İRTİCA DOSYASI : ARAP HAYRANI OLANLAR (BAŞTA DİYANET YETKİLİLERİ) ARAPLAŞMAYI TÜRKLÜĞE TERCİH EDENLER İÇİN KISA BİR TARİH GEZİSİ YAPALIM !!!!!!


BİRLİK VAKFI’NDAN ÇİRKİN 30 AĞUSTOS İLANI

Birlik Vakfı Konya Şubesi 30 Ağustos Zafer Bayramı’yla ilgili yazılı açıklama yaparak Kurtuluş Savaşı ile ilgili çirkin ifadeler kullandı. Vakıf bununla da yetinmeyerek yerel gazeteye ‘Farkındayız’ başlığıyla tam sayfa verilen ilanda "Lozan’da 12 Adaları ve Misak-ı Milli sınırlarımızı elimizden alıp üstüne üstlük bunu zafer diye bize dayattıklarının da farkındayız" ifadeleri yer aldı. İYİ Parti Konya Milletvekili Fahrettin Yokuş konuyla ilgili suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı.

Birlik Vakfı Konya Şubesi 30 Ağustos Zafer Bayramı’na ilişkin yazılı bir açıklama yapmış ve ardından da Konya’daki birçok yerel gazetede ‘Farkındayız’ başlığıyla ilan vermişti. İlana birçok kişi tepki gösterirken İYİ Parti Konya Milletvekili Fahrettin Yokuş ilan hakkında suç duyurusnda bulunacakları açıkladı.

İŞTE O TEPKİ ÇEKEN İLAN

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Türk milletinin kazanımlarını hedef alan ve ‘Farkındayız’ başlığıyla Konya’daki birçok yerel gazetede yer alan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Son 100 yıldır ise bizi Anadolu’dan tamamen sürüp çıkarmak yerine ‘bizi bizlikten’ çıkarmanın daha kolay ve işe yarar olacağını düşündükleri için bir milleti millet yapan ne varsa hepsini iptal edip yerine batının değer ve kurumlarını cebir ve şiddetle enjekte ettiklerinin farkındayız. Her şeye rağmen milli ve yerli unsurların çaba ve gayretlerinin kaos ve darbelerle engellenerek milletimizin kendisine biçilen dar gömleği çıkarıp atma mücadelesinin defalarca engellendiğinin veya geciktirildiğinin farkındayız. Lozan’da 12 Adaları ve Misak-ı Milli sınırlarımızı elimizden alıp üstüne üstlük bunu zafer diye bize dayattıklarının da farkındayız. İlerici gerici sağcı solcu Alevi Sünni Türk Kürt fitnesi ile bizi yıllarca meşgul edip içimizde derin yaralar açtıklarının da farkındayız. Çok partili sisteme geçtiğimizden beri ortalama 1.2 yılda bir kurulup yıkılan hükümetlerle bizi oyaladıklarının farkındayız”

“BU İNSANLAR CUMHURİYETİMİZDEN RAHATSIZLIK DUYUYORLAR”

Birlik Vakfı Konya Şubesi tarafından yapılan açıklamaya ilişkin Sözcü’ye konuşan İYİ Parti Konya Milletvekili Fahrettin Yokuş yapılan açıklamanın üzüntü verici olduğunu söyleyerek “Yapılan açıklamadan da anlaşılacağı üzere bu insanlar hem Cumhuriyetimizden hem de demokrasisimizden rahatsızlık duyuyor. Bu bildirinin altına imza atanlar beyinlerindeki karanlık düşüncelerle ülkenin çağdaş bir toplum olmasını istemeyenlerdir. Bunlar ülkemizin kazanımlarına saygı duymadıkları gibi yarınına da ihanet etmekte” dedi.

“HUKUKİ OLARAK NE GEREKİYORSA YAPACAĞIZ”

Açıklamanın altında imzası bulunanlara ilişkin suç duyurusunda bulunacaklarını belirten İYİ Partili vekil Yokuş “Yapılan bu çirkin açıklamaya ilişkin hukuki ne gerekiyorsa yapacak ve suç duyurusunda bulunacağız. Bu vakfı devlet yönetimde bulunan kişiler de destekliyor. Bunu anlamak çok zor. Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu konuda çıkıp açıklama yapması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

>>>Birlik Vakfı’nın Kurucular Kurulu listesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan eski TBMM başkanı İsmail Kahraman ve eski İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu gibi isimler de yer alıyor. <<<

LİNK : https://www.sozcu.com.tr/2019/gundem/birlik-vakfindan-cirkin-30-agustos-ilani-5310025/

ikinci haber

avrupa.jpg

Yeni Akit gazetesi yazarı Yavuz Bahadıroğlu’nun 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı aşağıladığı sözleri tepkilere neden oldu.

AKP’li belediyelerin düzenlediği seminerlerde sık sık yer almasıyla bilinen aynı zamanda da Yeni Akit gazetesi yazarı Yavuz Bahadıroğlu, 30 Ağustos Zaferini aşağıladı.

26 Ağustos gecesi Afyon’da başlayan düşmanın denize döküldüğü ve yurdun işgalden kurtarıldığı Türk’ün büyük zaferiyle son bulan Büyük Taarruzu ve 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı küçümseyen Bahadıroğlu, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda “Avrupanın atası Romayı Anadoludan kovmuş bir millet. Niğboluda, Kosovada, Varnada Birleşik Avrupanın kara ordularını, Prevezede donanmasını yenip Avrupanın başkenti İstanbulu fetheden bir millet. "Dünkü vilayetim Yunani yendim" diye bayram yapıyor. Kutlu olsun bari!” ifadelerini kullandı.

YÜZLERCE TEPKİ MESAJI

Yavuz Bahadıroğlu’nun paylaşımı kısa sürede tepkileri üzerine topladı. Bahadıroğlu’nun kutlu zaferi küçümseyen sözlerini eleştiren yüzlerce vatandaş tepkisini yine Twitter hesabı üzerinden dile getirdi.

Üçüncü haber

Diyanet yine “vatan” dedi, “Büyük Taarruz” dedi, “kahraman” dedi Atatürk diyemedi !

Her yıl bütçeden milyarlarca lira destek alan Diyanet İşleri Başkanlığı, 30 Ağustos Zafer Bayramına denk gelen Cuma hutbesinde Atatürk’ün adını anmadı.

Hutbede, birlik ve beraberlik mesajı veren Diyanet, “tarih boyunca İslam’ın bayraktarlığını yapan, bu cennet vatanı bizlere emanet eden aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi bir kere daha rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyoruz” ifadelerini kullansa da zaferin başkomutanı Mustafa Kemal Atatürk’e yer vermedi.

İşte o hutbenin tamamı:

Vatan Bize Emanettir

Muhterem Müslümanlar!

Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Allah size yardım ederse artık sizi yenecek hiçbir kimse yoktur; eğer sizi yardımsız bırakırsa O’ndan sonra size kim yardım edebilir? Müminler yalnız Allah’a güvensinler.”[1]

Okuduğum hadis-i şerifte ise Resûl-i Ekrem (s.a.s) “Hangi amel daha hayırlıdır!” sorusuna şöyle cevap vermiştir: “Allah’a inanıp O’nun yolunda cihad etmek.”[2]

Aziz Müminler!

Üzerinde yaşadığımız vatan bizim için bir toprak parçasından çok daha fazla anlam ifade eder. Vatan, hür yaşadığımız ve hür yaşamak için her türlü hayâsızca akına göğsümüzü siper ettiğimiz yerdir. Bütün dünyalar verilse dahi bir karışından bile vazgeçemeyeceğimiz cennet yurdumuzdur. Vatan, uğruna canını, cananını, bütün varını feda edip şehadet şerbeti içenlerin, varlığından vazgeçip gazi olanların bize miras bıraktığı mukaddes bir emanettir.

Değerli Müslümanlar!

Bizler, vatan müdafaasını sadece bir toprak parçasını korumaktan ibaret görmeyiz. Bu toprakları vatan yapan yüce değerlerimizi muhafaza etmek için her türlü gayreti gösteririz. Bu vatanda yaşayan her ferdin canını, dinini, malını, neslini, şeref ve haysiyetini koruruz. Din, dil ve ırk ayrımı yapmaksızın mazlumların ve mağdurların yanında yer alır; bize bel bağlayanların ümitlerini boşa çıkarmayız. İstiklal ve istikbalimizin sembolü olan şanlı bayrağımızın gönderden inmemesi için mücadele ederiz. Şehadetleri dinin temeli olan ezanlarımızın dinmemesi için her türlü fedakârlığı göğüsleriz.

Kıymetli Müminler!

Vatanı sevmek ve korumak her Müslüman için kutsal bir vazifedir. Düşman karşısında psikolojik, teknolojik ve ekonomik her türlü savaşa hazırlıklı olmak dinimizin emridir. Nitekim Cenâb-ı Hak bu hususta şöyle buyurur: “Ey iman edenler! Sabredin; düşman karşısında sebat gösterin; cihad için hazırlıklı ve uyanık olun ve Allah’tan korkun ki başarıya erişebilesiniz.”[3] Peygamber Efendimiz (s.a.s) ise hak ve hakikat yolundaki bu kutsal mücadele hakkında şöyle buyurur: “Ellerinizle, dillerinizle ve mallarınızla cihad edin.”[4]

Aziz Müslümanlar!

İçinde bulunduğumuz ay, ecdadımızın vatanını ve mukaddesatını koruma uğruna eşsiz kahramanlıklar gösterdiği nadide bir aydır. Şanlı ecdadımız, iman dolu göğsüyle, cesaret ve kararlılığıyla nice Ağustos ayına damga vuran eşsiz zaferler kazanmıştır. Malazgirt’ten Kosova’ya, Mohaç’tan Büyük Taarruz’a kadar kazanılan zaferler bunun en büyük şahididir.

Bu zaferler bize göstermiştir ki, Allah’ın yardımı daima müminlerle beraberdir. İnananlar “Allah’ın yardımı ne zaman gelecek?” diye niyazda bulunduklarında, Yüce Rabbimiz, “Bilesiniz ki Allah’ın yardımı yakındır.”[5] müjdesiyle müminleri daima desteklemiştir.

Muhterem Müminler!

Yurdumuzun üstünde tüten en son ocak sönmeden vatanımıza namahrem eli asla değmeyecektir. Birlik ve beraberliğini her türlü menfaatin üstünde tutan, cesaret ve azimle çalışan aziz milletimiz, hiçbir zilletin boyunduruğu altına girmeyecektir. Kardeşliğimizi, muhabbetimizi ve dirliğimizi bozmak isteyenler dün olduğu gibi bugün de kaybetmeye mahkûmdur. Zira Hakk’ın yanında yer alanlar, adalet ve samimiyetle çalışanlar muhakkak zafere ulaşacaktır. Batılın destekçisi olanlar, zulmün, korkaklığın ve karanlığın pençesine düşenler ise bir gün mutlaka yok olacaktır. Nitekim Kur’an’ın beyanıyla “Hak geldi, bâtıl yıkılıp gitti! Zaten bâtıl yıkılmaya mahkûmdur.”[6]

Kıymetli Müslümanlar!

Geçmişten geleceğe onurlu yürüyüşünü sürdüren aziz milletimizin varlığı bu dünya için umuttur. Zalimlere karşı ayakta durmamız, mazlumlara kol kanat germemiz ancak vatanımızı, milletimizi ve mukaddes değerlerimizi topyekûn savunmakla, madden ve manen güçlü olmakla mümkündür.

O halde genciyle yaşlısıyla ecdadımızı örnek alıp aynı imanı, aynı gayeyi, aynı azmi, aynı sadakat ve teslimiyeti bizler de kuşanalım. Ülkemizi baskı altına almak, birlik ve beraberliğimizi bozmak, fitne ve fesatla bu aziz vatanı karıştırmak isteyenlere fırsat vermeyelim. Doğruluktan, iyilikten, hak ve hakikatten asla ayrılmayalım.

Hutbemi bitirirken, tarih boyunca İslam’ın bayraktarlığını yapan, bu cennet vatanı bizlere emanet eden aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi bir kere daha rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyoruz.

LİNK : https://odatv.com/diyanet-yine-vatan-dedi-buyuk-taarruz-dedi-kahraman-dedi-ataturk-diyemedi-29081921.html

BUNLAR KÖKTEN DİNCİLERİN MÜSLÜMANLIĞI TÜRKLÜKTEN DAHA DEĞERLİ GÖRMELERİ, ARAPÇILIĞI TÜRKLÜĞE TERCİH ETMELERİNİN TEZAHÜRÜ. HALBUKİ BİLSİNLER Kİ HİÇ BİR ARAP ÜLKESİ TÜRKLERİ SEVMEZ. TARİH BUNUN İSPATI İLDE DOLU. BUNLARI HALEN GÖRMEDİYSELER SİTENİN TARİH VE ARAP BÖLÜMÜNÜ İYİCE İNCELESİNLER. DÜŞMANLIKLARI O KADAR ÇOK Kİ ATATÜRK LAFINI AĞZINA ALMAYI ZÜL GÖRÜYOR AMA YUNANI YERE GÖĞE SIĞDIRAMIYORLAR. O ZAMAN ŞİMDİ AŞAĞIDAKİ VİDEOYU DİKKATLE İZLESİNLER. BİRAZ TARİH BİLGİLERİ ARTAR. EN ÜZÜLDÜĞÜMÜZ İSE DEVLETİN KURUMUNUN DA BU İŞLERE ÖN AYAK EDİLMESİ. YAZIK. ÇOK YAZIK.

Dördüncü haber

Yunan’ın her yeri nasıl yakıp yıktığını, vahşetini İngilizin ağzından dinleyiniz. /// BBC’nin Atatürk belgeseli yeniden gündemde

İngiliz yayın kuruluşu BBC’nin hazırladığı “Atatürk: Türklerin Babası” adlı belgesel yeniden gündeme geldi. Belgeselde Atatürk’ün Türk milleti için öneminin altı çizilirken, 30 Ağustos zaferi ile ilgili çarpıcı ifadeler de yer alıyor.

İngiliz yayın kuruluşu BBC’nin 1970 yılında yayınladığı “Atatürk: Türklerin Babası" adlı belgeselde 30 Ağustos zaferi ile ilgili çarpıcı ifadeler yer alıyor. Atatürk’ün liderliğindeki kurtuluş mücadelesinin anlatıldığı belgeselde Büyük Taarruzun ardından Yunan işgal kuvvetlerinin Anadolu’yu terk ettiğini ve bu süreçte köyleri yakıp yıktığı belirtildi.

Michael Adams tarafından hazırlanan belgesel hem 1970 yılında Çanakkale, Samsun, Amasya, Sivas ve Ankara’da BBC tarafından yapılan kayıtlar, hem de tarihi görüntülerden oluşuyor.

Belgeselde ayrıca 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, Türkiye’nin ilk kadın avukatı Süreyya Ağaoğlu be Kurtuluş Savaşı’nı genç bir gazeteci olarak izleyen ünlü İngiliz tarihçi Arnold Toynbee’nin röportajları yer alıyor.

Belgeselde ayrıca Türk milleti için Atatürk’ün ne kadar özel bir yerde olduğunun altı çiziliyor.

Kaynak Yeniçağ: BBC’nin Atatürk belgeseli yeniden gündemde

VİDEO İÇİN BURAYA TIKLAYIN.

Beşinci haber

YUNANLI KORKAKLARıN KAÇARKEN ATEŞE VERDİKLERİ MANİSA’NİN GENEL GÖRÜNÜMÜ

Fotoğraflar yangından 4 ay sonra Ocak 1923’te Frederic Gadmer tarafından orijinal renkli olarak çekilmiş, Paris’te Albert Kahn arşivinde muhafaza edilmiştir. 10.300 ev, 15 cami, 2 hamam, 2.278 dükkân, 19 otel, 26 villa’nın yandığı kayıtlara geçirilmiştir. Can kaybı 4000’in üzerindedir.

Bu da SONER BEYDEN kapak olsun !!!

Türk; Yavuz Sultan Selim’e göre, eşekti

Türk; Koçi Beye göre, mezhepsiz ecnebiydi… Türk; Hoca Saadettin Efendi’ye göre, leşti, hilebazdı, aşağılıktı… Türk; Naima’ya göre, azgındı, çirkindi, kabaydı, cahildi… Türk; Nef-i’ye göre, Allah’ın irfan pınarını yasakladığıydı… Türk; Baki’ye göre, kabaydı… Türk; Hafız Çelebi’ye göre, baban bile olsa öldürülmesi gerekendi… Türk; Sadrazam Kuyucu Murat’a göre, başı vurulması gerekendi… Türk; Aksaraylı Kerimettin Mahmut’a göre, hunhar köpekti. Me’lundu… Türk; Merzifonlu Seyyit Abdurrahman Eşref’e göre, eşsiz bir gaddardı… Türk; Gelibolulu Mustafa Ali’ye göre, pasaklıydı, çirkindi… Türk; Taşlıcalı Yahya’ya göre, soyu kuruyasıca idi… Türk; Büyükelçi Moralı Çuhadır Ahmet’e göre, hayvandan farkı olmayandı… Türk; Tokatlı Nuri’ye göre, şehir dili bilmez hayvandı… Türk; Şeyhülislam Mustafa Sabri’ye göre, tiksinti duyulandı… Türk; Vahdettin’e göre, dini, soyu sopu, yurdu belirsiz, cahiller sürüsüydü… Siniriniz bozulmasın devam etmeyeyim!

Osmanlı…

– Ermenilere, “Millet-i Sadıka”…

– Araplara, “Kavm-i Necip”..

– Rumlara, “Romalı” anlamına gelen “Romeos” derken Türkler’i böyle aşağıladı.

Peki, Türk kendini nasıl görüyordu?

Türk’ün hali

“İlk ders beni şaşırtmıştı. Bu bölük, o zamanki milletin bir parçasıydı. Hepsi de Anadolu köylüleriydi. Biz Anadolu köylüsünü dindar, mutaassıp bilirdik. Halbuki bu gördüklerim sadece cahildiler.

Fakat asıl şaşkınlığım ikinci derste oldu. Daha ilk sual cevaplarda anlaşıldı ki, bu askerler yalnız hangi dinden olduklarını değil, hangi milletten olduklarını da bilmiyorlardı.

‘Biz hangi milletteniz’ deyince her kafadan bir ses çıktı:

‘Biz Türk değil miyiz’ deyince de hemen, ‘Estağfurullah’ diye karşılık verdiler.

Türklüğü kabul etmiyorlardı.

Halbuki biz Türk’tük. Bu ordu Türk Ordusu’ydu. Türklük için savaşıyorduk. Asırlarca süren maceralardan sonra son sığınağımız ancak bu Türklük olabilirdi.

Fakat ne çare ki bu “biz Türk değil miyiz?” diye sorunca “Estağfurullah” diye cevap verenlerin görünüşe göre Türk demek Kızılbaş demekti.(…) Dininde, milliyetinde birleşmiş olmayan bu bölük, dersler ilerledikçe görüldü ki, devletin şeklini, devletin adını, padişahın ismini, devletin merkezini, başkumandanını ve onun vekilini de bilmemektedir.

Hele iş, vatan bahsine dönünce büsbütün karıştı. Kısacası, vatanımızın neresi olduğunu bilen yoktu. Yahut da bütün bilgiler, belirsiz, köksüz, şekilsiz ve yanlıştı…”

Şevket Süreyya Aydemir (1897-1976), hayat öyküsünü yazdığı “Suyu Arayan Adam” kitabında böyle anlattı Türkleri…

Vatandaşlık Bayramı

Falih Rıfkı Atay (1894-1971), “Batış Yılları” adlı eserinde kendi kuşağını Osmanlı’nın son çocukları olarak tanımladı:

“Kendime ilk defa ne zaman ‘Türk’ dediğimi pek hatırlamıyorum. Bizim çocukluğumuzda ‘Türk’, kaba ve yabani demekti. İslam ümmetinden ve Osmanlı idik. İlmihallerde baş dersimiz ‘din ile milliyetin bir olduğunu’ öğrenmekti.

‘Vatan’ sözü yasaktı. Onu ben büyüyüp de Namık Kemal’i okuduğum günlerde kitapta gördüm. Kulağımla ancak Meşrutiyet’te duydum.

Biz padişah kulları idik. Okul çıkışlarında her akşam sıraya girer, ‘Padişahım çok yaşa’ diye bağırırdık…”

Buraya kadar yazdıklarımın kuşkusuz amacı var:

Mustafa Kemal de, Osmanlı’nın son kuşağındandı. Türk’ün, Osmanlı iktidarı tarafından nasıl aşağılandığını yaşadı. Osmanlı münevverlerinin Babıali’de “Türk” sözünü Arap aksanıyla ifade ederek “Terk” diye yazdıklarını unutmadı. (“Terk” sözcüğünün çoğulu Arapçada “Etrâk” demekti; ve Türklere, “İdrâki biidrak” -anlayışsız Türkler- diyorlardı!)

Oysa…

TÜRK; ATATÜRK’E GÖRE, YILDIRIMDI, KASIRGAYDI, DÜNYAYI AYDINLATAN GÜNEŞTİ. BU SEBEPLE…

91 YIL ÖNCE…

TARİH: 23 MAYIS 1928.

TBMM, 1312 SAYILI TÜRK VATANDAŞLIĞI KANUNU’NU KABUL ETTİ. BÖYLECE… ASIRLARDIR HOR GÖRÜLEN TÜRK, YURTTAŞLIK PAYESİYLE ONURLANDIRILDI.

OSMANLI İLE CUMHURİYET FARKI Buydu.

Soner Yalçın

İnceleyeceğiz ...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s