İSTİHBARAT DOSYASI /// BURAK İĞLİKÇİ : MANEVİ İSTİHBARATÇI MECZUPLAR


BURAK İĞLİKÇİ : MANEVİ İSTİHBARATÇI MECZUPLAR

Öncelikle meczup nedir. Onu açalım açık kaynakları irdelediğiniz zaman karşımıza çıkacak farklı,farklı açıklamalar mevcuttur.İlahi aşkla kendinden geçmiş insana verilen isim. Örneklendirmeye devam edelim. Halk arasında akli dengesi yerinde olmayan, lafını sözünü bilmeyen,vs gibi. Ama hiç bir şey göründüğü gibi değildir. Meczuplar cezbeye tutuldukları anda kendilerinden geçerler ne söyleyip ne yaptıklarını bilmezler. Meczuplarda buna benzer haller yaşanır. Abuk,sabuk şeyler söyledikleri görülür yanlız bu söyediklerinde sıradan insanların anlayamayacağı,hakikatler gizlidir.Bir nevi velilerdir. İşin ehilleri bilirler. Eskiden istanbulun her ilçesinde mahallesinde meczuplar vardı.Eskiler “İstanbul’un velisi de, delisi de çoktur” demişler. Tarih boyunca İstanbul’un en ilginç şahsiyetleri meczuplar olmuştur. Alışılmışın dışındaki hareketleriyle ilgi çeken bu insanlara İstanbul’un her semtinde rastlamak mümkündü.Meczuplar bilhassa hafta tatilinin Cuma günü olduğu dönemlerde, kandil, hıdrellez, bayram gibi kalabalık insan gruplarının gezmeye çıktıkları hususi günlerde Eyüp Sultan’da toplanırlardı. Akgömlek Mehmed Efendi’nin mezarı ile Hacı Beşir Ağa Türbesi’nin civarı meczupların merkezi durumunda idi. Meczuplar kıyafetlerine dikkat etmezler, pejmürde bir hâlde gezinirlerdi. Bazısı paraya önem vermezken bazısı da etraftan para toplamaktan çekinmezdi. Hepsinin ayrı bir sembolü, kıyafeti, parola hâline gelmiş sözleri bulunurdu. Meczuplar tuhaf hâl ve hareketlerinin yanı sıra sarf ettikleri şifreli ve üstü kapalı sözleri ile halkın ilgisini çekmekte idiler.

Her konuştuklarında mutlaka bir mânâ gizli idi.Meczup kelimesi cezbolunmuş, çekilmiş, yüksek mertebeye ulaşmış kişi için kullanılır. Bu ilâhî meczuplar irşâd kudretinden mahrumdurlar. Müritleri, dergâhları, tarikatları yoktur. Kimseden para istemez, kimseden bir şey almazlardı, alırlarsa bu kendileri için değil muhtaç durumda olan ihtiyaç sahibi kimseler için alırlardı. Bazısı hiç konuşmaz, bazısı da konuştuğu zaman söylediği sözün her kelimesinden derin mânâlar çıkardı. Tarih boyunca İstanbul’da pek çok meczup yaşamıştır.

Bunlardan en meşhurlarından bazıları şu zatlardır;

  1. Adam ol Mehmed Efendi,
  2. Aynalı Baba,
  3. Balıkçı Baba,
  4. Boynuzlu Divâne Ahmed Dede,
  5. Düğümlü Baba,
  6. Çöp Atlamaz Baba,
  7. Durmuş Dede,
  8. Hasan Dede,
  9. Horoz Mehmed Dede,
  10. Kapânî Deli Sefer Dede,
  11. Kapânî Mehmed Dede,
  12. Köpekçi Hasan Baba.

En dikkat çeken hatta dizilere konu olan Köpekçi hasana babadır.İstanbul’un meşhur meczuplarından olan Hasan Baba, Köpekler Babası (Ebû’l-Kilâb) olarak tanınırmış. Yanına en az 5-6 sokak köpeği alır ve öyle gezermiş. Hasan Baba bu köpeklere dilediği gibi hükmedermiş. Hangisini isterse yanına çağırır, köpekler de Hasan Baba’nın emirlerine uyarlarmış. Hasan Baba, o tarihlerde İstanbul’da 12 meczubun reisi imiş. Bunlar arasında en tanınmışları; Şekerci Ahmed Baba, Saka Baba ve Eskici Süleyman Baba imişler. Hasan Baba 1897 senesinde vefat etmiş olup kabri, Edirnekapı Mezarlığındadır.Devam edelim eski istanbulun meczuplarına.Laleli Baba,Nalıncı Memi Dede, Nalıncı Sâlih Dede,Pazarola Hasan Bey,Keçeli Dede,Uşum Dede,Bülbül Divânesi,Tabak Divânesi, vs. gibi.

Oktan KELEŞİN araştırmasında ise II.Abdülhamid Han, kendine has istihbarat anlayışıyla kurduğu -emsali olmayan- istihbarat teşkilatı, bu konuda ihtisas yapmış çevreleri bile adeta yaya bırakmıştır. Hakan’ın istihbarat anlayışı, zahirî ve batinî olarak ikiye ayrılır. Hakan’ın istihbarat çalışmalarında, birçok usul ve teknikler kullanılırdı. Her iki koldan toplanan istihbaratlar; dikkatle süzgeçten geçirilir, doğruluk payı risk edilmez, adeta matematik işlemindeki doğruluğun sağlaması gibi işlem yapılır; gelen istihbarat ya kabul görür ya da reddedilirdi.İSTİHBARAT-I MECZUBİYE.Bu birim şimdiye kadar hiç bilinmedi. Zaten bilinseydi istihbarat anlamında bir değeri olmazdı. Bir çok istihbarat elemanlarının, Tekke ve Dergâhlarda bulunduğunu daha önce ifade etmiştik. Fakat bu yapı, yanı İstihbarat-ı Meczubiye birimi diğerlerinden çok farklıdır. Bu yapı, halk arasında meczup diye tabir edilen, garip kılık-kıyafetli kimselerdi. Meczupların da kendi aralarında farklı adlarla anılanları vardı. Bunlar halk tarafından kimi zaman; evliya-ermiş, deli-aklını yitirmiş, dilenci, sefil, dervişler olarak adlandırılırlardı. Bu dervişlerin hayat felsefeleri, kılık-kıyafete önem vermeyişleri, halkın tavır ve davranışlarına benzemeyen halleri ve yaşayışları bunları halk nezdinde hakir görülen, ehemmiyet verilmeyen suretler konumuna sokmuş, bu durum dervişlerin istihbarat anlamında önemli avantaj elde etmelerine sebep olmuştur.Bu dervişler kendilerini melâmetten göstermeyi marifet eylemişler, kınayanın kınamasından korkmamışlardır.

O devirde, Özellikle İstanbul’da hemen her sokak başında bunlardan görmek mümkündü. Bunlar boyunlarına astıkları Keşkül-ü Fukara kâsesiyle sadaka toplarlardı. Bazen bir yere çivi gibi saplanır kalırlardı: Burası kimi zaman; bir ağaç altı, bir çeşme yanı, bir harabe içi, semtlerde halkın uğrak yeri olan bir kıraathane vs. olabilirdi. Daha evvel de belirttiğimiz gibi meczupların aralarında farklılıklar vardı. Yani her meczup bu birimden değildi. Üstelik meczupluk ayrı meczubilik ayrı kavramalardır. Bunlar bugüne kadar irdelenmediği için bilinmez. Meczubilik bazı tekke (Mevlevî, Bektaşi, Melâmi, Bayramiye, Yeseviye vs) ekollerinde ‘sırri’ bir ekoldür. Yani meczubi ekolünden ve öğretisinden olmak için, meczup olmaya gerek yoktur. Bunlar dünya hayatının bir imtihan önemsizliğinde önemini de bilip, kendi yaşantılarını, bilinen dünya hayatı sistemi dışında yaşayan gönüllü dervişlerdi. Bu konu oldukça detaylı olup, fazla detaya girmeden asıl konumuzla olan ilişkisine dönelim: Bu birimin başı (Şehir Başı) tüm şehrin başı olup, (Meczubi Dedesi) olarak anılır. Şemanın başındaki ilk kişi budur. Ondan sonra ise semt başları (Semtteki meczubi istihbaratçı dervişlerin başı) ve sokaklardaki sorumlu meczubi dervişler gelir. Bunların hepsi birbirine bağlı ve birbirine hiyerarşik olarak sorumludurlar.

İSTİHBARAT-I MECZUBİYE’NİN İŞLEYİŞİ ise devam edelim Bunlar yeminli dervişlerdir.(İstihbaratçılardır) Sadece Devleti ilgilendiren istihbaratları rapor ederler. Örneğin, birileri bir sokakta veya bir kıraathanede nargile sohbetinde veya iki kişi bir sokakta ayaküstü birinin mahreminden bahsediyor ve bu istihbaratçılar bunu duyuyorlar. Bu dervişler, bu mahrem bilgiyi kendileriyle mezara götürecek sır olarak saklıyorlar. Bu sırrı Sultan II. Abdülhamid Han bile alamaz onlardan. Bu dervişler, tasavvufi terbiyeyle yetişmişlerdir. Paraya-pula, makama-mevkiye, şana-şöhrete önem vermediklerinden bu kıymetler nefislerinden ve zihinlerinden silindiği için ne satın alınabilirler ne de ölümle tehdit edilebilirlerdi. “Sıramız geldiyse biz ölürüz, kalanlara selam olsun” derlerdi.Bu istihbarat teşkilatının işleyişi şu şekilde idi: Sokakta bir istihbaratı alan ‘Meczubi Melamiye İstihbarat Dervişi’, akşam ezanında, belirlenmiş tekkelerde aş yemek için toplanırlar, orada da usulünce, ‘Semt Başı Dervişe’ aldıkları istihbaratı verirler. Semt Başı Derviş ise aldığı istihbaratı yatsı namazından sonra Şehir Başına verirdi.

Şehir Başı aldığı bu istihbaratları belirlenen bir vakitte bizzat Sultan II. Abdülhamid Han’a verirdi.Bu istihbarat tekkelerinden en meşhuru ‘Yeni Kapı Mevlevihanesi’ idi. Diğer bir tanesi ise, bugün Halıcılar Caddesi’nin sonunda bulunan Manastır’dan dönme Molla Fenari İsa Camii ve Tekkesi idi.Bu konuyla ilgili bilgilere baktığımızda, Fatih Sultan Mehmet Han devrinde, “Meczuplar Ocağı” diye bir müessesenin işaret edildiğini görüyoruz. Demem o ki hiç bir şey görüldüğü gibi degildir. Delilik için anlatılan hoş bir hikâye vardır. Adamın birisi Allah’a demiş ki : ‘’ Ya Rabbi senin merhametini öyle bir anlatırım ki ; sana ibadet edecek kul bulamazsın.’’ Allah da o kula demiş ki : ‘’ Seni öyle bir delirtirim ki sana inanacak bir kul bulamazsın. Meczubun ya da delinin anlattıklarına akıllılar inanmıyor. Bence onlar o sırrı aldılar. O yüzden biz delilere Allah’ın Casusları diyoruz.

KAYNAK: OKTAN KELEŞ SIRDAŞ- AÇIK İNTERNET DERLEMELERİ.

İnceleyeceğiz ...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s