert okuyucuları açısından daha yapıcı ve faydalı olurdu.

[1] AVİM, “Türkiye Ermenilerini Diasporalaştırma Çabaları – I,” Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM), Yorum No: 2019/6, 15 Ocak 2019, https://avim.org.tr/tr/Yorum/TURKIYE-ERMENILERINI-DIASPORALASTIRMA-CABALARI-I

[2] “Türkiye Ermenilerini Diasporalaştırma Çabaları,” HyeTert, 16 Ocak 2019, https://hyetert.org/2019/01/16/turkiye-ermenilerini-diasporalastirma-cabalari/

[3] Bu uyarı HyeTert’in paylaştığı bazı başka yazılarda da mevcuttur.

Mehmet Oğuzhan TULUN : TÜRKİYE ERMENİLERİNİ DİASPORALAŞTIRMA ÇABALARI – III

Yorum No : 2019 / 43

Ocak ayında AVİM tarafından yayınlanan bir yazıda,[1] Ermeni halkı mensuplarının düşünce ve davranış yapıları bakımından üç kategoriye (Türkiye, Ermenistan, Diaspora) ayırmanın mümkün olduğundan bahsedilmişti. Yazıda Diaspora Ermenilerinin zamanla Türkiye’ye ve Türklere yaklaşım bakımından radikal ve oldukça olumsuz bir değişime uğradıklarına, ancak Türkiye Ermenilerinin böyle bir aşırılığa kendi aralarında geçit vermediğine değinilmişti. Son olarak, örnekler verilerek, Türkiye Ermenilerine çeşitli söylemler vasıtasıyla Diaspora Ermeni zihniyetinin dayatılmaya çalışıldığı açıklanmıştı.

Türkiye Ermenilerini “diasporalaştırılma” teşebbüslerine artık Ermenistan’ın da katıldığına dair örnek vermek mümkün hale gelmiştir.

2018’de gerçekleşen “Kadife Devrimden” sonra kurulan Ermenistan’ın yeni hükümeti, dünyanın çeşitli yerlerinde yaşayan Ermenileri (yani Diaspora Ermenilerini) Ermenistan’ın menfaatine olacak şekilde daha etkin kullanmak için strateji geliştirmeye çalışmaktadır. Ermenistan’ın ısrarla sürdürdüğü hatalı dış politika, ülkenin bölgesel projelerin dışında kalmasına ve iki komşusu olan Türkiye ve Azerbaycan ile sınırlarının kapalı olmasına sebep olmuştur. Kaçırılan bu fırsatlar sebebiyle Ermenistan’ın ekonomisi Güney Kafkasya’daki komşuları olan Azerbaycan ve Gürcistan’ın gerisinde kalmıştır. Dolayısıyla Diasporadan Ermenistan’a yapılan yatırım ve aktarılan yardımların ülke ekonomisi için büyük bir önemi vardır.

Bu bağlamda Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Şubat ayında yaptığı bir konuşmasında Ermenistan’ın dünyadaki Ermenilerle ilgili neleri öngördüğüne değinmiştir:

“[…] Diasporamızın ülkeler bazındaki potansiyelinin ve etkisinin henüz bir dökümünü çıkarmadık. Bunun bir sonucu olarak bu alan gereğince düzenlenmemiş durumda. Hükümetin gelecek beş yıldaki faaliyet planı, tüm Ermenileri kapsayan bir ağın oluşturulmasına özel bir yer vermektedir.”[2]

Paşinyan, bununla bağlantılı olarak, Ermeni Diasporasını temsil edecek birleşik bir örgüt, yapı veya formatın oluşturulmasından bahsetmiştir:

“Diasporayla konuşurken kiminle konuşacağımızı tespit edebilmek için somut adres geliştirmeli ve formüle etmeliyiz. Hükümetin siyasi gündeminde pek çok mesele var ve bunların Diaspora ile konuşulması gerektiği söylendiği zaman tam olarak kiminle konuşmalıyız? Diaspora devasa ve çok kapsamlı [bir yapı]. Binlerce [Diaspora] örgütü var ve bir kısmıyla fiziksel olarak görüşmek mümkün olsa da geri kalanıyla ve [esasen] herkesle görüşmek imkânsız.

Bu nedenle tüm Diasporayı temsil edecek bir kurum yaratma görevimiz var ve hepimiz bunun çok zorlu bir görev ve ciddi bir mesele olduğunun farkındayız; zira Diaspora çok katmanlı, çok karmaşık [bir yapı] ve içinde çeşitli ilişkiler ve çelişkiler [barındırıyor].”[3]

Buradan hareketle Paşinyan, Ermenistan hükümetinin, ülkenin Diaspora ile ilişkilerini bu zamana kadar düzenlemiş olan Diaspora Bakanlığını kapatmak istemesini şu şekilde açıklamıştır:

“Genel olarak Ermenistan’ın bir Diaspora Bakanına sahip olmamasına karar verilmesinin sebeplerinden bir tanesi şu şekildeydi: bu bakanlık diğer bakanlıkların halihazırda gerçekleştirdiği işlevleri uyguluyordu. Burada bahsettiğim eğitim, kültür, gençlik ve örgütsel işlevler. Ve bunun yerine, Diaspora ile ilişkiler bağlamında uygulanması gereken işlevler esasen uygulanmıyordu.”[4]

Ermenistan’ın Diasporaya yönelik bu yeni yaklaşımı geçtiğimiz Nisan ayında somutlaşmış, Ermenistan parlamentosunun kabul ettiği bir kanun tasarısıyla Diaspora Bakanlığı kapatılarak Ermenistan Başbakanlığı ile birleştirilmiştir.[5] Başbakanlıkta oluşturulan Diaspora Meseleleri Yüksek Komiseri, Başbakanın talimatıyla Diaspora ile ilişkiler konusunda politika yürütecek ve bu çerçevede ilgili bakanlıkların çalışmaları arasında eşgüdüm sağlayacaktır.[6]

Ermenistan’ın Diasporaya yönelik yeni yaklaşımının daha Şubat ayından yansıması olmuştur. Şubat ayında Dünya Sağlık Örgütü’nün İstanbul’da düzenlediği bir toplantı için Türkiye’ye gelen Ermenistan Sağlık Bakanı Arsen Torosyan’ın yaptığı açıklamalar, Ermenistan hükümetinin kafasından geçen bazı planları ortaya çıkarmıştır. Torosyan’ın İstanbul Ermeni Patrikhanesi ziyareti ve Agos gazetesine verdiği mülakat sırasında yaptığı açıklamalar, Ermenistan’ın kendisini tüm dünyadaki Ermeniler için bir anavatan olarak gördüğünü ortaya koymuş ve Ermenistan’ın kendince Türkiye Ermenilerini de Diasporaya dahil ettiğini ima etmiştir.

Agos gazetesinin “Bakanlığınız açısından Diaspora Ermenileri’nden ne gibi beklentileriniz var?” sorusuna Torosyan şu cevabı vermiştir:

“Bugün bu konuyu Surp Pırgiç Hastanesi [İstanbul’daki bir Ermeni vakıf hastanesi] ziyaretinde de konuşma imkânımız oldu. Biz bakanlık olarak dünyanın farklı yerlerinden Ermeni hekimlerle işbirliği içerisindeyiz. Öncelikle hekimler zaten bizi ziyaret etmekte ve sağlık konusunda destekler sunmaktalar. Bugünkü Surp Pırgiç Hastanesi ziyaretimizden çok olumlu izlenimlerle ayrıldığımı belirtmeliyim. Bu bağlamda birlikte yapabileceğimiz pek çok şey olabileceğini düşünüyorum. […]”[7]

Torosyan, İstanbul Ermeni Patrikhanesi ziyareti sırasında ise Ermeni Diasporasının anavatandan (Ermenistan’ı kastetmiştir) ayrı hayatta kalamayacağını ve Türkiye’nin Ermeni topluluğuna büyük önem atfettiğini belirtmiştir. Torosyan sözlerine şu şekilde devam etmiştir:

“Buradaki [Türkiye’deki] Ermeni topluluğu Ermenistan’dan biraz daha kopuk. Bizim için Ermenistan’ın zayıf ve paraya ihtiyacı olan bir ülke olduğu kanısının değişmesi çok önemli. Ermenistan’ın, onu geliştirmek isteyecek insanları geliştirmesi ve zenginleştirmesi gerekiyor. Biz artık fakir veya zayıf [bir ülke] değiliz ve hem Ermenistan içindeki hem de dışındaki Ermeniler sayesinde [ülke olarak] gelişmemiz gerekiyor.”[8]

Ermenistan Sağlık Bakanı Torosyan’ın iki ayrı vesilede Diaspora Ermenileri ile ilgili sorulan sorulara Türkiye Ermenileri üzerinden cevap vermesi, Ermenistan’ın kendince Türkiye Ermenilerini Diasporaya dahil ettiğine işaret etmektedir. Oysa AVİM’in bu konuda hazırlamış olduğu yazıda da belirtildiği gibi:

“[…] Türkiye Ermenileri, Türkiye’nin öz unsurlarından birisidir ve atalarının yaşadığı topraklarda yaşamaktadırlar. Türkiye Ermenileri ile diaspora Ermenileri arasında var olan düşünce ve davranış farklılıkları itibarıyla, Türkiye Ermenilerini Diasporaya dahil etmeye çalışmak hem gerçekçi değildir hem de art niyetli bir girişimdir.”[9]

Ermenistan, ülkeye yatırım ve yardım çekebilmek için Ermeni Diasporası ile yeni bir diyalog çerçevesi kurmayı amaçlamaktadır. Böyle bir arayışın kendi başına herhangi bir kusuru bulunmamaktadır. Ancak böyle bir plana Türkiye Ermenilerini, sanki onlar da Diaspora mensuplarıymış gibi dahil etmeye çalışmak uygun olmayacaktır. Böyle bir girişim, Türkiye Ermenilerine “siz Türkiye’nin bir unsuru olmaktan ziyade Diasporanın unsurusunuz”[10] vurgusunu taşıyacak ve kendi vatandaşlarımızın Türkiye’ye yabancılaştırmaya çalışılması anlamına gelecektir.

*Fotoğraf: Ermenistan Sağlık Bakanı Arsen Torosyan – İstanbul’da düzenlenen Dünya Sağlık Örgütü toplantısı

[1] AVİM, “Türkiye Ermenilerini Diasporalaştırma Çabaları – I,” Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM), Yorum No: 2019/6, 15 Ocak 2019, https://avim.org.tr/tr/Yorum/TURKIYE-ERMENILERINI-DIASPORALASTIRMA-CABALARI-I

[2] “Armenian prime minister presents functions of chief commissioner for Diaspora,” Arka News Agency, February 12, 2019, http://arka.am/en/news/society/armenian_prime_minister_presents_functions_of_chief_commissioner_for_diaspora/

[3] “Armenia wants single institution representing entire global Diaspora,” Armenpress, February 12, 2019, https://armenpress.am/eng/news/963950.html

[4] “Armenia wants single institution representing entire global Diaspora.”

[5] “Armenia parliament liquidates key ministries,” Vestnik Kavkaza, April 18, 2019, http://vestnikkavkaza.net/news/Armenia-parliament-liquidates-key-ministries.html

[6] “Armenia wants single institution representing entire global Diaspora.”

[7] Pakrat Estukyan, “‘İstanbul Ermenileri Ermenistan’a yatırım yapmalı’,” Agos, 21 Şubat 2019, http://www.agos.com.tr/tr/yazi/22083/istanbul-ermenileri-ermenistana-yatirim-yapmali

[8] “Healthcare minister becomes first post-revolution Cabinet member to meet Armenian community of Turkey,” Armenpress, February 16, 2019, https://armenpress.am/eng/news/964524.html?fbclid=IwAR3ZfK39ZvHzI2C21HIflQVSpJ-5_ZsykmBQ01bI6ZpmPZKCAPSE06OFMyQ

[9] AVİM, “Türkiye Ermenilerini Diasporalaştırma Çabaları – I.”

[10] AVİM, “Türkiye Ermenilerini Diasporalaştırma Çabaları – I.”

Mehmet Oğuzhan TULUN : TÜRKİYE ERMENİLERİNİ DİASPORALAŞTIRMA ÇABALARI – IV

Yorum No : 2019 / 43

Ocak ayında AVİM tarafından yayınlanan bir yazıda,[1] Ermeni halkı mensuplarının düşünce ve davranış yapıları bakımından üç kategoriye (Türkiye, Ermenistan, Diaspora) ayırmanın mümkün olduğundan bahsedilmişti. Yazıda Diaspora Ermenilerinin zamanla Türkiye’ye ve Türklere yaklaşım bakımından radikal ve oldukça olumsuz bir değişime uğradıklarına, ancak Türkiye Ermenilerinin böyle bir aşırılığa kendi aralarında geçit vermediğine değinilmişti. Son olarak, örnekler verilerek, Türkiye Ermenilerine çeşitli söylemler vasıtasıyla Diaspora Ermeni zihniyetinin dayatılmaya çalışıldığı açıklanmıştı.

Türkiye Ermenilerini “diasporalaştırılma” teşebbüslerine artık Ermenistan’ın da katıldığına dair örnek vermek mümkün hale gelmiştir.

2018’de gerçekleşen “Kadife Devrimden” sonra kurulan Ermenistan’ın yeni hükümeti, dünyanın çeşitli yerlerinde yaşayan Ermenileri (yani Diaspora Ermenilerini) Ermenistan’ın menfaatine olacak şekilde daha etkin kullanmak için strateji geliştirmeye çalışmaktadır. Ermenistan’ın ısrarla sürdürdüğü hatalı dış politika, ülkenin bölgesel projelerin dışında kalmasına ve iki komşusu olan Türkiye ve Azerbaycan ile sınırlarının kapalı olmasına sebep olmuştur. Kaçırılan bu fırsatlar sebebiyle Ermenistan’ın ekonomisi Güney Kafkasya’daki komşuları olan Azerbaycan ve Gürcistan’ın gerisinde kalmıştır. Dolayısıyla Diasporadan Ermenistan’a yapılan yatırım ve aktarılan yardımların ülke ekonomisi için büyük bir önemi vardır.

Bu bağlamda Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Şubat ayında yaptığı bir konuşmasında Ermenistan’ın dünyadaki Ermenilerle ilgili neleri öngördüğüne değinmiştir:

“[…] Diasporamızın ülkeler bazındaki potansiyelinin ve etkisinin henüz bir dökümünü çıkarmadık. Bunun bir sonucu olarak bu alan gereğince düzenlenmemiş durumda. Hükümetin gelecek beş yıldaki faaliyet planı, tüm Ermenileri kapsayan bir ağın oluşturulmasına özel bir yer vermektedir.”[2]

Paşinyan, bununla bağlantılı olarak, Ermeni Diasporasını temsil edecek birleşik bir örgüt, yapı veya formatın oluşturulmasından bahsetmiştir:

“Diasporayla konuşurken kiminle konuşacağımızı tespit edebilmek için somut adres geliştirmeli ve formüle etmeliyiz. Hükümetin siyasi gündeminde pek çok mesele var ve bunların Diaspora ile konuşulması gerektiği söylendiği zaman tam olarak kiminle konuşmalıyız? Diaspora devasa ve çok kapsamlı [bir yapı]. Binlerce [Diaspora] örgütü var ve bir kısmıyla fiziksel olarak görüşmek mümkün olsa da geri kalanıyla ve [esasen] herkesle görüşmek imkânsız.

Bu nedenle tüm Diasporayı temsil edecek bir kurum yaratma görevimiz var ve hepimiz bunun çok zorlu bir görev ve ciddi bir mesele olduğunun farkındayız; zira Diaspora çok katmanlı, çok karmaşık [bir yapı] ve içinde çeşitli ilişkiler ve çelişkiler [barındırıyor].”[3]

Buradan hareketle Paşinyan, Ermenistan hükümetinin, ülkenin Diaspora ile ilişkilerini bu zamana kadar düzenlemiş olan Diaspora Bakanlığını kapatmak istemesini şu şekilde açıklamıştır:

“Genel olarak Ermenistan’ın bir Diaspora Bakanına sahip olmamasına karar verilmesinin sebeplerinden bir tanesi şu şekildeydi: bu bakanlık diğer bakanlıkların halihazırda gerçekleştirdiği işlevleri uyguluyordu. Burada bahsettiğim eğitim, kültür, gençlik ve örgütsel işlevler. Ve bunun yerine, Diaspora ile ilişkiler bağlamında uygulanması gereken işlevler esasen uygulanmıyordu.”[4]

Ermenistan’ın Diasporaya yönelik bu yeni yaklaşımı geçtiğimiz Nisan ayında somutlaşmış, Ermenistan parlamentosunun kabul ettiği bir kanun tasarısıyla Diaspora Bakanlığı kapatılarak Ermenistan Başbakanlığı ile birleştirilmiştir.[5] Başbakanlıkta oluşturulan Diaspora Meseleleri Yüksek Komiseri, Başbakanın talimatıyla Diaspora ile ilişkiler konusunda politika yürütecek ve bu çerçevede ilgili bakanlıkların çalışmaları arasında eşgüdüm sağlayacaktır.[6]

Ermenistan’ın Diasporaya yönelik yeni yaklaşımının daha Şubat ayından yansıması olmuştur. Şubat ayında Dünya Sağlık Örgütü’nün İstanbul’da düzenlediği bir toplantı için Türkiye’ye gelen Ermenistan Sağlık Bakanı Arsen Torosyan’ın yaptığı açıklamalar, Ermenistan hükümetinin kafasından geçen bazı planları ortaya çıkarmıştır. Torosyan’ın İstanbul Ermeni Patrikhanesi ziyareti ve Agos gazetesine verdiği mülakat sırasında yaptığı açıklamalar, Ermenistan’ın kendisini tüm dünyadaki Ermeniler için bir anavatan olarak gördüğünü ortaya koymuş ve Ermenistan’ın kendince Türkiye Ermenilerini de Diasporaya dahil ettiğini ima etmiştir.

Agos gazetesinin “Bakanlığınız açısından Diaspora Ermenileri’nden ne gibi beklentileriniz var?” sorusuna Torosyan şu cevabı vermiştir:

“Bugün bu konuyu Surp Pırgiç Hastanesi [İstanbul’daki bir Ermeni vakıf hastanesi] ziyaretinde de konuşma imkânımız oldu. Biz bakanlık olarak dünyanın farklı yerlerinden Ermeni hekimlerle işbirliği içerisindeyiz. Öncelikle hekimler zaten bizi ziyaret etmekte ve sağlık konusunda destekler sunmaktalar. Bugünkü Surp Pırgiç Hastanesi ziyaretimizden çok olumlu izlenimlerle ayrıldığımı belirtmeliyim. Bu bağlamda birlikte yapabileceğimiz pek çok şey olabileceğini düşünüyorum. […]”[7]

Torosyan, İstanbul Ermeni Patrikhanesi ziyareti sırasında ise Ermeni Diasporasının anavatandan (Ermenistan’ı kastetmiştir) ayrı hayatta kalamayacağını ve Türkiye’nin Ermeni topluluğuna büyük önem atfettiğini belirtmiştir. Torosyan sözlerine şu şekilde devam etmiştir:

“Buradaki [Türkiye’deki] Ermeni topluluğu Ermenistan’dan biraz daha kopuk. Bizim için Ermenistan’ın zayıf ve paraya ihtiyacı olan bir ülke olduğu kanısının değişmesi çok önemli. Ermenistan’ın, onu geliştirmek isteyecek insanları geliştirmesi ve zenginleştirmesi gerekiyor. Biz artık fakir veya zayıf [bir ülke] değiliz ve hem Ermenistan içindeki hem de dışındaki Ermeniler sayesinde [ülke olarak] gelişmemiz gerekiyor.”[8]

Ermenistan Sağlık Bakanı Torosyan’ın iki ayrı vesilede Diaspora Ermenileri ile ilgili sorulan sorulara Türkiye Ermenileri üzerinden cevap vermesi, Ermenistan’ın kendince Türkiye Ermenilerini Diasporaya dahil ettiğine işaret etmektedir. Oysa AVİM’in bu konuda hazırlamış olduğu yazıda da belirtildiği gibi:

“[…] Türkiye Ermenileri, Türkiye’nin öz unsurlarından birisidir ve atalarının yaşadığı topraklarda yaşamaktadırlar. Türkiye Ermenileri ile diaspora Ermenileri arasında var olan düşünce ve davranış farklılıkları itibarıyla, Türkiye Ermenilerini Diasporaya dahil etmeye çalışmak hem gerçekçi değildir hem de art niyetli bir girişimdir.”[9]

Ermenistan, ülkeye yatırım ve yardım çekebilmek için Ermeni Diasporası ile yeni bir diyalog çerçevesi kurmayı amaçlamaktadır. Böyle bir arayışın kendi başına herhangi bir kusuru bulunmamaktadır. Ancak böyle bir plana Türkiye Ermenilerini, sanki onlar da Diaspora mensuplarıymış gibi dahil etmeye çalışmak uygun olmayacaktır. Böyle bir girişim, Türkiye Ermenilerine “siz Türkiye’nin bir unsuru olmaktan ziyade Diasporanın unsurusunuz”[10] vurgusunu taşıyacak ve kendi vatandaşlarımızın Türkiye’ye yabancılaştırmaya çalışılması anlamına gelecektir.

*Fotoğraf: Ermenistan Sağlık Bakanı Arsen Torosyan – İstanbul’da düzenlenen Dünya Sağlık Örgütü toplantısı

[1] AVİM, “Türkiye Ermenilerini Diasporalaştırma Çabaları – I,” Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM), Yorum No: 2019/6, 15 Ocak 2019, https://avim.org.tr/tr/Yorum/TURKIYE-ERMENILERINI-DIASPORALASTIRMA-CABALARI-I

[2] “Armenian prime minister presents functions of chief commissioner for Diaspora,” Arka News Agency, February 12, 2019, http://arka.am/en/news/society/armenian_prime_minister_presents_functions_of_chief_commissioner_for_diaspora/

[3] “Armenia wants single institution representing entire global Diaspora,” Armenpress, February 12, 2019, https://armenpress.am/eng/news/963950.html

[4] “Armenia wants single institution representing entire global Diaspora.”

[5] “Armenia parliament liquidates key ministries,” Vestnik Kavkaza, April 18, 2019, http://vestnikkavkaza.net/news/Armenia-parliament-liquidates-key-ministries.html

[6] “Armenia wants single institution representing entire global Diaspora.”

[7] Pakrat Estukyan, “‘İstanbul Ermenileri Ermenistan’a yatırım yapmalı’,” Agos, 21 Şubat 2019, http://www.agos.com.tr/tr/yazi/22083/istanbul-ermenileri-ermenistana-yatirim-yapmali

[8] “Healthcare minister becomes first post-revolution Cabinet member to meet Armenian community of Turkey,” Armenpress, February 16, 2019, https://armenpress.am/eng/news/964524.html?fbclid=IwAR3ZfK39ZvHzI2C21HIflQVSpJ-5_ZsykmBQ01bI6ZpmPZKCAPSE06OFMyQ

[9] AVİM, “Türkiye Ermenilerini Diasporalaştırma Çabaları – I.”

[10] AVİM, “Türkiye Ermenilerini Diasporalaştırma Çabaları – I.”

İnceleyeceğiz ...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s