DOĞA SORUNLARI DOSYASI : KIZILDERİLİ ŞEFİ KARA GEYİK VE ATATÜRK’TEN AĞAÇ ve DOĞA KATLİAMCILARINA DERS


ATATÜRK : "Dal kesilmeyecek, köşk yürüyecek!"

1929 yılında Atatürk, İstanbul’dan Bursa’ya giderken Yalova’ya uğrar. Sahilde gördüğü bir çınar ağacının heybetinden çok etkilenir ve bu ağacın altına kendisine bir köşk yapılmasını ister. Köşk çok kısa zamanda tamamlanır ve uzun yıllar Atatürk’ün dinlenme ve özel çalışma mekanı olur.

Aradan yaklaşık bir yıl geçer. Hızla büyüyen çınar ağacının bir dalı, köşkün yan bölümüne zarar vermeye başlar. Durum Atatürk’e bildirilir ve dalı kesmek için izin istenir. Atatürk, doğaya olan sevgisini belki de en iyi ifade eden o ünlü sözünü söyler: "Dal kesilmeyecek, köşk yürüyecek!"

Bunun üzerine gerekli hazırlıklar yapılır ve köşk kızaklar üzerinde kaydırılır. Atatürk, üç gün süren işlemler süresince çalışmaları yerinde takip eder, gerektiğinde bazen talimatlar verir. İki katlı köşk, tam 4,80 metre doğuya doğru kaydırılarak yeni temeli üzerine oturtulur. Bu olayla birlikte Yalova Köşkü, Yürüyen Köşk olarak anılmaya başlar. Atatürk‘ün dinlenme ve çalışma mekanı olarak kullandığı bu köşk, Yalova Valiliği ve Yalova Belediyesi’nin işbirliğiyle 2012’de içindeki tüm eşyalarıyla birlikte aslına uygun restore edilerek ziyarete açıldı.

KIZILDERİLİ ŞEFİ KARA GEYİK

Yıl 1905’di.

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Theodore Roosevelt, rezervasyonlardaki kızılderililerin şikayetleri üzerine bir toplantı düzenlemişti. Kızılderili şefleri trenle New York’a getirildi. Bir heyet kendilerini karşıladı. Konuklara toplantı öncesi kenti gezdiriyorlardı. Sokaklardaki insan seli, arabaların, iş makinalarının gürültüsü Kızılderilileri şaşırtmıştı. Birara Oglala Lakhotaları’nın şefi ve şamanı Hehaka Sapa (Kara Geyik) bir Ağustos böceğinin şarkısını duyduğunu söyledi.

Yanındaki diğer reisler onayladı. Ama beyaz adamlar inanmadı. Kentte Ağustos böceğinin olmayacağını, olsa bile bu gürültüde duyulamayacağı söylediler. Kara Geyik ısrar etti. Arabayı durdurdu. İndi, ilerideki parka gitti ve bir ağaçta Ağustos böceğini gördü. Amerikalılar şaşırmıştı.

"Olamaz" dediler, "Sende doğaüstü güçler var."

"Hayır" dedi Karageyik, "Ağustos böceğini duymak için doğaüstü güce ihtiyaç yok."

Amerikalılar, "O zaman biz niye duymadık." dediler.

Kara Geyik cebinden metal 50 sent çıkardı, kaldırımda yürüyen insanların arasına yuvarladı.. Bir anda herkes "acaba benden mi düştü." diye paraya bakmaya başladı. Kara Geyik yanındakilere sordu.

"Anladınız mı?"

"Anlamadık" dediler.

Anlattı.

"Bir insan için önemli olan nelere değer verdiğidir.. Çünkü her şeyi ona göre duyar, ona göre görür ve ona göre hisseder.. Siz doğaya değer verseydiniz, Ağustos böceğinin şarkısını duyardınız."

Bilinen bir kızılderili hikayesidir bu.. Kıssadan hissedir.. Şimdi sorun kendinize.. Neye değer veriyorsunuz? Neyi görüyor, neyi duyuyorsunuz? Bozuk paranın sesini mi? Ağustos böceklerinin türküsünü mü?

İnceleyeceğiz ...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s